KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas no
- 2023/1273 Esas
- Karar no
- 2024/286 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17.04.2024
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 2019 yılı itibarı ile dava şartı olan ara buluculuğa davalı borçlu ile anlaşamama nedeniyle işbu davanın açıldığını, müvekkili alacaklı şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalı borçlu yanın müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, Davalı/borçlunun 4.650,00-TL olan borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ......
E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu nedenle de iptali gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle tüm yasal hakları ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ......
E. Sayılı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile talep edilen faiz ile birlikte takibin devamına, kötü niyetle itiraz yapan borçlunun %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili ile davacı taraf arasında HMK'nın 17. vd maddelerinde düzenlenme alanı bulan yetki sözleşmesi yapılmadığını davacı taraf ile müvekkili arasında hukuki nizanın çözümünde Bursa Mahkemeleri 'nin yetkili olduğunu, davanın açıldığı tarihte müvekkili tüzel kişinin yerleşim yerinin Bursa olduğunu, HMK'nın 6. Maddesi gereği yetkili mahkeme olan Bursa mahkemeleri yerine davanın İstanbul'da açılması dava şartı olan yetki kuralına aykırılık teşkil ettiğinden, davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafça, dava dilekçesinde ileri sürülen vakaların HMK m.119 gereği açıklanması gerektiğini,
davacı taraf dava dilekçesinde müvekkilinin 4.650,00-TL 38.937,7-TL olmak üzere toplamda 43.587,70-TL borçlu olduğu iddiasıyla işbu davayı açmışsa da, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu borcun kaynağın açıklamadığını, davacı tarafından iddia edilen alacak zamanaşımına uğramış olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacı taraf,
dava dilekçesinde yer alan soyut ifadeler ile müvekkil şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ve takibe/davaya herhangi bir dayanak gösterilmeksizin müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ederek işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili şirketin, davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı taraf işbu iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, hangi ticari ilişkiden kaynaklı borç ilişkisinin olduğunu tereddütten uzak ve hukuki temele dayalı olarak HMK m.194 gereği somutlaştırılması gerektiğini,
davanın HMK'nın 6. ve 114. maddeleri gereği yetkisiz mahkemede açılmış olmasından dolayı usulden reddi ile yetkili mahkemeye gönderilmesine, davacı tarafa, HMK'nın 119/2. maddesi gereği, mahkemenizce iddialarının açıklattırılması için ihtaratlı olarak süre verilmesine, davacı tarafça açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialara dayanıyor olmasından dolayı esastan reddine, müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafın icra-inkar tazminat talebinin reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar ittihazını talep etmiştir.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Davalının süresinde mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür.
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı HMK' nın 19/2 maddesinde" Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" şeklindedir.
HMK'nın 6.maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. " şeklindedir.
Somut olayda, davacı şirket bonoya dayalı olarak icra takibi başlatmıştır. Takibe dayanak bono incelendiğinde, borçlu davalının ikametgahının “BURSA” ve yetkili mahkemenin de "İSTANBUL" mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda niteliği itibariyle aranacak borçlardan olan kambiyo senedinden kaynaklanan alacağa dayalı davalarda yetkili mahkemelerin akdin ifa yeri olarak kabulü gereken ödeme yeri ve genel yetki kuralı uyarınca borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin bağlı olduğu mahkemeler olmasına göre (Yargıtay 11. HD. 27.12.2012 Tarih ve 2012/1241 E. - 2012/2751 K. Sayılı ilamı.), davalı yönünden Bakırköy mahkemelerinin yetkili olmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın yukarıda belirtilen maddeleri nazara alındığında; açılan davada dava şartları mevcut olup, davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmaktadır. Dava dosyasında, taraflarca mahkememiz yönünden mutabık olunan bir yetki sözleşmesi de bulunmamaktadır. Mahkememizin yetki çevresinin davalının (BURSA) adresini kapsamadığı, yetkili mahkemenin davalının adresi itibariyle Ticaret Mahkemelerinin bulunduğu Bursa Adliyesi olduğu anlaşılarak, davalı vekilinin yerinde görülen yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır Hakim ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1273, K. 2024/286, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama