İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1043 K.2024/111

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2022/1043Karar2024/111Tarih6 Şubat 2024Okuma14 dk · 2.728 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Şubat 2024
Esas no
2022/1043 Esas
Karar no
2024/111 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
16/11/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
14.02.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.728 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı (borçlu) .... Tekstil Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan elektrik kullanımına ve ilgili sözleşme kapsamında cayma bedeline ilişkin olmak üzere toplamda 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin ....

E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, MTS icra dosyası kapsamında tebliğe çıkarılan ödeme emrinin, PTT sorgulamalarında borçluya tebliğ edildiği bilgisi görülmesi üzerine MTS dosyası, borcun ödenmemesi sebebiyle kapatılarak esas dosya olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi .... numaralı dosya ile borç takip edilmeye devam ettiğini, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... dosyasında davalı-borçlunun banka hesaplarına taraflarının talebine istinaden haciz konulması üzerine,

davalı-borçlu, ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmediği sebebiyle 04/01/2022 tarihinde borca, faize, fer'ilerine, yetkiye itiraz etmiş, yapılan itiraz sonucu icra dairesi tarafından da PTT sorgulamalarında hata yaşandığı aslında ödeme emrinin tebliğinin iade döndüğü sebebiyle borçlunun itiraz talebi kabul edildiğini ve icra takibinin durduğunu, her ne kadar davalının yetkiye karşı yapmış olduğu itirazın taraflarınca kabul edilse de borca, faize, fer'ilerine yapılan itirazlar ve iddialar hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddinin gerektiğini,

ayrıca yetki itirazına kabul iradeleri olduğundan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... sayılı dosyasının, yetkili icra dairesi olan Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesine gönderilmesi talebi tarafımızca icra dairesine iletildiğini ve ödenmemiş faturalar sebebiyle doğan alacaklarının halihazırda Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ...

Esas sayılı dosya kapsamında takip edildiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik borcunun ödenmemesinden ve ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturaların, elektrik kullanımına ve sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerel dağıtım firması olan ...

A.Ş. tarafından davalının da abonelik adresinin bulunduğu İstanbul İli, .... İlçesi sayaçları ...

A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair verilerin ...'a bildirilmekte ve ...'tan müvekkili şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, neticede davanın kabulü ile, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde. Dava dilekçesi ekinde, davalı şirketinin kullanacağı elektrik enerjisini ... şirketi yerine Davacı .... Şirketinden temin etmeye yönelik bir elektrik enerjisi temin sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile.. Davacı ....

Şirketi Yalnızca Enerji piyasasının içinde bulunan profesyonellerin anlayabileceği fiyatlandırma formülü olan (PTF+Yekdem+%10 brüt kar) formülü ile fiyatlandırarak sözleşme süresince eletrik temin edeceğinin sözünü verdiğini, müvekkili davalı şirkete ve yetkilisi ....'e. İş bu sözleşmede adı bulunmayan fakat yalnızca davacı şirkette tek nüshası bulunan sözleşme teslim evrakında adı geçen ... adlı ... şirket yetkilisi ile Davalı ....

Şİrket yetkilisi ... sözleşmenin yapıldığı 02.11.2020 tarihinde davalı şirket adresinde görüştüklerini, bu görüşme ... Şirket yetkilisi .... adlı şahısın talebi üzerine gerçekleştiğini, 02.11.2020 tarihli görüşmede "... Şirket yetkilisi ... adlı şahsın Genel elektrik dağıtım şirketi aboneliğinden şirket olarak çıkarsanız Elektriği benim pazarlamasını yaptığım ... şirketinden satın alırsanız..

Yılda.. %20 veya %25 daha az elektrik ücreti ödersiniz" şeklinde sözlü taahhüdünde bulunduğunu, ...

Şirket yetkilisi ... adlı şahısın %25 daha az elektrik ücreti ödeyeceksiniz beyanı üzerine kendisine ikna olup güvenen davalı şirket yetkilisi ..., ... adlı pazarlamacının temsil ettiği güçlü ve adını iyi duyduğu ... şirketinin %25 indirimli elektrik tedarik sözleşmesine imza koyduğunu zannederek sadece elektrik piyasası profesyonellerinin anlayabileceği (PTF+Yekdem+%10 brüt kar) formülü içeren sözleşmeye imza koyduğunu, bunun aldatılma olduğunu, neticede davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacı taraf aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tanığı ... 04/07/2023 tarihli celsedeki beyanında. "Ben davacı ve davalı bünyesinde çalışmamaktayım. Davalı şirketin yetkilisi benim arkadaşımdır, ben iş yerinde kendisini ziyarete gitmiştim o sırada davacı şirketten ... adlı birisi buradaydı. ... adlı kişi kendilerinin şirketinin piyasadan % 20-25 ücretle daha ucuz davalıya elektrik enerjisi temin edebileceklerini söyledi. davacının yetkilisinin bu şekliyle beyanı üzerine davalı taraf sözleşme yapmaya karar verdi.

Bu sözleme içerisinde demin beyanımda geçen % 20-25 daha az ücretle elektrik enerjisi sağlanacağına dair hüküm bulunmamaktaydı. Bunu sordu ... adlı kişiye ... de benim sözüm yeterlidir dedi. Her şeyin arkasında ben varım dedi. Buna güvenerek davalı taraf sözleşme imzaladı. Bu ucuz elektriğin nasıl sağlandığını davalı bu ... adlı kişiye sordu, kendilerinin güneş panellerinin ve rüzgar güllerinin olduğunu söyledi.

Bu sebeple piyasadan daha ucuz enerji sattıklarını beyan etti hatta kendilerinin giderlerinin az olduğunu söylediler. Davacı ile ben de sözleşme yaptım ben de mağdur oldum ben de kendisine dava açacağım. Ben de tekstil işiyle uğraşmaktayım." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı .... 04/07/2023 tarihli celsedeki beyanında. "Ben davacı ve davalı bünyesinde çalışmamaktayım. Davalı şirketin yetkilisi benim arkadaşımdır, ben iş yerinde kendisini ziyarete gitmiştim o sırada davacı şirketten ... adlı birisi buradaydı. ... adlı kişi kendilerinin şirketinin piyasadan % 20-25 ücretle daha ucuz davalıya elektrik enerjisi temin edebileceklerini söyledi.

Davalı şirket yetkilisi bu beyan üzerine 2-3 kez ısrarla söylenen sözü teyit ettirdi. ... adlı kişi de aynı şeyleri tekrar etti. Davacının yetkilisinin bu şekliyle beyanı üzerine davalı taraf sözleşme yapmaya karar verdi. Bu sözleme içerisinde demin beyanımda geçen % 20-25 daha az ücretle elektrik enerjisi sağlanacağına dair hüküm bulunmamaktaydı. Bunu sordu ... adlı kişiye ... de bu işler teknik işler sözleşmede bu hususlar yer almaz dedi. Bunun üzerine sözleşme imzalandı.

Ben de tekstil işiyle uğraşmaktayım. Davacı şirket yetkilisi ... davalıdan randevu alarak iş yerine gelmiş diye bilmekteyim. Davalı vekilinin talebi doğrultusunda tanıktan soruldu: Tanık beyanında; davacı yetkilisi biz güneş enerjisi ile tarım sulamaya elektrik temin etmekteyiz dedi. Bu sebeple piyasaya göre % 20-25 daha uygun fiyat vermekteyiz şeklinde beyanda bulunmuştu. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/11/2023 tarihli raporda. "Her şeyden önce taraflar arasında elektrik satış sözleşmesi kurulduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problem, davacının dava konusu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunun kabul edilebilmesi için taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıya vermeyi taahhüt ettiği elektrik hizmetini tam ve gereği gibi ifa etmiş olduğunu geçerli delillerle kanıtlaması gerekir. Bu konuda sadece faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderilmiş olması, taahhüt edilen hizmetin sözleşmeye uygun olarak ifa edildiğinin kabul edilmesi için yeterli değildir.

Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “Davacı taraf, davalının göndermiş olduğu malların ( 62.684.600 ) TL.lik bölümünü teslim almadığını iddia ettiğine göre davalının teslime ilişkin savunmasının HUMK.nun 288. maddesi uyarınca kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Davalı tarafça düzenlenen faturalar, fatura içeriği malın davacıya teslim edildiğinin kanıtı olamaz.

Kaldı ki, bu mallarla ilgili sevk irsaliyelerinde teslim alanın isim ve imzasının da bulunmadığı, mevcut bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde söz konusu malın teslim alınmış olduğuna dair bir kayıt bulunmadığına göre, davalı defterindeki kayıtların TTK.nun 85. maddesi uyarınca davalı lehine delil teşkil etmeyeceği de kuşkusuzdur.

O halde mahkemece, bu yönler ve malın teslimi ilişkin kanıt yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu gözetilerek, bu konuda davalının varsa başka delilleri toplanmak, aksi halde savunmayı kapsar şekilde davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmak ve davacının 25.9.1992 tarihli dilekçesindeki beyanı da dikkate alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, davalı ticari defterlerindeki tek yanlı kayıtlara dayanılarak oluşturulan son bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir” (Y. ....

HD.nin E. ... K. ... sayı ve 30.11.1992 tarihli kararı). Yine ispat kuralına ilişkin MK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.

Dolayısıyla anılan hüküm uyarınca da, davacının dava konusu faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bulunmaktadır.

3. Yukarıda ifade etmiş olduğumuz üzere, davacının, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca dava konusu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunun kabul edilebilmesi için faturalara konu alacak kalemlerinin verilen hizmetlere karşılık düzenlenmiş ve bu hizmetlerden de davalının fiilen yararlanmış olduğunun ispatlanması gerekir.

Yukarıda, teknik inceleme bölümünde, yer alan tespitler dikkate alındığında, davacının dava konusu faturaları sözleşmeye uygun olarak düzenlediği ve davalıya tebliğ ettiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalının icra takibine karşı yapmış olduğu itiraz yerinde değildir. 4. Davacının diğer bir talebi de icra inkar tazminatına ilişkindir.

İİK. m. 67/2 hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bunlardan ayrı olarak, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir (Y. 13. HD.’nin E. 2003/3743, K. 2003/8165 sayı ve 23.6.2003 tarihli kararı). Dava konusu alacak, sözleşme ve faturaya dayandığından, alacağın likid, icra inkar tazminatı talebinin de, yerinde olduğunun kabul edilmesi gerekir.

Yüksek Mahkeme vermiş olduğu bir kararında alacağın faturaya dayanmasını yeterli bulmuştur: “İİK.nun 67/II. maddesine göre icra inkar tazminatının karar altına alınması için borçlunun itirazında haksız olması gerekir. İcra takibi 28.7.1999 tarihli faturaya dayanılarak yapılmıştır. Davalı faturaya itiraz etmediği gibi, ayıp ihbarında da bulunmamıştır. İcra takibi faturaya dayanılarak yapıldığından ödenmeyen miktarda bilinebilecek durumdadır.

Bu durumda icra inkar tazminatı verme şartlarının oluştuğunu kabul zorunludur” ifadelerine yer vererek bu hususu açıkça dile getirmiştir (Y. 15. HD.’nin E. 2002/1293, K. 2002/2703 sayı ve 21.5.2002 tarihli kararı). Dolayısıyla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de gerekmektedir. Sonuç ve kanaat.

Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; a) Taraflar arasında davalı şirket kullanımında bulunan abonelik için elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imza edilmiştir.

Zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle davacı tedarikçi şirket ile davalı şirket arasında imza edilen aboneliğin 01.06.2021 fatura dönemi itibariyle 12 aylık taahhüdün 7. Ayında davacı tedarikçi şirket tarafından tek taraflı olarak sonlandırılmıştır.

Sözleşmenin davacı tedarikçi şirketçe fesh edilmesi akabinde düzenlenen çizelge 1 de 1-4 sıra nolu normal fatura tahakkukları ile çizelge 1 de 5 sıra nolu Cayma bedel faturasının teknik bakımdan sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları, b) Bu bakımdan davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, c) İcra inkar tazminatı talep etme şartlarının da oluştuğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.

Dava konusu, Taraflar arasında imza altına alınan elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan elektrik kullanımı ile ilgili ve ilgili sözleşme kapsamında cayma bedeline ilişkin toplamda 5 faturadan kaynaklı alacakla ilgili olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.

Dava konusu Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 62.801,31-TL fatura alacağı ve 9.272,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.073,56.-TL alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 5 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.

Dava konusu miktar 72.073,56.-TL 'dir.

Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.

Davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmamıştır.

Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı beyanlar, fatura, ticari defter ve kayıtlar ile elektrik abonelik sözleşmesi içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı elektrik abonelik sözleşmesi olduğu görülmüştür.

Ticari defterler ve kayıtlar, abonelik sözleşmesi ve bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde;

- Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya hitaben 02.04.2021 tarihli ve 10.160,84 TL bedelli, 03.05.2021 tarihli ve 12.401,85 TL bedelli, 01.06.2021 tarihli ve 8.203,18 TL bedelli, 02.07.201 tarihli ve 13.339,48 TL bedelli ve 27.07.2021 tarih ve 18.695,96 TL bedelli KDV dahil toplam 62.801,31 TL olmak üzere 5 adet fatura düzenlendiği,

- Davacının 2021 yılı cari ekstresinde, davalının davacı tarafa 62.801,31 TL borçlu gözüktüğü,

- Takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklı olarak faizlerle birlikte toplam borcun 72.073,56 TL olduğu, faturaların tebliğinin yapılması sebebiyle davacının faize hak kazandığı,

- Davacı tarafça tahakkuk ettirilen 02.04.2021 tarihli ve 10.160,84 TL bedelli, 03.05.2021 tarihli ve 12.401,85 TL bedelli, 01.06.2021 tarihli ve 8.203,18 TL bedelli, 02.07.201 tarihli ve 13.339,48 TL bedelli faturalar, elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında davalı adına tahakkuk ettirilen normal fatura tahakkuku olduğu;

bu faturalardaki tahakkuklar, taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 2' de yer alan "Abone, tedarikçiye karşı işbu sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini faturada belirlenmiş olan son ödeme tarihinde tedarikçinin belirlemiş ve faturalarda belirttiği ödeme yöntemlerinden birini kullanarak yatırmakla yükümlüdür." hükmü gereği, davalı şirketin fatura dönemlerinde bilfiil tüketmiş olduğu elektrik miktarına karşılık gelen normal tahakkuklar olup, davalının bu faturalardan kaynaklı sorumluluğu bulunmaktadır.

Ayrıca, bu faturalardaki tahakkuk birim fiyatları, EPDK onaylı ...

Ulusal Tarife birim fiyatlarının altında olduğu; taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 3' de yer alan "Abonenin ilgili dönem enerji birim fiyatı, tedarik süresi boyunca (PTF+YEKDEM) x (1+Brüt Kar Marjı) formülasyonu ile hesap edilir." hükmü gereği, piyasa takas fiyatları (PTF) ile YEKDEM bedelleri dikkate alınarak, %10 kar marjı ile birim fiyatlarının belirlendiği ve bu kapsamda fatura tutarlarının sözleşme hükümlerine uygun oldukları,

- Davacı tarafça tahakkuk ettirilen 27.07.2021 tarih ve 18.695,96 TL bedelli faturanın cayma bedeli faturası olduğu; zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle sözleşmenin 6.2. maddesi gereğince, davacı tarafça sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği; taraflar arasında akdedilen sözleşme eki olan "Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" madde 1 hükmünün "Sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasında TEDARİKÇİ tarafından düzenlenmiş faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak tedarikçiye derhal ödemeyi kabul eder." şeklinde olduğu, bu hüküm kapsamında sözleşme başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki faturaların ortalama tutarının 2 katının KDV dahil 18.695,96 TL' ye denk geldiği ve bu kapsamda fatura tutarının sözleşme hükümlerine uygun olduğu,

- Davalının hile iddiası mevcutsa da; davalının tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve yine sözleşmenin davalı yönünden aşırı yararlanma oluşturduğuna yönelik dosya kapsamında bir tespitin yapılamadığı,

- Davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği, sözleşmeye uygun hizmet verdiği, faturaları sözleşmeye uygun düzenlediği ve tebliğ ettiği ve davalının aksini gösterir, bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir delil sunamadığı ve takibe konu elektrik tüketimine ilişkin faturaların da zamanında davalı tarafından ödemediği de hükme esas alınan hukuka uygun bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.

Bu haliyle davacının, davalıdan tahakkuklar ve faizleri olmak üzere toplam 72.073,56.-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kabulüne de karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının KABULÜ İLE,

-Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,

-Alacağın %20 si olan 14.414,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,

2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.923,34-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.842,64-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

-Davacı tarafça sarf edilen toplam 172,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 11.244,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,

5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1043, K. 2024/111, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1043
Karar No
2024/111
Tarih
6 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1043 K.2024/177
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2022/1044 K.2024/154
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1050 K.2024/198
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1050 K.2024/414
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1051 K.2024/183
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1057 K.2024/157

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.