KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/339
- Karar no
- 2019/164
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 25/09/2017
- Karar yazım tarihi
- 23/05/2019
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin uzun yıllardan beri kemer portföy ve anahtarlık imalatı işi ile iştigal ettiğini, ve kurmuş oldukları ...A.Ş adı altında bu imalatlarını halen sürdürmekte olduklarını, müvekkilinin ürettiği ürünlerde kullanılmak üzere şirket adı da olan "...." ismini amblemi ile birlikte tüm ürünlerinde kullanmaya başladığını, söz konusu markanın ilk defa 1998 yılında .... sayı ile müvekkili adına tescil edildiğini, ancak hal böyle iken, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve müvekkili yetkililerini yıllardır tanıyan davalının,
müvekkilinin piyasada tanınmış bir marka olmasından istifade etmek ve kendisine haksız olarak menfaat temin etmek gayesi ile hareket ederek, aynı yazı stillerini ve aynı karakterleri kullanarak "..." harfi ve altında "...." yazısı ile markasını 25. sınıfta .... sayı ile 29/01/2013 tarihinde tescil ettirildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak hareket ettiği hususunun gayet açık olduğunu ve söz konusu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek,
davalı adına .... sayı ile tescilli markanın, davacı adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması nedeniyle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ayrıca "..." ibaresi veya benzerlerinin davalının tabelalarından kaldırılmasına, bu markayı taşıyan ürünlerin toplatılmasına, markasının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün değilse imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin sadece dava konusu markasının değil, 4 ayrı markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin kendi markalı ürünlerini imal edereken, taklit veya benzetmek suretiyle başkasına ait bir emeğin çalışması yoluyla gelir etme etmiş bir şirket olmadığını, müvekkilinin müşteri portföyünü dikkate alarak.... anlamına gelen "...." isminden hareketle "...." markasını oluşturduğunu ve tescil ettirdiğini, müvekkilinin müracaaatından bu güne kadar hiçbir itirazla karşılaşmadığını ve söz konusu markaya yaptığı yatırım, tanıtım,
reklam ve pazarlama hacmi nedeniyle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının dikkatini çekmiş olması nedeniyle işbu davanın açıldığını, davacının kötü niyetli olduğu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Marka kayıtları celbedildikten ve taraf vekillerince deliller sunulduktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 26/10/2018 tarihli raporda sonuç olarak, davalı adına .... sayı ile tescilli "..." markasının, davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu yolunda görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, eski tarihli olan davacı markasının daha sonra davalının çok benzerini aynı sınıf emtialar yönünden adına tescil ettirdiği, "..." ve "...." şeklinde olan davacı markaları ile "...." şeklindeki davalı markasına çok benzer olup, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacağı açıktır. Bu itibarla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/339, K. 2019/164, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama