KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Esas no
- 2017/66
- Karar no
- 2019/397
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 01/10/2015
- Karar yazım tarihi
- 20/12/2019
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin Türk ortaklı Alman şirketi olduğunu, ticari faaliyetlerini Avrupa ülkelerinde yürütmekte iken, markasının hukuka aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığından haberdar olduğunu, Alman Mahkemelerinde hukuk süreci başlattığını ve tazminata hak kazandığını iddia ederek, Federal Almanya Cumhuriyeti Frangfurt Am Main Asliye Mahkemesinin 27/02/2014 tarih, ,... numaralı ve 26/03/2014 tarih, .... sayılı kararları ile Munich .....Asliye Mahkemesinin 26/01/2015 tarih ve ..... sayılı ve 09/12/2014 tarih, ..... sayılı kararlarının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/09/2016 tarihli dilekçesi ile talebini açıklayarak, taleplerinin sadece Frankfurt Am Main Bölge Yüksek Mahkemesi'nin ..... sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin hükmü ile, Münich Bölge Yüksek Mahkemesinin ..... sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin hükümlerinin tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu yapılan kararın Türkiye'de tanınmasının mümkün olmadığını, Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olan bir kararı tanıyamayacağını, tanıma ve tenfiz şartlarının da bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın başta Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine açıldığı ve bu Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememize intikal ettiği, Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, 01/11/2016 tarih, .... Esas ve .....
Karar sayılı ilamı ile, "MÖHUK 50. madde gereği yabancı mahkeme kararlarının Türkiye de tenfizi için kararın kesinleşmiş olması ve bu hususun açıkça belli olması gerekli olup, davacı tarafa kesin süre verildiği halde ibraz edilen belgede hükmün dayanağı yabancı mahkeme kararı ve yargılama giderlerine ilişkin mahkeme kararını anlaşılır ve somut bir şekilde kesinleşme şerhi içermediğinden bu husus dava şartı olup, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir.
Bu karraın tarafların istinaf talebi üzerine, İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin 03/04/2017 tarih, ..... Esas ve ....
Karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın apostil şerhli aslı veya onanmış örneğini uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirterek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bu doğrultuda yeniden yargılama yapılarak tenfizi istenen yabancı mahkeme kararlarının kesinleşme şerhli aslı ve tercümesini istenmiş, dosyaya getirtilerek eksiklik tamamlanmıştır.
Buna göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararlarının Almanya'daki marka tecavüzlerine ilişkin olup, kararların tetkikinden, usulen kesinleştiği anlaşılmıştır. Yabancı mahkeme kararının yargılama giderine ilişkin kısmının tenfizi istenmektedir.
MÖHUK'un 54/c. maddesi hükmüne göre tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, yabancı kararın elde edilmesinde uygulanan yabancı hukukun Türk kamu düzenine aykırılığının incelenmesi esasen söz konusu olmaması, tenfiz kararı verecek hakimin yabancı hakimin bu karara hangi kanunu, nasıl uyguladığını inceleme yetkisine sahip bulunmaması karşısında davalı savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulü ile, MÖHUK 54. Maddesine öngörülen koşulları taşıyan yabancı mahkeme kararlarının tenfizine karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/66, K. 2019/397, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama