İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/953

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

Esas2024/19Karar2024/953Tarih27 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.419 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Eylül 2024
Esas no
2024/19 Esas
Karar no
2024/953
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Dava tarihi
23/02/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
25/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.419 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşımacılık ve lojistik alanında faaliyet gösterdiğini, Davalının 01.11.2018 tarihinde müvekkili şirkette işe başlamış olup , iş akdini kendi isteğiyle sonlandırdığı 14.09.2021 tarihine kadar kara operasyon şefi olarak aralıksız ve fasılasız olarak çalıştığını, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinde ''Rekabet Yasağı'' başlıklı 10. maddesinde yer alan ''Personel işyerinden kendi isteğiyle ayrılması durumunda , iş akdinin son bulduğu tarih itibari ile ; .....

Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nin bulunduğu il sınırları dahilinde 1 (Bir) yıl süre ile aynı sektörde kendi namına ve/veya ortaklık ve/veya herhangi bir sıfatla işverenle rekabet edecek herhangi bir mesleki ve/veya ticari faaliyet içinde bulunduğunda , .....

Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'ye son aylık ücretinin 10 katı tutarındaki ceza-i şart ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder.'' hükmü yer aldığını, davalı işçi çalışmasını istifa ile sonlandırdıktan kısa bir süre sonra müvekkili şirket ile aynı il sınırları içerisinde ve aynı faaliyet alanlarında ticari faaliyet gösteren ......

Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. şirketinde çalışmaya başladığını ve böylelikle müvekkili şirketle akdettiği iş sözleşmesinde bahsi geçen rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesinin “Rekabet Yasağı” başlıklı 10.maddesinin ihlal edilmesi durumunda davalının son aylık ücretinin 10 (on) katı tutarında ceza-i şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını beyanla sözleşmede kararlaştırılan 50.000,00.TL cezai şartın davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

her şeyden önce davacı firma ile davalı müvekkili arasında akdedilen 01.11.2018 tarihli personel hizmet sözleşmesi'nin 10. Maddesinde düzenlenen "rekabet yasağı" hükmü birçok yönden hukuka aykırı nitelikte olmakla beraber, işbu hükmün tek taraflı işçi aleyhine olacak şekilde tanzim edilmiş olması yerleşik yargıtay içtihatları ve ilgili kanun hükümleri kapsamında işbu hükmü bütünüyle uygulanamaz hale getirdiğini, davacı tarafın tazminat talebinin reddi gerektiğini, Müvekkilim, Davacı Firma bünyesinde 01.11.2018 ila 14.09.2021 tarihleri arasında “Operasyon Sorumlusu” sıfatı ile çalışmış olup,

zorunlu askerlik görevim nedeniyle anılan tarihte iş akdini sonlandırması gerekmiş, bu kapsamda, taraflarca ortak alınan karar ile Müvekkilimin kıdem tazminatına hak kazanarak İş Sözleşmesi'nin sonlandırılması hususunda mutabık kalındığını, Ne var ki, Müvekkilimin askerlik görevinin sonlanması akabinde işe geri dönüşü hakkında, Davacı Firma ile görüşmeleri olmuş ise de, bu görüşmeler Davacı Firma'nın gerekli anlayış, hassasiyet ve özen ile Hizmet Sözleşmesi'ndeki özellikle fazla mesai ücretine ilişkin lazım gelen gerekliliklerin sağlamaması nedeniyle olumsuz sonuçlanmış olup, akabinde,

günlük hayat koşullarını ve iktisadigeleceğini sağlayabilmek üzere çalışması lazım geldiğinden, Davalı Müvekkil ..... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. adlı şirkette işe başladığını, Ne var ki, Davacı Firma tarafından, 10.01.2022 tarihinde Büyükçekmece ......

Noterliği vasıtasıyla ...... yevmiye no.lu cezai şartın ödenmesine ilişkin ihtarname tebliğ edilerek 3 gün içerisinde 50.000 TL cezai şartın ödenmesi talep edildiğini, müvekkili tarafından buna ilişkin cevab-ı ihtar, Büyükçekmece ......

Noterliği vasıtasıyla ...... yevmiye numarası ile 13.01.2022 tarihinde Davacı Firma'ya gönderilerek, Davacı Firma'nın tazminat talebinde haksız olduğu, dolayısıyla böyle bir tazminat tutarının doğmadığı belirtildiğini, yine, davacı tarafından 18.01.2022 tarihinde Büyükçekçemece .......

Noterliği tarafından ...... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilerek, beyanlarına cevaptan ziyade genel anlamda cezai şart ödenmesi yönelik bir başka ihtarname tebliğ edildiğini, Davacı Firma'ya keşide edilen ihtarnamede de yer aldığı üzere, 01.11.2018 tarihli Personel Hizmet Sözleşmesi'nin 10 . maddesinde yer alan "Rekabet Yasağı" hükmü hukuka aykırı olarak tek taraflı işçi aleyhine cezai şart içeren şekilde düzenlenmiş olup, kabulü ve uygulanabilirliği mümkün bulunmadığını, Davacı Firma'nın "w ww.......com" isimli internet sitesinde yer alan bilgilerine göre, İstanbul'da Esenyurt'ta, Tuzla'da ve Arnavutköy'de olmak üzere 3 adet, Adana'da,

İzmir'de, Bursa'da, Tekirdağ'da ve Ankara'da birer tane olmak üzere toplam 8 adet merkez/şube fabrikası/işyeri bulunmakta olup, yine Mersis kayıtlarına göre.

Esenyurt ve Tuzla'da olmak üzere İstanbul'da iki adet, Bursa'da, İzmir'de ve Adana'da birer tane olmak üzere resmi olarak bir merkez ve dört şube işyeri bulunduğunu, Davacı Firma'ya ait "www.......com" isimli internet sitesinin ekran görüntüsü ve Mersis kayıtları işbu dilekçemizin ekinde (EK-4) Sayın Mahkemenize sunulduğunu,.

Keza, yine Davacı Firma'nın meslek grubu "taşımacılık ve lojistik" olup, Davacı tarafından İTO'dan alınarak işbu dosyaya sunulan "Firma Detayları" adlı faaliyet belgesinden de görüleceği üzere, taşımacılık ve lojistik alanının her noktası ve diğer birçok konuda firmanın iş konusu bulunduğunu, müvekkilinin işletme fakültesi mezunu olup, mesleğe başladığı andan bu yana devamlı olarak lojistik ve taşımacılık alanında ihtisas yapmış, çalıştığını, dolayısıyla, oldukça geniş bir alana sahip olan "lojistik" sektörü Müvekkilimin mesleği anlamına gelmekte olup,

yaşamını sürdürmek için herkes gibi kazanması gereken ücretini mesleği olan lojistik firmalarında çalışarak kazanmaktan başka yolu bulunmadığını, zira, aksi ihtimalin davacı Firma'nın bünyesinde çalışan bir kişinin rekabet yasağı süresince mesleğinden men edilmesi anlamına gelecektir, ki bu durum da çalışma özgürlüğünü, dolayısıyla temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı nitelikte olacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE

-Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı ceza koşulu (cezai şart) alacağının tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememizce SGK kayıtları, hizmet döküm cetveli, işyeri kayıtları ve davacı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf tanıkları dinlenmiştir.

-Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK' nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir.

- İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir.

Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir.

Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.

-Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).

-Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1 inci maddesi gereğince fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

- İşçi ile işveren arasında TBK'nın 444 ve devamındaki maddelerinde işaret edilen koşullar dahilinde tesis edilecek rekabet yasağı sözleşmesi, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konulacak bir hükümle düzenlenebileceği gibi bu hususta ayrı bir metin ile rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesi mümkündür. Her iki durumda da rekabet yasağı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürür.

Başka bir anlatımla hizmet sözleşmesi içerisinde ayrı bir hüküm olarak rekabet yasağı kaydının mevcudiyeti hâlinde, taraflar arasındaki sözleşmede hem hizmet ilişkisinin devamı süresince geçerli olan bir hizmet sözleşmesinin, hem de hizmet ilişkisi sona erdikten sonraki döneme dair yükümlülükler içeren bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilerek tarafların her iki sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir.

-Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışların sonuçları ise TBK’nın 446 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu sebeple uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Öte yandan rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmış ise işçi, sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, ceza koşulu olarak öngörülen meblağı ödeyerek rekabet yasağına dair borcundan kurtulabilecektir; ancak işverenin ceza koşulu olarak belirlenen miktarı aşan zararları da işçi tarafından tazmin edilmelidir (TBK md. 446/2).

Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacaktır. Buna göre hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulu, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yükümlendiği durumlarda geçerli olacaktır. Burada kanun koyucu, hizmet sözleşmelerinde işveren karşısında dezavantajlı konumda olan işçinin korunması amacıyla, işveren tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında işçiye dayatılması mümkün olan ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.

-Öte yandan, TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği anlaşılmakla, anılan ceza koşulunun geçerliliği herhangi bir karşı edim yükümlülüğüne bağlanmamıştır. Başka bir anlatımla; rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülebilecek ceza koşulunun geçerliliği, bu konuda işverenin karşı edim yükümlülüğüne bağlı değildir.

Zira anılan hükümde, cezai şarta dair işveren tarafından karşı edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir geçerlilik koşulu aranmaksızın; sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği ve işçinin cezai şartı aşan zararları gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.

Nitekim rekabet yasağı sözleşmelerinde işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim, ancak aşırı nitelikteki rekabet yasağının sınırlandırılmasında hâkim tarafından nazara alınması gereken unsurlardan biri olarak TBK'nın 445/2 nci maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup bunun dışında rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulunun geçerliliği için herhangi bir karşılıklılık unsuru aranmamıştır.

-Nitekim bu hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih ...... esas ..... karar sayılı ilamında da yer verilmiştir.

-Somut olayda davacı ile davalı arasında bir iş sözleşmesinin imzalandığı, iş bu sözleşmenin Sözleşme’nin 10 maddesi ile “Yeni Borçlar Kanunu’nun 444. Maddesi gereği aşağıdaki maddeler

hazırlanmıştır. Personel İşyerinden kendi isteği ile ayrılması durumunda, iş akdinin son bulduğu

tarih itibari ile, ...... Uluslararası Nakliyat ve Tic Aş’nin bulunduğu il sınırları dahilinde 1

(bir) yıl süre ile aynı sektörde kendi namına ve/veya ortaklık ve/veya herhangi bir sıfatla

işverenle rekabet edecek herhangi bir mesleki ve/veya ticari faaliyet içerisinde bulunduğunda,

....... Uluslarası Nakliyat ve Tic. A.Ş ‘ye son aylık brüt ücretinin 10 (on) katı tutarında cezayı

şart ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder.”

düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.

-Her ne kadar davalı tarafça iş bu rekabet sözleşmesine ilişkin hükmün hukuka aykırı ve geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği sabit olduğundan, sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin maddenin geçersiz olduğuna ilişkin iddialar yerinde görülmemiştir.

-Dosyada mevcut kayıtlara göre davalı ....... ’ın davacı ...... ULUS NAKLIYAT TIC. A.S.’ın ...... nolu işyerine

01.11.2018 tarihinde işe giriş hizmet kaydının ve 14.09.2021 tarihinde 12 çıkış kodu ile işten

çıkış kaydının bulunduğu,

dava dışı ..... TASIMACILIK VE TIC A.S şirketinin ..... işyeri

nolu 01./11/2021 tarihinde işe giriş kaydının bulunduğu görülmektedir.

- Dava Dışı ..... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş’ye gönderilen müzekkere cevabında; davalı ......’ın Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörü olan dava dışı

şirkette 01.11.2021 tarihinden bu yana “Karayolu İhracat Operasyon Takım Lideri” olarak

çalıştığı, karayolu ihracat operasyonu yapan ekibin idaresinden sorumlu olduğu belirtilmiş, İşveren ...... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş ve İşçi

davalı ..... ile 01/11/2021 tarihinde İş Sözleşmesi Akdedilmiş olduğu görülmüştür.

Sözleşmenin E. İş Tanımı başlığında görev ve pozisyonunun Karayolu İhracat Takım Lideri olarak

belirtildiği görülmüştür.

-Dava ..... Taşımacılık ve Ticaret A.Ş ticari sicil kayıtlarının incelenmesinde çalışma konusunun "Kara, deniz, demir ve hava yolları araçları ile insan eşya ve her cins ve vasıftaki ticari emtianın

yurt içinde veya yurt içinden dışarıya veya yurt dışından yurt içine veya yabancı ülkeler arasında

transit tabir edilen şekil ve suretlerde kara, hava, deniz yol ve araçları ile uluslararası nakliyecilik

faaliyetlerini kendi nam ve hesabına yapmak...ve 8.5.2015 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında

yazılı olan diğer işler" olarak belirlendiği görülmüştür.

-Mahkememiz dosyası

dosyada mevcut sözleşme, banka hesap dökümleri, SGK kayıtları ve işe

giriş döküm cetvelleri doğrultusunda cezai şart bedelinin hesaplanması amacıyla, dosyanın

işçilik alacakları alanında uzman hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalının Banka hesap dökümleri ile imzasız bordronun birbiri ile uyumlu olduğu, iş bu

durumda net maaşının 5.000,00 TL olduğu, brüt ücretin ise 6.993,88

TL olduğu, brüt cezai şart bedelinin ise 69.938,80 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.

-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

-Dosyada mevcut ticari sicil kayıtları ile dinlenen tanık beyanlarında da da anlaşıldığı üzere, davacı şirket ile davalı yanında iş akdinin feshinden sonra çalışmaya başladığı dava dışı şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, her iki şirketinde çalıştıkları "Karayolu İhracat Operasyonu" alanında işlerle iştigal ettikleri, davalının ise her iki şirkette de "Karayolu İhracat Operasyon Takım Lideri" tanımıyla görev yaptığı görülmektedir. .

-Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cezai şart isteminin talep edilebilmesinin "zarar" koşuluna bağlanmadığı, davalı işçinin davacı şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, yine "Karayolu İhracat Operasyon Takım Lideri" sıfatıyla davacı ve dava dışı şirketin faaliyet gösterdiği alanda işin sırrına vakıf olmasının kaçınılmaz olduğu, cezai şart yönünden bu hususların varlığının zarar tehlikesi yönünden yeterli olduğu anlaşılmakla davalının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.

-Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca, fahiş ceza koşulunun tenkisi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir (Yargıtay 3. HD'nin 2022/1283 E- 2022/9035 K sayılı, 29.11.2022 tarihli emsal kararı).

-Somut olayda, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, davalının çalışma süresi ve çalışması sırasında elde ettiği gelir durumu dikkate alındığında, TBK 182/2 maddesi uyarınca takdiren %50 oranında tenkis yapılmasının hakkaniyete ve olaya uygun olacağı kanaatine varıldığından, tenkis suretiyle belirlenen 34.969,00 TL bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

-Davacı tarafın ıslah talebi doğrultusunda fazlaya ilişkin reddine karar verilen kısım Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca belirlenerek reddedildiğinden yargılama giderlerinin tamamı davalı yan üzerinde bırakılmış, bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Türk Borçlar Kanunu 182 maddesi uyarınca takdiren %50 oranında tenkis suretiyle belirlenen 34.969,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.388,73-TL karar ve ilam harcından davacı tarafın peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.281,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.106,85- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.281,88-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 317,75- TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 3.398,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,

8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun 2022/29485 nuumaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2024

Katip ...... Hakim ..... · E-imzalıdır E-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/19, K. 2024/953, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. Kanıtlar Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/19
Karar No
2024/953
Tarih
27 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/545
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/627
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/879
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/560
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/19 K.2024/742
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/19 K.2024/2391

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.