İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2024/435

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

Esas2023/657Karar2024/435Tarih3 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.337 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Mayıs 2024
Esas no
2023/657 Esas
Karar no
2024/435
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
07/07/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.337 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açmış oldukları icra takibine davalı tarafından itiraz edilmiş ve takibin

durmuş olduğunu, davalının itirazının haksız olup bu kötü niyetli itirazın reddi gerektiğini,

müvekkili şirket ile davalı arasında taşeron sözleşmesi bulunmakta olduğunu, davalı ile

müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde sözleşme ile yapmış olduğu işlere dair

müvekkili tarafından davalıya faturalar kesilmiş ve davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ

edilmiş olduğunu, davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş ve yapılan işlerin teslim alınıp

hakedişlerin onaylanmış olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında davalının borç miktarının

476.925,86 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından yapılan ödemelere ait kayıtlar

getirildiğinde alacak miktarının ortaya çıkacağını, bunun üzerine davalı hakkında müvekkili

şirketin cari hesap alacağı bakiyesinin tahsili için açılan icra takibine davalı tarafından borcu

olmadığı beyan edilerek itiraz edilmiş olduğunu, davalının bu beyanının gerçeği yansıtmadığını,

davalının alacağın tamamına itiraz ederek borçtan kurtulmaya çalışmakta olduğunu, faturaya

konu alacakların müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapılmış olup

faturaların karşı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve karşı tarafça faturalara herhangi

bir itirazda bulunulmamış olduğunu, TTK 21/2 maddesine göre faturayı tebliğ alan kişinin 8 gün

içerisinde itiraz etmediği takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakta olduğunu, faturaya

konu alacakların davalıya sözleşmeye uygun olarak yapılmış olup aksinin ispatının davalı tarafa

ait olduğunu belirtmişler ve de sonuç ve istem olarak da açıklanan sebepler ile davalı tarafça

alacağa ve ferilerine ilişkin yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız ve kötü

niyetli itirazı sebebi ile % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından bir

takım imalatların yapılmış olduğunu, sözleşmenin 13. maddesinin ödemeler başlığı altında

ödeme yapılacak aşamalar ve meblağlarının belirlenmiş ve bu meblağ dışında kalan meblağın

hakediş yapılmasından sonra ödeneceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, netice olarak

müvekkili tarafından yapılan imalatlara karşılık ve sözleşmeye uygun olarak hatta belirtilenden

fazla meblağda olmak üzere davacı tarafa 1.015.000 TL ödeme yapılmış olduğunu, geçici

hakediş ödemesi olarak yapılan bu ödemelerden % 5 oranında kesinti yapılacağına sözleşmede

yer verildiği gibi yapılan imalatlara ilişkin kesin kabulün yapılmamış ve imalatların kesin

hakedişe bağlanmamış olduğunu, hal böyle iken müvekkilinin muaccel halde bulunan bir

borcunun olmadığının izahtan vareste olduğunu, bununla birlikte davacı tarafça düzenlenen

10.10.2022 tarihli faturanın taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak düzenlenmemiş

olduğunu, anılan faturaya mukabil olarak 29.12.2022 tarihinde müvekkilince durumun fark

edilmiş ve iade faturası tanzim edilerek davacıya GİB sistemi üzerinden gönderilmiş olduğunu,

davacı tarafından faturaya süresinde bir itiraz da yapılmamış olduğunu belirtmişler ve de sonuç

ve istem olarak da açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE

-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile "yapılan işlerden doğan cari hesap alacağına" dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

-Mahkememizce icra dosyası, hakediş tutanakları celp edilerek dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, keşif icra edilmiş ve tarafların esasa etki edecek nitelikteki delillerle celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 476.925,86-TL asıl alacak, 19.469,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 496.394,89 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "yapılan işlerden doğan cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.

-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.

-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

-Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde, çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın dava konusu taşeron sözleşmesi uyarınca davacı tarafından üstlenilen işin süresinde ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediği, davacı ve davalı tarafça yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, ödemelerin yapılıp yapılmadığı, davacının, davalıdan davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarının belirlenmesi hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.

-Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde eser sözleşmesinin esaslarının irdelenmesi gerekmektedir.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.

-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.

-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.

-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.

-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.

-Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 ) gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır.

-Eser sözleşmesinin imzalanmasından sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak her karine gibi bu durumun aksi iddia eden tarafça ispat edilebilecektir. ( Örn Yargıtay 15 HD 16/03/2017 tarih 2016/3073 Esas 2017/1156 Karar )

-Bu nedenle eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşme feshedilmedikçe veya işten el çekildiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. İş sahibi eseri kendisinin tamamlandığını veya yüklenicinin işi terk ettiğini ispatla yükümlüdür. ( Örn. Yargıtay 15. H.D 16/05/2016 TARİH 2016/1692 Esas 2016/2805 Karar )

-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).

-Mahkememiz dosyası keşif icra edilmesinin akabinde tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, taraflar arasındaki davaya konu taşeron sözleşmesi kapsamında; keşif mahallinde yapılan tespitler, mevcut hak ediş tutanakları, tarafların ticari defter ve belgeleri nazara alınarak davacı tarafça sözleşme kapsamında işlerin eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği, varsa bu kapsamda eksik işlerin belirlenmesi, davalı tarafça cevap dilekçesinde yer verilen kesinti iddialarının sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi,

dava konusu alacağın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava/takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki alacak borç durumunun belirlenmesi amacıyla 1 inşaat mühendisi bilirkişi, 1 hakedişler alanında uzman hesap bilirkişi, 1 SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli raporda özetle; tarafların ticari defterleri 6102 sayılı T.T.K. nun ilgili maddeleri ile ilgili 222.

md.ne göre kendi lehlerinde delil niteliğine haiz olduğu, davacı davalıya KDV dahil tutarlı, 05.07.2022 tarihinde 466.708,95 TL,

31.08.2022 tarihinde 578.381,75 TL ve 10.10.2022 tarihinde 446835,16 TL

tutarlı faturaları düzenlemiş olduğu, davalı tarafın faturaları ticari defterlerine kaydettiği, bu faturaları davacı ve davalının usulünce ve

birbirlerini doğrular nitelikte BA-BS bildirimleri ile bağlı oldukları vergi

dairelerine bildirdikleri, davalı 29.12.2022 tarihinde .... numaralı ve

446.835,16 TL (KDV Dahil) tutarında İADE faturası düzenleyerek davacıya

gönderdiği davacının bu faturaya karşı 17.01.2023 tarihinde .... yevmiye

numaralı aşağıda görseli bulunan ihtarnameyi Büyükçekmece ....

Noterliğinden davalıya göndermek suretiyle iade faturasına itiraz ettiği, davacının ihtarnamesinde 12.01.2023 tarihinde haberdar olduğunu, süresinde

faturaya itiraz ettiklerini, ve iade faturasını kabul etmediklerini ihtar etiğini, davacının bu iade faturasını ticari defterlerine kaydetmemiş olduğu, aralık 2022 dönemine ait BA BS bildirimleri dosyada mevcut

olmadığından bu iade faturası yününden BA-BS bildirimi tespiti

yapılamadığı, davacının Ticari defter katırlarına göre davalıdan 476.925,86 TL davalıdan

alacaklı olduğu, Davalının Ticari defterlerine göre ise davalının davacıya

30.090,70 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacı - Taşeron’ a ait Kesin Hak Ediş

Tutarının, 1.491.925,86 TL ( KDV dahil ) olabileceği; Mali Bilirkişi tespitlerinden,

anılan Hak Edişler karşılığı, Davalı - İş Sahibi tarafından, Davacı - Taşerona toplam

1.015.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı; bu durumda Davacı - Taşeronun; Davalı

- İş Sahibinden, 476.925,86 TL tutarında bakiye kesin hak ediş alacağı

bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.

-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

-Bu haliyle keşif sırasında yapılan tespitler ve alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, yapılan işlerde eksik ve/veya ayıbın bulunmadığı, yine taraflar arasındaki hak edişlerin yapılan işlere ve sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği görülmektedir.

-Her ne kadar davalı tarafça bir takım imalatların eksik yapıldığı iddia edilmiş ise de yapılan keşif neticesinde iş bu iddiaların yerinde olmadığı, davacı yüklenici tarafından sözleşme doğrultusunda eksiksiz olarak işlerin tamamlandığı görülmüştür.

Yine davalı taraf sözleşmede yer verildiği gibi yapılan imalatlara ilişkin kesin kabulün yapılıp yapılmadığı ve imalatların kesin hakedişe bağlanıp bağlanmadığının incelenmediğini iddia etmiş ise de davacı tarafın sözleşme kapsamında işleri eksiksiz yerine getirmekle edimini ifa etmiş olduğu, vergi dairesine yapılan bildirimlerin ve davalı tarafça kesilen iade faturalarının kapsamının yapılan işlerle uyumlu olmadığı, davalı tarafın eksik işin varlığına ilişkin bir delil ibraz etmediği görülmekle davalının bu yöndeki beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.

-Bu haliyle davacı tarafın yapmış olduğu işler doğrultusunda 1.491.925,86 TL hakediş ödemesinin bulunduğu, davalı tarafça yapılan

1.015.000,00 TL'lik ödemenin düşülmesi akabinde bakiye alacak miktarının 476.925,86 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Yine davacı tarafın takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuş olduğu, davalı borçlunun ihtarname ile icra takibinden önce temerrüde düşürülmüş olduğu ve bu haliyle davacı tarafın takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.

-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, hakediş tutanakları ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile;

-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,

-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 99.278,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 33.908,73-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.679,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.228,83- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.679,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 179,90-TL başvurma harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, keşif yol ücreti 2.055,00-TL, 16.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 167,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 20.315,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 75.495,28- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/657, K. 2024/435, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. Kanıtlar Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/657
Karar No
2024/435
Tarih
3 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2024/331
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2024/367
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2024/432
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2024/228
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/658 K.2024/390
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/658 K.2024/291

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.