İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/739 K.2025/1082

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/739Karar2025/1082Tarih7 Ekim 2025Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Ekim 2025
Esas no
2022/739 Esas
Karar no
2025/1082
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
12/08/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
09.10.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava Dilekçesi: davalılar ile davacı arasında yurt dışından parfüm temin etmek, temin edilen parfümlerin bedelinin davacı tarafından ödenmesi, davalılarca yurt içinde satışının yapılması ve davacıya düşen payın ödenmesi hususunda sözlü anlaşmanın bulunduğunu, ancak davalının mali durumunun kötüye gittiğini, ilgili anlaşmadan davacının payına düşen 106.500,00-TL borcunu ikrar ettiğini ancak ödemediğini, söz konusu belgeye istinaden takip başlatılmış ise de davalıların itiraz ettiğini, itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Cevap Dilekçesi: davacı ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının talebi üzerine davalılar tarafından davacıya elden borç verildiğini, sonradan davacının para göndererek bir kısmını ödediğini, davacının iddia ettiği gibi bir ticaretin bulunmadığını, davacı tarafından davalıya gönderilen paralara ilişkin başlatılan icra takibi neticesinde davacının davasının reddine karar verildiğini, davacı tarafından bu defa takibe dayanak yapılan 106.500,00-TL'lik senedin gerçek bir borç için düzenlenmediğini, davacının isteği üzerine hatra binaen düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 106.500,00-TL borç ikrarı içeren adi senet dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı takibe dayanak imzası inkar edilmemiş adi yazılı senedin taraflar arasındaki sözlü parfüm ithal edilerek yurt içinde satışı sonucunda elde edilen karın paylaşımı sonucunda davacının payına düşen bedele ilişkin olduğunu iddia etmiştir.

Davalılar ise taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi bir ilişkinin olmadığını, ilgili adi yazılı senedin hatıra binaen verildiğini, gerçek bir borca dayanmadığını iddia etmiştir.

Mahkememizce davacı gerçek kişi yönünden tacir araştırması yapılmış olup, davacı gerçek kişinin İTO kayıtları nezdinde gerçek kişi tacir olarak kaydı bulunmadığı İTO'nun müzekkere cevabı ile bildirilmiştir.

Mahkememizce davacı gerçek kişi yönünden VUK 176-177. Maddesinde belirlenen esnaf işletmesi, ticari işletme sınırlarını aşan bir ticari işletmenin ve vergi kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davacının "GAYRİMENKUL ACENTELERİNİN FAALİYETLERİ (GAYRİMENKULÜN ÜCRET VEYA SÖZLEŞME TEMELİNE DAYALI OLARAK SATIN ALINMASI, SATILMASI VE KİRALANMASINDA ARACILIK, VB.)" işlerine yönelik olarak vergi kaydının ve işletmesinin bulunduğu ancak 03.06.2022 tarihinde ticareti ve vergi kaydını terk ettiği belirtmiştir.

Bu bağlamda her ne kadar davacı adına "Gayrimenkul Acentelerinin Faaliyetleri (gayrimenkulün Ücret Veya Sözleşme Temeline Dayalı Olarak Satın Alınması, Satılması Ve Kiralanmasında Aracılık, Vb.)" işlerine yönelik vergi kaydı bulunan işletmesi bulunsa da davacının dava dilekçesinde iddia ettiği taraflar arasındaki işin davacının vergi dairesince belirtilen işletmesinin konusuna girmediği, davacı ve davalı arasında gayrimenkul faaliyetine dair bir ticari işin olmadığı anlaşılmaktadır.

6102 sayılı Kanun'un 19. Maddesi şu şekildedir:

"Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır."

İlgili hükümden görülebileceği üzere 6102 sayılı Kanun'un 19. Maddesinde gerçek kişi tacirler yönünden özel düzenleme bulunmakta olup, işlemin ticari işletmesiyle ilgili olmadığının karşı tarafa bildirildiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç kanun gereği adi borç olarak kabul edilmekte olup bu kapsamda ticaret kanunu hükümleri ve tacirliğe ilişkin hükümlerin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Davacı Mahkememize sunduğu 26.02.2024 tarihli dilekçesinde; davalı ile aralarındaki anlaşmanın davacının kendi ticaret alanını kapsamadığını, davalı ile aralarındaki işlemlerde şahsi banka hesabını kullandığını, davalı ile aralarında davacının kendi ticari faaliyeti kapsamında olan ve emlak işlerine ilişkin tuttuğu ticari defterlerini de bu sebeple sunmadığını, taraflar arasında bir emlak işi olmadığını bu sebeple emlak işi ile ilgili ticari defterlerinin dava konusu ile ilgisiz olduğunu beyan ve ikrar etmiştir.

Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında; davacı ile aralarında herhangi bir ticari iş ilişkisi olmadığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü taraflar arasındaki sözlü anlaşma iddiasını kabul etmediğini, davacı ile davalılar arasında parfüm veya emlak işine dair bir ticaret yapılmadığını beyan ve ikrar etmiştir.

Mahkememizce uzman bilirkişi marifetiyle davalıların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki, fatura vs. tespit edilememiştir.

Taraflar arasındaki Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ve söz konusu dosyaya konu icra takip dosyası incelendiğinde; her ne kadar taraflar aynı olsa da davaya ve takibe konu belge ve senetler ile dava sebeplerinin farklı olduğu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın istendiği ve takibe dayanak belgenin banka dekontu olduğu, işbu davamızın ise taraflar arasındaki başka ilişkiye dayandığının taraflarca iddia edildiği (tarafların sebebe yönelik iddialarının farklı olduğu) gibi takibe dayanak adi yazılı borç ikrarı içeren senedin de işbu davada farklı olduğu anlaşılmakla her iki dosyanın nitelik ve sebepleri gereği farklı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı ise yukarıda belirtildiği üzere Mahkememize sunduğu dilekçesinde davalı ile aralarında davacının ticari işletmesi ile ilgili bir ticari iş olmadığını, davacının şahsi hesabının kullanıldığını, üzerine kayıtlı emlak ticari işletmesi yönünden işletme hesabı ile ilgili davalı ile aralarında bir ticari ilişki olmaması sebebiyle emlak işine yönelik ticari defterlerinin davaya konu uyuşmazlık ile alakasız olması sebebiyle sunmadığını taraflar arasındaki işbu davaya konu iddia edilen alacağın vergi mükellefiyeti bulunan ticari işletmesi ile ilgisiz olduğunu beyan ve ikrar ettiği sabittir.

Davacının alacak talebinin adi yazılı belgeye dayandığı bu sebeple dava niteliğine göre 6102 sayılı Kanun'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmaktadır.

Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Bu bağlamda davacının Mahkememize sunduğu beyan ve ikrarlar, davaya konu icra takip dosyasındaki takibe dayanak adi yazılı belge bir arada gözetildiğinde davacının iddia ettiği taraflar arasındaki takibe dayanak adi yazılı senede ilişkin borç ilişkisinin davacının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 19. Maddesi gereğince gerçek kişi tacirler yönünden işin ticari işletmesi ile ilgili olmaması halinde gerçek kişi tacir yönünden ilişkinin ticari olarak kabul edilemeyeceği, adi alacak ve borç niteliğinde kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Nitekim davacı da Mahkememize sunduğu dilekçelerinde davalı ile aralarındaki ilişkinin davacının ticari işletmesiyle ilgili olmadığını açıkça beyan ve ikrar etmiştir.

Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde de taraflar arasında davacının ticari işletmesiyle ve davacı ile ilgili olarak herhangi bir ticari ilişkinin tespit edilemediği anlaşılmış olup, davacının ticari işletmesi ile davalı arasında bir ticari ilişkinin olmadığı davalının da kabul ve ikrarındadır. Nitekim davalı tarafından cevap dilekçesinde davacı yönünden görev itirazında da bulunulmuştur.

Bu bağlamda davacı tarafından taraflar arasındaki işin ve takibe dayanak adi yazılı senedin taraflar arasındaki ticari bir işten kaynaklandığının ispatlanamadığı gibi davacının ticari işletmesiyle ilgili olmadığının da tarafların kabulünde olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında da davacı ile davalı arasında bir ticari işin tespit edilemediği, gelen vergi dairesi cevabına göre davacının ticari işletmesinin 03.06.2022 tarihinde işbu dava tarihinden önce terk ile kapatıldığı,

işbu davaya konu takip dosyasındaki takibe dayanak adi yazılı senet incelendiğinde de senet tarihinin 06.07.2022 olduğu ve davacının ticari işletmesinin vergi kaydının terk ile sonuçlanmasından sonra olduğu, dolayısıyla muacceliyet tarihinde davacının ticari işletmesinin olmadığı anlaşılmakla davaya konu alacağın ticari bir alacak olduğunun ve nispi ticari dava olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Zira bizzat davacı ve davalı tarafından davacının vergi kaydı olan ticari işletmesi ile ilgili bir işin yapılmadığının tarafların kabul ve ikrarında olduğu, ayrıca davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ile aralarında bir ticari ilişkinin tespit edilerek ispatlanamadığı, takibe dayanak adi yazılı senedin tarihinin davacının vergi kaydının terkini ve işletmesinin kapanması sonrasında 06.07.2022 tarihli olduğu, senedin düzenlendiği tarih ve işbu dava tarihinde davacının adına kayıtlı işletmesinin olmadığı davacının ve işbu davaya konu ettiği alacağın nispi ticari alacak ve nispi ticari bir dava olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Bu bağlamda taraflar arasındaki takibe konu icra takip dosyasındaki adi yazılı borç ikrarından kaynaklı alacağın tahsili yönünden davacının ticari işletmesi kapsamında olmaması ve davalının defterlerine göre taraflar arasında davacının işletmesi ile ticari ilişkinin bulunmadığının ispat edilmesi karşısında davanın nispi ticari olarak kabul edilemeyeceği, bu suretle gerçek kişi davacı ile davalılar arasındaki adi yazılı borç ikrarı hususunda genel mahkeme niteliğinde olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davada görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda detaylıca açıklandığı üzere:

1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Nöbetçi Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5-Harç ve masraflar ve ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/739, K. 2025/1082, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/739
Karar No
2025/1082
Tarih
7 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/741 K.2025/581
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/746 K.2025/775
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/762 K.2025/813
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/762 K.2025/730
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/764 K.2025/668
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/765 K.2025/760

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.