KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/802 Esas
- Karar no
- 2024/443 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05.06.2024
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Borçlu aleyhine Silivri İcra Dairesi'nde ... sayılı dosyası ile faturadan kaynaklı cari hesap alacaklarından kaynaklı alacakları nedeniyle icra takibine girişildiğini ve kendilerine ödeme emri gönderildiğini, müvekkili firmanın, davalı firmaya satılan mallara karşılık cari hesaptan 50.832,13 TL alacaklı iken, davalı firmanın müvekkiline sistem üzerinden .... numaralı, 23.11.2022 tarihli, 48.017,19TL miktarlı, 20.016 Kilogram Kompost içerikli İADE faturası kestiğini, temel fatura olduğu için sistemden iade edilemediğini ve Gebze ....
Noterliğinden 01.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile İADE faturasına taraflarınca kanuni süresi içinde itiraz edildiğini, fatura içeriği incelendiği takdirde hiçbir açıklama ve gerekçenin mevcut olmadığını, davalı iade faturası öncesinde herhangi bir ayıp ihbarında vs bulunmadığını, malları teslim aldığını ve aylar sonra gerekçesiz iade faturası kestiğini, satış konusu mallar davalı uhdesinde olduğunu, iade faturası kesmek hukuken ayıp ihbarı olarak kabul edilmediğini, tacirler ayıp ihbarını yazılı yapmak zorunda olduğunu,
davalıya satılan malların niteliği gereği aylar sonra ayıplı olduğunun iddia edilmesi de işin niteliğine aykırı olduğunu, davalıya son kesilen faturanın tarihi 16.09.2022 olduğunu, son mallarda bu tarihte teslim edilmediğini, kesilen iade faturasına taraflarınca itiraz edilerek davalıya gönderilmesi üzerine davalı taraf kartal .... noterliğinden 15.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı içeriği tamamen dayanaksız ve iade faturasına gerekçe bulmayan çalışan bir ihtar gönderildiğini, ihtar kendi içinde bile çelişkiler ve gerçek dışı beyanlar ile dolu olduğunu, bu ihtarda bu kez de gizli ayıp iddiasına dayanıldığını,
davalıya satılan mallar ayıplı olmadığı gibi herhangi bir yazılı ve süresinde yapıldığını, ayıp ihbarı da söz konusu olmadığını, gizli ayıp halinde de kanuni prosedür belli olduğunu,davalı tarafın hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığı gibi süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da söz konusu olmadığını, davalının iddialarının tamamı dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, aksi iddiaların ispatı davalıya ait olduğunu, davalı kendi kusuruna dayanarak hak talep ettiğini, olayda davalının her türlü kusurlu ve kötü niyetli olduğu da açık olduğunu, satılan malların saklanma koşulları vs önemli olup, davalı büyük ihtimal bu hususlara da uymadığını,
kendi kusuru ve hatasına dayanarak hak talep ettiğini, bu durum hakkın kötüye kullanımını oluşturduğunu, borçlu yapmış olduğu bu itirazları ile alacağın elde edilmesini imkansızlaştırmak, zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimleri olduğunu açıkça gösterdiğini, sunulan nedenlerden dolayı haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlu %20 icra inkar tazminatına , yargılama giderleri ile ücreti vekalete mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davacının, davalı müvekkili şirket aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosya ile faturadan kaynaklı cari hesap alacakları nedeniyle icra takibi başlattığını, bunun üzerine davalı müvekkili şirket tarafından haksız yere borca itiraz edildiği iddiasıyla itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talepli huzurdaki davayı ikame ettiğini, işbu davanın ve bu davaya konu icra takibi haksız olup davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın eksiksiz ve ayıpsız olarak ürün tedarik ettiğini ispat edemediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte ürünlerin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olmadığı gibi gıda yönetmeliklerine aykırı olup ayıplı olduğunu,
müvekkili şirket tarafından gizli ayıp bildiriminin süresi içerisinde ve usulüne uygun yapılmadığı iddiası doğru olmadığını, icra takibine konu alacak likit bir alacak olmadığından davacı tarafından icra inkâr tazminatı talebi kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan haksız takip sonucu davacı yan kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini,
kötü niyetle ve haksız olarak müvekkili şirket aleyhine işbu davayı ikame eden davacı hakkında 6100 sayılı hukuk ve muhakemeleri kanunu’nun 329. maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesini ve müvekkili şirket ile vekili arasında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamının davacı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olması sebebi ile davacı aleyhine %20’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
davacı hakkında 6100 sayılı hukuk ve muhakemeleri kanunu’nun 329. maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 06/05/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen sulh protokolü ekli dilekçesi ile feragat talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 06/05/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile davanın feragat nedeniyle esastan reddine karar verilmesini, avukatlık ücreti ile yargılama giderleri taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacılar vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/802, K. 2024/443, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama