KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/328 Esas
- Karar no
- 2018/234
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/08/2016
- Karar yazma tarihi
- 06.07.2018
Karar Metni
1.697 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle. Müvekkili tarafından kullanılan ve ülke çapında tanınan "..." markasının 10.12.1996 tescil tarihi ve .... marka numarası ile ... de 10 yıl süre ile tescil ettirdiğini. Müvekkil adına kayıtlı "... " markası davalı tarafından açıkca iltibasa meydan verecek şekilde ".... " ADI ALTINDA 04.05.2015 tarihinde benzer kategoride tescil ettirdiğini.
Davalı tarafından kullanılan ... ifadesinin tescilli markaları ile karışıklığa sebep olacak şekilde işlemlerinde kullanılması nedeniyle söz konusu kullanıma son verilmesi ve tecavüzün sona erdirilmesi istemli davalı yana ihtar çekilmiş olduğunu, ihtara rağmen müvekkile ait marka birebir benzer olan ... ifadesinin hala kullanılıyor olması ve bu durumun tüketici nezrinde karışıklığa neden olacağı sebebiyle marka hükümsüzlüğünü talep ettiğini, iki marka ayniyet derecesinde benzer olup açıkça iltibas yarattığını.
Söz konusu markayı ilk kullanan müvekkili olup ona ayırt edicilik kazandırdığını ve markanın gerçek hak sahibi davacı olduğunu, bunlardan dolayı davalı adına tescilli ... başvuru numaralı ... markasının tüm sınıflardan hükümsüz bırakılmasını ve sicilden terkinini, teminatsız olarak marka üzerindeki tecavzüün durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin özet dilekçesinden özetle.
Davacı tarafın açmış olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialarla dolu ve yetkisiz mahkemede açılmış olup usul ve esastan reddi gerektiğini, davanın yetkili yer mahkemesi yönünden reddi gerektiğini, davacının markalarını sonradan tescil ettirmiş olduğunu ve sonraki tescil tarihlerini yazmamış olduğunu, davacı tarafın davaya gerekçe olarak gösterdiği ... tescil nolu ".... " markasının tescilini 11. Sınıfta müvekkilin markası ile 04. Ve 35. Sınıflardadır yani aynı sınıfta değillerdir, benzerlik ve ayniyetten söz edilemez,
davacının sonradan tescil için müracaat ettiği markanın müvekkilinin markasına tecavüz etmiş sayılabileceği, müvekkilin markası ile davacı tarafın markası biçimsel, fonetik benzerlik olmadığını, müvekkil şirket .... 'ın marka oluşum sürecinde kendi isim ve soyisiminin ilk haflerinden kombinasyon yaparak " .... " şeklinde öğün bir biçimde marka türettiğini, yukarıdaki sebeplerle davacı tarafın açmış oludğu davanın yetki yönünden ve esastan reddini talep ettiğini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Öncelikle yetki itirazı değerlendirilmiş dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK 63. Maddesi dikkate alındığında hükümsüzlük yanında tecavüzün tespit imeni yönünde talep olduğunda yetkili mahkeme hak sahibinin bulunduğu yer ikametgah mahktemesi olup yerinde olmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taraflara ait tescilli marka kayıtları celp edilmiş davacı tarafa ait "... " markasının 11. Sınıfta .... sayı ile 10.12.1996 tarihinde tescilli oludğu sahibi adına geçerliliğini koruduğu, davalı tarafa ait .... havalandırma market şekil markasının 06,35. Sınıfta ..... sayıyla tescilli olduğu sahibi adına geçerliliğini koruduğu celp edilen kayıttan anlaşılmıştır,
Tarafların dosyaya sunmuş oldukları tüm delillerle birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, uzman bilirkişi yaptığı inceleme ve değerlendirmede davacı ve davalı taraf markalarının karşılaştırmasında davacı tarafın markasının 11. Sınıfta davalı taraf marklarının 6 ve35. Sınıfta olduğunu, söz konusu ... ibaresinin 1996 yılından beri tescilli olup davacının önceye dayanan hak sahipliği olduğu markalarnı ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olabilecek şekilde benzer olduğu ancak benzerliğin emtialar bazında ayrıntılı olarak raporda belirtilen emtialarla ilgili olup benzer olmayan kısımlar yönünden bir iltibasın söz konusu olamayacağı beyan edilmiş, rapor mahkememizce uygun görülerek hükümde dayanak yapılmıştır,
Dosyaya ibraz edilen marka kayıtları, yaptırılan bilirkişi incelemesi, taraf beyanları ve delilleri, tüm deliller dikkate alındığında dava benzerlik nedeniyle markanın hükümsüzlüğü markaya yönelik tecavüzün tespiti ve menine yönelik olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK hükümleri dikkate alındığında Tescil başvurusuna konu olan ya da tescil edilmiş olan bir marka daha önceden tescil edilmiş bir marka ile aynı ise aynı mal ve hizmetleri kapsıyor ise önceki tescil sahibinin itirazı üzerine ... tarafından tescil başvurusu reddedilebileceği gibi, tescilin gerçekleşmiş olması halinde mahkemeye hükümsüzlük davası açılabilecektir.
Tescil başvurusuna konu olan ya da tescil edilmiş bulunan marka tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın kapsadığı mal veya hizmetler ile aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırma ihtimali var ise bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış marka ile ilişkili olduğu ihtimalinide kapsıyor ise bu hal hem nispi red hem de hükümsüzlük nedenidir.
Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda marka hakkının ihlali söz konusu olmaktadır.
Karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu veya tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir.
Karıştırma ihtimali hem marka, hemde sınıf bakımından benzerlik gerektirdiğinden iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve sınıfların ne kadar birbirine benzer ise karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Markalar arasında sözcük, harf karakteri, şekil, grafik gibi renk unsurlarında hiçbir fark yok ise markalar arasında ayniyetten söz edilir.
Eğer bu unsurlardan birinde küçük fark var ise benzer markalardan söz edilir. Markalar arasında karıştırma ihtimali incelenirken her bir unsura göre değil bir bütün olarak iki markanın bıraktığı genel global izlenimin markanın bütünüyle bıraktığı etki dikkate alınır.
AB Adalet Mahkemesi (CJEU ) uygulamalarında karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde bir takım ilkeler mevcuttur. Uygulamalara göre karıştırma ihtimali ilgili tüm faktörler dikkate alınmak suretiyle marka veya işaretler birer bütün olarak değerlendirilmeli bu değerlendirme yapılırken uyuşmazlık konusu mal veya hizmetin talep edebilecek durumdaki ortalama tüketici gözü ile bakılmalı ortalama tüketicinin detayları incelemeden markayı bir bütün olarak algılayacağı gözönünde bulundurulmalı markadaki ayırt edici ve egemen unsurların bıraktığı genel intibaya göre görsel ve işitsel ve kavramsal anlamda karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
Markalar arasında daha az derecedeki benzerlik mal veya hizmetler arasında daha çok benzerlik ile dengelenebilir. Bunun tersi de mümkündür. Ayrıca eğer önceki markanın ayırt ediciliği kendiliğinden çok yüksek ise veya kullanım sonucunda yüksek ayırt edicilik sağlanmış ise karıştırılma ihtimali de çok yüksek olacaktır. Salt çağrıştırma ihtimalinin varlığı karıştırma ihtimalini de mevcut olduğunun kabulü için yeterli değildir.
Önceki markanın tanınmışlığı da tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli değildir. Eğer her iki marka arasında çağrıştırma ,tüketicide bu markayı taşıyan ürünlerin aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden kaynaklandığı yolunda bir kanaate yol açacak nitelikte ise, bu durumda karıştırma ihtimalinin bulunduğu düşünülmelidir.
Markalar arasında görsel , işitsel,kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı her iki markanın asli ve tali unsurları ile birlikte bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler bakımından benzerlik olup olmadığı çağrıştırma söz konusu olup olmadığı, markaların ait oldukları mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin eğitim ve toplumsal durumu, markaların tescilli oldukları malın ya da hizmetin değeri , buna bağlı olarak alıcının mal almaya gittiğinde harcadığı zaman kriterleri dikkate alınarak ortalama düzeydeki tüketici gözü ile karıştırma ihtimali mevcut olup olmadığı tespit edilecektir.
Somut olayda davacı tarafa ait markanın ibaresi ...., davalı taraf ait marka ibaresi .... olup davacı tarafın mavi siyah, davalıtarafın kullanımı mavi gri renk olup her iki markanın okunuşunun aynı olup tek bir harf değişikliği söz konusu olup davacı markaları benzer olduğu kabul edilmiş ancak benzerlik kullanılan emtia ve sınıf yönünden benzer ve davacı taraf markasının tescilli olduğu emtialara benzer kısımlar yönünden kabul edilmiş, davacıya ait markanın hava perdesi, hava filitresi,
klima santrali emtialardaki tescilli kısımları benzer olan 6. Sınıftaki emtiaların hükümde gösterilen kısımları ve 35. Sınıfta hükümde gösterilen kısımları dikkate alınarak davalı markasının aynı işletmeden gelen benzer marka imajı ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali olduğundan kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.
Tecavüzün tespiti meni yönünden marka Mülga 556 sayılı KHK hükümleri gereği tescilil olduğu sürece hükümsüz sayılıncaya kadar marka sahibinin tescilli olduğu sınıf ve haklar yönünden markayı kullanma hakkı olup, davalı tarafın kullanımı kendi tescilli hak kapsamında olup bu talep yönünden yerinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/328, K. 2018/234, 21 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama