KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/780 Esas
- Karar no
- 2025/624
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/08/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/08/2025
Karar Metni
3.248 kelime·16 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. 19.07.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ..... plakalı araç sürücüsü .....'ün, Esenyurt ilçesi sınırları içindeki Doğan Araslı Bulvarı üzerinden Esenkent istikametine doğru seyir halindeyken, kendisine kırmızı ışık yandığı halde durmayarak, davacı müvekkile çarparak, müvekkilinin yaralanmasına ve beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, T.C. Büyükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... E. - .....
K. Sayılı dosyası devam ederken alınan bilirkişi raporunda, ..... plakalı aracın sürücüsü .....'ün asli kusurlu, davacı müvekkilinin ise kusursuz olduğu değerlendirmesi yapılmış olup, mahkemece alınan bu bilirkişi raporu doğrultusunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü verildiğini ve verilen bu karar kesinleştiğini, .....
Hastanesi'nden, 13.06.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Raporu aldığını ve anılan raporda davacı müvekkilin engel oranı yüzde 14 olarak tespit edildiğini, Davacı .....
01.05.1964 doğumlu olup kaza tarihinde 48 yaşında olduğunu, kaza tarihinde gündelik ev işlerinde çalışmakta ve o aylık ortalama 2.000,00 ( ikibin ) TL kazandığını beyan ederek trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca) (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik 400 TL beden gücü kaybı ile 100 TL tedavi giderinin davalılar bakımından olay tarihinden; ( sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere ) işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsilini;
ayrıca 50.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsilini; işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu olaya karışan ..... plakalı ..... Turizm Transp.
Ort A.Ş. adına kayıtlı araç ..... poliçe numarası ile 08.02.2021-2022 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, Müvekkili şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarını, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini,
manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, dava konusu maluliyet ve bakıcı gideri talepleri ile ilgili davacılar ile müvekkili şirket zorunlu arabuluculuk süreci sonucunda anlaşmış olduklarından huzurda görülmekte olan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine 16182561 numaralı hasar dosyası açılmıştır.
Daha sonra davacı tarafça tazminat talebi ile müvekkili şirketi aleyhine zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, Dava konusu sürekli iş göremezlik tazminatı ile tüm bakım ve tedavi giderleri talepleri çerçevesinde davacılar ile müvekkil şirket arasında zorunlu arabuluculuk süreci yürütülmüş olup "...... "numaralı poliçe limiti kapsamındaki maluliyet tazminatına ilişkin tüm maddi zararlar üzerinde' anlaşmaya vardıklarını, anlaşılan söz konusu tutarlara ilişkin müvekkil şirket tarafından davacılara 23.05.2022 tarihinde ödeme yapıldığını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın,
sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, davacının sürekli bakım ihtiyacının bulunması halinde aile içi bakım nedeniyle Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek "yasal faiz" ile birlikte talep edilebileceğini,
müvekkili sigorta şirketi tarafından dava konusu maluliyet ve bakıcı gideri talepleri ile ilgili arabuluculuk süreci anlaşma ile sonuçlanmış olup davacılara yapılan ödeme ile davacıların dava konusu kaza nedeniyle tüm zararları eksiksiz olarak karşılanmış olduğundan davanın reddine, Dava konusu tedavi ve bakıcı giderlerine yönelik müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu olmadığından davanın reddine,aksi kanaatte olması halinde; kusura ilişkin itirazlarının kabulü ile tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur raporu alınmasına,
davacının -var ise- dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sürekli bakıcı ihtiyacının “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı siciline kayıtlı aktüerler tarafından TRH 2010 Tablosu ve 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılmasına, aleyhe bakıcı giderine hükmedilmesi halinde aile içi bakım nedeniyle hakkaniyet indirimi uygulanmasına,
Sosyal Sigortalar Kurumu'na yazı yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarı ile tenzile tabi olup olmadığının sorulmasına, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olup olmadığının araştırılarak bu halde halinde teminatın paylaştırılmasına, herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı ...... ve Davalı ......'e dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılarca cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur.
Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir.
Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyasına celp edilen Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurum tarafından düzenlenen 31/07/2018 tarihli raporda özetle; kazanın; müşteki yayanın beyanında belirttiği üzere yayalara yeşil ışık yanmakta iken trafik ışıklarınını bulunduğu alandan karşıdan karşıya geçmek istediği sırada meydana gelmesi halinde;
sanık sürücü ......’ün idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermemiş, olay mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp kontrolsüz bir şekilde seyrini sürdürerek ilk geçiş hakkını yayalara yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte olan müşteki yayaya bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu, müşteki yaya ...... olay mahallinde kendisine yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte iken karıştığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı, kazanın; sanığın beyanında belirtiği gibi .....
Konutları otobüs durağı önünde karşıdan karşıya geçen müştekiye kaplama üzerinde kaldırıma 3 metre mesafe kala meydana gelmesi halinde; sanık sürücü ..... idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, otobüs durağının da bulunduğu alana yaklaştığını dikkate alıp seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmeyip sol tarafından gelen yayaya karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbiri alamamış olmakla olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile tali derecede kusurlu olduğu,
müşteki yaya ....., olay mahallinde karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada sağ tarafından gelen trafiği gerektiği şekilde kontrol etmesi güvenli geçiş ortamı oluştuktan sonra en kısa zamanda yolu enine kat ederek geçişini tamamlaması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, sağ taraftan yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip olan sanık sürücü idaresindeki otomobilin kaplama içerisinde iken sadmesine maruz kaldığı anlaşılmakla olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Dosyaya celp edilen Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi ..... esas ..... karar sayılı ilamının gerekçesinde ise.
"Keşif esnasında dinlenen ve olay esnasında olay yerinde bulunan tanık ..... araçlar için kırmızı ışık yanması nedeniyle araçların durduğu, bu esnada müştekinin servis aracından indiğinibeyan ettiği anlaşıldığından tanığın bu beyanlarına itibar edilerek bu kazanın oluşumunda müşteki beyanında belirttiği üzere yayalara yeşil ışık yanmakta araçlara kırmızı ışık yanmakta iken trafik ışıklarının bulunduğu alana karşıdan karşıya geçmek istediği sırada kazanın meydana geldiği kabul edilmiş, bu kabul karşısında sanık sürücü ..... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermemiş,
olay mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp kontrolsüz bir şekilde seyrini sürdürerek ilk geçiş hakkını yayalara yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte olan müşteki yayaya bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurludur.
Müşteki yaya ....'un olay mahallinde kendisine yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte iken karıştığı olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru olmadığı tespit edilmiştir” hususlarına yer verildiği, bu tespitler ışığında sanık .....'ün işbu kazada tam ve asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 03/04/2024 tarihli raporda özetle;...... ’un 19/07/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 VII(2Aa……….30)A %34 x 1/6 = %5,6 E cetveline göre %7 (yüzdeyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" uyarınca varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ......
İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 12/09/2024 tarihli raporda özetle; .....’un 19/07/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,
11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 VII (2 Aa……….30) A %34 x 1/6 = %5,6 E cetveline göre %7 (yüzdeyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 21/01/2025 tarihli raporda özetle; davacının tedavisinin yapıldığı diğer hastaneler olan, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma, Kanuni Eğitim ve Araştırma ve Baltalimanı Metin Sabancı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri kamuya ait olup tedavi bedellerinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında SGK tarafından karşılanmış olduğu,
dolayısıyla hastanın tedavilerine dair Belgeli Tedavi Gideri'nin bulunmadığı, yapılan tedavilerden sonra takdiren 750,00 -TL pansuman gideri'ne katlanmak zorunda kaldığının düşünüldüğü, tedavisini sürdürdüğü hastanelere giderken takdiren 1.500,00 -TL YOL gideri'ne katlanmak zorunda kaldığı, davacının dava konusu yaralanmaları nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderleri'nin toplamının 2.250,00 -TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.564,12 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.564,12 TL olduğu,
davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 400.336,72 TL olduğu, bu tutarın 268.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi ve davalı sürücü ve işleten yönünden ise 19.07.2014 kaza tarihi olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; kesinleşen ceza dosyasında yer verilen tespitlerde de belirtildiği üzere; davacı tarafın yayalara yeşil ışık yanmakta araçlara kırmızı ışık yanmakta iken trafik ışıklarının bulunduğu alana karşıdan karşıya geçmek istediği sırada kazanın meydana geldiği,
davalı sürücü sürücü ......'ün idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermemiş, olay mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp kontrolsüz bir şekilde seyrini sürdürerek ilk geçiş hakkını yayalara yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmekte olan müşteki yayaya bırakmayıp dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğu ve dava konusu kazanın bu haliyle gerçekleştiği sabittir.
-Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre de, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir(Y.HGK.11.10.1989 gün ve 1989/11-373-472 sayılı ilamı).
-Bu tespit ve kesinleşen maddi vakıa doğrultusunda davalı sürücü .....'ün kazanın gerçekleşmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, davacı yayanın ise kazanın gerçekleşmesinde bir kusurunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" uyarınca; kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği görülmektedir.
-Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Kusur oranları ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranları ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler nazara alındığında, davacı tarafın dava tarihi itibariyle talep edebileceği 400.336,72 TL kalıcı iş göremezlik, 3.564,12 TL geçici iş göremezlik, 2.250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 406.150,84 TL maddi tazminat talep edebileceği, Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Somut olayda davacı yaya ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araç arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin ıslah dilekçesi kapsamında kabulüne karar verilmiştir
-Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün ve araç malikinin işleten sıfatıyla haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir.
Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür.
Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ..... · e-imzalıdır Hakim ...... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/780, K. 2025/624, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama