KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/617 Esas
- Karar no
- 2023/785 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/07/2019
- Ger. karar tarihi
- 21/09/2023
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... bünyesinde faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, ...'in .... bünyesinde 11/11/2017 tarihinde ustabaşı olarak çalıştığını, 17/04/2019 tarihli istifa dilekçesi ile istifa ettiğini, ... ile ... arasında 19/12/2018 tarihinde Rekabet etmeme protokolü imzalandığını, ...'in protokol şartlarına aykırı olarak rakip firma olan ...de aynı görevle çalıştığını, davacı tarafından ...'e Ankara ....
Noterliği'nin 19/04/2018 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek söz konusu protokol şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle davalının son brüt maaşının 6 katı olan 17.940 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalının Üsküdar ...
Noterliğinin 30/05/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevap verdiğini, davanın kabulüne, ...'in son brüt maaşının 6 katı olan 17.940 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin istifa etmediğini, haklı nedenle işi bıraktığını, ibranın iş akdi sona erdikten 1 ay sonra değiş iş akdinin sona erdiği tarihte alındığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının tespit ve tahsili amacıyla İstanbul ....
İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında dava açtığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, bu nedenle TBK m.447/2 hükmü uyarınca rekabet yasağının da sona erdiğini, iş mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, rekabet yasağına ilişkin hükmün yasada öngörülen sınırlamalara uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu iş itibariyle iş ve müşteri sırlarını öğrenebilecek konumda olmadığını, rekabet yasağına ilişkin taahhüdün baskı altında imzalandığını bu bakımdan geçersiz olduğunu,
cezai şart tazminatının fahiş olduğunu belirterek iş mahkemesi dosyasının bekletici yapılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 07/09/2021 tarihinde verilen ... esas, ... karar sayılı verilen görevsizlik kararı üzerine dosyamız Bakırköy .... İş Mahkemesi'ne tevzi olmuştur.
Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar, 23/12/2021 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine dosya İstanbul BAM .... Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 14/06/2022 tarihli ilamı ile; "Davalının rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdikten sonraki döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğine bulunduğu anlaşılmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizin 03/03/2020 tarihli duruşmasında davalı tanıkları dinlenmiş olup;
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA
Ben daha önce davalıyla davacı şirketin aynı şubesinde çalışmıştım, bu nedenle kendisini tanıyorum, ben o dönem restoran müdürü olarak görev yapıyordum, davalı ise usta başı olarak çalışıyordu, davalı mutfaktan sorumluydu dolayısıyla pide, et, sebze ürünlerinin hazırlanması kendisinin sorumluluğundaydı, pide ve diğer ürünler şubeye daha önce hazırlanmış ve donuk halde geliyordu, bunların karışımının yapılarak müşteriye servis aşaması şubede yapılıyordu, bu nedenle davalının davacı şirketin ticari sırlarına, ürünlerin içeriklerine vakıf olması mümkün değildi,
davalı geçmiş tecrübesi olan bu şekilde sonradan davacının iş yerinde işe başlayan birisiydi, maaşlarda iyileştirme yapılmadı, davalıdan imza atması istendi, bu nedenle kendisine mobbing uygulandı, ancak davalının ayrıldığı dönemde ben olmadığım için tam olarak nasıl ayrıldığını bilmiyorum, ben ise davalının ayrılmasından 1 ay önce ayrılmıştım, daha sonrasında davalı iş arayarak usta başı olarak başka bir yerde işe başladı, işe başladıktan sonraki dönemde bir gün beni ve davalıyı çağırarak rekabet etmeme sözleşmesi imzalatmak istediler, ancak ben kabul etmedim, bunun üzerine bunun sonuçlarının iyi olmayacağı bana söylendi,
hatta hakkımda tutanak tutuldu, terfi alamayacağım söylendi, davalı da benim gibi imzalamak istemediğini söyledi ancak kendisine çalışmak istiyorsa imzalaması gerektiği söylendi, davalı da o gün imzalamadı ancak sonraki dönemde ben olmadığım için ne olduğunu bilmiyorum, davalı mutfak kısmında olduğu için müşteriyle diyalogu yoktur, bu nedenle müşteri sırlarına vakıf olması mümkün değildir, şubeye et ve sebze ürünleri hazır halde geliyordu, şubede bunların karışımı yapılıyordu, tavuk ve et gibi ürünlerde karışım olmayacağı için bunlar şubede hazırlanıyordu, ben mutfakta olmadığım için çok detay bilmiyorum, et ve sebze ayrı ayrı geliyordu,
şubede karışımları yapılarak servis ediliyordu,bölge müdürü davalıya "bizim reçetemiz budur ancak sen şahsi olarak eklemek istediğin birşey varsa yapabilirsin" diyordu, davalı daha önce de bu tecrübeye sahipti, kendisi bilgili olduğu için kendisinden fikir alınıyordu dedi.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA
Ben davalıyla aynı şubede çalıştığım için kendisini tanıyorum, birlikte çalıştığımız dönemde ben vardiya müdürüydüm, kendisi ise usta olarak görev yapıyordu, davalı şubede mutfak kısmında pidelerin hazırlanması işini yapıyordu, ayrıca ustabaşı olmadığında çalışanların başında kendisi bulunuyordu, sonraki dönemde ikimiz farklı şubelere gönderildik, sonraki şubesinde davalı ustabaşı olarak çalıştı, şubeye kıyma ve diğer ürünler donuk halde geliyordu, davalı ve mutfak çalışanları ise kıyma ile diğer sebze gibi ve baharat ürünlerinin karışımlarını kendileri hazırlıyordu, kıyma ve kuşbaşı et tamamen merkezden hazır vaziyette geliyordu,
herhangi bir karışım yoktu, ancak kıyma ve kuşbaşı etin sırlarını, ne şekilde hazırlandığını bizlerin ve davalının bilmesi mümkün değildi, davacının sır olabilecek ürünleri kıyma ve kuşbaşıydı, bu etler sade olarak geliyordu, haftalık olarak merkezden reçete gönderilirdi, reçetenin içeriğinde ürünlere ne oranda ne karıştırılacağı belirtiliyordu, buna göre ürünler hazırlanıyordu, ancak bu haftalık olarak değiştiği için ezberlenmesi mümkün değildi, maaş ve çalışma saatleri ağırdı, bu nedenle bizde hep bu durumdan şikayet ediyorduk, davalı da aynı şekilde bu durumlardan şikayetçiydi, davalı bildiğim kadarıyla bundan dolayı ayrıldı,
kendisinin anlattığına göre davalı daha öncesinde yine usta olarak çalışmış , davalının merkezden gelen reçeteyi değiştirmesi mümkün değildi, davalının görevi itibariyle müşteriyle hiçbir ilgisi yoktur, bu nedenle müşteri çevresi hakkında bilgi sahibi olması mümkün değildir, hatta mutfakta çalışanların ön tarafa geçmesi yasaktı, davalının da aralarında bulunduğu biz tüm çalışanlar olarak firma tarafından rekabet sözleşmesi imzalatmak istenildi, hatta herkesin grup müdürleri çalışanlarla konuşarak imzalamayanların terfi alamayacağını ve maaşlarına zam olmayacağını söyledi, bundan dolayı birçok kişiye terfi verilmedi,
...'e karşı açmış olduğum iş davası bulunmaktadır, dedi.
Mahkememizin 06/10/2020 tarihli duruşmasında davacı tanıkları dinlenmiş olup;
DAVACI TANIĞI .... BEYANINDA
Ben davalı ...'i tanımaktayım, ben 2017'den beri davacı şirketin operasyon müdürü olarak çalışmaktayım, davalı birkaç şubede çalışmıştır, en son hangi şubede çalıştığını bilmiyorum, davalı ... ustabaşıydı, ustabaşı bizim şirketimizin belirlediği oranlardaki malzemeleri karıştırıp hamur ve harç yapmakta, müşterinin isteğine göre de bunlarla pide ürününü hazırlamaktadır, şirketin belirlediği malzeme ve oranlara ustabaşı hakimdir, eğitimde kendisine biz bu bilgiyi vermekteyiz, ayrıca operasyon müdürü olarak ben şubelere gittiğimde bu malzeme ve oranların ticari sır olduğunu usta başlarına söylemekteyim, hamur merkezden şubelere gitmemektedir,
hamurda pidenin iç karışımı da şubede yapılmaktadır, bunu yapan tek kişi ustabaşıdır, ustabaşının izinli olduğu günlerde yardımcı ustalar bunu yapmaktadır, kıyma ve kuşbaşı ürünleri şubeye donuk halde geliyor, ancak herhangi bir soslama yapılmıyor, kıyma ve kuşbaşına herhangi bir işlem yapmadan şubelere gönderiyoruz, bütün işlemleri şubelerdeki ustabaşları yapmaktadır, kıymaya konulan baharat ürünlerini de tartarak ve rakamları ile ustabaşları karıştırmaktadırlar, bu bilgiye de ustabaşları hakimdir, baharat oranlarının ezberlenmesi mümkündür, şubelerin içerisinde baharat hazırlama tabloları da mevcuttur,
bünyemizde çalışan usta ve ustabaşlarına reçetelirimizi yani ürünlerimizin yapılışına ilişkin bilgileri verdiğimiz için bu kişilerle rekabet etmeme sözleşmesi yapılmaktaydı, bizim bünyemizden ayrılan ustabaşları mesleğini icra etmek istiyorsa yine mutfakta ancak pideyle ilgisi olmayan başka yerlerde çalışabilir, tanıklık ücret talebim yoktur dedi.
Mahkememizin 17/11/2020 tarihli duruşmasında Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek suretiyle cezai şarta yönelik herhangi bir tespit olup olmadığı, herhangi bir alacak olup olmadığı hususunda günsüz olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/02/2021 havale tarihli raporda; taraflar arasındaki rekabet yasağına iişkin protokolün çalışanın yaşadığı il dahil tüm Marmara Bölgesinde mesleğini 2 yıl süre ile icra etmesini engellediği,
davalının bir iş yerinden ayrıldıktan sonra zanaatını ve tecrübesini kullanarak pide yapabileceği bir işyerinde çalışmasının en doğal hakkı olarak görülmesi gerektiği, davalının davacıya zarara uğratma olanağının bulunmadığını, taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün TBK m.445/1 hükmünde yer alan ^yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu, taahhütnamenin TBK m.44/2 hükmünde öngörülen "müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde edilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartını da taşıdığı,
dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan son brüt maaşının 6 katı olan 17.940 TL 'lik cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği, İstanbul .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilecek kararın bekletici mesele yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir
Mahkememizin 04/05/2021 tarihli duruşmasında Taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/07/2021 havale tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediği belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, BAM ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu, taraflar arasındaki rekabet protokolüne dayalı olarak davalının eyleminin protokol hükümleri ve rekabet yasağına aykırılık oluşturup oluşturmadığı, buna bağlı olarak davacının davalıdan cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı ve mevcut ise miktarının tespiti hususunda toplandığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 17.940,00-TL' dir.
Davalının, davacı işverene karşı açmış olduğu İstanbul .... İş Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı dosyasında görülen işçilik alacakları davası sonucunda; davalının, iş akdini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hükmedildiği, verilen hükmün de kesin olduğu görülmüştür. Bu haliyle davalı tarafın, iş akdini feshi haklı sebebe dayalıdır.
Rekabet yasağına ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444–447.maddeleri, hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler içinde düzenlenmiştir.
İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan, bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir.
Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, yukarıdaki tespitler kapsamında davalı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından, yasal şartları oluşmayan cezai şart talebinin reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/617, K. 2023/785, 12 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama