KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2022
- Esas no
- 2022/23 Esas
- Karar no
- 2022/670 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/01/2022
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalının, .... Bankasında bulunan hesabına, maske imalat makinesi için, 10.06.2020 tarihinde 67.950,00 TL, 15.06.2020 tarihinde 17.125,00 TL avans ödemesi gönderdiğini, davalı tarafından, makine teslim edilmediği gibi, avans olarak gönderilen paranın da iade edilmediğini, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün, ...
E. sayılı dasyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan takibe, tamamen kötüniyetli olarak ve müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için itiraz ettiğini, davalının, icra takibine yapmış olduğu itiraz üzerine, itirazın iptali için, zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini ve Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru dosya, .... arabuluculuk numarası ile anlaşamama arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini bildirerek, her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile davalının, haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin devamına, İİK 67/2. maddesi uyarınca, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı adına davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 99.264,84-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 11/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 15/09/2021 tarihinde borca, faiz oran ve miktarına ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/09/2021 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Kocasinan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 14/07/1992 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının yapıldığı ve 31/03/1994 tarihi itibariyle Güneşli Vergi Dairesine nakil olduğu, faaliyet kodunun son olarak ... numaralı, Genel Amaçlı Makinelerin Kurulum Hizmetleri şeklinde olduğu, mükellefin kayıtlarda herhangi bir beyanname kaydına rastlanılmadığından hangi usulde vergilendirildiği konusunda bir sonuca varılamadığı bildirilmiş; müzekkere cevabı ekindeki belgelerden davalının en son 31/01/1996 tarihi itibariyle terk durumda olduğu görülmüştür.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır.
Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır.
Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı,
buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda Kocasinan Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Kocasinan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 14/07/1992 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının yapıldığı ve 31/03/1994 tarihi itibariyle Güneşli Vergi Dairesine nakil olduğu, faaliyet kodunun son olarak ... numaralı, Genel Amaçlı Makinelerin Kurulum Hizmetleri şeklinde olduğu,
mükellefin kayıtlarda herhangi bir beyanname kaydına rastlanılmadığından hangi usulde vergilendirildiği konusunda bir sonuca varılamadığının bildirildiği, müzekkere cevabı ekindeki belgelerden davalının en son 31/01/1996 tarihi itibariyle terk durumda olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davalının TTK anlamında tacir olmadığı, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/23, K. 2022/670, 24 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama