İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/705 K.2024/510

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2020/705Karar2024/510Tarih21 Mayıs 2024Okuma15 dk · 2.952 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Mayıs 2024
Esas no
2020/705 Esas
Karar no
2024/510
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Dava tarihi
11/10/2017
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
11/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.952 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... Sağlık Ürünleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti ile davalı ...

Arasında 01/05/2012 taririhnde Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1. Maddesinde belirtildiği üzere müvekkili ... satışları Marmara Bölge distribütörü olarak atandığını, sözleşmede belirlenen tüm satış kotalarına ... tarafından ortaya konulan üstün çabayla ulaşıldığını, buna göre 2012 yılı için satış hedefinin 300.000-EURO olmakla ulaşılan satışın 418.320,12-EURO.

2013 yılı için satış hedefi 700.000-EURO olmakla ulaşılan satış 658.810,95-EURO ve 2014 yılı için satış hedefi 900.000-EURO olmakla ulaşına 856.819,77-EURO olup .... 'in bu başarısı ... tarafından layık görüldüğü "2012 yılın yeni distribütörü" ödülü ile taktir edildiğini, 07/03/2016 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, ....'i benzer ürünler satmakla suçladığını, müvekkilinin sözleşmenin haksız feshi sebebiyle kar kaybı, yatırımlarından doğan zararı, ticari itibarının zedelenmesi bahsiyle manevi zararı bulunduğunu, müvekkili davalı adına yapmış olduğu yatırımlar için 200-EURO karşılığı 840-TL,

müvekkili tarafından oluşturulan fakat yaralanılamayan işler için 200-EURO karşılığı 840-TL, müvekkilinin 2016 yılı kar kaybı için 300-EURO karşılığı 1260-TL, manevi tazminat talebi olarak 100-EURO karşılığı 420-TL,

Ocak ve Şubat aylarına ilişkin sözleşme imza tarihinden bu yana müvekkili tarafından oluşturulan ancak ..... tarafından yararlanılan müşteriler için müşteri portföy tazminatı olarak 100-EURO karşılığı 420-TL ve geri alınmayan stoklar için 100-EURO karşılığı 420-TL olmak üzere toplam 1000-EURO karşılığı 4200-TL tazminatın sözleşme ilişkisinin sona erdiği 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, acentelik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

6102 Sayılı TTK'nun 122/1 maddesinde müvekkilin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, acente sözleme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve somut olayın özellik ve şartları ve değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acentenin müvekkilden uygun bir tazminat isteyebileceği,

122/4 maddesinde denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesinin gerektiği düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça 07/03/2016 tarihinde feshedildiği, işbu davanın 11/10/2017 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı anlaşılmakla davanın TTK 122/4 maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 12/02/2018 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 01/09/2020 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile.

"Davanın, 6102 sayılı TTK.nın 102 ve devamı maddelerinde düzenlenen acentelik sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme (portföy) tazminatı ile sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya yöneltilen kar kaybı, stok zararı vs diğer alacak ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, genel olarak portföy tazminatının, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilininin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığı olduğu,

6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça denkleştirme istemi olarak tanımlanan, doktrinde de genel olarak portföy tazminatı olarak da ifade edilen bu tür tazminatın, mülga 6762 sayılı TTK'da açıkça düzenlenmemiş olduğu, ancak anılan kanunun 134. maddesinde; muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu,

müvekkilinin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye verileceğinin hükme bağlanmış olduğu, uyuşmazlıkta sözleşmenin fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK.nın 122. maddesine göre ise, acentelik sözleşmesinin sona ermesinde acentenin kusurunun bulunmaması koşuluyla; müvekkilinin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi,

acentenin, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak işletmeye bağlı müşterilerle yapılmış veya yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etmiş olsaydı elde edeceği ücreti talep etme hakkını kaybediyor olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatı istenebileceği, aynı maddenin 4. fıkrası gereğince denkleştirme istem hakkının, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, bu sürenin niteliği hususunda öğretide görüş birliği olmadığı,

hakdüşürücü süre mi yoksa zamanaşımı süresi mi olduğunun yasal düzenlemede açıklanmadığı; maddenin gerekçesinde de sürenin niteliğinin uygulama tarafından belirlenmesi gerektiği, sebebinin de hukuk geliştirme olanaklarının önünün kapatılmaması olarak gösterildiği, bu hususun uygulamaya bırakıldığı anlaşılmakta olduğu, kanunda dava açılmasından söz edilmeyip tazminat talebinin ileri sürülmesinden söz edildiği hususu dikkate alındığında, 1 yıllık sürenin dava açılması için değil, tazminat talebinin ileri sürülebilmesi için bir hakdüşürücü süre olarak anlaşılması gerektiğinin kabul edilmesi gerektiği, HMK.'nın 223. maddesinde;

"(1) Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır.

(2) Mahkeme kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine, belgenin resmî tercümesini de isteyebilir." denildiği, dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin dayandığı belgelerin türkçe tercümesinin dosyada mevcut olmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince sunulmayan delillerin türkçe tercümelerinin mahkememizce de istenilmediği, ancak davacı vekilinin; dava dilekçesinde 07.03.2016 tarihindeki fesihten sonra 12.10.2016 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek 1 yıllık süre içerisinde denkleştirme ve diğer alacak taleplerinin ileri sürüldüğünü beyan ettiği, tercüme ve tebliğ evrakı sunulmadığından bu hususun incelenememiş olduğu,

yukarıda yazılı esaslar dahilinde delil olarak dayanılan sözleşme, ihtarname tercümesi ve tebliğ evrakı istenilerek davalıya portföy tazminatına yönelik bir talep yöneltilip yöneltilmediği belirlenerek hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi gerektiği, TTK 122/4 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin portföy tazminatı taleplerine ilişkin olduğu, davalının sözleşmenin feshine bağlı diğer taleplerinin de hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu itibarla; öncelikle portföy tazminatına yönelik hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği belirlenerek,

tarafların gösterdikleri deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddine yönelik mahkememiz kararının KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.

Mahkememizce bozma ilamı uyarınca yargılama devam olunmuş, Davacı tarafa HMK m. 223 kapsamında davalı tarafa gönderildiği iddia edilen 12.10.2016 tarihinde ihtarnamenin tercüme ve tebliğ evrakını, delil olarak dayanılan sözleşmeyi, ihtarname tercümesi ve tebliğ evrakını sunmak üzere 1 aylık süre verilmiş olup davacı vekilince sunulan tercüme evraklarının incelenmesinde davacı tarafça düzenlenen ihtarnamenin tercümesi ibraz edilmiş ise de, ihtarnamenin davalı tarafa tebliğine ilişkin herhangi bir alındı, tebliğ mazbatası veya yabancı makamlarca tebliğin yapıldığına ilişkin herhangi bir yazı dosyaya sunuşabilmiş değildir.

Davacı tarafça davalı şirket uzantılı mail adresi üzerinden .... adında çalışan ile yapılan mail görüşmeleri ibraz edilmiş ve mail görüşmelerinin tercümeleri sunulmuş ise de, sunulan mailler de 29.03.2017 tarihlidir.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, Davacı tarafın sözleşmenin feshine bağlı olarak, davacı tarafon davalı taraf adına yapmış olduğu yatırımlar olup olmadığı, , davacı tarafından oluşturulan fakat yararlanılmayan işler olup olmadığı, söz konusu fesih nedeni ile kar kaybının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından oluşturulan müşeri portföyü nedeni ile davacı tarafın zararının bulunup bulunmadığın tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 01/03/2021 günü, saat 15.00 da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ....

23/07/2021 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, davacı ile davalının aralarındaki distribütörlük sözleşmesinin feshinden dolayı davacının açtığı tazminat davası olduğunu, taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ticari

defterlerini sunmuş olduğunu, davalı tarafın ise incelemeye gelmemiş olduğunu, davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2012-2013-2014-2015-2016 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelendiğini, defterlerinin

açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunu ve lehinde delil niteliği taşıdığı

kanaatine varılmış olup, nihai kararın mahkememize ait olduğunu, yoksun kalınan 2016 yılı karı hesaplaması yapılmış olduğunu, hesaplamalara göre

öngörülen ortalama 2016 yılı karının 680.426,40 TL olarak hesaplanmış, ancak

gerçekleşen karın 342.552,69 TL olduğunun görülmüş olduğunu, dolayısıyla 680.426,40-

342.552,69 = 337.873,71 TL olduğunu, görüleceği üzere 337.873,71 TL yoksun kalınan

2016 yılı karı hesaplanmış olduğunu, takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının yapması gereken satışları belirli müşterilerine yapamadığından dolayı 337.873,71 TL tutarında kar kaybına uğradığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla Portföy

kaybının da aynı tutarla sınırlı olacağı kanaatine varıldığından 2016 yılı portföy

kaybının 337.873,71 TL olabileceği tespit ve kanaatine varılmış olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davacı tarafından oluşturulmuş ve sözleşmenin feshi nedeniyle

yararlanılamamış bir yatırıma rastlanmamış olduğunu, aynı şekilde davacı tarafından

oluşturulup sözleşmenin feshi nedeniyle yararlanılamamış işlerinde olduğu tespit

edilememiş olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.

Dosyanın davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 29/01/2022 tarihli ek raporunda özetle;

Kök raporda yapılan tespitlerde;

Yoksun kalınan 2016 yılı karı : 337.873,71 TL Olarak,

2016 yılı portföy kaybının da : 337.873,71 TL olarak hesaplandığının görüleceğini, dosya kapsamında yapılan incelemeler ve yapılan işin niteliği gereği yapılan

faaliyetlerin dövize endeksli olarak yapılmış olduğunun aşikar olduğunu, 213 Sayılı Vergi Usul

Kanunu hükümlerine göre hazırlanan Bilanço ve Gelir tabloları TL olarak hazırlanmış

olması hasebiyle raporunda TL bazlı ve TL tutar üzerinden hazırlanmış olduğunu,

davalının talepleri doğrultusunda hesaplanan tutarların döviz kur üzerinden

değerlendirilerek hesaplanmış olduğunu, davacının 2016 yılı yoksun kalınan kar kaybı ve portföy kaybı tazminatlarının ayrı ayrı 337.873,71 TL olarak kök raporda hesaplanmış olduğunu, sözleşme fesih tarihindeki TCMBDA kuru üzerinden EURO ya çevrildiğinde (337.873,71 TL/3,2252)= 104.760,55 Euro olarak hesaplanmış olduğunu, dava tarihindeki TL karşılığı 454.398,86 TL ve kök rapor tarihindeki TL karşılığının da 1.052.665,39 TL olarak ayrı ayrı hesaplanmış olduğunu bildirmiştir.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konusu ve davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu kalemlerin ayrı ayrı tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi heyetine hukukçu bilirkişi ve sektör bilirkişisinin eklenmesine, bilirkişilerin celse arasında re'sen seçilmesine karar verilmiş olup, Hukukçu bilirkişi .... Kimyager bilirkişi .... ve kök rapor sunan Mali Müşavir bilirkişi .... 17/03/2023 tarihli raporlarında özetle; inceleme konusu dava tarafları arasına sağlık test kiti, cihaz, sarf kimyasalları emtia ürünlerin

kullanılması, satış-pazarlama, sevki ve müşteriye teslimi vb. konularında davalı (... ) seçimlik

hakkını sektörel başka bir firmadan yana kullandığını, ancak dava tarihi ve güncel durumda döviz kurunda dalgalanmalar, hammadde temininde ki zorluk vb.

şartlar nedeniyle kar kaybı, müşteri portföyü azalması, ciro azalması vb. kaygılar yönüyle anlaşılacağı

üzere davacı .... firmasında mali yapıya önemli bir miktar baskısı olacağı ve ticari olarak sözleşme

feshinin başlangıcı itibariyle müşteriler nezdinde kısmen prestij kaybına yol açacağının görülmekte olduğunu, davalının (....) seçimlik hakkını başka firma yönünde tercih ettiğini, taraflar arasında imzalanan 01.05.2012 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi uyarınca, davalı ....'ın

satışları için, davacı şirketin Marmara Bölge Distribütörü olarak atanmış olduğunu, 07.03.2016 tarihinde,

davacı tarafın sözleşmeyi feshedebileceğini ve kar kaybı talep edebileceğini, 12.10.2016 tarihli İhtarname ile, TTK md 122/4 maddeye istinaden denkleştirme istem hakkının

kullanılmış olduğu kanaatinin taşındığını, yoksun kalınan kar kaybı ve portföy zararı bakımından kök

raporda mali yönden hesaplamaların yapılmış olduğunu, davacının sözleşme feshinin, manevi tazminat gerektirebilmesi için TBK md.58 hükmüne istinaden, davalı tarafından, davacı şirketin kişilik haklarına saldırının kusur ile haksız olarak zarara sebebiyet verilmesi ile illiyet bağının oluşturulmasına bağlı şartları gerektireceğini, davacı şirketin, dosya kapsamında, kişilik haklarının ne şekilde manevi zarara uğradığının tespit edilemediğinin değerlendirilmiş olduğunu bildirmişlerdir.

Dosyanın tarafların beyan ve itirazları ile dava dilekçesinde belirtilen her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 18/08/2023 tarihli ek raporlarında özetle; kök raporda yapılan tespitlerde.

Yoksun kalınan 2016 yılı karı: 337.873,71 TL olarak, 2016 yılı portföy kaybının da: 337.873,71 TL olarak hesaplandığını, dosya kapsamında yapılan incelemeler ve yapılan işin niteliği gereği yapılan faaliyetlerin dövize endeksli olarak yapılmış olduğunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre hazırlanan Bilanço ve Gelir tablolarının TL olarak hazırlanmış olması hasebiyle raporun da TL bazlı ve TL tutar üzerinden hazırlanmış olduğunu, davacının 2016 yılı yoksun kalınan kar kaybı ve portföy kaybı tazminatlarının ayrı ayrı 337.873,71 TL olarak kök raporda hesaplanmış olduğunu,

sözleşme fesih tarihindeki TCMBDA kuru üzerinden EURO ya çevrildiğinde (337.873,71 TL/3,2252)= 104.760,55 Euro olarak hesaplanmış olduğunu, dava tarihindeki TL karşılığının 454.398,86 TL ve kök rapor tarihindeki TL karşılığının da 1.052.665,39 TL olarak ayrı ayrı hesaplanmış olduğunu SONUÇ OLARAK; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelemeye sunduğu ticari defterleri ile evrak ve belgelerinin incelenmesi sonucunda yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde.

23/07/2021 tarihli kök raporda detaylı bir şekilde izah edilmiş olup, davacı taleplerinin dava dilekçesinde belirtilen yoksun kalınan kar kaybı ve portföy kaybı hususunda tespitler ve hesaplamalar yapılabileceğinin izah edilmiş olduğunu, kök ve ek raporda değişiklik gerektirecek herhangi bir durum tespit edilmemiş olduğunu bildirmişlerdir.

Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dava dilekçesinde talep edilen her bir kalem yönünden hesaplama yapılmak üzere ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi heyeti 02/11/2023 tarihli 2. ek raporlarında özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası,

davacı yanın incelemeye sunduğu Ticari defterler ile evrak ve belgelerinin incelenmesi sonucunda yapılan tespit, keşif, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

23.07.2021 tarihli kök raporda detaylı bir şekilde izah edilmiş olup davacı taleplerinden

dava dilekçesinde belirtilen

Yoksun kalınana kar kaybı ve Portföy kaybı hususunda tespitler ve hesaplamalar

yapılmış olup, dosya kapsamında, davacı şirketin, kişilik haklarının ne şekilde manevi zarara uğradığının tespit edilemediğinden hesaplama yapılamadığı kanaati ile, manevi

tazminat hususundaki tespit ve takdirin mahkememiz takdirinde olduğunu, 104.760,55 EURO kar kaybı, 104.760,55 EURO Portföy tazminatı olmak üzere davacının toplam olarak,

209.521,10 EURO tazminat talep edebileceği hususunda hesaplama yapılmış olduğunu, davacı vekilince dosya münderecatına sunulan ve davalı tarafından geri

alınmayan stok listesinin incelemiş 38 kalem farklı farklı test kitlerin total 54.180

Euro bedeli stoklanmış ürün berdelinin geri alınmasına yönelik taraflar arasında

mutabakat sağlanmadığının anlaşılmış olduğunu, gerek davacı gerek ise vekilince davalı

tarafa ürünlerin iadesi, yeni anlaşılan ve distribütör tayin edilen firmaya devri

hususunda yeterli çalışmanın olmadığı ve ihtar niteliğinde noter tebligatının ve

notere cevap tebligatlarının bulunmadığı anlaşıldığından davacının stokların geri

verilmesi hususunda yeterli özen ikaz ve uyarı ve denetiminde gerekli hassasiyeti

göstermediği iş bu minvalde davacı stoklarında bulunan 38 kalem farklı farklı

test kitinin %50 indirimle 24.090 Euro “yirimidörtbindoksaneuro” olarak

davalından talep etmesinin yerinde olacağı kanaati oluştuğunu bildirmişlerdir.

TTK'nın "Acentelik Sözleşmesinin Sona Ermesi Sebepleri" başlıklı 121/1 maddesinde "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." hükmü düzenlenmiştir.

TTK'nın "Denkleştirme istemi" başlıklı 122. maddesinde; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak,

onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz.

Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez.

Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir.

TTK'nın acentelere ilişkin "Denkleştirme istemi" başlıklı 122. maddesi hükümlerinin, maddenin 5. fıkrasına göre hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağı kabul edilmiştir.

TTK 122 uyarınca distrübütörün denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, distribütörün ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir.

Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır (Yargıtay 11 HD 2016/2170 E.- 2017/2780 K. sayılı ve 10/05/2017 tarihli ilamı).

Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için ayrıca sözleşmenin distribütörden kaynaklanan haklı bir sebeple feshedilmemiş olması gerekmektedir.

Davacının talebi, davalı ile imzalanan distribütörlük sözleşmesinin feshi nedeni ile denkleştirme (portföy) tazminatı ile sözleşmenin feshi nedeniyle kar kaybı, stok zararı, sözleşmenin feshine bağlı diğer zararlar ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz önceki tarihli kararı uyarınca dava hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 01/09/2020 tarih ve .... Esas ....

Karar sayılı ilamı gereğince davacıya tercüme ve tebliğ evrakının sunulması hususunda süre verilmiş ise de, ihtarnamenin davalı tarafa tebliğine ilişkin herhangi bir alındı, tebliğ mazbatası veya yabancı makamlarca tebliğin yapıldığına ilişkin herhangi bir yazı dosyaya sunulabilmiş değildir.

Davacı tarafça davalı şirket uzantılı mail adresi üzerinden .... adında çalışan ile yapılan mail görüşmeleri ibraz edilmiş ve mail görüşmelerinin tercümeleri sunulmuş ise de, sunulan mailler de 29.03.2017 tarihlidir.

Mail görüşmeleri esas alındığında dahi davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu anlaşıldığından davalı şirket uzantılı mail adresi üzerinden yapılan görüşmelerde adı geçen şirket çalışanı hakkında temsile yetkili olup olmadığı yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.

Buna göre davanın kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı dosya kapsamında tespit edilmediği gibi TTK m.122/3 hükmü uyarınca feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, sözleşmenin feshinin davacı veya davalı tarafın eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu da dosya kapsamında ispatlanabilmiş değildir.

Davacının portföy tazminatı dışındaki diğer talepleri, kar kaybı, stok zararı, sözleşmenin feshine bağlı diğer zararlar ve manevi tazminat istemleri de yine sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararlara ilişkindir. Belirtilen zarar kalemleri yönünden de yine TTK m.122/3 hükmü uyarınca feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının ve sözleşmenin feshinin davalı tarafın eylemlerinden kaynaklandığı hususunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir.

Ne var ki dosya kapsamına sunulan deliller davacı tarafın tek taraflı delilleri olup sözleşmenin feshinin davalı tarafın eylemlerinden kaynakladığına ilişkin ispata elverişli delil dosya kapsamına sunulabilmiş değildir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN REDDİNE

1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 74,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 353,26 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/705, K. 2024/510, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Açılan Davanın Reddine
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/705
Karar No
2024/510
Tarih
21 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/744 K.2024/337
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/897 K.2024/520
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/906 K.2024/592
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/915 K.2024/406
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/954 K.2024/509
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/957 K.2024/323

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.