KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Esas no
- 2022/170
- Karar no
- 2023/60
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i
- Dava tarihi
- 17/06/2022
- Karar yazım tarihi
- 27/03/2023
Karar Metni
2.206 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2006 yılında Çin’de kurulduğunu, kuruluşundan bu yana ticari ve eğlence amaçlı kullanım için yenilikçi drone ve kamera teknolojisi geliştirmekte ve üretmekte olduğunu, bu alanda tanınmış şirketler arasında yer aldığını, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "..." markası altında faaliyet göstermekte olup, bu marka ilgili sektörde bilinir bir marka haline geldiğini, müvekkilinin, dünya çapında olduğu gibi ülkemizde de “...” ibareli tescilli birçok markanın sahibi olduğunu, müvekkili ürünlerinin Türkiye’deki satışını yapan davalı tarafından ... sayılı “...”,
... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının tescil ettirildiğini, bu markaların hem ....com ve ....com.tr alan adlarında hem de bu alan adları altında işletilen internet sitelerinde hem de fiziki olarak kullanılmakta olduğunu, davaya konu markaların asli unsurunun müvekkili adına tescilli bulunan ve dünya çapında kullanılan “...” markalarının ayniyet derecesinde benzeri olup, bunun bir tesadüf olmadığını, davalının, müvekkilinin ürünlerinin satışına ilişkin olan fiili kullanımı da dikkate alındığında, kasten müvekkili şirketle ilişkilendirilmek amacıyla bu marka tescillerini yaptığının çok açık olduğunu,
davalı markaları ile karşılaşan tüketicilerin, bunları müvekkili ile ilişkilendirmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı marka tescillerinin kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkili ile davalı arasındaki e-mail yazışmalarında da davalının müvekkilinin ürünlerinin satışını yaptığını kabul ettiğini ve müvekkili markalarına ilişkin yapmış
olduğu marka başvurularını müvekkiline devredeceğini beyan ettiğini, davalının, müvekkili ile ticari ilişkisinin 2020 yılında bitmiş olmasına rağmen, hala müvekkilinin markalarını kullanmaya devam ettiğini ve müvekkili ile ticari ilişki içindeyken müvekkilinin markalarını tescil ettirmiş olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin davalıyla hiçbir zaman direkt olarak ticari ilişki içinde olmadığını, davalının yalnızca müvekkilinin yetkili satıcısından ürün satın aldığını ve kendisi de beyan ettiği üzere bu ürünleri Türkiye’de sattığını,
müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının 9 ve 35. sınıfları kapsar şekilde tescil ettirdiğini ve bu sınıflarda yoğun bir şekilde kullandığını, davalı marka tescillerinin doğrudan 9 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetlerde olduğunu, davalı markalarının müvekkili markaları kopyalanarak oluşturulduğunu, davalının açıklanan tüm bu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markalarından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek,
davalı adına ... , ... ve ... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğünü, müvekkilinin tescilli "..." esas unsurlu markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, ....com ve ....com.tr alan adına erişimin engellenmesini ve ....com.tr alan adının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin, davacı şirketle " ..." markasına ait ürünlerin Türkiye pazarında satışı konusunda 2019-2020 yılları arasında yetkili satıcı sözleşmesi akdederek ilgili markanın Türkiye distribütörlüğünü üstlendiğini, bu sözleşmeye istinaden sözleşme bitim süresiyle birlikte bu işbirliğinin sonlanmadığını ve her yıl bir yıl süre ile uzadığını, davacı şirket tarafından müvekkiline davacı şirkete ait ürünlerin yedek parçalarının Türkiye'de temini ve satışı konusunda yetkili olduğuna dair belge de verilerek bu konuda da müvekkilinin yetkili kılındığını,
buna istinaden davacı şirketin 2019-2020 yılları arasındaki şirket yönetimi ile müvekkili arasında ikili bir güven ilişkisinin sağlandığını ve iki şirket arasındaki ticari ilişkinin daha da geliştiğini, davacının müvekkilinin çalışmaları sayesinde Türkiye pazarında yer edindiğini, 2019-2020 yılları arasındaki davacı şirket yönetim kurulunun müvekkilinin ... markası için Türkiye'deki yürüttüğü çalışmalardan tamamıyla haberdar olup, bu çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını, ancak 2020 yılından sonra yönetime gelen
yeni kurul üyelerinin müvekkili ile olan iş akdini feshettiklerine dair bir irade beyanında bulunmadan yeni bir şirketle ticari ilişkiye girdiklerini, dava konusu uyuşmazlığın tamamen ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan sebeplerden doğduğunu, marka hakkına tecavüzden, kötü niyetli tescilden ve haksız rekabetten kaynaklanmadığını, zaten halihazırda davacıya ait ürünlerin Türkiye'de distribütörlüğünü yapan müvekkilinin davacının bilgisi dahilinde tamamen iyi niyetli bir şekilde davranarak ilgili markaları kendisi adına tescil ettirdiğini, davacı şirket yönetim kurulunun müvekkilinin bu markaları tescil ettirmiş olduğunu ve ürünlerinde,
sitelerinde, sosyal platformlarda ve kartvizitlerinde kullandığını bildiğini, müvekkilinin, tescil başvurusunda bulunurken tamamen iyi niyetli olduğunu, basiretli bir tacir olarak “...” ibareli herhangi bir başvuruda bulunulmadığı dönemde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin, dava konusu markayı kendisi adına kullanmadığını, davacı şirketin bilgisi ve izni dahilinde kullandığını, huzurdaki davanın marka başvuru tarihinden yaklaşık 2 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra açıldığını, davacının markasının ve ürünlerinin müvekkili tarafından Türkiye'de kullanımı, satışı ve tanıtımı konusunda bilgisi olduğunu,
davacının kötü niyetli olup dava hakkını kötüye kullandığını
savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı adına ... , ... ve ... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğü, davalı eylemlerinin davacının "..." esas unsurlu markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, ....com ve ....com.tr alan adına erişimin engellenmesi ve ....com.tr alan adının iptaline karar verilmesi taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan,..., ... , ... , ... , ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... , ... ve ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
... Üniversitesi Alan Adları Yönetimi'nden, dava konusu www...com.tr alan adı tahsisine ilişkin kayıtlardan bir suretinin gönderilmesi istenmiş olup, gelen kayıtların tetkikinden, dava konusu alan adının davalı .... adına 24/12/2020 tarihinde tahsis edildiği anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.
Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Bir marka, 5. maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. Hükümsüzlük halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
Yine SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile,
haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 20/02/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davalının hükümsüzlüğü talep edilen ..., ... ve ... tescil numaralı markalarının 09. sınıfta tescilli oldukları “Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.
Dekoratif mıknatıslar.
Metronomlar.” alt grup emtialar ile ... numaralı davalı markasının 35. sınıfta tescilli olduğu “Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” haricinde diğer tüm tescilli oldukları emtia ve hizmetler yönünden davacının önceki tarihli tescilli markaları ile SMK m.6/f.1 anlamında işletmesel bağlantılandırma ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline mutlak olarak sebep olacakları, davalı markalarının tescilli oldukları tüm emtia ve hizmetler yönünden SMK m.6/f.2 ve SMK m.6/f.9 kapsamında ve SMK m.25/f.1 gereği hükümsüz kılınmalarının şartlarının oluştuğu,
davacı markasının WIPO ve TPMK’nın tanınmış marka kriterlerini sağladığına dair bir bilgiye - tespite dosyadan ulaşılamadığından, davacının SMK m.7/f.2-c bendi gereği ileri sürdüğü marka hakkına tecavüzün (SMK m.29/f.1) şartlarının oluşmadığı, ....com alan adlı internet sitesindeki marka kullanımının davacının tescilli markaları ile mutlak olarak iltibas suretiyle marka hakkına tecavüze (SMK m.7/f.2-b.
SMK m.29/f.1) sebep olacağı, alan adının davalı tarafa ait olduğuna dair bir bilgi tespit edilemediği, ancak davalının, internet sitesi içeriğinde geçen limited şirketin kurucularından olduğunun görüldüğü, erişim engelleme hususundaki kararın mahkemeye ait olduğu, aynı alan adının com.tr uzantılı olanının davalı adına tahsis edildiği görülmüş, fiili marka kullanımını gösterir herhangi bir delile rastlanılmadığı,alan adına ulaşılamamış, süresinin dolduğu, yinelemesinin yapılmadığının düşünüldüğü, ....com internet sitesinde yer alan “..., ...
Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... ile ortak iştirak şeklinde Türkiye’de resmi ... olarak İstanbul ... mağazasında faaliyet gösterdiği, şeklindeki açıklamanın, dava tarihinde ve işbu rapor itibarıyla da sitede yer aldığı, davalının davacı ile ilişkisinin 2020 yılından sonra bittiğini kendisinin de ifade etmiş olması karşısında gerçek dışı-yanıltıcı açıklama niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; "..." ibareli markaların önceki tarihli olarak davacı adına Türk Patent nezdinde ve yurt dışında tescilli oldukları, dosyaya ibraz edilen taraflar arasındaki yazışmalardan , davacının markasının davalı adına TPMK nezdinde tesciline izninin olmadığı,
davalının, bu markaları davacının izni ve bilgisi dahilinde tescil ettirdiğine, bu itibarla tescilde haklı nedeni olduğuna dair dosyada bir delil - bilgi bulunmadığı , bu halde davalının, dava konusu markaları kendisi adına tescil ettirmekte haklı nedeninin olmadığı ve bu hususta kendisine verilen bir iznin de olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının, markanın davalıya ait olacağı, davalı tarafça tescil ettirilebileceği yönünde bir yetkilendirmesi de mevcut değildir.
Bu itibarla dava konusu markaların, SMK m.6/f.2 kapsamında ticari vekil/temsilci olarak kabul edilebilecek olan davalı tarafından haklı bir neden olmadan tescil ettirildiği, davalı markalarının tescillerinin tesadüfen gerçekleştirilmediği, davacının önceki tarihli tescilli markaları varken ve davacı ile bu markalar konusunda bir ticari ilişkinin olduğu bizzat davalı tarafından belirtilmişken, davalının basiretli tacir gibi ve iyi niyetle hareket ettiğinden söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Bu sebeple, SMK m.6/f.2 ve SMK m.6/f.9 hükümleri kapsamında dava konusu markaların tescilli oldukları tüm emtia ve hizmetler yönünden SMK m.25/f.1 gereği hükümsüz kılınmalarının ve sicilden terkinlerinin şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davacının hükümsüzlüğe dair davası kabul edilmiştir.
Davacının marka hakkına tecavüz talebi yönünden yapılan değerlendirmede. Davalı tarafından işletilen ....com internet sitesinde tespit edilen marka kullanımının doğrudan davacı markalarının tescilli olduğu emtialar kapsamında ve birebir davacı markalarının kullanımı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Bu itibarla davalının bu kullanımı SMK 155 maddesi de gözetildiğinde ....com alan adlı internet sitesindeki marka kullanımının davacının tescilli markaları ile mutlak suretle iltibas suretiyle marka hakkına tecavüze (SMK m.7/f.2-b. SMK m.29/f.1) sebep olacağı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davası kabul edilmiştir.
Bununla bağlantılı olarak ....com ve ....com.tr alan adlarına erişiminin engellenmesine ve davalı adına olan ....com.tr alan adının iptaline, karar vermek gerekmiştir.
Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede. Her ne kadar Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... E, ... Karar sayılı,...
Tarihli kararında; , davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği ve haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerektiği yönünde ise de; somut uyuşmazlıkta davacı marka haklarının yanı sıra TTK'nın haksız rekabet hükümlerine de dayanmış olup, davalının ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere markasal kullanımları dışında ve ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişki çok önceden sona ermesine rağmen davalı kontrolünde olan dava konusu ....com internet sitesinin “Hakkımızda” bölümünde yer alan “... , ...
Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından ... ile ortak iştirak şeklinde Türkiye'de resmi ... olarak İstanbul ... mağazasında faaliyet göstermektedir.” şeklindeki açıklama, dava tarihinde ve davanın devamında sitede yer almakta olup, davalının davacı ile ilişkisinin 2020 yılından sonra bittiğini kendisinin de ifade etmiş olması karşısında gerçek dışı-yanıltıcı açıklama niteliğindedir. Davalının bu eylemi TTK 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil etmektedir.
Bu itibarla davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden de dava kabul edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/170, K. 2023/60, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama