KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/247 Esas
- Karar no
- 2023/794
- Dava
- Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
- Dava tarihi
- 15/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/09/2023
Karar Metni
1.713 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...
Merkezi A.Ş., 09/10/1995 tarihinde kurulduğunu olup; davacının halihazırda şirketin %40 oranında pay sahibi olduğunu ayrıca davacı 28.06.2021-16.12.2022 tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğünü görev süresi sona erdikten sonra bu göreve ... getirildiğini ... adeta yönetim kurulu başkanlığı görevini gölge yönetim olarak yürütmekte olduğunu, davacı önceki dönemde yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten ...'ın şirketi tamamen idaresine bıraktığını ayrıca ... şirket malvarlığından faydalandığı gibi, kendi nam ve yararına işlemler yürütmekte,
şirketin parasını harcamakta olduğunu Şirket araçlarını kendisine ve yakınlarına tahsis ettiğini, şirket içi pozisyonlarına kendi tanıdık ve akrabalarını getirdiğini ve şirket içerisinde kendisine oda tahsis ettiğini, davacının bilgi edinme hakkı kapsamında bu konularda birçok bilgi talep edildiği gibi, şirket içi işleyişe, finansal bilgilere ve yönetime ilişkin de bilgi talep ettiğini fakat bugüne kadar hiçbir bilgi verilmediği gibi bu eylemlere de son verilmediğini.Türk Ticaret Kanunu'na, dürüstlük,
ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen ve alınan 16.12.2022 tarihli 2021 yılı Faaliyet Karının Dağıtılması ve Özel Denetçi Atanması maddelerinin reddine ilişkin Olağan Genel Kurul'un ve Genel Kurul Kararlarının iptaline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı ... yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı 16.12.2022 tarihli Genel Kurulda, şirkete özel Denetçi Tayini atanması talebine gerekçe olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın ...soruşturma ve Bakırköy .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas nolu dosyalarını gösterdiğini ancak bu her iki dosya ile Özel Denetçi tayininin ilgisi bulunmadığını Bakırköy ..
Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dosya, davacının YK üyesi olduğu dönemde açılmış olup davalı şirket bu dosyada şikayetinden vazgeçmiş olmakla dosyada düşme kararı verildiğini kaldı ki bu dosya şirket aracı ve şirket odasının diğer ortak ... tarafından kullanılmasına ilişkin olduğunu yine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın ...soruşturma nolu dosyasındaki şikayet davacının YK üyesi olduğu dönemde yapılmış olup, davalı şirket, almış olduğu Yönetim Kurulu Kararı ile bu dosyadaki şikayetinden de vazgeçtiğini.
Bu dosya sadece davacı ortak ile diğer ortak ... arasında olup soruşturma devam ettiğini görüleceği üzere bu dosyalar Özel Denetçi Tayini gerektiren ve Özel denetçinin görevine giren işlerden olmadığı gibi bu dosyalarda davalı şirketin taraf olmadığını bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava ; TTK 445.madde ve devamı uyarınca 16/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının iptali istemlidir.
Dosyaya delil olarak ;1- Şirketin ana sözleşmesi
2- Şirketin 2021 ve 2022 yılları ticari defter tasdik bilgileri (fiziken tutulan
defterlerin noter tasdik bilgileri ile elektronik defterlerin ocak ve aralık aylarına
ait e-defter berat bilgileri)
3- 31.12.2021 ve 31.12.2022 yılları kurumlar vergisi beyannamesi ve tahakkuk
fişi
4- 31.12.2021 ve 31.12.2022 tarihli detay mizanı
5- 2021 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu
6- 16.12.2022 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı .... ANONİM ŞİRKETİ'nin 16/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının Türk Ticaret Kanunu'na, dürüstlük, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, kararların yokluk ve kesin hükümsüzlük koşulların oluşup oluşmadığından kaynaklandığı hususlarında olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Dosya resen seçilen bilirkişiye gönderilerek rapor alınmış, raporun sonuç kısmında özetle;
"Dava dilekçesi, duruşma tutanakları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde;
1.Huzurdaki davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı,
2.Davacı'nın, iptali talep edilen genel kurul kararları hakkında olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini tutanağa işlettiği,
3.Bilanço onaylanmadan kâr payı dağıtılamayacağından, (7) nolu kararın iptal edilebilir olmadığı,
4.Genel kurulun, özel denetçi tayini istemini reddetmesi üzerine, TTK m. 445 Uyarınca iptal davası açılmasının düşünülemeyeceği, zira TTK. m. 439 hükmünün genel kurulun red kararına karşı gerekli şartlar yerine getirilmişse, mahkemeye özel denetçi atanması talebi ile başvurma hakkı tanıdığı, şu halde red kararının iptal edilmesi yoluna gidilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığı,
5.Oydan yoksunluğa sebebiyet veren iş veya işlemin, parasal ve ortaklık dışı nitelikte ve Kanunda sayılan kişilerden birine menfaat sağlamaya yönelik olması gerektiği, oysa pay sahipleri ile ortaklık arasında cereyan eden ve ortaklık içi bir kurum olan özel denetimde böyle bir hal olmadığı, bu sebeple özel denetim talebinin görüşüldüğü genel kurulda TTK m. 436/1 hükmünün uygulanmayacağı,
6- Kar payı, prim ve kazanç payının (tanti&me) farklı kavramlar olduğu, raporda yer verilen gerekçelerle Davacı'ya prim ya da kazanç payı (tantiğme) ödenmesinin mümkün gözükmediği," görüş ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.
Genel kurul kararlarının iptali TTK m. 445'de düzenlenmiştir. Buna göre, kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılır. TTK. m. 446’ya göre de iptal davası açma yetkisi pay sahiplerine, yönetim kuruluna ve yönetim kurulu üyesine yönelik olarak düzenlenmiştir.
Ancak bu kişilerin toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir. Bu dava, genel kurul kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Aksi halde dava hakkı düşer. İptal davasının açılmış olması alınan genel kurul kararlarının uygulanmasını engellemez.
Bundan başka genel kurul toplantısına katılmasına ve oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen pay sahipleri, toplantıya davetin usulüne göre yapılmadığı veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini iddia eden pay sahipleri ile genel kurul toplantısına katılmaya yetkili bulunmayan kişilerin karara katıldıklarını iddia eden pay sahipleri iptal davası açabilirler.
Ancak 6102 sayılı TTK'da m. 446/1-b bendinde düzenlenen etki kuralı sebebiyle “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri iptal davası açabilirler.”
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı bakımından sahip olmak dahi dava açmak için yeterli olduğundan, Davacı’nın aktif husumet ehliyetini
haiz olduğu anlaşılmıştır. İptal davasının, genel kurul kararının alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması
zorunlu olup, kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir ( Üç aylık sürenin başlangıcı kararın
alındığı gün olup, üçüncü ayın sonunda bu güne tekabül eden gün davanın açılması için
son gündür. Somut
uyuşmazlıkta, iptali talep edilen kararlar 16.12.2022 tarihli genel kurul toplantısında
alındığından ve huzurdaki dava 14.03.2023 tarihinde ikame edildiğinden, iş bu davanın
üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmektedir.
Genel kurula katılan pay sahibinin karara karşı iptal davası açabilmesi için ayrıca karara
karşı olumsuz oy kullanması ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işletmesi
gerekmektedir. Bu iki şartın birlikte mevcut olması gerektiği dikkate alındığında iş bu davada, dosyaya mübrez 16.12.2022 tarihli olağan genel kurul toplantı
tutanağından, Davacı’nın iptali talep edilen genel kurul kararları hakkında olumsuz oy
kullandığı ve muhalefetini tutanağa işlettiği görülmektedir. Bu sebeple, huzurdaki
davada iptali talep edilen genel kurul kararı bakımından dava şartının mevcut olduğu
anlaşılmıştır.
Davanın esası bakımından ise somut olay yönünden
(7) Nolu “2021 yılı faaliyet karının dağıtılıp dağıtılmaması ve oranı
hakkında karar alınması” gündemli genel kurul kararı bakımından; bilindiği üzere, TTK m. 511 “Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları,
sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay
sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen
daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.” hükmünü amirdir. Anılan
maddede kanuni yedek akçenin birinci ayrımı ve pay sahibinin temel kâr payı bir takım
olarak ele alınmış, ikisinden biri değil, ancak her ikisi de ayrılıp dağıtıldıktan sonra
yöneticilerin kazanç payının verilebileceği hüküm altına alınmıştır .Dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin toplantı tutanağından, birinci temettünün
ve kalan temettünün dağıtılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu genel kurul
toplantısında finansal tablolar da onaylanmamıştır. Oysa genel kurul tarafından
onaylanan finansal tablolar, kâr payı dağıtımı kararının temelini oluşturur. Bir an için birinci temettünün dağıtılmasının zorunlu
olmadığı varsayılsa dahi bilanço onaylanmadan kâr payı dağıtılamaz. Bir başka
deyişle, bilanço onaylanmadan kâr payı dağıtılamayacağından (7) nolu kararın iptal edilebilir olmadığı anlaşılmıştır.
(10) Nolu “Denetçinin seçimi ve görev süresinin tespiti” gündemli genel
kurul kararı hakkında değerlendirilmesi: Dosyada mevcut genel kurul toplantı tutanağından, (10) nolu karar ile (Davacı’nın
olumsuz oyuna karşın) özel denetçi atanmasının oyçokluğuyla reddine karar verildiği
anlaşılmıştır. Red gerekçesi olarak davalı şirketin bağımsız denetime tabi bir şirket
olmadığı, bu nedenle de TTK uyarınca özel denetçi tayininin zorunlu olmadığı
gösterilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) m. 438/1
hükmü uyarınca “Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli
olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli
olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel
uruldan isteyebilir.” Ancak genel kurulun özel denetçi tayini istemini reddetmesi
zerine, TTK m. 445 uyarınca iptal davası açılması düşünülemez. Zira TTK. m. 439,
genel kurulun red kararına karşı gerekli şartlar yerine getirilmişse, mahkemeye özel
denetçi atanması talebi ile başvurma hakkı tanımıştır. Gerçekten de TTK m. 439/1
yarınca “Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde sermayenin en az o
nda birini (halka açık anonim şirketlerde yirmide birini) oluşturan pay sahipleri veya
aylarının itibari değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay
içinde mahkemeden özel denetçi atamasını isteyebilir”. Şu halde red kararının iptal
dilmesi yoluna gidilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmamakta olup TTK 445.madde anlamında iptal şartları oluşmamıştır. Yine oydan yoksunluğa sebebiyet veren iş veya işlemin, parasal ve ortaklık dışı
nitelikte ve Kanunda sayılan kişilerden birine menfaat sağlamaya yönelik olması
gerektiği, oysa pay sahipleri ile ortaklık arasında cereyan eden ve ortaklık içi bir
durum olan özel denetimde böyle bir hal olmadığı, bu sebeple özel denetim
talebinin görüşüldüğü genel kurulda TTK m. 436/1 hükmünün uygulanmayacağı, dikkate alınarak davacının anılan sebeplerle 16/12/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Katip ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/247, K. 2023/794, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama