İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/203 K.2026/136

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/203Karar2026/136Tarih3 Şubat 2026Okuma15 dk · 3.004 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Şubat 2026
Esas no
2025/203 Esas
Karar no
2026/136
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/02/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
05/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.004 kelime·15 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26.08.2024 günü saat 16:00 sıralarında sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Büyükçekmece, .... Köyü .....

Yolu istikametinde .... marketin önünde park halindeyken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla kontrolsüz şekilde manevra yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 26.08.2024 tarihli kaza tespit tutanağını gereğince bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü park halindeki araca çarptığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında.

Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayılacağını, ... plakalı araç sürücüsünün ise meydana gelen bu kazada KUSURSUZ olduğunu, işbu dava taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle , araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerinin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olduğunu, bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini,

davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 10,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline, ödenmesine,

davacı müvekkilinin alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için hmk m.107 gereğince şimdilik, 3.000,00 tl'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine,

müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı hmk gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... San ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava dilekçesinde Arabuluculuk sürecinden bahsedilmediğini, müvekkillerinden ... hakkında davacı tarafça Arabuluculuğa başvurulmadığını, buna ilişkin arabuluculuk belgesi de sunulmadığını, zorunlu dava şartı olan Arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın reddine karar verilmesini, arabuluculuk Yönetmeliği md. 22/3 : açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde derhal herhangi bir usuli işlem yapılmadan ve duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,

davacının ismi ünvanı ile dava dilekçesi ekinde sunulan ruhsatta yazılı hak sahibinin adı ünvanı aynı olmadığını, birbiriyle uyuşmadığını, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince başvurular sigorta şirketine karşı yazılı şekilde iletilmesi gerektiğini, bu,

kaza sonrası meydana gelen araç değer kaybının tazmin edilmesi için sigorta şirketine başvurmanın bir dava şartı olduğu anlamına geleceğini, sigorta şirketine başvuru yapılmadan doğrudan açılan davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, araç hem bir şirket aracı olduğunu hem de Sigortalı bir araç olduğunu, bu durumda aracın yerine ikame araç verildiği ve hak mahrumiyeti olmadığı muhakkak olduğunu, hak mahrumiyeti olmayacağını, hak mahrumiyetine uğranıldığına dair hiçbir belge sunulmadığını, ayrıca aracın kaç gün onarımda kaldığı belgelenmediğini, Kaç gün ve nasıl,

ne tür bir hak mahrumiyeti oluştuğuna dair bir tane somut cümle kurulmadığını, aracın kaç gün beklediğine dair herhangi bir belge sunulmadığı , iddia olunan doğrudan müvekkiliyle ilişkisi de ispatlanmadığını, varsa bir bekleme veya gecikme, bunun müvekkilinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, servisin ya da eksperin varsa bir kusur ya da ihmali, bunlar müvekkiline yüklenemediğini, mağdur araç sürücüsünün bu konuda yapmış olduğu mali giderler de belgelendirilmediğini, davacı davasını ispatlamak zorunda olduğunu, uğradığı veya katlandığı zararın belgesini sunmak zorunda olduğunu,

kişiye sıkı sıkıya bağlı şahsi haklar temlik alınamayacağı gibi, temlik alındığına dair bir belge de yasal süresi içinde dava dilekçesinin ekinde sunulmuş bir belge de olmadığını, delil listesinde de gösterilmediğini, bu aşamadan sonra sunulamayacağını, hiçbir yasal dayanağı olmayan talebi kabul etmediğini, böyle bir talep hakkı dahi yoktur, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş etmişlerdir.

Davalı ...

Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Bilindiği üzere hasar danışmanlık şirketlerinin dava takibi 20.07.2020 tarihi itibari ile yasaklandığını, davacı vekilinin vekaletnamesi 7251 sayılı yasanın 57. maddesiyle 5684 sayılı yasaya eklenen maddesine uygun olmadığını, bu yasaklamanın kapsamı yalnızca alacağın temliki değil hasar şirketlerinin iş takibini de kapsadığını, nitekim dosya kapsamında bulunan vekaletnameden de görüleceği üzere birden çok asilin tek bir vekaletname ile ...

Şirketine vekalet verdiği ve .... Danışmanlık Şirketinin de almış olduğu bu vekalete istinaden Av. ...’a vekalet verdiğini ekte sunulan vekaletnameden görüleceği üzere Av. ...'ın ruhsat sahibi ''...

Otomotiv Şirketi'' adına de Vekaleti mevcut olduğu, ilgili ruhsat sahibi adına müvekkili olduğu şirkete karşı dava da açtığını, hem ruhsat sahibi adına hem de temlik ettiğinden bahisle kendi adına dava açmasında hukuki yarar olmayacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, iş bu sebeple yetkisiz temsil ile açıldığı sabit olan iş bu davanın reddi gerektiğini, iş bu sebeple talep edilen bu zarara ilişkin sorumlulukları bulunmaması sebebi ile bu hususta ödeme yapılmadığını, açıklanan sebepler müvekkili olduğu ...

Sigorta A.Ş.'nin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve sigortalı açısından da ret kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; trafik kazasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezine'ne b-...sigorta 'ya c-...Sigorta'ya müzekkereler yazılmıştır.

3- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 14/06/2025 tarihli raporda: "Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumuna sebep olan sürücü olarak kazada 6100 (Yüzde Yüz) oranında asli tam kusurlu olduğu, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.

Vekâletlisi ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda 960 (Yüzde Sıfır) oranında kusursuz olduğu, Bölüm 7.3 de açıklandığı gibi güncel değer kaybının dosyadaki belgelerle sağlıklı olarak hesaplanamayacağı, ilgili bölümde “Gerekli Belgeler” başlığı altında belirtilen belgelerin dosyaya eklenmesi sonrasında gerekli tespitin sağlıklı olarak yapılabileceği, Bölüm 7.4 de açıklandığı gibi araçla ilgili onarım süresinin 3 gün olabileceği, araç mahrumiyeti bedelinin güncel günlük 2.850,00 TL, 3 günlük güncel toplam hak mahrumiyeti kaybı bedelinin 8.550,00 TL, 26.08.2024 kaza tarihinde 7.296,65TL* 1.459,33 KDV-8.755,98 TL olabileceği,

bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, ancak, Dosyada ikame araç faturası bulunmadığı ve davacının onarım süresi boyunca sigorta poliçesi kapsamında ikame araç alıp almadığı göz önünde bulundurularak, davacıya ikame araç bedeli ödenip ödenmeyeceği ile ilgili değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu "şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

4-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 29/12/2025 tarihli ek raporda: "Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumuna sebep olan sürücü olarak kazada %100 (Yüzde Yüz) oranında asli tam kusurlu olduğu, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.

Vekâletlisi ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %0 (Yüzde Sıfır) oranında kusursuz olduğu, Kök raporda” Bölüm 7.3 de açıklandığı gibi güncel değer kaybının dosyadaki belgelerle sağlıklı olarak hesaplanamayacağı, ilgili bölümde “Gerekli Belgeler” başlığı altında belirtilen belgelerin dosyaya eklenmesi sonrasında gerekli tespitin sağlıklı olarak yapılabileceği, ” dendiği, kök rapora itirazlarda dosyaya eklenen geçmiş hasar kayıtlarında bölüm 4 ...

Sigorta” nın cevabında” araç mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan bu hususta ödeme yapılmamıştır.” Dendiği, Bölüm 4.4 de açıklandığı gibi araçla İlgili onarım süresinin 3 gün olabileceği, araç mahrumiyeti bedelinin güncel günlük 2.850,00 TL, 3 günlük güncel toplam hak mahrumiyeti kaybı bedelinin 8.550,00 TL, 26.08.2024 kaza tarihinde 7.296,65TL4 1.459,33 KDV-8.755,98 TL olabileceği, bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, ancak, Dosyada ikame araç faturası bulunmadığı göz önünde bulundurularak,

davacıya KDV bedeli ödenip ödenmeyeceği ile ilgili değerlendirmenin Yüce Mahkeme tarafından yapılması gerektiği"şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

5-Bilirkişi raporu ve ek rapor taraflara tebliğ edilmiştir.

6-Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunarak, harcı yatırmış, talep arttırım dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Davalılar vekili ilk olarak kazaya karışan aracın davacıya ait olmadığını, davacının başvuru hakkı olmadığını belirterek husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de davacı tarafından dava dışı araç malikinin alacak haklarının temlik alındığı, yazılı temlik sözleşmesinin dava dilekçesinin ekinde sunulduğu anlaşılmakta olup, 6098 sayılı Kanun'un 183 vd. Maddeleri gereğince yazılı şekilde yapılmış temlik sözleşmesinin geçerli olduğu, temlik için borçlunun rızasının gerekmediği gibi 6098 sayılı Kanun hükümleri gereğince damga vergisinin de geçerlilik şartı olmadığı anlaşılmakla davalının husumete yönelik itirazına itibar edilmemiştir.

Davalılar vekili ... yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş ise de davalı ... yönünden eldeki davanın ticari uyuşmazlık niteliğinde olmadığı, sürücü ... yönünden davaya konu alacağın ticari olmaması nedeniyle arabuluculuğun dava şartı olmadığı anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.

Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir.

Ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. TTK'nun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Somut uyuşmazlıkta; davalı sürücü ve işleten ile davacı gerçek kişi olup aralarındaki uyuşmazlık, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından ticari dava olarak nitelendirilemez. Bu nedenle davalı gerçek kişiye yöneltilen davada zorunlu arabuluculuk dava şartına tabii olmadığı gözetilmeden yazılı olduğu şekilde usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir."

Davalı bir diğer savunma olarak sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediği hususunu öne sürmüş ise de temlik alan davacının 5684 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesi gereğince sigortacıya başvurması kanunen mümkün olmadığından davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiştir.

Davalı tarafından davacının temlik alan olarak dava açamayacağı 5684 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesi gereğince tazminat alacaklarının üçüncü kişilere temlik edilmesi ve takibinin yasaklandığı bu sebeple davacının dava açamayacağı iddia edilmiş ise de; 5684 sayılı Kanun'un Ek 6. Maddesi gereğince üçüncü kişilere tazminat alacağının temliki ve takibinin sigortacılar yönünden yasaklandığı, araç maliki ve sürücüsü gerçek kişilere yönelik alacağın temliki ve takip yetkisinin yasaklanmasına dair bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiştir.

Davalı davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlattığını ve derdest olduğunu bu sebeple bu davanın derdestlik nedeniyle görülemeyeceğini iddia etmiş ise de işbu davanın doğrudan alacak davası olduğu, davacı tarafından açılan icra takibinin eldeki alacak davasında dava şartı derdestlik yönünden dava şartı yokluğuna sebebiyet vermeyeceği, icra takibinin itiraz üzerine durduğu anlaşılmakla davalının aksi yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek davanın esasına girilmiştir.

Davacı açmış olduğu dava ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracını tamir süresince kullanamadığını bu sebeple mahrumiyet zararının ortaya çıktığını ve değer kaybı yönünden zararı olduğunu belirterek davalı karşı araç maliki ve sürücüsünden tazminat talebinde bulunmuştur.

Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:

"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

II. Zararın ve kusurun ispatı

MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

2918 sayılı Kanun'un 85. Maddesi ise şu şekildedir:

"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."

İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.

Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ...'in geri geri park alanından çıkmaya çalışırken manevra kurallarını ihlal ederek park halindeki araca çarptığı kazada %100 oranında kusurlu olduğunu tespit etmiştir.

Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve celp edilen sigorta eksper raporları, kaza mahalline ilişkin fotoğraflar bir arada değerlendirildiğinde.

Karayolları Trafik Kanunu gereğince davalı sürücünün manevra kurallarını ihlal ederek park halindeki araca çarpma suretiyle meydana gelen trafik kazasında kusurlu olduğu ve kazaya sebebiyet verdiği Mahkememizce anlaşılmış bu sebeple bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalının kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir.

Davacı tarafından aracın değer kaybına uğradığı gerekçesiyle tazminat talep edilmiş ise de ilgili aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden eski hasar kayıtları ve hasar dosyaları celp edilmiş, alınan 29.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının temlik aldığı araca ilişkin değer kaybının oluşmayacağı, zira davaya konu kaza öncesinde ilgili aracın aynı yerden daha önce hasar aldığı ve parça değişim/onarımının yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup, ilgili aracın tamir gören aynı yerden tekrar hasarı nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı anlaşılmış, davacının değer kaybına yönelik tazminat talebinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı mahrumiyete yönelik zarara ilişkin kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın benzer segment ve modelinin günlük kiralama bedelinin 2.432,21-TL olduğu, davacının aracının kaza sonucunda uğradığı hasarın 3 gün içerisinde tamir edilebileceği şeklinde tespit yapılmıştır.

Davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin kaza sonrası resimler ve eksper raporunun incelenmesi sonucunda 3 günlük tamir süresinin hayatın olağan akışına uygun ve makul olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen ikame araç bedelinin davacıya ait aracın sınıf ve modeli ile kaza tarihi gözetilerek emsal ve piyasa rayicine uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizce KDV dahil olarak tespit edilen 3 günlük ikame araç bedeli olarak toplam 8.755,98-TL mahrumiyet tazminatı hükme esas alınmıştır.

Davacı tarafından dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacı vekili 29.01.2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile mahrumiyet tazminatı alacak miktarını 8.755,98-TL'ye arttırmış ve harçları yatırmıştır.

Davalılar vekili tarafından günlük ikame araç bedeline ve tamir gün süresine itiraz edilmiş ise de yine tarafların herhangi bir somut delile dayanmayan ikame araç bedelinin daha yüksek veya düşük olduğuna dair herhangi bir somut veri içermeyen itirazlarına itibar edilmemiştir. Bilirkişi tarafından günlük ikame aracına yönelik tespitte piyasa ortalaması esas alınmış olup, ilgili bedele yönelik piyasa rayici ve ortalamasının kaza tarihi itibariyle daha düşük olduğuna dair davalı tarafından somut bir veri dosyaya sunulmamıştır.

Davalı aracın kilometresinin belli olmadığını ve model yılının 2018 olduğunu belirterek itiraz etmiş ise de araç mahrumiyet ikame araç tazminatının araçtan mahrum kalınması sebebiyle ortaya çıktığı, aracın km ve model yılının tazminatın oluşumu hususunda esas alınamayacağı ve birebir aynı aracın ikame olarak bulunmasının beklenemeyeceği, benzer segment ve modeldeki araçların piyasa ortalamasının gerçek zarar olarak tazminat hesabında esas alınması gerektiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.

Davalı itiraz ederek davacının herhangi bir fatura sunmadığı, araç kiralandığına yönelik belge sunulmadığı, aracın onarımının yaptırılıp yaptırılmadığının bile belirli olmadığını belirterek itiraz etmiş ise de bilindiği üzere haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında gerçek zararın tespiti ve ödenmesi önem arz etmekte olup, aracın gerçekten tamir edilip edilmemesi, hasar sebebiyle mahrumiyet yönünden gerçekten araç kiralanıp kiralanmaması önem arz etmemektedir.

Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi .. E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna göre davalının tam kusuru ile davacının aracının hasara uğramasına neden olduğuna göre davacı kazadan doğan zararlarının tazminini davalıdan tahsilini talep edebilecektir. Haksız fiil nedeniyle oluşan gerçek zararı aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile birlikte kusurlu tarafın zarar görene ödemesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece "onarım masrafı yapmayan ve aracı kullanımında bulundurmayan davacının aracın onarımı yönüyle somut bir zararının bulunmadığı gerekçesi yerinde olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3630 E. - 2017/9102 K., 2014/16984 E. - 2017/1334 K. sayılı kararları).

Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi belirlenerek ikame araç bedeli tespit edilmelidir."

Sonuç olarak davacının davasının talep arttırım dilekçesindeki bedel yönünden kabulü ile 8.755,98-TL araç mahrumiyet tazminatı alacağının kaza tarihi olan 26.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre (temlik eden davacı ve davalı araç maliklerinin tacir olduğu gözetilerek) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

-Buna göre; 8.755,98-TL araç mahrumiyet tazminatının 26.08.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın ve 98,30-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 18,30-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı ve 98,30-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.329,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.594,75-TL'sinin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 5,25-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan 13.790,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.774,26-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 8.755,98-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince miktar itibariyle kesin olmak olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 03/02/2026

Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/136, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. II. Zararın ve kusurun ispatı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/203
Karar No
2026/136
Tarih
3 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/203 K.2026/240
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/203 K.2026/152
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/203 K.2026/82
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/203 K.2026/203
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/204 K.2026/176
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/204 K.2026/144

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.