KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/583 Esas
- Karar no
- 2020/764
- Dava
- İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/08/2020
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkilinin iş makinesi kiralama işi yapan bir şirket olup davalı ile arasında imzalanan 1 Eylül 2019 tarihli sözleşme gereği davalıya iş makinesi kiraladığını, işbu kiralama sözleşmesinden doğan aylık kira bedellerinin davacı alacaklı müvekkili tarafından davalıya fatura edildiğini, davalı borçlunun kira bedellerini bir süre düzenli olarak yatırmışsa da 2019 Kasım ayı iş makinesi kira bedelinin tamamını yatırmadığını, 10.000,00 TL bakiye borç kaldığını, buna istinaden Bursa ......
İcra Dairesi'nin .......
Esas numaralı dosyası tahtında 30 Kasım 2019 tarihli ...... numaralı faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosyanın Küçükçekmece İcra Dairesine gönderildiğini, davalı borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini beyanla davalı borçlu şirketin yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine İİK m 67/11 uyarınca takip çıkış tutarı olan 10.113,42 TL'nin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, işbu tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan, davacı müvekkiline ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün .......
Esas sayılı dosyasıyla açılmış olan icra takibine konu borcun kira sözleşmesinden kaynaklandığını beyan ettiğini, aradaki borç ilişkisini kabul anlamına gelmemekle beraber uyuşmazlığın 6100 Sayılı HMK 4. maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alınana girdiğini, bu maddede açıkça kiralanan taşınmazların, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde düzenlendiğini, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla açılanan davanın görev yönünden usulden reddine, haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olması sebebiyle esas yönünden de davanın reddine,
%20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıya kiralandığı belirtilen iş makinasının aylık kira bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı iddiasına göre taraflar arasında iş makinası kiralanmasına ilişkin bir hukuki ilişki bulunduğu ve buna göre talebin kira ilişkisinden doğan bir alacak davasına dayandığı, HMK.4/1-a maddesi uyarınca iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinde ki anlatım dikkate alındığında uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu,
dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususların resen dikkate alınacak hususlardan olması nedeniyle dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği anlaşılmakla yapılan açıklamalar uyarınca davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle Mahkememizin görevsizliğine dair karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm oluşturulmuştur.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/583, K. 2020/764, 13 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama