KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- 2024/981 Esas
- Karar no
- 2026/325
- Dava
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
- Dava tarihi
- 25/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/03/2026
Karar Metni
2.889 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ("İİK") 285 ve 286. hükümleri uyarınca, ödeme güçlüğüne düşen müvekkillerine alacaklılarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacıyla müvekkillerinin adına konkordato taleplerinin kabulü ile öncelikli olarak tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ihtiyati tedbir kararının aynen devamı ile; yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesini ve yargılama sonunda konkordatonun tasdikine karar verilmesi talebinden ibaret olduğu, açıklanan hususlar ve mahkemece re’sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda davamızın kabulü ile;
konkordato tasdik taleplerinin kabulüne, tensip kararı ile birlikte, iik 287. maddesi uyarınca müvekkil şirketler ve davacı şirket ortakları hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, ve gerekli görülmesi halinde 2 ay uzatılmasına tensip kararı ile birlikte,
iik 289. maddesi uyarınca müvekkil şirketler ve davacı şirket ortakları hakkında bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde 6 ay uzatılmasına sayın mahkemenizce geçici mühlet kararı verilmesi halinde kararın verildiği tarih ile konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kısa kararın verileceği tarih arasındaki süre ile sınırlı olmak üzere bankalara ibraz edilen çeklere "karşılıksızdır" kaşesi yerine, "konkordato tedbir şerhi" kaydının düşülmesine karar verilmesine,
bankalara tahsil ve/veya teminat için verilen çeklerin ve/veya tahsil edilen bedellerin müvekkillerine iadesine, müvekkil şirketin ve şirket ortağı serkan' ın alacaklı bankalarda bulunan tl/döviz/altın mevduatların müvekkile iadesini, şirketlerinin büyüklüğü, çalışan sayısının ve usul ekonomisi göz önünde bulundurarak komiser tayinine,
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Konkordato Komiser Heyeti'nin 24/03/2026 tarihli Nihai Raporlarında özetle; " Borçlu şirketin mühlet sonrası oluşan borçları için bilirkişi heyeti raporu da dikkate alınarak en güncel mali dönem olan 28.02.2026 tarihli mali veriler üzerinden inceleme ve değerlendirme yapıldığı,
Gerekçeli tasdik raporundaki görüş ve bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmeler dikkate alındığında konkordato mühleti içinde, komiser heyetinin açıkça ve yazılı şekilde belirli bir borç doğumu için izin vermiş bulunmadığı bununla beraber heyetin onayı ve talimatı ile borçlunun rutin ticari faaliyetine devam ettiği, mühlet içinde üçüncü kişilerle karşılıklı alacak ve borçları doğduğu, Değişkenlik gösteren ve takip eden dönemlerde ödenen imtiyazlı borçlar için teminat gösterilmesine gerek olmadığı,
Yine değişkenlik gösteren borçları 31.12.2025 dönemindeki ticari borç + alınan sipariş avansları toplamı 141.433.537 TL’den 28.02.2026 döneminde 168.859.217 TL’ye yükseldiği, 28.02.2026 dönemindeki mühlet sonrası oluşan borçları için alacaklıların alacakları kadar teminat isteme hakkından vazgeçtikleri, dolayısıyla teminat gösterilmesi gereken alacak bulunmadığı" görüş ve kanaatlerinin mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.
Geçici mühletin ve kesin mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır.
Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nun 297.maddesinde, borçlunun komiserin nezareti altında işlerine devam edeceği, borçlunun 297. Madde hükümlerine aykırı davranması halinde borçlunun malları üzerinde tasarruf yetkisini kaldıracağı veya 292.madde çerçevesinde karar vereceği, 292.maddede ise borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, borçlu 297.maddeye aykırı davranır ya da komiserin talimatlarına uymazsa komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Konkordatonun mahkemede incelenmesi. "Madde 304- (Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.)-Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir.
İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz."hükmü yer almaktadır.
Tüm bu veriler ışığında konuyu düzenleyen İİK.nun 304.maddesine göre "Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz.”
Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288. maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak İtirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir.
Maddenin birinci fıkrasında mahkemeye, kesin mühlet içinde konkordato hakkında bir karar vermek zorunluluğu yüklenmektedir. Bu sebeple, ikinci fıkrada da yargılamanın gidişatına göre, bilhassa özel güçlük arz eden durumlarda, kesin mühlet içinde kararın verilemeyeceğinin anlaşılması halinde mahkemece konkordato kararının verilmesine kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilecektir. Zira mühlet içinde karar verilemediğinde mühletin kalkması halinde, takip yasağının kalkması gibi konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyecek sonuçlar ortaya çıkabilecektir. Mahkeme mühlet hükümlerinin uzatılması kararını verirken komiserden gerekçeli bir rapor isteyebilir, Her halde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır." düzenlemesi ile:
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: konuyu düzenleyen yasa maddelerine göre,
İİK.nın 305.maddesinde 302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Maddede öngörülen şartlar, kümülatif olup, mahkeme, burada bir içerik kontrolü yapmak suretiyle konkordatonun tasdikine veya tasdik talebinin reddine karar verecektir. Mahkeme, tasdik şartlarını rehinli ve diğer alacaklılar bakımından birbirinden bağımsız olarak değerlendirecektir.
Konkordato ön projesinde alacaklılara bir teklifte bulunulması söz konusudur.
Değişiklikten önce sadece malvarlığının terki sureliyle konkordato için aranan karşılaştırmalı tablo, bundan böyle adî konkordato bakımından da tasdik şartı olarak aranacaktır. Bu bakımdan birinci fıkranın (a) bendinde, teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı halinde her bir alacaklının eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, tasdik şartı olarak düzenlenmektedir.
Gerek adi konkordato bakımından yeni getirilen bu şart, gerekse malvarlığının terki suretiyle konkordatoda var olan bu şart, borçlunun gerçekte İflâsa tâbi bir kimse olmasını gerektirmeyip, varsayımsal olarak, borçlu İflâs etseydi, alacaklılarının elde edeceği payın hangi miktarda olacağını tespite yöneliktir. Çünkü, konkordato ile alacaklılar, muhtemel bir iflâstan daha kötü bir duruma düşürülmemelidir.
Bu husus, konkordato projesini kabul etmeyen, ancak Kanunda öngörülen nisapla konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmesi halinde, azınlıkta kalan alacaklıların korunması bakımından önemlidir.
Fıkranın (b) bendinde mevcut kanunda olduğu gibi, teklif edilen meblağın, borçlunun kaynakları ile orantılı olması ilkesi korunmakta, ancak Kanundaki "borçluya intikal edebilecek mallar” ibaresi yerine, daha kapsamlı ve geniş olması nedeniyle "borçlunun beklenen hakları”nın dikkate alınabileceği ifade edilmektedir. Mahkeme, bu hakların dikkate alınıp alınmayacağı yanında, bunların ne oranda dikkate alınacağını da takdir edecektir. Böylece mahkeme, somut olaya göre, beklenen hakları hiç dikkate gibi, tamamen veya kısmen de dikkate alabilir.
Fıkranın (c) bendinde ise, konkordato projesinin Kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması mevcut düzenlemedekinin aksine, açıkça konkordatonun tasdik şartlarından birisi olarak sayılmaktadır, fıkranın (d) bendinde, tasdik şartı olan teminat yeniden düzenlenmiştir.
Konkordatonun başarılı bir iyileştirme aracı olması önünde büyük bir engel olarak görülen ve doktrinde eleştirilen, "konkordato İşlemlerinin yerine getirilmesi"ni sağlamak amacıyla teminat gösterilmesinden vazgeçilmektedir. Böylece, borçlunun büyük bir teminat yükü ile karşı karşıya kalmasının önlenmesi ve projenin daha kolay gerçekleşmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Ancak teminat şartından bütünüyle vazgeçilmemekte; teminat, 206. maddenin birinci sırasındaki İmtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesi ve mühlet İçinde komiserin İzniyle akdedilmiş borçların ifası bakımından (alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe) korunmaktadır.
Öte yandan, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tâbi alacaklıların oylamaya katılmaları halinde, bunların teminat gösterip göstermeyeceğine de mahkeme tarafından karar verilecektir, İsviçre İcra ve İflâs Kanununun 306. maddesinin ikinci fıkrasında 2013 yılında aynı yönde değişiklik yapılmıştır.
Fıkranın (e) bendinde, tasdik İçin gerekli yargılama giderleri yanında, mevcut madde metninde yer alan "ilâm harçları” ibaresi yerine manayı daha net bir şekilde açıklayacak şekilde konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harç” ibaresi kullanılmakta ve bu kapsamda belirlenecek miktarın borçlu tarafından tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi öngörülmekledir.
Maddenin ikinci fıkrasında esaslı bir değişiklik yapılmamaktadır. Maddede yer alan "konkordato teklifi” İbaresi, "konkordato projesi” şeklinde değiştirilmektedir. 4949 sayılı Kanun değişikliği ile hukukumuza malvarlığının terki suretiyle konkordato dahil olmuştur. Bundan önce yalnızca adi konkordato kurumu mevcut bulunduğundan konkordato "teklifi” ile çoğunlukla vade veya tenzilat konkordatosu kast edilmekteydi. Daha kapsayıcı olması bakımından “proje” terimi kullanılmıştır.
Gerçekleştirilebilir veya uygulanabilir bir proje üzerine mahkemenin kendiliğinden de gerekli gördüğü düzeltmelerin yapılmasını isteyebilmesi, modern yeniden yapılandırma felsefesinin bir görünümüdür.
Mahkeme, borçlunun sunduğu, hatta alacaklıların da kabul ettiği bir projede, özellikle konkordatoyu kabul etmeyen alacaklıların menfaati gerektiriyorsa re’sen veya talep üzerine düzeltme yapılmasını isteyebilir; mahkemenin düzeltme yapılmasını isterken komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü alması uygun olur.
Komiser 302. madde uyarınca yapılacak oylama sonrasında her iki sınıf alacaklı için ayrı ayrı rapor hazırlayacak ve mahkemenin değerlendirmesine sunacaktır. Mahkeme yapılan oylama sonrasında alacaklı sınıflarının her ikisinin de kabulü, bunlardan birinin kabulü ve her İkisinin de reddi ihtimallerini ayrı ayrı dikkate alarak hükmünü buna göre tesis edecektir.
Mahkememizce tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nun 304/1. maddesi gereğince İİK'nun 288. maddesi uyarınca ilan edilmiş, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerine duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkememize bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerini şerh düşülmüştür.
Kaynaklarla orantılılık bakımından ise Yukarıda sıralandığı üzere, konkordatonun tasdiki için gerekli şartlardan biri de teklif edilen tutarın
borçlunun kaynakları ile orantılı olmasıdır. Konkordato, projeyi kabul etmeyen ve alacağını
bildirmemiş alacaklılar için de bağlayıcı olduğundan orantılılık şartı büyük önem taşımaktadır. Zira
bu suretle azınlıkta kalan alacaklıların menfaatleri korunmuş olur. Aslında konkordatonun tasdiki için
aranan bu şartla gaye, borçluya ödeyebileceğinin azamisini ödettirmektir.
Kanun’da teklif edilen tutarın borçlunun “mevcudu”
ile değil “kaynakları” ile orantılı olması aranmıştır. “Kaynak” kavramı ödeme araçları ve temin
edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade etmekte olup bu yönüyle “mevcut” ibaresinden daha
geniş bir içeriğe sahiptir. Borçlunun teklifinin kaynakları ile orantılı olup olmadığı, borçlunun paraya
çevirerek ödemelerde kullanabileceği malvarlığı değerleri, muhtemel gelirleri, nakit akışı ve beklenen
hakları dikkate alınarak tespit edilir. Yani bu şart bağlamında değerlendirme yapılırken, borçlunun,
satılması halinde işletmenin faaliyetlerinin etkilenmeyeceği malları satmak suretiyle sağlayabileceği,
alacakların tahsili suretiyle elde edebileceği ve ödemelerin gerçekleştirileceği dönemde faaliyetleri
sebebiyle oluşturabileceği kaynaklarının (ve varsa borç ödemelerinde kullanabileceği başkaca
kaynaklarının) belirlenmesi gerekmektedir. Somut dosya bakımından şirket kaynaklarının alacaklılara yapılacak ödeme ile orantılı olması ilkesi (İİK m. 305, £.b) bendi) dikkate alındığında, şirketin revize konkordato projesindeki nakit akış tablosundaki kaynakların ödemeler ile orantılı olduğu tespiti yerinde görülmüştür.
SONUÇ OLARAK.
Mahkememiz dosyasında 25/11/2024 tarihli tensip kararıyla şirkete 25/11/2024 tarihinden itibaren üç ay süreyle geçici konkordato mühleti verilmiş 17/07/2025 tarihli duruşmada ise davacının Kesin Mühlet Talebinin Kabulü ile 17/07/2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiğinin, Gerekçeli tasdik raporundaki görüş ve bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmeler dikkate alındığında konkordato mühleti içinde, komiser heyetinin açıkça ve yazılı şekilde belirli bir borç doğumu için izin vermiş bulunmadığı bununla beraber heyetin onayı ve talimatı ile borçlunun rutin ticari faaliyetine devam ettiği,
mühlet içinde üçüncü kişilerle karşılıklı alacak ve borçları doğduğu, Değişkenlik gösteren ve takip eden dönemlerde ödenen imtiyazlı borçlar için teminat gösterilmesine gerek olmadığı, Yine değişkenlik gösteren borçları 31.12.2025 dönemindeki ticari borç + alınan sipariş avansları toplamı 141.433.537 TL’den 28.02.2026 döneminde 168.859.217 TL’ye yükseldiği, 28.02.2026 dönemindeki mühlet sonrası oluşan borçları için alacaklıların alacakları kadar teminat isteme hakkından vazgeçtikleri, dolayısıyla teminat gösterilmesi gereken alacak bulunmadığı dolayısıyla Konkordato talep eden ....
Vergi Numaralı ... İnşaat Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin talebinin kabulü ile. Borçlu şirket İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil numarasında kayıtlı ..... Vergi Numaralı ... İnşaat Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato projesinin İİK’nun 305. maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla tasdikine, Borçlu ..... Vergi Numaralı ...
İnşaat Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarını projesinin tasdik kararının ilanından sonra 31/03/2026 tarihinde başlamak üzere: Her bir alacak tutarının aylık eşit taksitler halinde 22 eşit taksitle borçların %100'ü + %30 oranında faiz uygulanarak ödenmesine, ilk taksidin 31/03/2026 tarihinden başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde 22 eşit taksitle ödenmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ..... · ¸e-imzalıdır · Üye ...... · ¸e-imzalıdır · Üye ..... · ¸e-imzalıdır · Katip ......... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/981, K. 2026/325, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama