KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/530 Esas
- Karar no
- 2019/1383
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/01/2020
Karar Metni
1.298 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu taraf aleyhine başlatmış oldukları Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu ve söz konusu icra takibinin durmasına sebebiyet verildiğini, icra takibinin konusu olan miktar, borçlu tarafın alacaklı müvekkili şirkete karşı birikmiş ve halen mevcut olan cari hesap borcuna ilişkin miktar olduğunu, davalı taraf ile davacı firma arasında çeşitli ekipmanların alım satımına ilişkin sözleşme kurulmuş olduğunu, faturanın düzenlenmesi ile davacı müvekkili şirketin 07/07/2017 tarihi itibari ile 7.835,20 TL tutarında cari hesap alacağı mevcut olduğunu,
bu tarihten itibaren davalı tarafından cari hesap alacağına yönelik herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %100 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya Mahkememize fiziki olarak gönderilmiş olup; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 7.835,20 TL cari hesap alacağı, 523,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.358,44 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu vekili tarafından takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Davacının iddiası, davalının icra dosyasındaki itirazı, icra dosyası ile ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, fatura borcunun ödenip ödenmediği, davacı ve davalı defterlerinde ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının, var ise yapılmış bir ödeme olup olmadığı, tahsilin yapılmadığının tespiti için ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
dava konusu hususların tespiti ile bilirkişi raporu tanzimi için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/05/2019 günü, saat 15:00'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup. Mali Müşavir bilirkişi ....
31/05/2019 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin 2017 yılı defteri kebir, yevmiye ve envanter defterlerinin incelendiğini, davacı şirketin incelenen 2017 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğunu, davalı şirketin defterlerini ibraz etmemiş olduğunu, davacının icra dosyasında icra takibini yaptığı 7.835,20 TL tutarın tarafına ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığını ve defter kayıtlarına göre alacak aslına ilişkin tutarın 7.835,20 TL olduğunu bildirmiştir.
Davacı tarafça takibe konu alacak miktarına ilişkin 07/07/2017 tarihli e-fatura ve sevk irsaliyesinin ibraz edilmiştir.
Tarafların dava konusu döneme ilişkin BA-BS kayıtları celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafça bildirilen mal satışlarının davalı tarafça alım olarak bildirildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın m. 23/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise, burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa da, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. İtirazın iptâli davasında takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılması mümkün değildir (Örnek: Yargıtay HGK. 14.12.2011 T. 2011/19-617 E. 2011/749 K.). Faturalarda gösterilen işler belli iken fatura kapsamı dışındaki işler esas alınarak hesaplama yapılamaz.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davanın fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibi itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin ticari defter ve belgelerine dayandıklarını dava dilekçesinde belirttiği ve belirlenen bilirkişi inceleme gününde ise davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz ettiği, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği görülmüştür. Uyuşmazlık; davacının icra takibine konu alacağın varlığını kanıtlayıp kanıtlamadığı, tarafların BA-BS kayıtlarına göre değerlendirme yapılıp yapılmayacağı hususlarında toplanmıştır.
Ticari defterlerin delil niteliği yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde;
" (1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir.
Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 7.835,20 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu faturalara konu malların teslim edildiği hususunda ispat yükü davacı taraftadır.
Mahkememizce dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile fatura konusu malların teslim edildiği kabul edilmiştir. Davalı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilmemiştir.
Faturalara konu malların davacı yana sevk irsaliyesi ve irsaliyeli fatura ile teslim edildiği, incelenen sevk irsaliyesi ve irsaliyeli faturalarda malı teslim alan ve teslim eden kısımlarının imzalı olduğu, her ne kadar davalı tarafça bilirkişi incelemesine defter ve belgeleri sunulmasa da, davalının BA formlarında da matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaları bildirilmiş olduğu, davanın ispatlandığı anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne, ancak temerrüde düşürüldüğüne dair ihtar bulunmadığı,
bu nedenle faiz isteminin reddi gerektiği, alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/530, K. 2019/1383, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama