KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2023
- Esas no
- 2023/663 Esas
- Karar no
- 2023/696
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/01/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/07/2023
Karar Metni
1.489 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06/01/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden 200.000,00 Euro alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını, davalının 23/06/2021 tarihinde borca itiraz edecek takibi durdurduğunu, davalının müvekkili şirkette 24/05/2019-02/06/2021 tarihleri arasında bordrolu olarak çalıştığını ve şirket yetkilisi ...'ın kardeşi olduğunu, davalının şirkete karşı ika ettiği haksız eylemler nedeniyle iş akdinin 02/06/2021 tarihinde fesih edildiğini, davalının ....
San ve Tic Ltd Şti ünvanlı şirketin pay sahibi ve yetkilisi olduğunu, bu şirket aleyhine ... şirketi tarafından icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket aleyhine menkul haczi infaz edildiğini, davalının gerçeğe aykırı beyanında müvekkili şirketin kendisine ait olduğunu ve borç için süre talep ettiğini, müvekkili şirketin bir organize komploya maruz bırakıldığını, ikrah ve irade fesadı altında davalının yetkilisi olduğu şirketin ...'a olduğu iddia edilen borcu üstlenme zorunda kaldığını, davalının haksız olan itirazının şimdilik 500.000,00 TL üzerinden iptaline, takibin devamına,
davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bu talep kabul görmez ise şimdilik 500.000,00 TL'nin haksız fiilin ika tarihi 02/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş ancak süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davacı tarafça davanın Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esasında açılmış olduğu. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/06/2023 tarihinde kesinleşen 04/05/2023 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile "... Davalının şirketteki konumunu kötüye kullanması, şirket bilgilerinive ticari sırlarını kullanması ve yönlendirmesi nedeniyle davaya konu bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek tahsili istenmektedir.
Ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir (Yargıtay 9. HD'nin 2015/33389 E- 2019/2979 K sayılı, 07.02.2019 tarihli kararı.
Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadı da bu yöndedir: Yüksek 11. HD'nin 2014/19137 E- 2015/1379 K sayılı, 06.02.2015 tarihli kararı; aynı Dairenin 2015/4187 E- 2015/5893 K sayılı, 27.04.2015 tarihli kararı; aynı Dairenin 2016/11603 E- 2018/3697 K sayılı, 17.05.2018 tarihli kararı. Yargıtay HGK'nun 29.02.2012 tarih ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 karar sayılı kararı).
Kaldı ki Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında bu konudaki farklı uygulamalara ilişkin uyuşmazlığın giderilmesi konusunda Yargıtay ..... HD 03.12.2021 tarih ..... E ......
K sayılı kararı ile bu sorun çözüme kavuşmuş, söz konusu uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hükme bağlanmıştır." gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı şirketin davalının haksız eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiasından kaynaklı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının S.G.K. Hizmet dökümü UYAP Entegrasyon ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde davalının 06/10/2016 tarihinden 02/06/2021 tarihine kadar davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi mahiyetindedir.
7036 sayılı iş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde iş mahkemelerinin görev alanı düzenlenmiş ve mülga 5521 sayılı Kanun'un 1. Maddesinden farklı olarak, İş Kanunu kapsamında kalmayan ve sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde, "(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu husus, 7036 sayılı Kanun'un 5. madde gerekçesinde. "Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılan düzenleme ile, iş mahkemelerinin görev alanı genişletilerek 5521 sayılı Kanunda düzenlenen uyuşmazlıkların yanı sıra 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısım Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerinden (genel hizmet sözleşmesi, pazarlamacılık sözleşmesi ve evde hizmet sözleşmesi) kaynaklanan işçi ve işveren uyuşmazlıkları da kapsama alınmaktadır.
Ayrıca sadece 4857 sayılı İş Kanununa tabi işçiler değil 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamındaki gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları da kapsama alınmakta ve bunlar ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacağı kabul edilmektedir.
Bu düzenlemeler 5953 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi ve 854 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle de uyumludur. Böylece iş mahkemeleri, işçi ve işveren arasındaki tüm ihtilafları çözmekle görevlendirilerek tam bir ihtisas mahkemesi olarak kabul edilmektedir.
Bu yaklaşımla, işçi ve işveren arasında iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda istikrarlı kararların verilmesi sağlanacak, uzmanlık sebebiyle kısa sürede daha güvenilir sonuçlar elde edilecek ve yargı yoluna başvuranların hakları daha iyi korunacaktır" şeklinde ifade edilmiştir.
İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır. İş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür.
Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
Sözleşme sona erdikten sonraki dönemde rekabet etmeme borcu ise ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar. İş sözleşmesi devam ederken, işçinin rekabet sayılacak davranışları ise “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup” İş Kanunu’nun 25/II-e kapsamına girer ve işveren için haklı fesih nedeni oluşturur. Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise işçi, zararı tazmin ile mükelleftir.
Bu kapsamda, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27017 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı).
İş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise, buna dayalı olarak açılacak dava niteliği itibariyle ticari dava olmakla, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.02.2012 gün ve 2011/11-781 E., 2012/109 K.) sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın, davalının haksız eylemleri nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığı iddiasından kaynaklı, zararın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının 06/10/2016 tarihinden 02/06/2021 tarihine kadar davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı şirketin haksız eylem iddiasının davalının henüz şirkette çalışmaya devam ettiği sırada yaptığı davranışlarından kaynaklandığı, kaldı ki davalının iş akdinin iddia edilen haksız eylemler nedeniyle sonlandırıldığı,
iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakma görevinin iş mahkemelerine verilmiş olduğu anlaşılmakla.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/663, K. 2023/696, 14 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama