İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2026/372

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/865Karar2026/372Tarih7 Nisan 2026Okuma14 dk · 2.746 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Nisan 2026
Esas no
2025/865 Esas
Karar no
2026/372
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
17/09/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
08/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.746 kelime·14 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirketin, davalıya ticari ilişki çerçevesinde ayakkabı satışı yaptığını, bu satış karşılığında ... ve ....... numaralı faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, Faturaların toplam bedeli 88.240,00 TL olup, bu bedelin bugüne kadar ödenmediğini, Satış konusu malların davalıya teslim edildiği, teslim karşılığında faturaların elektronik ortamda düzenlendiği ve davalıya iletildiği, ortada işleminin de bulunmadığı, bu nedenle müvekkili şirketin, alacağını tahsil edebilmek için Bakırköy ....

İcra Dairesi'nin ..../.... E. sayılı dosyası üzerinden takibe giriştiğini, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Davalının Bakırköy .... İcra Dairesi .../....

E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, Davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın *020'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Davalının malvarlığı üzerine İİK m. 257 ve devamı gereğince, dava konusu alacak tutarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediği, Bahsi geçen her iki fatura (.... ve ......) için de Davacı tarafından sevk irsaliyesi düzenlenmediği, VUK kapsamında Faturanın Malın teslimi tarihi üzerinden 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, Mal irsaliye ile sevk ediliyorsa fatura üzerinde sevk irsaliye numarası yazılması gerektiği, Mal faturanın kendisiyle sevk ediliyorsa (ayrı bir irsaliye düzenlenmiyorsa) bu durumda fatura “irsaliye yerine geçer” ve üzerinde mutlaka şu ibare bulunması gerektiğini, Dava konusu her iki Faturada da Sevk irsaliye numarası olmadığı gibi irsaliye yerine geçer” ibaresi de bulunmadığı,

bu durumun malın teslim edilmediğini gösterdiğini, Davacı- alacaklı tarafından faturaya konu malların teslim edildiğine dair başkaca bir belgenin dosyaya sunulmadığı, müvekkilinin söz konusu faturaların geldiğinden haberdar olmadığı, Müvekkili tarafından davacı tarafından keşide edilen 12.02.2025 tarih ve ..... numaralı faturaya karşılık 11.03.2025 tarih ve ..... numaralı 81.840,00 TL TUTARLI iade faturası kesildiği, Diğer faturaya yönelik ise Muhasebeci tarafından üzerinden bir sene geçmesi nedeni ile iade kesilemeyeceği belirtildiğinden iade faturası kesilemediğini ancak bu faturaya yönelikte müvekkiline bir mal teslimi olmadığı,

açılan iş bu davanın reddi ile davacının 9020 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesi arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ticari ilişkiden kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-..... Vergi Dairesi'ne b-İTSM'ye c-İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne , müzekkereler yazılmıştır.

4-Bilirkişi tarafından mahkememize 12/03/2026 tarihinde sunulan raporda "Dosya kapsamında yer alan taraf beyanları, ticari defter ve kayıtlar, muavin hesap dökümleri, faturalar, sevk irsaliyeleri, sipariş formları, banka dekontları ve icra dosyası birlikte incelenerek aşağıdaki mali ve teknik tespitlere ulaşılmıştır: 1. Davacı Alacağı Yönünden Davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı adına düzenlenen faturaların toplam tutarının 108.240,00 TL olduğu, 2024 yılı içerisinde yapılan 16.000,00 TL ödeme sonrasında bakiye tutarın 92.240,00 TL olarak oluştuğu görülmüştür.

İcra dosyasında ise 88.240,00 TL asıl alacak talep e ve bu nedenle davacı ticari kayıtlarında görülen bakiye ile takip talebi arasında 4.000,00 TL fark bulunduğu mali yönden tespit edilmiştir. Davalı tarafından ise söz konusu faturaya konu malların teslim alınmadı leri sürülmekte olup, bu kapsamda 11.03.2025 tarihli 81.840,00 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği ve söz konusu tutarın davalı ticari kayıtlarında borçtan düşüldüğü görülmüştür. ...

Mal Teslimi Yönünden dosyada bulunan .-.. ve .-.... numaralı sevk irsal fatura içerikleri ile uyumlu olduğu ve irsaliyelerde “...” ismi ile imza bulunduğu görülmüştür.

Ancak söz konusu imzaların davalı veya davalı adına yetkili kişi tarafından atılıp atılmadığı, malın fiilen teslim edilip edilmediği ve davalı tarafından düzenlenen iade faturasının borç bakiyesine etkisine ilişkin hususlar mali inceleme kapsamında kesin olarak tespit edilebilecek nitelikte olmayıp, bu konulara ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize aittir.

3. Faiz Yönünden dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde borçlunun temerrüde düşürüldüğünü gösterir yazılı bir ihtarnameye rastlanmamıştır. Bununla birlikte, Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması ihtimaline binaen yapılan teknik hesaplamada. 88.240,00 TL tutarındaki alacak için 12.02.2025 — 07.04.2025 tarihleri arasındaki süre dikkate alınarak 6.429,43 TL tutarında avans faizi hesaplanmıştır." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davaya konu icra takip dosyasındaki faturalara konu malların davalıya satıldığını ve teslim edildiğini ancak davalı tarafından bedellerin ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde davacının faturaya konu malları teslim etmediğini, faturalardan ikincisinin iade işleminin yapıldığını ancak ilk fatura üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle iade işleminin yapılamadığını davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmiş olup, tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulduğu, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir.

Davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; taraflar arasında 2024 ve 2025 yılı içerisinde ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından kesilen 2 ayrı faturanın da davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından 2024 yılı içerisinde banka yolu ile 16.000,00-TL kısmi ödemeler yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının 2 ayrı faturadan 92.240,00-TL davalıdan alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.

Davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; davacı tarafından 2024 ve 2025 yılında kesilen 2 faturanın da davalı tarafından ticari defterine kaydedildiği, davacı tarafından kesilen 12.02.2025 tarihli 81.840,00-TL bedelli fatura yönünden davalının 11.03.2025 tarihinde e-arşiv iade faturası kestiği ancak söz konusu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi bu iade faturasının davacıya iletildiğine dair davalı tarafından bir belge de sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından davalıya kesilen 16.05.2024 tarihli 26.400,00-TL bedelli fatura ve 12.02.2025 tarihli 81.840,00-TL bedelli faturanın davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek defterine işlendiği ve benimsendiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre faturalara yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edildiğine dair herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıştır.

6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir:

"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."

Bu kapsamda davacı tarafından davalıya kesilen faturalara davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi faturaların davalı tarafından ticari defterine işlendiği dolayısıyla faturaların içeriklerinin davacı lehine kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu satış sözleşmesindeki malı teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı satıcı tarafından kesilen faturaların davalı borçlu tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek ticari defterine işlenmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği bu suretle alacaklı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü davalı - borçluya geçmektedir.

Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ..../.... E., ..../.... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş emsal kararlarına göre; faturayı alan tarafın söz konusu faturayı ticari defterlere ve muhasebe kayıtlarına işlemesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına ilişkin olarak lehine delil teşkil eder.

Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz.

Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir.

Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. Bu durumda ,takip konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına karine teşkil ettiği kabul edilmelidir.

Zira, Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir.

İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.

Bu haliyle davalı tarafın icra takibine konu faturadan kaynaklı borcu olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir." Yargıtay .... Hukuk Dairesi de ..../.... E., ..../.... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar.

Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.

Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacı tarafından davalının faturalarına itiraz edilmediği, davalının faturalarının tamamının davacının ticari defterlerine işlendiği, protokol tarihi itibariyle tarafların ticari defterleri incelendiğinde ise, protokol kapsamında yer alan çeklerin davalı şirket kayıtlarında 05.10.2016 tarihinde kayıt altına alındığı, davalı kayıtlarında protokol tarihi itibariyle görülen borcun protokol tutarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Dosyanın tetkikinde; sözleşmede imalat bedelinin malzeme + %22,5 kâr şeklinde belirlendiği, cari hesaba göre davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıya gönderildiği, bu faturaların her iki tarafın defterlerine kaydedildiği, 04.10.2016 tarihli protokolde de bakiye borcun 1.457.000 TL olarak taraflarca kabul edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davacının borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir."

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi de ..../.... E., ..../.... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.

Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez.

Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır (Yargıtay .... HD'nin 19/12/2018 tarih ve ..../.... E. - .../.... K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay .... HD'nin 09/11/2016 tarih ve ..../.... Esas - ..../.... Karar sayılı ilam).

Bu durumda davalı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir

Davalı tarafça 17/11/2012 - 18/12/2012 - 27/02/2013 - 13/04/2013 - 09/12/2013 - 21/02/2014 - 03/06/2014 tarihli toplam 15.896,00 TL bedelli faturalara konu ürünlerin teslim edilmediği iddiasıyla 12/11/2014 tarihli 90402 numaralı iade faturası düzenlenmiş ise de bu faturaların , davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir."

Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya kesilen takibe konu faturalara yönelik olarak davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2.

Maddesine göre yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği ve davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturaların ticari defterine işlenerek kaydedildiği, bu suretle fatura içeriklerinin ve alacağın davacı lehine kesinleştiği, bu durumda malların teslim edildiğinin ve alacağın miktarının davacı lehine kesinleştiğinin karine kabul edilmesi gerektiği ve davacının alacağını ispatladığı değerlendirilmiştir.

Davalı tarafından davacının kestiği 2024 tarihli ilk faturaya yönelik herhangi bir itiraz işlemi yapılmadığı gibi 16.000,00-TL banka yolu ile kısmi ödeme yapıldığı, 11.02.2025 tarihli fatura yönünden ise davalının 6102 sayılı Kanun'un 21/2.

Maddesindeki yasal süresinden ve fatura süresinden 1 ay sonra tek taraflı olarak iade faturası kestiği, söz konusu iade faturasının davacının defterlerinde olmadığı gibi e-arşiv faturanın davalı tarafından davacıya gönderildiği yani davacının haberdar olduğuna dair bir delilin de sunulmadığı dolayısıyla davalının tek taraflı iade fatura işlemini ve içeriğini ispat edemediği değerlendirilmiştir.

Davacının alacağını ispatladığı gözetildiğinde, aksini ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, davalı tarafından savunmaların ispatlanamadığı, teslim alınmadığı iddia edilen mallara yönelik davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2.

Maddesi kapsamında yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği, 2024 tarihli faturanın hiç itiraz ve iade işlemine tabi tutulmadığı gibi davalı tarafından banka ile kısmi ödemeler yapıldığı, 2025 tarihli fatura yönünden ise davalının yasal itiraz ve iade süresinden sonra ve fatura tarihinden 1 ay sonra yaptığı tek taraflı iade faturası kesilmesi işleminin aksini ispata yeterli olmadığı,

davalının faturalara yasal süresi içerisinde itiraz ve iade etmediği gibi teslim almadığını iddia ettiği mallara yönelik faturaları itirazsız olarak kendi ticari defterine kaydetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğüne de uygun olmadığı,

sevk irsaliyelerinde yalnızca davacı çalışanının imzasının bulunmasının, davalının imzasının bulunmamasının tek başına malların teslim edilmediğini ispata yeterli olmadığı zira yukarıda detaylıca değerlendirildiği üzere davalının teslim almadığı faturalara itiraz ve süresi içerisinde iade etmediği gibi kendi defterine işlemesinin bu olgu ve basiretli tacir yükümlülüğü ile bağdaşmayacağı, davacı tarafından hiç sevk irsaliyesi sunulmasa dahi ispat yükünün yukarıda detaylıca değerlendirildiği üzere faturaların itirazsız olarak davalının kendi defterine işlemesi neticesinde davalı üzerinde olduğu,

davalı tarafından başkaca bir delil de sunulmadığı gibi 07.04.2026 tarihli celsede davalı vekilinin yemin deliline de dayanmayacağını beyan ettiği bu suretle davalının borçlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.

Bu bağlamda tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .../.... Esas sayılı takip dosyasında 88.240,00-TL asıl alacak yönünden, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafından takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden de itirazın iptali talep edilmiş ise de takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı bu sebeple takipten önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davacı tarafından avans faizi talep edildiği, davalı tarafından daha düşük oranda bir akdi faizin kararlaştırıldığının ispat edilememesine göre davacının işleyecek faiz oranı talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden de davalının işleyecek faize itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir.

Takibe konu alacağın faturaya dayalı likit olduğu bu suretle tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 17.648,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

-Davaya konu Bakırköy ...İcra Dairesi'nin .../.... Esas sayılı takip dosyasında 88.240,00-TL asıl alacak ve 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden, davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında 17.648,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.027,67-TL harçtan peşin alınan 1.589,07-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.438,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 1.589,07-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.204,47-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.362,21-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 237,79-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan 8.322,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.892,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.810,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 07/04/2026

Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/865, K. 2026/372, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/865
Karar No
2026/372
Tarih
7 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2026/313
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2026/328
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2026/252
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2026/356
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/866 K.2026/421
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/866 K.2026/281

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.