KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2024/1059
- Karar no
- 2025/302
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 13/09/2014
- Kararın yazıldığı tarih
- 14/04/2025
Karar Metni
2.207 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
DAVA. Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) 2014/13 ve 51 sayılı kararları ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine el konulan .......
Grubu şirketlerinden biri olan şirketin, TMSF tarafından göreve getirilen yeni medya grubu yönetimince muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı şirketin kasasında olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş fark bulunduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine şirket kayıtları üzerinde yapmış olduğu incelemede söz konusu kasa açığının sermaye borçlarının ödenmemesine rağmen ödenmiş gibi gösterilmesinden,
yani fiili olarak ödenmemesine rağmen fiktif olarak ödenmiş gösterilen apel ödemeleri ile belgesiz harcama formları düzenlenerek kanunen kabul edilmeyen giderlerin muhasebeleştirilmesinden kaynaklandığının rapor edildiğini, apel ödemelerinin fiktif gösterilmesinden kaynaklı şirket zararının 7.300.000,00 TL belgesiz harcamalardan kaynaklanan zararın ise 403.200,00 TL olduğunu, bu zarardan resmi kayıtlarda ortak olarak görülmemelerine rağmen şirket yönetimini elinde bulunduran hakim ortaklar, şirket kayıtlarında ortak görülenler, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri,
şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek apel ödemelerden kaynaklı zarar yönünden fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.476.000,00 TL zararın apel ödemelerin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, belgesiz harcamalardan kaynaklı 403.200,00 TL zararın ise zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte şirketin hakim ortakları, resmi görülen ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,
17.04.2006 havale tarihli dilekçesinde özetle, ödenmediği halde ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklı 1.879.000,00 TL tazminat talebini 5.421.000,00 TL artırmak suretiyle 7.300.000,00 TL ye çıkartıp bu tutarın zararın meydana geldiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine hiç bir kanıt göstermeden soyut olarak ithamda bulunduğunu, müvekkilinin ..... Televizyonu ile belirli süreli hizmet sözleşmesi ile sinematografik olarak çalıştığını, 29.12.2023 tarihinde hizmet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, idari ve mali yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin .... Televizyonunun sadece sanatsal ve görsel yayını ile ilgili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacı sıfatına itiaz ettiklerini, açılan davanın soyut alacaklara ilişkin olduğunu, şirketi zarara uğratan yada sermaye borcunu ödemeyen birbirinden farklı eski veya yeni ortak bulunmadığını, dava hakkının alacaklılara ait olduğunu, denetçilerin ortakların tümüne karşı şirketi zarara uğrattıkları iddiası ile dava açamayacağını, dava hakkının alacaklılara ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı temlik veren şirketinin hissedarı veya yönetici olmadığını, apel ödemelerinden sorumlu kişilerin belli olduğunu, şirket ortaklarının fiillerine iştirak ederek usulsüz işlemlerde bulunmak gibi soyut ve ispatı olmayan nedenlerle davanın açıldığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmamasıyla birlikte yönetim kurulu üyeleri ile şirket ortaklarının sorumluluklarının söz konusu olması için yükümlülüğün ihlali nedeniyle bir zararın doğması, zararından yükümlülüğün ihlalinden kaynaklandığının davacı tarafından ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; davacı temlik veren şirkette 1996 tarihinde finansman müdürlüğüne bağlı olarak vezne sorumlusu olarak işe başladığını, 2005 tarihinden şirket satıldığından dolayı görevinden ayrıldığını, çalıştığı zaman zarfında görevinin fiili olarak kasa giriş çıkışlarından ibaret olduğunu, davacı tarafından tespit edilen açıklarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..... vekilinin cevap dilekçesinde; Mahkemenin dava görülmekte iken taraflardan birinin müddeabihi 3 üncü kişiye devretmiş olan davacının davasını reddetmesi gerektiğini, ıslah talebinin zamanaşımı geçtikten sonra verildiğini, TMSF'nin davalılar arasında herhangi bir ayrım yapılmadan iddiasını tüm davalılar üzerinde 7.300.000,00 TL olarak genişletmesine muvafakatlerinin olmadığını savunarak temlik alan vekilinin açtığı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; aktif husumet itirazları olduğunu, davacı şirketin davacı sıfatı olmadığı gibi adı geçen şirketin hissedarı, denetçisi olmadığından apel ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ....... cevap dilekçesinde; davacı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davada hasım olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temlik veren şirketle hiç bir bağının olmadığını, yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi şirketinde ortağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yeminli mali müşavir olarak ....... Gurubu şirketlerde herhangi bir görev ve sorumluluk üstlenmeden veri danışmanlığı verdiğini, davacı şirketin ise müvekkilinin danışmanlık yaptığı şirketlerden olmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, adı geçen şirkette denetçi, hissedar, yönetici veya çalışanı olmadığından apel ödemelerinden sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temlik veren şirketin hissedarı veya yöneticisi olmadığını, apel ödemelerinden sorumu kişilerin belli olduğunu, aktif ve pasif husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde; denetim kurulu raporuna istinaden davanın açıldığını, ancak raporun ibraz edilmediğini, müvekkilinin şirketin yönetim kurulunda olmamakla birlikte şirketin ortağı olduğunu, apel ödemeleri nedeniyle kanuni değişiklik gereğine ödenmesi gereken bir tutarın mevcut olmadığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi gereğinde, kuruluştan doğan sorumluluk uyarınca ızrar edilmesi halinde bundan zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakkı olduğunu, davacının sıfat yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; davanın denetçiler tarafından açıldığını, kanun gereğince genel kurulun dava açılmasına özel olarak karar vermesi gerektiğini, bu nedenle aktif husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı şirkette hissedar ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 12.12.200 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, daha sonrasında şirket hisselerini devrettiğini, apel ödemelerini düzenli olarak yaptığını, görev yaptığı süre boyunca kasa açığı bulunmadığını, yönetim kurulu üyesi ve şirket ortaklarının sorumlu olabilmesi için yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle bir zararın doğması,
oluşan zararın yükümlülüğün ihlalinden kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, temlik veren şirketin genel kurullarında şirket hesaplarının ve yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, bu nedenle sorumluluk davası açmanın mümkün olmadığını, belgesiz harcama iddialarına yönelik olarak ise, belgesi harcam formlarını düzenlemenin şirketin işleyişinin bir gereği olduğunu, bu harcamalara ilişkin gerekli onayların alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinden hangi dönem için ne kadar tazminat talebinde bulunduğunun açık ve net olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının davacı sıfatı olmadığını, müvekkilinin adı geçen şirketin hissedarı, denetçisi, yöneticisi veya çalışanı olmadığını, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyesi olmamakla birlikte şirket ortağı olduğunu, sermaye şirketlerinde aksi sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, yönetim ve denetimden kişilerin değil organların mesul olduğunu, ilgili organlarda bulunmayan ortakların herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, apel ödemeleri yönünden kanuni değişiklik nedeniyle ödenmesi gereken bir tutarın olmadığını, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi gereğinde, kuruluştan doğan sorumluluk uyarınca ızrar edilmesi halinde bundan zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakkı olduğunu, davacının sıfat yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ....... Şirketler Gurubunda olan .... Pazarlama A.Ş.'nin genel müdürü olduğunu, davacının iddiasındaki mevcut kasa açığından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ..... TV'nin yönetim kurulunda n 18.10.2001 tarihinde istifa ettiğini, 19.06.2002 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak ibra edildiğini, Nisan 2022 tarihinde ise şirketteki tüm hisselerini devrettiğini, apel borcunun olup olmadığının ortaklar pay defterine bakılarak anlaşılabileceğini, yapılan harcamalar ile ilgili kendisinin vermiş olduğu sözlü veya yazılı bir onayın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; davacı tüzel kişiliğin aktif husumet ile temsil yeteneğinin bulunmadığını, dava dönemine ait genel kurullarda bilançoların tasdikinin ve ibralarının olduğunu, ..... TV de herhangi bir unvan veya sıfatla bir muamele yapmadığını, .....Telek. A.Ş.'de 31.05.2004 tarihine kadar çalıştığını, dava dilekçesinde anıldığı gibi herhangi bir zarar ile hiçbir illiyet bağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... cevap dilekçesinde; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; ....... Gurubunda 23.10.1995-31.10.2033 tarihleri arasında .... Pazarlama A.Ş.'de 01.11.2003-04.06.2004 tarihleri arasında ..... A.Ş.'de, 05.06.2004-23.11.2004 tarihleri arasında .... TV'de çalıştığını, görevinin muhasebenin sevk ve idaresinden sorumlu olduğunu, şirketin apel ödemelerinin fiili olarak yapılıp yapılmadığını veya sonrasında şirketin kasasından çekilip çekilmediğini bilmesinin mümkün olmadığını, davacının aktif husumet sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...... cevap dilekçesinde; davacı şirketin hissedarı ya da yöneticisi olmadığını, şirketteki görevinin finans koordinatörü olarak gösterildiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili bir görev olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde iddia edildiği gibi kasa açığı oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde: davacı şirkette yönetici, ortağı veya denetçi olarak bulunmadığını, şirketin görevli personeli olarak görev yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirkette ..... Hizm. Dış İlişkiler Müdürü olarak görev yaptığını, şirketin yönetiminde veya denetiminde hiç bir şekilde söz sahibi olmadığını, idari ve mali işlem yapmadığını, iddia edilen kasa açığının oluşmasına katılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkette muhasebe çalışanı olarak çalıştığını, şirket alacakları ve şirkete ödenmesi gereken veya şirket tarafından yapılacak ödeme ve tahsilatlarla ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; ....... Gurubuna bağlı ..... İletişim A.Ş. de muhasebe müdürü olarak çalıştığını, davacı şirket bünyesinde ne br hizmet sözleşmesine ne de bir vekaletnameye dayanarak çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacının hangi davalıdan hangi dönem için ne miktarda tazminat talebinde bulunduğunun açık ve net olmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu, müvekkilinin adı geçen şirketin hissedarı, yöneticisi veya denetçisi olmadığını ve apel ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dayanaksız, hukuki delil niteliği bulunmayan ve tek taraflı olarak kendi elemanlarına hazırlattıkları bir takım yazılarak dayanarak davanın açıldığını, apel ödemelerinin şirketin verdiği imzalı makbuzlarla ödenmiş olduğunu ve kayıtlarda göründüğünü, müvekkilinin sermaye borcunu şirkete ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirketin hissedarı ve yöneticisi olmadığını, hangi sıfatla müvekkiline dava açıldığını bilmediklerinin, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı olmadığından herhangi bir apel ödemesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin temlik veren şirketin ortağı olmadığını, yönetim ve denetlim kurulu üyesi de olmadığı gibi çalışanı da olmadığnı, ....... Gurubuna ait ..... A.Ş.'de 21.10.1997-26.04.2004 tarihleri arasında koordinatör olarak çalıştığını, davacı tarafından sunulan deliller içerisinde müvekkilinin adının geçmediğini, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde müvekkilinden talep edilen rakamın açık ve net olmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, genel kurullarda oy birliğiyle ilgili hesap dönemlerine ilişkin bilançoların tasdiki ve ibra kararlarının mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, apel ödemelerinin fiktif olmasından doğduğu iddia edilen şirket zararı ile gerçek olmadığı halde belgesiz olarak gösterilen harcamalardan doğan şirket zararının şirket yönetimini elinde bulunduran hakim ortaklar, kayıtlarda görünen resmi ortaklar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinden ibarettir.
Mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında davalılar ...... hakkında 28/11/2012 tarihli tensip zaptı kararı gereği Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....esasına kaydı yapılarak ..... esas .... karar 14/11/2024 tarihli karar ile: "1-Davalılar ..... yönünden davanın HMK'nun 150.maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA , esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, Davalı ....... yönünden davanın husumet nedeniyle REDDİNE," karar verildiği,
davalılar .....'ın ise mahkememizin ..... esas sayılı dosyasından ayrı bir esasına karar verilerek mahkememizin ..... esasına kaydı yapılarak ..... esas 2016/445 karar 23/05/2016 tarihli karar ile:"1-Davanın HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına" karar verilmiş ise de mahkememizin .... esas sayılı dosyasından tarafların silinmediği anlaşılmış Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas 2012/571 karar 14/11/2024 tarihli kararı ve Bakırköy .....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas ..... karar 23/05/2016 tarihli kararı gereği davalılar .....'ın mahkememizin ..... esas sayılı dosyasından taraf olarak silindiği görülmüştür.
Mahkememizden verilen 25/11/2015 tarih ve ..... Esas ..... sayılı kararı Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla yine aynı dairenin 01/10/2024 tarih ve ..... esas .... karar sayılı ilamıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmekle dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Uyuşmazlık, apel ödemelerinin fiktif olmasından doğduğu iddia edilen şirket zararı ile gerçek olmadığı halde belgesiz olarak gösterilen harcamalardan doğan şirket zararının şirket yönetimini elinde bulunduran hakim ortaklar, kayıtlarda görünen resmi ortaklar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, ....... Grubu şirketlerinden olan ..... Televizyonları Hizmetleri A.Ş.'ye TMSF tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından yapılan denetleme raporu ile ileri sürüldüğü,
kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekle birlikte, zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulması gerektiği, kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususu ile davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken harcın davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı ..... tarafından sarf edilen 450,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı Murat Muslu tarafından sarf edilen 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı .... tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı ..... tarafından sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ..... tarafından sarf edilen 300,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
8-Davalı ..... tarafından sarf edilen 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
9-Davalı ..... tarafından sarf edilen 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
10-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 623.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Başkan ..... · ¸e-imzalıdır · Üye ..... · ¸e-imzalıdır · Üye ..... · ¸e-imzalıdır · Katip ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1059, K. 2025/302, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama