KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/1006 Esas
- Karar no
- 2023/973 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 18/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/10/2023
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... A.Ş.'ye ... no.lu Akkasko - Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi
ile sigortalı bulunan ...'ye ait ... plaka sayılı araç, İstanbul Bağcılar'da bulunan davalıların işlettiği ....
Hastanesi içerisinde park halindeyken 17.07.2021 tarihinde park alanını kapatmak maksadı ile kullanılan demir bariyerin yerinden çıkıp aracın üzerine düşmesi sonucunda sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, davaya konu maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin olarak polis memurlarınca düzenlenen 17.08.2021 tarihli raporda dava konusu zararın "Sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... hastanesi içerisinde seyir halindeyken sol tarafında kaldırımla yol üzerinde bulunan korkuluklara sol yan kısımlarıyla çarpması sonucu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ...
Hastanesi içerisinde çalışma yapan sorumlu kuruluşun 2918 sy KTK'nın 13/B maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesi sonucunda varıldığı" şeklinde açıklandığını, dava konusu hasara ilişkin davalı .... firması tarafından düzenlenen tutanakta hasarın oluşumu: "....
Hastanesi tedavi amaçlı gelen ... kullanmış olduğu ... plakalı aracını vale otopark kısmına park etmiş fakat park alanını kapatmak maksadı ile kullanılan demir bariyer aşırı rüzgarın etkisi ile aracın sağ çamurluğu ve ön arka kapıya düşmesi sonucu maddi hasar meydana gelmiştir.
Araç onarım süreci aracın kaskosu olan ... sigorta tarafından yapılacağı, sonrasında ise otopark kaskosu olan ... kaskoya rücu olacağına tarafımızca karar verilmiştir" şeklinde açıklandığını, sigortalı tarafından yapılan başvuru üzerine açılan ... no.lu hasar dosyasından düzenlenen ekspertiz raporunda davalıların sorumlu bulunduğu hasara ilişkin olarak araçta 3.010,59.-TL zarar hesaplandığını, bu tutarın sigortalıya 17.09.2021 tarihinde ödendiğini, müvekkili ...
Sigorta A.Ş., yapmış olduğu ödeme nedeniyle TTK. md. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, TBK 183 vd maddeleri uyarınca alacağını temlik aldığından 3.010,59.-TL alacak için zarar sorumlularına karşı rücu hakkına sahip olduğunu,
dava konusu olayda 1 no.lu davalının işlettiği hastane içerisinde 2 no.lu davalının otopark hizmeti verdiği ve aynı zamanda sorumluluğunu kabul ettiği alanda davalı personellerinin dikkatsiz eylemleri sonucunda hasar meydana geldiğinden davalılar 6098 sayılı TBK 'nın 49. Maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu'nun hükümleri ile KTK 13/b uyarınca 1 ve 2 no.lu davalılar taraf haksız fiil hükümleri uyarınca sigortalı araçta meydana gelen dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, zararı tazminle mükellef olduğunu, 3 no.lu davalı ...
A.Ş. ise, 1 ve 2 no.lu davalıların sigortacısı sıfatıyla dava konusu zararı tazminle mükellef olduğunu, sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusu olan davalı/borçlulardan tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı/borçluların itirazı üzerine icra takibi durmuş olduğundan ve dava öncesinde yapılan dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamaması nedeniyle müvekkili şirket alacağının tahsili için mahkeme huzurunda işbu itirazın iptali davasının açılması zarureti doğduğunu, dava konusu olaydan dolayı sorumluluğu aşikar olmasına karşın, davalı/borçlulardan aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz etmiş olması davalı/borçluların kötü niyetini ortaya koyduğundan, davalı/borçlu aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir.
Dava, davacının üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Başkasına ait bir borç nedeniyle alacaklıyı tatmin eden kişinin, onun haklarını kanunda belirtilen durumda ve tatmin ettiği oranda kendiliğinden elde etmesine ardıllık (halefiyet) denir. Dönme (rücu) hakkı ise, başkasına ait borcu yerine getiren kişinin malvarlığında vücut bulan kaybı gidermeyi amaçlayan tazminat niteliğinde bir istem hakkıdır.
Bir borcu yerine getiren kimsenin alacaklının haklarına halef olabilmesi için halefiyetin kanunda açıkça öngörülmüş bulunması gerekir. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyet kanunda belirtilmiş belirli durumlarda doğar. Kanunda açıkça öngörülmediği sürece bir halefiyetin doğması mümkün değildir. Halefiyette, rücu hakkını kullanan kişi alacaklının yerine geçer, aynen alacaklının konumuna sahip olur.
TBK 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda. Davacı Sigorta şirketi, sigorta şirketine sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... ye ait araçta meydana gelen hasarın davacı Sigorta şirketi tarafından karşılanması sonucunda bu hasar bedelinin davalılardan tazminini talep etmektedir.
Bu haliyle davacı tarafın davalılara rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı şahsın ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı kişi yerine geçtiği, halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği,
bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı ...'nin da tacir olmadığı ve kazaya konu aracın da ticari olmadığı, talebin haksız fiile dayandığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, davaya bakmaya Asliye Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1006, K. 2023/973, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama