KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/742
- Karar no
- 2019/970
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı
- Dava tarihi
- 25/09/2019
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/09/2019
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
DAVA. Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;Tarafların İstanbul ili .... Mahallesi ..... Ada..... PArsel numaralı taşınmaza kain .... blok zemin kat .... no'lu (....
Blok .... nolu) bağımsız bölümde bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazın alım satımı hususunda 07/06/2012 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği davacıların ödeme yaparak edimlerini yerine getirdiğini ve davalının talebi doğrultusunda tapu harç ve masrafları da davalıya ödediğini, davalının taşınmazı 30/06/2014 te teslim etmesi gerekirken zamanında bitiremediğini gecikmeli olarak davacıların taşınmazı ihtirazı kayıtla teslim aldığı halde tapu halen yapılmadığını,
taşınmaz üzerinde 3. Kişiler taarfından haciz şerhleri konulduğunun haricen öğrenildiğini taşınmaz üzerindeki haciz ve şerhlerin kaldırılarak davacılara devrinin yapılmasına dair gönderilen ihtarnamelere de cevah verilmediğinden bahisle davaya konu bağımsız bölüm üzerindeki taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasını,taşınmazın 30/06/2014 tarihinden itibaren mülkiyet hakkının davacılara geçtiğinin tespitini ve taşınmazın davacılar adına tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının satın aldığı dava konusu taşınmazın dükkan olduğu, davacının tüketici olmadığı tüm dosya kapsamıyla sabittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacının satın aldığı taşınmazları gerçek kişi olarak satın aldığından TTK madde 4 kapsamında bir ticari dava olmadığı, sözleşme konusu bağımsız bölümün konut niteliğinde olmadığı, işyeri vasfında bulunduğu, ticari nitelik arz etmeyen dava konusu olayda genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/742, K. 2019/970, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama