KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/1042 Esas
- Karar no
- 2023/1197
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/11/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/01/2024
Karar Metni
1.938 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile borçlu arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde, bakiye fatura alacaklarına ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Dairesinin .....
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun anılan faturalara ilişkin olarak müvekkiline karşı, fatura bedellerini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve başlatılan icra takibine de haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini, müvekkili ve davalı arasında, ticari iş ilişkisi bulunduğunu, borca esas faturaların, davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğini, ancak bugüne kadar davalı tarafça herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, işbu faturaların, muavin defteri ile açılmış olan mübrez takip ekinde sunulduğunu iddia ederek; fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davalı aleyhine başlatılan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... E. sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Alacaklı olduğu iddiası ile davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...
E. numarası ile başlatılan icra takibine taraflarınca itiraz edildiğini, işbu itirazın iptali için açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının alacak iddiasında bulunduğu faturaya konu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bilindiği üzere faturaya itiraz edilmemesinin faturanın içeriğine konu işin varlığını göstermekte olup ürünlerin teslim edildiği anlamına gelmediğini, ticari defterler ve de Sgk kayıtları üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi ile işbu durumun ortaya çıkacağını savunarak;
davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında fatura içeriği ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunup bulunmadığı, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklı bakiye 57.156,55-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 05/10/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 30/09/2022 tarihinde icra takibine, takip konusu alacağa, faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı vekilinin itirazı üzerine icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Bayrampaşa ve Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına göre, TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 28/09/2023 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
28/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde.
Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişkisi dolayısıyla oluşan bakiye alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 57.156,55 TL alacağının bulunduğu, davacı ... ticari defterleri üzerinde ve dosyaya mübrez davalı ...
BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede cari alacağını teşkil eden faturalardan tutarları BA-BS bildirim limitini aşan faturaların tamamının davalı ...
BA formunda bildirilmiş olduğu, tutarları BA-BS limitini aşmayan fatura içeriklerinin davalı ... teslim edilip edilmediği hususunda davacı ... mezkur faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri talep edilmekle birlikte davacı ... faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, faturaların açıklama bölümlerinde irsaliye yerine geçer ifadesinin bulunduğu, ayrıca irsaliye düzenlenmediğini beyan ederek faturalara ilişkin irsaliye sunmadığı,
bu itibarla davacı ... davalı ... düzenlemiş olduğu faturalardan yukarıda listelenmiş olan toplam 14.453,11 TL tutarlı 9 faturanın içeriğinin davalı ... teslim edilmiş olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 57.156,55 – 14.453,11 = 42.703,44 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187, 190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir.
İspatın konusu HMK.nun 187'nci maddesinde “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” Şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nun 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; 03/02/2021 tarih ve 1.239,00-TL, 11/02/2021 tarih ve 1.239,00-TL, 23/02/2021 tarih ve 1.040,05-TL, 03/06/2021 tarih ve 1.231,92-TL, 08/07/2021 tarih ve 516,84-TL, 29/09/2021 tarih ve 4.720,00-TL, 05/04/2022 tarih ve 649,00-TL, 15/04/2022 tarih ve 967,60-TL ve 01/07/2022 tarih ve 2.849,70-TL faturalar yönünden yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmamıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı takip dosyası, 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,
davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2019-2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğu,
davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 57.156,55 TL alacaklı olduğu, davalı BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede cari alacağını teşkil eden faturalardan tutarları BA-BS bildirim limitini aşan faturaların tamamının davalı BA formunda bildirilmiş olduğu, tutarları BA-BS limitini aşmayan faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, ayrıca irsaliye düzenlenmediği, bu itibarla davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturalardan toplam 14.453,11 TL tutarlı 9 faturanın içeriğinin davalıya teslim edilmiş olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı ...
57.156,55 – 14.453,11 = 42.703,44-TL alacağı bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesap dayanağını teşkil eden ve tutar itibariyle BA-BS sınırını aşan faturaların tamamının davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının bu faturalar nedeniyle ürünleri teslim almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği,
dolayısıyla 42.703,44-TL alacak yönünden davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu; kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden;
davacı tarafça ispata muhtaç bulunan 14.453,11-TL alacak iddiası yönünden ise ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça bu delile dayanılmadığı görülmüş, bu durumda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 42.703,44-TL alacağın varlığının ispatlandığı,
cari hesaptan kaynaklı bakiye 42.703,44-TL borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 42.703,44-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1042, K. 2023/1197, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama