KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas no
- 2020/72 Esas
- Karar no
- 2025/31
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
4.494 kelime·22 dk okuma·12 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle.
Olay tarihinde davalı ... şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, davalılardan sigortalı ...’ın işleteni ve maliki olduğu .... plaka numaralı aracın, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde, 22.05.2017 tarihinde Bağcılar-Mahmutbey yolu Ateş Tuğla mevkiinde karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına neden olduğunu, olay hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ...
Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde ...'ın hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ...'ın hakkında ise taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığını, halen devam ettiğini, (Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas).
Müvekkilinin bu kaza sonucu ağır şekilde yaralandığını, kaval kemiğinin kırıldığını, ameliyat olduğunu, zorlu bir tedavi sürecinden geçtiğini ve aylarca bakıma muhtaç halde hayatına devam ettiğini, sonrasında kaza sebebiyle bacağında kalıcı şekilde hasar meydana geldiğini, Kazada sigortalı davalının maliki bulunduğu aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın açık kural ihlali nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkillerinin maddi anlamdaki kayıplarının telafisini teminen, davalı ... şirketine 29.05.2018 tarihli istem yazısı gönderildiğini ve fakat bu istemimiz,
müvekkilinin maluliyet oranının % 4 olarak kabul etmeleri halinde ödeme yapılacağının cevabı ile karşılandığını, bunun üzerine 15.08.2018 tarihinde müvekkilinin maluliyet oranının % 4 olarak tespitini kabul etmediğini, bu oranın gerçekte % 10 olduğunu, bu oran üzerinden ödeme talep ettiklerini belirten yazı yazmalarına rağmen, geri dönüş sağlanmadığını ve her hangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeniyle gerek ayağının kırılması ve ameliyat olması,
gerekse vücudundaki sabit izlerin vermiş olduğu rahatsızlığın müvekkilinde psikolojik travmaya neden olduğunu ve ruh sağlığını bozduğunu, bu nedenle bir nebze olsun müvekkilinin üzüntüsünü hafifletmek için manevi tazminat (belirsiz alacak) taleplerinin de bulunduğunu, istemlerinin söz edilen şekilde kabul edilmemesi ve müvekkilinin mağduriyetinin günden güne arttığı nedeniyle, mahkemeye başvurmak zorunluluğunun doğduğunu,
Bu sebeplerle 1.000 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) ve 50.000 TL manevi tazminatın (sadece davalılar ... ve ... yönünden) kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ve limitiyle sınırlı olmak üzere), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ....... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılmalıdır. Davacının sunduğu maluliyet raporuna itirazlarımız bulunmaktadır. hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu esas alınmalıdır. ceza dosyası evraklarının sunulması gerekmektedir. Açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararı tazmine istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumları, davacının maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden Davacının SGK kaydının olup olmadığı, var ise hizmet sicil dökümü ve bordroları, Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nden Mahkemenizin ... Esas sayılı dosyasının bir sureti, ... Sigorta A.ş.'den .... plakalı araca ait ... poliçe ile 22/05/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşturulan hasar dosyası, İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden ... plakalı aracın 22/05/2017 tarihi itibariyle ruhsat bilgileri, ...
Hastanesi'nden davacı ... (TC:....) gerekli tetkik ve muayene sonucunda düzenlenecek rapor, grafi vs.'nin, ... Hastanesi'nden ... T.C. kimlik numaralı ...'in dava konusu 22/05/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kurumunuzda görmüş olduğu tüm tedavi, evrak, belge, rapor vs, ... Hastanesi'nden ... (TC:...) gerekli tetkik ve muayene sonucunda düzenlenecek rapor, grafi vs, ...
Hastanesi'nden kırık/yaralanma alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları celp edilmiştir.
Davacı Tanığı ....'ın Mahkememizin 11/03/2021 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: ben davacıyı ve eşini geçmişten tanırım, davaya konu kazayı görmüş değilim, ancak Mayıs'ın ortalarında davacı beni aradı, kaza geçirdim dedi. Bende ziyaretine gittim, benim bildiğim ve görgüm bundan ibarettir, dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: ben davacının yanına gittiğimde, ayağı sargılı ve platini gözükür şekildeydi. Yanında kız kardeşi ... vardı, bu kadar gördüm, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ....'in Mahkememizin 11/03/2021 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında; kaza geçirdiği gün abim olan ... kaza geçirdiğini söyledi, ... Hastanesi'nde yatıyormuş, oraya gittim, bacağı alçıdaydı, 17 gün hastanede baktım, yaklaşık 6 ay kadar evde yattı, sadece tekerlekli sandalyeyle gezdirebiliyordum, bakıcı alması konusunda davalı şoför ... 'a söyledim, ancak biz bakıcı ayarlayamayız, ben abime bakma sürecinde işten ayrılmak zorunda kaldım, ben yaşlı-hasta bakıcılığı yapmaktayım, ben çalıştığım iş yerinden 4,5 senedir çalışmaktaydım, abime davalı taraf bakıcı tutsaydı ben işimden ayrılmak zorunda kalmayacaktım, abimin tedavisi için özel aracım olmadığı için ticari taksi tutarak hastaneye 2 ay boyunca götürmek zorunda kaldım, dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ...'ın Burhaniye ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Tal. Sayılı dosyasında 28/05/2021 tarihli duruşmada alınan tanık beyanında : Ben davacıyı emlakçı iken kendisine daire satmış olmam sebebi ile, yani müşterim olmasından tanıyorum. Davalıları tanımıyorum. Ben trafik kazasını görmedim. Ben davacıyı kaza yaptığı gün kız kardeşinin beni araması üzerine hastaneye giderek ziyaret ettim. Yaklaşık yarım saat kadar hastanede kaldım. Ayağına demir takılmıştı.
Ayağı kırılmıştı. Daha sonra hastanede iken kız kardeşi geldi. Hemen akabinde davacıya çarpan araç sürücüsü de hastaneye geldi. Korkmuş ve mahçup bir vaziyette idi. Ben ne olduğunu sordum. Davacının birden önüne çıktığını ve davacıyı göremediğini ve çaptığını söyledi. Davacının kız kardeşi gördükten sonra ben hastaneden ayrıldım. Davacıyı kaza gününden sonra da gördüm. Davacı kazanın olduğu gün hayattan bezmiş bitkin bir vaziyette idi. Sanki herşeyini kaybetmiş gibi idi.
Davacı kazadan sonra çalışamadı. Halen de çalışmıyor. Kız kardeşi ona bakmak için işinden ayrıldı. Halen davacıya bakmaktadır. Davacı kazadan itibaren geçen süre zarfında kendini yavaş yavaş psikolojik olarak kendini toparladı. Şu an biraz daha iyi vaziyette. Davacı yürüyebiliyor, ancak ayağında problem olduğu yürüyüşünden anlaşılıyor. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Şekilinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28/08/2020 tarihli Raporda özetle; OLAY : 22.05.2017 günü saat 15.45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobil ile istikametinden Halkalı caddesi istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde Mahmutbey caddesine sola dönüş yaparak geçiş yapmak istediği esnada aracının sol arka teker ve çamurluk kısımları ile karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen ve kaplama içerisinde bulunan davacı yaya ...'e çarpmasıyla neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir.
İRDELEME
Dosya içerisinde trafik kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır. 09.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meskun mahal içerisinde tek araçlı yayaya çarpma şeklinde meydana geldiği, kaza saatinde havanın açık, gün durumunun ise gündüz olduğu, tek yönlü bölünmüş yolun genişliğinin 7 metre olduğu, yaya kaldırımının mevcut olduğu, meskun mahal olmasından dolayı hız limitinin 50 kmh olarak belirlendiği, kaza yerinin çok yönlü kavşak katılım yolu olduğu belirtilmiştir.
13.11.2019 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 27.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın yerleşim yerinde, tek yönlü gidiş işleyen caddede şerit genişliği 3.5 metre olduğu, toplam 7 metre yol platform genişliğindeki caddede yaya yolunun bulunduğu (300 cm),oto korkuluk, emniyet şeridinin bulunmadığı, aracın geliş istikametinde araçları uyarıcı yaya geçit levhasının bulunduğu,
müşteki yayanın geldiği noktada ise ışıklı trafik lambasının ve Enerji Petrol yanında yayanın güvenle geçebileceği yaya geçidinin bulunduğu kavşakta kavşağın trafik lambası ile yönetildiği kaza noktasında trafik görevlisinin, görüşe engel cismin yolda çalışmanın olmadığı, yol şerit çizgilerinin çizili olduğu, virajlı eğimsiz kavşakta, gündüz vakit, açık hava ,kuru zeminde tek aracın yayaya yol üzerinde çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği belirtilmiştir.
Davalı sürücü ... ifadesinde;"...Bu aracı ben kullanıyordum. Müştekinin bahsettiği trafik kazasını ben yaptım, belirttiği yolda araçlara yeşil ışık yandıktan sonra ben idaremdeki araçla 30 metre kadar gittikten sonra, birden ismini bilahare öğrendiğim ... isimli şahsa çarptığımı farkettim, hatırladığım kadarıyla sağ ayaktan çarptığımı farkettim. Yeşil ışıktan yeni hareket ettiğim için hızlı değildim...Olayın olduğu caddede ışıklardan sonra sola hafif viraj vardı.
Ben bu virajı idaremdeki araçla aldığım sırada, şahsında yolun kaldırımından aşağıya inmiş vaziyette yolun kenarında birisiyle muhabbet etmiş olduğunu kısa süre gördüm. Kullandığım fierino marka araçla virajı biraz geniş almam gerekirken, tahminime göre dar viraj almam ve bu şahsında yolun için de olması nedeniyle aracın ön tarafım kurtarmama rağmen arka soldan şahsın ayağına çarpmışım..."şeklinde ifade vermiştir.
Davacı yaya ... ifadesinde;"22.05.2017 tarihinde gündüz saatlerinde Bağcılar Mahmut Bey yolu ateş tuğla mevki eskiden .... Marketin olduğu şimdi yerine binanın yapıldığı .... benzin istasyonunun önündeki yolda trafik ışıklarının bulunduğu yerde araçlara kırmızı yandığı sırada ben karşıdan karşıya geçmek istedim, bu sırada .... plakalı san renkte ticari taksi bana gelip çarptı..."şeklinde ifade vermiştir.
09.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, yaya ...'in %25oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir. TH/HO Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere 13.11.2019 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 27.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda yaya ...'in eşit derecede asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın eşit derecede asli kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, mahkemeniz dosyası ve ekli gönderilen belgeler, dava ve cevap dilekçeleri, tüm beyanlar, iddianame, 09.08.2018 tarihli bilirkişi raporu, 13.11.2019 tarihli keşif, 13.11.2019 tarihli keşfe binaen tanzim edilen 27.11.2019 tarihli bilirkişi raporu, dosya tümüyle incelendiğinde kazanın yukarda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mevcut verilere göre.
A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile sola dönüşe geçmeden evvel karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen ve kaplama içerisinde bulunan davacı yaya'yı dikkate alması, zamanında ikazla birlikte etkili tedbire başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi beyanından da anlaşılacağı üzere dar açıyla sola dönüşe geçerek kaplama içerisinde bulunan davacı yaya'ya çarptığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur.
B)Davacı yaya ... olay mahallinde karşıdan karşıya geçmek üzere kaplama içerisinde bulunduğu sırada seyir halinde olan vasıtaların seyir durumlarını yeterince kontrol etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, korunma tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda.
A)Davalı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş)oranında kusurlu olduğu, B)Davacı yaya ...'in %25 (yüzde yirmibeş)oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik .... İhtisas Dairesinden alınan 19/01/2021 tarihli Raporda özetle. Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerin tetkikinde; ....
Hastanesinin 22/05/2017 tarih ve .... sayılı raporunda; araç dışı trafik kazası ifadesiyle yapılan muayenesinde, bilinç açık, koopere, oryante, sağ tibia distalinde alt 1/3 de şişlik, cilt altı hematom, fraktür olduğu, görüntülerinde sağ tibia pilon fraktürü tanısıyla opere edilmek üzere ortopedi servisine interne edildiği, büyük kemik eklem içi kırıkları cerrahi tedavisi, açık uygulandığı, 3 günde pansuman, 15 gün sonra kontrol istendiği, ...
Hastanesinin 06/07/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda: “ opere sağ distal tibia kırığı, sağ ayak bileği romları kısıtlı ağrılı, bağımsız ambule, 5 derece df ve 30 derece pf var tablo 3.33b %10 kişinin özür oranı %10 olduğu” şeklinde belirtildiği, ....
Hastanesinin 03/11/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda: “fizik tedavi: 2017 de araç dışı tk öyküsü, sağ tibia kırığı opere, grafi ekte(Tibia diafizinden distal metafize ve medial kondile uzanan internal tespit materyali izlendi.
Tibia ve fibula diafizinde eski fraktür sekeli izlendi.) sağ ayak bileği rom kısıtlı ağrılı, bağımsız ambule, uzun mesafe yürüyüşte, merdiven inip çıkmada zorlanıyor eklem hareket açıklığı ektedir(diz fleksiyon sol 110, sağ 120 derece, diz ekstansiyon sol -10, sağ 0 derece, ayak bileği dorsifleksiyon sol 0, sağ 5 derece, plantar fleksiyon sol 30, sağ 40 derece)ortopedi: ayak bileği ekstraartriküler kırık nedeni ile koronal planda valgus deformitesi” şeklinde belirtildiği, Dosyaya ekli grafi görülmediğine göre.
Sonuç mevcut belgelere göre; .... oğlu, 01/01/1969 doğumlu, ...’in 22/05/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen distal tibia-fibula yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(27Ca……….7)A %11 E cetveline göre %12.2 (yüzdeonikinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/07/2024 tarihli Raporda özetle. Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerin tetkikinde; ...
Hastanesinin 22/05/2017 tarih ve ... sayılı raporunda ; araç dışı trafik kazası ifadesiyle yapılan muayenesinde, bilinç açık, koopere, oryante, sağ tibia distalinde alt 1/3 de şişlik, cilt altı hematom, fraktür olduğu, görüntülerinde sağ tibia pilon fraktürü tanısıyla opere edilmek üzere ortopedi servisine interne edildiği, büyük kemik eklem içi kırıkları cerrahi tedavisi, açık uygulandığı, 3 günde pansuman, 15 gün sonra kontrol istendiği, ...
Hastanesinin 06/07/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda: “opere sağ distal tibia kırığı, sağ ayak bileği romları kısıtlı ağrılı, bağımsız ambule, 5 derece df ve 30 derece pf var tablo 3.33b %10 kişinin özür oranı %10 olduğu” şeklinde belirtildiği, ... Hastanesinin 03/11/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda: “fizik tedavi: 2017 de araç dışı tk öyküsü, sağ tibia kırığı opere, grafi ekte(Tibia diafizinden distal metafize ve medial kondile uzanan internal tespit materyali izlendi.
Tibia ve fibula diafizinde eski fraktür sekeli izlendi.) sağ ayak bileği rom kısıtlı ağrılı, bağımsız ambule, uzun mesafe yürüyüşte, merdiven inip çıkmada zorlanıyor eklem hareket açıklığı ektedir(diz fleksiyon sol 110, sağ 120 derece, diz ekstansiyon sol -10, sağ 0 derece, ayak bileği dorsifleksiyon sol 0, sağ 5 derece, plantar fleksiyon sol 30, sağ 40 derece) ortopedi: ayak bileği ekstraartriküler kırık nedeni ile koronal planda valgus deformitesi” şeklinde belirtildiği, Kurulumuzun 18/01/2021 tarih ve ... karar nolu mütalaasında: Mevcut belgelere göre;
... oğlu, 01/01/1969 doğumlu, ...’in 22/05/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen distal tibia-fibula yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(27Ca……….7)A %11 E cetveline göre %12.2 (YÜZDEONİKİNOKTAİKİ) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu,
Kurulumuzun 26/02/2024 tarihli muayenesinde: yolda yürürken ticari taksi çarptığını, Ambulansla .... hastanesine gittiğini, tibia kırığı sonrası ameliyat olmuş, psikiyatrik müracaatının bulunmadığını ifade ediyor, şikayet: yürümekte zorlanma, sağ ayakta ağrı, fizik muayene: sağ tibia ön yüzde 6x0,2 cmlik ciltten hafif çökük açık renkte skar, sağ yak bileği iç tarafta 3x1 ciltten açık renkte aynı seviyeli skar, sağ ayak bileği ön yüzde 2x1 ciltten açık renkte aynı seviyede skar, Ortopedi muayenesinde.
Alt ekstremite uzunlukları sağ 87 cm, sol 87 cm olduğu, Sağ diz fleksiyon: 130 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sol diz fleksiyon: 130 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sağ ayak bileği dorsifleksiyon: 5 derece, plantar fleksiyon: 30 derece, inversiyon 25 derece, eversiyon 15 derece, Sol ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 50 derece, inversiyon 25 derece, eversiyon 15 derece olduğu, bilateral kruris çevresi 30 cm ölçüldüğü, Dosyaya ekli grafilerin kurulumuzca incelenmesinde.
26/05/2023 tarihli sağ kruris grafilerinde fibula diafizde malunion kaynamış kırık sekeli,tibia distal diafizde kemik köprüleşmeleri şeklinde kaynamış kırık sekeli,plak vida tespiti, medial malleolde posttravmatik sekel lezyon ile uyumlu sklerotik değişiklikler vida tespiti ve ayak bileği eklem yüzünde skleroz izlendiğine göre.
Sonuç mevcut belgelere göre; .... oğlu, 01/01/1969 doğumlu, ...’in 22/05/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinde. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre.
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (YÜZDEDÖRT) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı dolayısıyla Kurulumuzun 18/01/2021 tarih ve 336 karar nolu mütalaası ile arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur.
Mahkememizce alınan 27/10/2021 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
HESAPLAMA YÖNTEMİ
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 28.08.2020 tarihli raporunda olay meydana gelmesinde. Davalı sürücü ...'ın 9075 oranında kusurlu olduğu, Davacı Yaya ...'in 9625 oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir. Hesaplama Yöntemi 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin E. 2019/40, K. 2020/40, T.
17.07.2020 sayılı kararı ile 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı kanunun 3. Maddesi ve 2918 sayılı KTK” nun 90. Maddesinin 1. Cümlesinde yer alan “.... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda...” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptal edilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ... E. ....K. sayılı kararında özetle. "Gerçek zarar hesabı özü itibarı ile varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birlik sağlanması açısından yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de 2020 yılı Aralık ayı itibarı ile tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH-2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş (davacının ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşan sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek
gerekmiştir” denilerek hüküm kurulmuştur. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ... E. .... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bala ürü TR-20109 azam tablosırile belirlenecek, ancak; davacının maddi zararı 010 artış ve %10 iskontolu progressive rant yöntemine göre hesaplanacaktır. Davacının yaşı ve muhtemel bakiye ömür süresi ve sosyo-ekonomik durumu 01.01.1969 doğumlu olan davacı ...
22.05.2017 kaza tarihi itibariyle (48) yıl (4) ay (21) günlük olup, (48) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (28) yıl ve muhtemelen (76) yaşına kadar yaşayacaktır. Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir. Davacının (48) yaşından itibaren, (60) yaşına kadar zarar gördüğü bakiye aktif devresi (12) yıldır.
Davacının (60-76) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve pasif devresi (16) yıldır.
DAVACININ GEÇİCİ VE SÜREKLİ İŞGÜCÜ KAYBI (MALULİYET) DURUMU Adli Tıp ... İhtisas Kurulunun 19.01.2021 tarihli raporunda. Davacının meslekte kazanm: ünden kayıp oranının 012,2 olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu belirtilmektedir. Yargıtay ... HD 14/12/2020 T., ... E. , ... K. sayılı kararında özetle.
“Davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hükme esas alınan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 26/07/2018 tarihli raporda başvuranın (davacının), Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre 9615 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, davacının sigorta şirketine başvurusu sırasında 30/03/2018 tarihli, ...
Üniversitesi Adli Tıp Kurulu Raporunda, Engelli Sağlık Kurulu raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre başvuranın 969 oranında özürlü olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan rapor arasında açıkça ve büyük oranda mübayenet bulunduğu anlaşılmakla maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir. Bu durumda, mahkemece, Adli Tıp Kurumu ....
İhtisas Dairesi'nden, davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği” hükümlerine uygun, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek rapor aldırılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...” denilerek hüküm kurulmuştur.
Davacının sakatlığına ilişkin dosyadaki tek belgenin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca Çalışma Güce ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine düzenlenen 19.01.2021 tarihli raporu olduğu, “Özürlülük Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe Göre" göre düzenlenen başka bir rapor bulunmadığı.
Mahkemece hesaplama yapılmak üzere dosya tevdii edildiğinden bizzarur davacının meslekte kazanma güücü kaybı oranı dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.
DAVACININ İŞLEMİŞ (BİLİNEN) AKTİF DÖNEM KAZANÇLARI
Davacının SGK Hizmet Dökümünden davacının aylık brüt ücretinin brüt asgari ücrete eşit olduğu görülmüştür. Bu nedenle, bekar olduğu anlaşılan davacı için net asgari ücretler hesaba esas alınacaktır. 22.05.2017- 22.05.2021 arasındaki (4) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançlar: 22.05.2017- 22.02.2018 arasındaki (9) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar:¸ 22.02.2018- 22.05.2021 arasındaki (3) yıl + (3) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar¸
DAVACININ İŞLEYECEK AKTİF VE PASİF DEVRE KAZANÇLARI
22.05.2021-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı 9610 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı 9010 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır.
Kazalının işleyecek aktif devre başındaki hesaba esas net aylık ücreti 2.825,90 TL ve hesaba esas aylık net işleyecek pasif devre kazancı 2.557,59 TL olduğuna göre davacının. İşleyecek aktif devre başında yıllık net kazanı, İşleyecek pasif devre başında yıllık net kazanı 2.825,90 TL x 12 Ay - 33.910,80 TL dır.
2.557,59 TL x 12 Ay 5 30.691,08 TL dır. c) 8 Yıllık İşleyecek Aktif Devrenin Peşin Değeri: 16 Yıllık İşleyecek Pasif Devrenin Peşin Değer Davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi zararı aşağıdaki gibi tespit edilmiştir. Davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi zararı aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.
İNDİRİM GEREKTİREN HUSUSLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Olayın meydana gelmesinde davacı 9625 oranında kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarardan kusur indirimine mahal bulunmamaktadır. SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 31.01.2020 tarihli müzekkere cevabında davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı belirtildiğinden rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır. Davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına ilişkin belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmamaktadır.
DAVACININ NİHAİ VE GERÇEK MADDİ ZARARI
Yukarıda açıklandığı üzere indirim gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Buna göre; Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı - 12.980,92 TL dır. Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı - 103.007,23 TL dır. poliçe teminatı, temerrüt tarihi ve faiz
Poliçe Teminatı ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı ... şirketi tarafından sigortalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı ayrı 330.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi 26.04.2018 T., .... E. ,... K. Sayılı kararında özetle; “....13/08/2016 güni ..
Kayaförü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sürücü...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek somut olayda, mahkemece, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre,
davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici iş göremezlik talepleri dönemi için aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir....” denilerek hüküm kurulmuştur. d) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 12.980,92 TL olup, 330.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmaktadır.
Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 103.007,23 TL olup, 330.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitinin altında kalmaktadır.
TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ
Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “...MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denmektedir. Dava öncesinde sigorta şirketine ihtarın gerekli belgelerle birlikte 13.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Buna göre; davalı ... şirketi yönünden temerrüt başlangıcı 13.08.2018 tarihinin 8 iş günü sonrası olan 31.08.2018 tarihidir. Davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 22.05.2017 kaza tarihidir. Faiz nev'i talep ile bağlı kalınarak yasal faizdir.
SONU Ç
Hukuki durumun ve delillerin takdiri ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları yönünden; Davacının talep edebileceği gecici iş göremezlik maddi zararının 12.980,92 TL olduğu, 2. Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 103.007,23 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı ... şirketi yönünden 31.08.2018 tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden 22.05.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, Her ne kadar 09.07.2021 tarihli beyan dilekçesinde bakıcı gideri talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde bakıcı gideri talebi olmadığı gibi, davacının bakıcıya ihtiyacı olan süreye ilişkin ATK raporunda bir tespit bulunmadığından bakıcı gideri hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararı tazmine istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumları, davacının maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu hususlarında olduğu 22.05.2017 günü saat 15.45 sıralarında davalı sürücü ...
Sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobil ile istikametinden Halkalı caddesi istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde Mahmutbey caddesine sola dönüş yaparak geçiş yapmak istediği esnada aracının sol arka teker ve çamurluk kısımları ile karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen ve kaplama içerisinde bulunan davacı yaya ...'e çarpmasıyla neticelenen dava konusu kaza meydana geldiği davacının yaralandığı dosyada alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28/08/2020 tarihli kusur raporunda.
Davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, dosyada alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/07/2024 tarihli raporda maluliyet raporunda ;kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, dosyada alınan aktüerya raporunda davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 12.980,92 TL olduğu,
davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 103.007,23 TL olduğu tespit edilmiş olup bu kapsam da davacının davalılardan davacının geçici iş göremezlik maddi zararının; kusur oranında dikkate alınarak 19.624,77 TL o talep edebileceği tespit edilmiş olup Davacı vekili, mahkememize sunduğu 22/06/2022 tarihli dilekçesi ile, taraflarca sulh olunması sebebiyle maddi tazminat taleplerinden tüm davalılar yönünden feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, maddi tazminat yönünden feragat neticesinde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta vekili 22/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ile dosyada, davacı vekili ile ibraname doğrultusunda sulh olunmuştur. Huzurdaki davada, vekalet ücreti ve/ veya yargılama gideri hususunda hiçbir talebimizin olmadığını beyan eder, davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddi yönünde karar verilmesini saygı ile bilvekale arz ve talep ederiz. şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)
Davacı taraf 12/06/2022 tarihli tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat ettiğini belirttiği, vekaletnamesinde de davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, yaralanmanın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebi yönünden; açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE
1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden; AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebi yönünden; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alınması gereken 1.366,20-TL harçtan peşin alınan 870,96-TL harcın mahsubu ile 495,24-TL eksik harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 933,16-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
5-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, posta masrafı, talimat gideri, ATK giderleri ve bilirkişi ücreti olarak toplam 9.229,45-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.691,78-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ...nin vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, kabul ret oranı üzerinden hesaplanan 792,00-TL'nin davacıdan, 528,00-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2025
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/72, K. 2025/31, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama