KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2025
- Esas no
- 2025/223 Esas
- Karar no
- 2025/319
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 27/06/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/03/2025
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Mülkiyet (Tespit İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ... adına kayıtlı ... marka, 2015 model ve .... plaka sayılı kepçenin ve davalı ... adına kayıtlı .... plaka sayılı 2018 Model .... marka kamyonetin öncelikle 3. kişilere devredilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesi,
yapılacak yargılama neticesinde ... marka 2015 model ve ... plaka sayılı kepçenin öncelikle müvekkili ...ya ait olduğunun tespitine ve ... adından terkin edilerek müvekkili ... adına tesciline, müvekkili davacı adına tespit ve tescil konusunda farklı kanaatte olunması halinde aracın müvekkillerinin ortağı oldukları ...Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait olduğunun tespitine ve ... adından terkin edilerek ...
Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tesciline, .... plaka sayılı 2018 Model .... marka kamyonetin ... Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait olduğunun tespitine ve ... adından terkin edilerek müvekkillerinin ortağı oldukları ....
Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dilekçesinde yer alan hiçbir iddiayı kabul etmemekle birlikte haksız bir şekilde talep edilen tedbir taleplerinin ve müvekkillerinin ilgili şirket müdürlüğünden azil taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkillerinin ... ve ... vergi nolu ....
Sağlık Ürünleri ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinde %33 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, davacılar dilekçesinde "Şubat 2023 tarihinde müvekkiller ... ve oğlu ..., uzun zamandır ailecek tanıdıkları ve aralarında güven ilişkisi olan ... ve kardeşi ... ile bir araya gelerek inşaat sektöründe iş yapmak üzere anlaştıklarını, Bu kapsamda alınacak taşınmaz ve taşınmaz üzerine yapılacak yapının tüm sermayesinin ve giderlerinin ... tarafından karşılanacağı ve yapılan yapıların satılmasından elde edilecek karın bölüşüleceği hususunda anlaşmışlardır." şeklinde beyanda bulunduklarını,.
Öte yandan dilekçe ekinde yer alan dekontlardan da görüleceği üzere davacılar üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini iş bu dava haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, Tekirdağ İli .... İlçesi ... Mah. ... ada 16 nolu parselde kayıtlı taşınmaz ....'a ait olduğunu inşaatın yapım hususunda müvekkilleri ... ve ... kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhitlik yaptığını.
Davalı müvekkilleri ... ve ...'ın ....'a borçları olması nedeni ile inşaatın yapımına katkı sunmuş olup bu şekilde borçlarını ödediklerini, davacılar her ne kadar taraflarına ödemeler yaptığını iddia etmiş ise de bu ödemelerin tamamından fazlası taraflarına iade edildiğini, müvekkillerimin bildirdiği yakın akrabalarına ilişkin hesap dökümleri ilgili bankalara müzekkere yazılarak istenildiği zaman bu durum açıkça ortaya çıkacağını, davacıların açtığı dava ve talepleri tamamen hukuka aykırı olup iş bu davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi arabuluculuğa da hiç başvurulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür.
Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır.
Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı)
5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, dosyada sureti bulunduğu iddia edilse de suretinin dahi bulunmadığı, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesi mucibince aşağıdaki gerekçeler karara sebebiyet vermiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMI VE YUKARIDAKİ YASAL DÜZENLEMELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; 01 EYLÜL 2023 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN 7445 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ İLE 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren arabuluculuğa elverişli hâle getirilmiştir.
Dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduklarına dair belge olmadığı dikkate alındığında arabulucuğun işbu davada dava şartı olmadığını konusu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu gibi özel dava şartı olarak kabul edildiği, davacı tarafın mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde de bahsi geçtiği gibi arabuluculuğa başvurmadığı sabit olan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/223, K. 2025/319, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama