KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2026/123 Esas
- Karar no
- 2026/353
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/04/2026
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan 18/01/2019 tarihinde gerçekleşen satım işlemine ilişkin KDV hariç 32.010,00 TL (KDV dahil 37.771,80 TL) tutarında ........ no.lu fatura kesildiğini, Ocak 2019 dönemine ilişkin borcun ödenmediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ..../..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarfa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davalı şirketin ilgili fatura nedeniyle herhangi bir sorumluluğu ve borcu bulunmadığını, davacının icra takibinin ve davasının haksız olduğunu, davacının söz konusu fatura alacağını talep ve dava edebilmesi için söz konusu fatura konusu mal ve hizmetin teslimini ispat etmesi ve buna ilişkin yazılı belge sunması gerekmektiğini, söz konusu fatura, mal ve hizmetin varlığını ispat için tek başına yeterli olmadığını, davacı tarafın alacak talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davaya konu alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebi de haksız olduğunu, dava konusu alacak haksız olduğunu,
davacı tarafça icra takibine konu edilen faturalara dayalı olarak davalı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2- Mahkememizce daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 15/01/2026 tarih ve ...../..... Esas - ..../..... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmış, Mahkememizce yeni duruşma günü tayin edilerek taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Mahkememizce daha önce verilen 23/03/2021 tarih ve ..../..... Esas ...../.... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 15/01/2026 tarih ve ..../...... Esas - ..../... Karar sayılı kararı ile şu gerekçe ile kaldırılmıştır: "Ne var ki somut olayda mahkemece defter ibrazı için kesin süre verilmiş ise de kesin süreye ilişkin ara karar tarihinden kısa süre sonra davacı vekili tarafından talepte bulunarak inceleme günü hazır olduğu iddia edilmiştir.
Mahkeme, bu dilekçe hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin dilekçesindeki iddiaların hadise olarak değerlendirilmesi neticesinde ortaya çıkacak sonuç itibariyle uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken iddia değerlendirilmeksizin verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir."
Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 15/01/2026 tarih ve ..../..... Esas - ..../.... Karar sayılı kararı bozma ilamındaki gerekçe kapsamında yeniden değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce 29.12.2020 tarihli celsede tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için kesin süreli inceleme günü tayin edilerek duruşmada hazır olan davacı vekiline ihtar edildiği, 01.02.2021 tarihinde saat 15:00 da inceleme gününde Mahkeme dosya hakimi ve katibi tarafından e-imzalı olarak bilirkişinin inceleme için Mahkemede hazır olduğu ancak davacının hazır olmadığı ve defterlerini ibraz etmediğine dair tutanak tutulduğu,
davacı vekilinin söz konusu inceleme gününden 3 gün sonra kalemde davacı vekili olarak hazır bulunulduğunu ve fakat bilirkişi ile iletişim kopukluğu nedeniyle inceleme yapılamadığına dair bir dilekçe gönderdiği, Mahkememizce 23.03.2022 tarihli celsede davacının talebinin duruşma ara kararı ile değerlendirilerek davacının kesin süre içerisinde defterlerini incelemeye sunmadığı gerekçesiyle yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen karar "Ne var ki somut olayda mahkemece defter ibrazı için kesin süre verilmiş ise de kesin süreye ilişkin ara karar tarihinden kısa süre sonra davacı vekili tarafından talepte bulunarak inceleme günü hazır olduğu iddia edilmiştir. Mahkeme, bu dilekçe hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin dilekçesindeki iddiaların hadise olarak değerlendirilmesi neticesinde ortaya çıkacak sonuç itibariyle uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken" şeklinde kaldırılmış olup bu kapsamda söz konusu vakıa değerlendirildiğinde.
Mahkeme hakimi ve katibi tarafından tutulan 01.02.2021 tarihli davacı vekilinin hazır olmadığına dair e-imzalı tutanağın 6100 sayılı Kanun hükümleri gereğince resmi evrak statüsünde olduğu, davacı tarafından aksini ispatlayan aynı kuvvette herhangi bir belge sunulmadığı, Mahkemece tutulan e-imzalı tutanağın aksinin aynı mahiyette bir delil ile ispatının gerektiği anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı tarafından sunulan 09.05.2022 tarihli istinaf dilekçesinin ekindeki deliller değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından sunulan ....... mesajlaşma kayıtlarında inceleme günü olan 01.02.2021 tarihinde davacı vekilinin attığı mesajlarda inceleme için stajyerin geldiğine dair inceleme saati olan 14.45 sonrasında 15.23 saatinde mesaj atıldığı,
mesaj içeriğinde açık bir şekilde "hangi evraklar lazım diye liste almak için gelmişti, siz yazarsanız temin edelim iletelim" şeklinde mesaj atıldığı anlaşılmakta olup, mesaj içeriğinde açık bir şekilde inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtların Mahkememiz nezdinde hazır edilmediğinin belli olduğu, davacı tarafından görevlendirilen stajyerin ticari defter ve kayıtları getirmediği, yalnızca liste almak için geldiğinin davacının kendi sunduğu yazışma kayıtları ile ikrar edildiği ve açık olduğu, Mahkememizce verilen ara kararda ticari defter ve kayıtların inceleme gününde hazır edilmesi için kesin süre verildiği,
taraflara liste sunmaları ve bilirkişi ile iletişime geçmeleri için süre verilmediği anlaşılmakta olup, davacının inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını Mahkememiz nezdinde hazır etmediği sabit görülmüştür.
Sonuç olarak kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 15/01/2026 tarih ve ..../.... Esas - ..../... Karar sayılı kararında belirtilen bozma gerekçesi kapsamında Mahkememizce davacı vekilinin iddia ettiği vakıalar ve istinaf dilekçesinde sunduğu yazışma kayıtları yeniden değerlendirilmiş, davacının kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı sabit kabul edilmiş, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/123, K. 2026/353, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama