KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/635 Esas
- Karar no
- 2023/1144
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/11/2021
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/11/2023
Karar Metni
1.556 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davalının belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca 15.04.2013-16.07.2013 tarihleri arasında dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde, 17.07.2013-12.06.2019 tarihleri arasında dava dışı ...
Dış Ticaret A.Ş. bünyesinde, son olarak da 13.06.2019-08.12.2019 tarihleri arasında işbu davanın da Davacısı olan ... bünyesinde çalıştığını, iş anlayışı ve prensiplerinin Müvekkil Şirket ile örtüşmediği gerekçesi ile iş sözleşmesini 08.12.2019 tarihinde tek taraflı fesih ettiğini, 06.12.2019 tarihinde imzalanan "İş Sözleşmesinin sonlandırılmasına Dair Tarafların Mutabakatını İçerir Sözleşme" ile davalının müvekkili şirket nezdinde doğmuş tüm hak ve alacakları üzerinde mutabakat sağlanarak davalıya ödemesi gerçekleştirildiğini, mezkür sözleşme ile her iki taraf birbirlerinin nezdinde hiçbir hak, alacak,
tazminat ve sair talep ve dava hakları kalmadığını kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, müvekkil şirket ile iş akdinin sona ermesinden sonra davalı, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (...) ihracat satış şirketi olan ...
Dış Ticaret A.Ş.'de çalışmaya başladığını, müvekkil şirket aleyhine sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğindeki iş ve eylemleri de tam olarak dava dışı şirket ile kurduğu iş ilişkisi ile başladığını, müvekkil şirkete ait ürünleri müvekkil şirketin tescilli markası altında izin ve onayı olmadan üreterek ve satarak, piyasada mevcut şöhret ve tanınmışlığından istifade ederek, haksız kazanç sağlamalarında;
müvekkil şirket eski çalışanı davalı ... 'İN işten ayrılırken müvekkil şirketin bilgisi ve izni olmaksızın beraberinde götürdüğü müvekkil şirkete ait müşteri portföyünden istifade ettiklerini beyan ederek davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkil şirketin maddi zararının değeri tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
İşçinin sadakat yükümlülüğü ve rekabet yasağı Türk Borçlar Kanununun 344.
Maddesi ve devamında düzenlendiğini, sadakat borcu kapsamında yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü, isçinin iş görme, itaat ve diğer sadakat borçları gibi iş sözleşmesinden doğrudan kaynaklanan bir borç olmadığını, iş görme, itaat ve sadakat borçları, iş sözleşmesinde ayrıca kararlaştırılmasa bile zaten var olan işçi borç olduğunu, buna karşılık "rekabet etmeme borcu", bir iş sözleşmesinde veya bir "rekabet yasağı sözleşmesinde" tarafların ayrıca kararlaştırmaları halinde söz konusu olacağını, iş görme, itaat ve sadakat borcu iş sözleşmesinin sadece yürürlük süresi içinde söz konusu olacağını, buna karşılık rekabet etmeme borcu,
genellikle iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yerine getirilmesi gereken bir borç olduğunu, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra rekabet etmeme borcu için yazılı bir sözleşmenin varlığı gerektiğini, taraflar arasında açılmış olan dava iş ilişkisinden kaynaklanmadığını, müvekkili ile davacı arasında İş Kanunu çerçevesinde bir ilişki bulunmadığını, açılmış olan maddi tazminata ilişkin dava iş mahkemelerinde değil asliye ticaret mahkemelerinde görülebileceğini,
bu sebeple dosya kapsamında öncelikle görevli mahkemelerin asliye ticaret mahkemeleri olduğu da dikkate alınarak görev bakımından davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın görev itirazının kabulüne, haksız davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E. ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiş olup Mahkememiz ... E. Sayılı dosya numarasını almıştır. Dava Haksız rekabet ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat talepli dava olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının bu sebeple bir zararının olup olmadığı ve zararı var ise miktarının tespiti hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Davacı tanığı ... 'in Görevsiz Bakırköy .. İş Mahkemesi 25/04/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında :Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davalı ile beraber ... isimli iş yerinde beraber çalıştık. Ben ihracat uzman yardımcısı olarak çalıştım. Davalı benden önce işe başlamıştır, Aralık ayı 2019 yılında işten ayrılmıştır, ihracat müdürü olarak davalı işyerinde çalışmıştır. Davalı işten çıktı. Davalının işten ayrılma sebebini tam olarak bilmiyorum. Davalı daha sonra ...
Çikolata isimli iş yerinde ihracat müdürü olarak çalışmaya başladığını biliyorum, şuan da kendi işini yapmaktadır, bizim iş yerinin iş alanı gıda ihracatıdır, davalının çalıştığı ... Çikolata da aynı konuda ihracat yapmaktadır, biz davalı ile beraber davacı iş yerinde çalışırken davalının çalışmış olduğu ... Çikolatadan mal alırdık, yurt dışına ihracatını biz yapardık, davalı işten ayrıldıktan sonra rakip firma olan ... Çikolataya geçmiştir, davalı ...
Çikolataya geçtikten sonra ... Çikolatadan mal alımını durdurduk, davalının davacı iş yerinin yurt dışı müşterilerini ... çikolataya götürdüğüne dair benim herhangi bir tanıklığım ve bilgim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... Görevsiz Bakırköy ... İş Mahkemesi 25/04/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında Davacı ve davalıyı tanırım. Ben davalı ile beraber ... isimli iş yerinde 6 ay kadar beraber çalıştık. Ben ihracat satış yardımcısı olarak çalıştım. Davalı benden önce işe başlamıştır, benden sonra da çalışmaya devam etti, ihracat müdürü olarak davalı işyerinde çalışmıştır. Davalının işten çıkış süreci ile ilgili görgüye dayalı bilgim yoktur.
Davalı davacı iş yerinden ayrıldıktan yaklaşık 2-3 ay iş aramıştır, bu süreçte ..., ..., ... ile görüşmüştür, ancak anlaşamamıştır. Davalı daha sonra ... Çikolata isimli iş yerinde ihracat satış olarak çalışmaya başladığını biliyorum, şuan da kendi işini yapmaktadır, davacı iş yerinin iş alanı şekerleme, gıda ürünleri ihracatı yapmaktadır, davalının çalıştığı ... Çikolata aynı konuda ihracat yapmaktadır ancak davacı şirket daha çok çikolata, şeker, jelibon üzerine, ...
Çikolata ise unlu mamüller (bisküvi) alanında daha çok ihracat yapmaktadır, biz davalı ile beraber davacı iş yerinde çalışırken davalının çalışmış olduğu ... Çikolatadan mal alırdık, yurt dışına ihracatını biz yapardık ben şuan kendi işimi yapmaktayım, iki tarafı da olayı da çok iyi biliyorum, serbest rekabet olamasına rağmen iki işyeri de neredeyse aynı ürün satışı bile yapmamaktadırlar, yine ...
Çikolata davacı şirketin müşterilerine herhangi bir mal sattığına şahit olmadım, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle.
Davacı tarafın 2019-2020-2021-2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 17.07.2023 defter inceleme günü geldiği, incelemeye esas herhangi bir defter sunmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki takdir sayın mahkemenize bırakıldığını, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir;
ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığını, davacı tarafın 2019-2020-2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında, yıllar bazında satış ve kar tutarlarında devam eden artışın/artışların olduğu, azalışın/azalışların olmadığı, herhangi bir zararın tespit edilemediği,
davalının davacının ticari sırlarını başka bir şirkete verdiğine dair bir delilin veya bunu teyit eden tanık anlatımına, mali inceleme kısmındaki tespitlerde de davacı iddiasını tevsik eder bir delile rastlanmamış olup haksız rekabet iddiasının ispat edilip edilmediği şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Haksız rekabet, TTK m.54 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuçlar doğuran hareket ve fiillerin tümünü ifade eder. Haksız rekabet hukuku da haksız fiilin bir türü olarak, haksız rekabet faili ile mağduru arasında dürüstlük kuralına uyma şeklinde hukuk düzeni tarafından tahmil edilen vazifeye muhalefet sebebiyle doğan bir zararı veya zarar tehlikesini bertaraf etmeyi amaçlayan hukuki bir kurumdur. Haksız rekabette korunan hak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olup bu hakkın mutlaka ticari bir işletme ile ilgili olmasına ve tarafların rakip olmasına da gerek yoktur.
TTK m.55/I-d bendine göre, “üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur”.
Bu haksız rekabet fiilinin gerçeleşmiş sayılması için;
a. üretim ve iş sırrının dürüstlük kuralına aykırı şekilde elde edilmiş olması ve bunların değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesi gerekir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar davalının belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca 15.04.2013-16.07.2013 tarihleri arasında dava dışı ... San. ve Tic.
A.Ş. bünyesinde, 17.07.2013-12.06.2019 tarihleri arasında dava dışı İntersweet Dış Ticaret A.Ş. bünyesinde, son olarak da 13.06.2019-08.12.2019 tarihleri arasında işbu davanın da davacısı olan ... bünyesinde çalıştığını, davacı şirketteki iş akdinin sona ermesinden sonra davalının .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (....) ihracat satış şirketi olan ...
Dış Ticaret A.Ş.'de çalışmaya başladığını davalının sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiası ile davalının haksız rekabette bulunduğunu ve zararının olduğu iddiasında bulunulmuşsa da, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın 2019-2020-2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında, yıllar bazında satış ve kar tutarlarında devam eden artışın/artışların olduğu, azalışın/azalışların olmadığı,
herhangi bir zararın tespit edilemediği tespit edilmiş olup davacı tarafça davalının davacının ticari sırlarını başka bir şirkete verdiğine dair bir delil sunulmamış olup tanık anlatımlarının davacının iddialarını ispata yeterli olmadığı, davacı yanın ileri sürdüğü haksız rekabet eylemleri hakkında somut veriler ortaya koyması gerektiği ancak dosya münderecatındaki delillerin haksız rekabet eylemini somut ve objektif olarak ispatlamaya yeterli olmadığı , dayanılan bu sebeplerin TTKm.
54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği açıktır. Mevcut durum itibari ile davacı taraf TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesi uyarınca davada ileri sürdüğü iddiaları kanıtlamakla yükümlü olup, dosya kapsamına göre davacının iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/635, K. 2023/1144, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama