İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/79 K.2022/135

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :

Esas2021/79Karar2022/135Tarih31 Mayıs 2022Okuma10 dk · 1.910 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
31 Mayıs 2022
Esas no
2021/79
Karar no
2022/135
Dava
Markanın Hükümsüzlüğü, Tazminat
Dava tarihi
10/03/2021
Karar yazım tarihi
08/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.910 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA.

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1988 yılından beri otomotiv contaları ve sızdırmazlık elemanları üretimi yaptığını, müvekkili şirketin TPMK nezdinde .... sayı ile tescilli " ....." ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalının ise TPMK nezdinde ..... sayı ile tescilli "....." ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı markası ile müvekkili şirket adına tescilli markaların aynı sınıflarda tescilli olduklarını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan birbirlerine benzediklerini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, söz konusu markalar arasında,

tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu ve davalının marka tescilinin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına .... sayı ile tescilli "......." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardır otomotiv contaları üretimi yaptığını, müvekkilinin TPMK nezdinde .... sayı ile tescilli "......" ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili markasının esas unsurunun "....." ibaresi olduğunu, davacının markaları ile müvekkili markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, aynı zamanda iltibasa neden olacak nitelikte de bir benzerlik olmadığını ve davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli .... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü, manevi tazminat ve hüküm özetinin ilanı taleplidir.

6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.

Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Bir marka, 5. maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. Hükümsüzlük halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.

Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. 6. maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19. maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 22/02/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak,

SMK m.6/1 kapsamında markaların karıştırılabileceği tespit sonuç ve kanaatine

ulaşılmış olmakla, işbu tespit neticesinde, davalı markası açısından, taraf markaları

arasında örtüşen 06. ve 12. sınıf açısından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcudiyeti

noktasında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu,

SMK m.6/4 ve SMK m.6/5 kapsamında tanınmış markaya ilişkin değerlendirme

yapılabilmesi için dosyada yeterli belge olmadığından, davacı markasının Paris

Sözleşmesi anlamında tanınmışlığına ya da tanınmışlık düzeyine ulaştığına dair bir

değerlendirme yapılamadığı,

davalı markasının tescilinde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı

hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu,

SMK m.149/1-g uyarınca hükmün ilanının, markaya tecavüz halinde söz konusu

olduğu, markanın hükümsüzlüğü davasında verilen kararın ilanının SMK’da

öngörülmediği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı deliller, Türk Patent kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Markalar görsel açıdan incelendiğinde;

Davacı markası kelime ve şekil unsuruna sahiptir. Markadaki “....” kelimesi ve figüratif

olarak ifade edilişi bir bütün olarak esas unsuru oluşturmaktadır. Alt zemin sarı, ..... sözcüğü

ise koyu siyah harflerle ifade edilmiştir. Sarı zemin üzerinde yer alan ...... harfinin ..... harfine göre

daha küçük olduğu görülmektedir. Elips bir form söz konusudur. Söz konusu marka “......”

ve “.....ş” marka olup, ayırtedicilik vasfı oldukça yüksektir.

avalı markası da kelime ve şekil unsuruna sahiptir. Kelime kısmını “.....”

oluşturmaktadır. Markadaki “.....” kelimesi ve figüratif olarak ifade edilişi bir bütün

olarak esas unsuru oluşturmaktadır. Burada ise “....” ibaresinden ziyade vurgu ve öne

çıkan çıkan kısım “....” kısmıdır. Alt zemin sarı, ....... sözcüğü ise koyu siyah harflerle ifade

edilmiştir. Sarı zemin üzerinde yer alan.... harfinin ...... harfine göre daha küçük olduğu

görülmektedir. Elips bir form söz konusudur.

Markaların genel görünümü ve dizaynı nazara alındığında taraf markaları yüksek derecede

benzer görünüm arz etmektedir. Gözde bıraktıkları genel intiba nazara alındığında taraf

markalarının yüksek derecede benzer olduğu ve iltibasa sebebiyet verebileceği sonucuna

ulaşılmıştır.

Markalar işitsel açıdan incelendiğinde;

Taraf markalarında yer alan “....” ve “.....“ kelimeleri, “....” ibaresi ile bir parça farklılaşmakta ise de “....” ve “....” kelimelerinde sadece tek harf farklılığı söz konusudur

ve işitsel açıdan orta derecede benzerlik söz konusudur. Bu açıdan genel anlamda iltibasın

oluşacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Markalar anlamsal benzerlik açısından(kavramsal) incelendiğinde;

Kavramsal benzerlik, iki markanın ortalama tüketici nezdinde, bu kişilerin zihinlerinde

bıraktıkları imaj bakımından söz konusu olabilmektedir. “....” kelimesi ve “.....”

kelimeleri Türkçe’de herhangi bir anlam ifade etmemektedirler. Gerek her 2 markanın

bıraktığı görsel etki gerekse de işitsel bakımdan benzerlik nedeniyle, tüketici zihninde

yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabileceği, bu

açıdan genel anlamda iltibasın oluşacağı sonucuna ulaşılmıştır. Karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında, davacının tescil önceliği de dikkate alınarak, görsel, işitsel ve anlamsal açıdan taraf

markalarının benzerlik içermesi nedeniyle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf

markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabileceği, ortalama tüketicinin davaya konu

davalı markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun hükümsüzlüğe dayanak olarak

gösterilen davacı markalarından farklı olduğunu algılayamayacağı ve bu bakımdan bir

yanılgıya düşebileceği, zira renk kombinasyonunun ve kelime unsurunun markadaki

konumlandırılışı ve figüratif olarak ifade edilişinin davalı markasında da aynı şekilde yer almakta olduğu ve bu haliyle ortalama tüketicinin bu markaları taşıyan malların aynı

işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu

düşünebileceği ve bu açılardan markaların karıştırılabileceği, tespit sonuç ve kanaatine

ulaşılmıştır. Dolayısıyla işbu tespit neticesinde, davalı markası açısından SMK m.6/1 kapsamında, markalar arasında örtüşen 06. Ve 12 Sınıf açısından kısmi hükümsüzlük şartlarının

gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

SMK m.6/4 ve 6/5 Uyarınca İnceleme ve Değerlendirme:

Tanınmış Markanın ne olduğu SMK’da tanımlanmamıştır. Yargıtay’a göre Tanınmış Marka

“Bir kişi veya teşebbüse sıkı şekilde bağlı, garanti, kalite, kuvvetli reklam ve yaygın dağıtım içeren;

müşteri, akraba, dost ve düşman ayırımı yapmaksızın, coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin

aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir yüksek çağrışımdır” (Y.11.HD.

13.03.1998, E.1997/5647, K.1998/1704)

Dolayısıyla, markanın sadece kullanıldığı mal/hizmetin alıcıları tarafından değil, bu

mal/hizmet ile ilgisi olmayanlar tarafından da bilinmesi halinde tanınmış markadan söz

edilebilecektir. Markanın tanınmış olduğunu ileri sürüp bundan sonuçlar almaya çalışan

taraf tanınmışlığı ispat etmelidir. ( Y.11.HD. 13.03.1998, E.1997/5647, K.1998/1704)

Somut olayda, Davacı markasının SMK m.6/4 kapsamında davacı markasının Paris

Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğuna ya da SMK m.6/5 kapsamında tanınmışlık

düzeyine ulaştığına dair soyut beyan dışında yeterli delil ibraz edilmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki talebi yerinde görülmemiştir.

SMK m.6/9 Uyarınca İnceleme ve Değerlendirme: Sınai Mülkiyet Kanunun m.6/9’da kötüniyetli marka tescilinin nispi red nedeni ve

hükümsüzlük sebebi olduğu açıkça düzenlenmiştir (SMK m.25/1). Kötü niyetin varlığını

tespit konusunda genel bir kriter yoktur. Her somut olayın özelliğine göre değerlendirme

yapılır. Kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda tescilin

kötüniyetli olduğu hususu iddia edence ispatlanması gereken bir durumdur. Kanun koyucu mevcut

hükümde kötüniyetten söz etmekle birlikte, marka hukukunda bu kavramdan ne anlaşılması

gerektiğine ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Bu nedenle, SMK m. 6/9 hükmü ile TMK m.2/2’nin birlikte ele alınması gerekmektedir. TMK’nın 2/2’inci maddesindeki hüküm, hakkın

kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır. Bir hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının

değerlendirilmesinde ölçüt, dürüstlük kuralı ve normun amacıdır. Söz konusu kavramın

marka hukukundaki görünümü ise; bir kimsenin bir işaret/marka üzerindeki hakkın, haklı bir

sebep olmaksızın, hakkın kendisine verdiği yetkiyi aşarak kanun koyucunun kendisine

tanımadığı bir amaca ulaşmak istemesidir.

Marka hukukunda kötüniyet, tescil talebi aşamasında var olabilir veya tescil

aşamasında var olmamakla birlikte sonradan markadan doğan kullanım veya talep

haklarının kötüye kullanılması şeklinde ortaya çıkabilir. Öğretide ve uygulamada marka

hakkının kötüye kullanılmasının ortaya çıkış şekilleri, “......” şeklinde örnek olarak sıralanmaktadır.

Bir markayı tescil ettirme eylemi tek başına kötüniyet göstergesi olarak nitelenemez ise de,

Marka tescilinin kötüniyetli olup olmadığı incelenirken, kötüniyetli olarak tescil ettirildiği

iddia edilen markanın, kötüniyet iddiasında bulunan tarafa ait marka ile birebir aynı olup

olmadığı, markanın özgünlüğü ve ne derece yaratıcı ve ayırt edici olduğu, taraflar

arasındaki ticari ilişki, markanın piyasadaki konumu ve bilinirliği, tarafların faaliyet

alanları diğer markadan habersiz olarak tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın

olağan akışına uygun olup olmadığı, tescilin diğer markanın tanınmışlığından ve ayırt

edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olup olmadığı gibi

hususlar yanında, asıl markanın asli ve tali unsurlarının birebir tescil ettirilip ettirilmediği

gibi hususlar da gibi hususlar kötüniyet değerlendirmesinde dikkate alınacaktır.

Hemen belirtilmelidir ki, kötüniyetli tescil hali, mal ve/veya hizmetlerle ilgili olmayıp

markanın tamamı ile ilgili olacağından, markanın kısmi değil tam hükümsüzlüğüne karar

verilmelidir. Dolayısıyla eğer markayı tescil ettiren kimsenin kötüniyetli olduğu kabul

ediliyor ise, bu kötüniyet tescilin tamamını kapsar. Nitekim Yargıtay kararları da bu

yöndedir [Y. 11. HD, T. 02/11/2015, E. 2015/4426, K. 2015/11337, Yargıtay 11. HD.2015/4426 E, 2015/11337K 02.11.2015T, Yargıtay 11.

HD.2013/2775 E, 2014/17503K 12.11.2014T) Somut olay bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde;

Davacının hak sahibi olduğu “.....” markasının, bir bütün olarak esas ve ayırtedici unsuru

olan “......” kelimesi ve figüratif olarak ifade edilişinin, davalı tarafça, ”.....” kelimesi altında, renk kombinasyonu, kelime unsurunun

markadaki konumlandırılışı ve figüratif olarak aynı şekilde ifade edilmek suretiyle tescil

ettirilmiş olması, ilk bakışta markaların birebir aynı olması, davacı markasının özgünlüğü ve yaratıcılığı, tarafların aynı alanda ticari faaliyette bulunuyor olması ve

davalının davacı markasından habersiz olarak tesadüfen markayı tescil ettirilmiş olmasının hayatın

olağan akışına uygun düşmemesi ve bilirkişi raporunda değinilen sair hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı tescilinin kötüniyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kötüniyetin bölünmezliği ilkesi gözetilerek davacının hükümsüzlüğe dair davasının kabulüyle davalı adına tescilli markanın tescilli olduğu bütün sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının hükmün ilanına dair talebi yönünden yapılan değerlendirmede, SMK 'nun 149/1g bendi uyarınca hükmün ilanı markaya tecavüz halinde söz konusu olacağından ve tecavüze dair bir talep bulunmadığından, keza kurum bülteninde hükümsüzlük yayımlanacağından davacının bu yöndeki talebi yerinde görülmemiştir.

Davacının manevi tazminat talebine gelince; dava dilekçesinde davalının marka tescili dışında fiili kullanımı ve marka haklarına tecavüzüne ilişkin bir maddi vakıa ileri sürülmediği gibi tecavüze ilişkin bir talebi de bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarına göre de kötüniyetli olsa dahi tek başına marka tescili tecavüz sayılmaz. Bu bağlamda tazminat gerektirmez. ( Yargıtay 11HD. 2008/8495 Esas 2009/12863 Karar sayılı ilamı.) Bu itibarla koşullar oluşmadığından davacının manevi tazminatına yönelik talebi yönünden dava reddedilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ..... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,

2-Davacının manevi tazminat ile hükmün ilanına dair talebinin REDDİNE,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 742,40 TL harçtan, 80,70 TL ilam harcının mahsubu ile, 683,10 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen hükümsüzlük davası nedeniyle hesaplanan 7.375,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 7.375,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru ve 742,40 TL peşin olmak üzere 801,70 TL harç giderinden, iade olunan 683,10 TL harcın mahusbu ile 118,60 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 234,00 TL tebligat - tezkere masrafı ve 1.000,0 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.234,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 617,00 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,

8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,

9-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/05/2022

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/79, K. 2022/135, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/79
Karar No
2022/135
Tarih
31 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/79 K.2022/369
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/80 K.2022/419
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/80 K.2022/337
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/80 K.2022/326
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/80 K.2022/831
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/81 K.2022/342

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.