KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2021
- Esas no
- 2019/160
- Karar no
- 2021/164
- Dava
- Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli
- Dava tarihi
- 13/05/2019
- Karar yazım tarihi
- 08/07/2021
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 1971'den bu yana saat sektörünün öncü firması olarak faaliyet gösterdiğini,2008-2016 yılları arasında "......" markalarının Türkiye'deki yetkili distribütörlüğünü yaptığını, müvekkilinin 2 Haziran 2016 tarihi itibariyle "......" markalarının dünya çapındaki haklarını devraldığını ve kendi markaları arasına kattığını, müvekkilinin TPMK yanı sıra ...... dahil olmak üzere "......" marka tescillerinin de sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markasını kelime ve şekil unsurlarıyla birlikte kendi sektörü olan gözlük sektörünü kapsayacak şekilde 9.sınıfta ...... sayı ile tescil ettirdiğini,
davalının eyleminin kötü niyetli olup haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına zarar verdiğini iddia ederek, davalının, müvekkilinin tescilli "......" ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ihlal teşkil eden ürünlere el konularak imhasını, davalı adına tescilli olan ...... sayı ile tescilli "......" markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin ...... tescil numaralı 9.sınıfta bulunan "......" ibareli markanın sahibi olduğunu, davacının bu sınıfta herhangi bir tescilli markasının bulunmadığını, müvekkilinin "optik" sektöründe faaliyet gösterdiğini, hem tescil sınıfları bakımından hem de iştigal alanları bakımından davacı ile müvekkilinini aralarında iltibasa mahal verecek bir durumlarının olmadığını, müvekkilinini eylemlerinin davacının tescilli markasından doğan haklarını ihlal etmediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili uyap sistemi üzerinden göndermiş olduğu 07/07/2021 tarihli dilekçe ile, huzurdaki dosyada dava konusu ihtilaf üzerinde davalı tarafla sulh olduklarını, bu sebeple ilgili tüm taleplerinden feragat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını beyan ederek, bu yönde karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili de aynı tarihli dilekçesi ile, davacı taraf ile anlaşmaya varıldığını, davacının feragatini kabul ettiklerini, kendilerinin de herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirterek, dosyanın talepleri doğrultusunda karara çıkarılmasını talep etmiştir.
Mahkememiz 08/07/2021 tarihli duruşmasında davacı vekili beyanları ile, tarafların sulh olduğunu, sulh gereği davadan feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davanın feragat ile sonuçlandırılmasını beyan etmiş olup, bu beyanı imzası ile tasdik edilmiştir.
Davalı vekili de duruşma beyanları ile, tarafların haricen sulh olduğunu, davanın feragatle sonuçlandırılmasını, kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş ve bu beyanı imzası ile tasdik edilmiştir.
Taraf vekillerinin taleplerinin davayı sonlandırır nitelikte olduğu anlaşılmakla, davacının davasının feragat nedeniyle reddine ve her bir tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına ve aynı sebeple taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2019/160, K. 2021/164, 8 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama