KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/639 Esas
- Karar no
- 2024/1264
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/12/2024
Karar Metni
1.731 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı–borçlunun, davacı müvekkili Kooperatife olan borcunu ödememesi üzerine, Bakırköy .... İcra Md.'nün ....
E. sayılı dosyası üzerinden yasal takibe geçilmiş ve davalı–borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız itiraz nedeni ile icra takibinin durmuş olduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı - borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı müvekkili Kooperatifin, ticaret merkezi kimliği kazanmış İSTOÇ içerisinde bulunan 4.000’den fazla işyeri içerisinde düzen ve iltizamı sağlamakla görevli ve sorumlu olduğu için tüm işyeri sakinlerinin ortak menfaati gereği, ortak alanlar içerisinde düzeni sağlamakla yükümlü olduğunu,
bu doğrultuda; müvekkili Kooperatifin Ticaret Merkezi’nde ortak kullanım alanlarına mal koyarak işgal edenlere, tapuya şerhli Toplu Yapı Yönetim Planı ve Yönetim Planı'nın 10. maddesinden itibaren başlayan Site Çalışma Esasları uyarınca ve Genel Kurul’un da Yönetim Kurulu’na verdiği yetki gereği Yönetim Kurulu tarafından para cezası kesilmekte olduğunu, ortak alanların kullanım şeklini de düzenleyen ve ortak alanların mal, araç konularak işgal edilmemesine yönelik yasakları içeren site çalışma esaslarının tapuya şerhli olup üye – kiracı herkes için bağlayıcı olduğunu,
site çalışma esaslarının İSTOÇ içerisinde birkaç noktada ve devasa panolarla ilan edilmekte olup tüm üye – kiracılar tarafından işbu esaslara uyulmasının zorunlu olduğunu, davalı–borçlunun, davacı müvekkili tarafından ceza makbuzlarının dayanağı olan Genel Kurul Kararı ve tapuya şerhli Yönetim Planı doğrultusunda ortak alanların haksız işgali sebebi ile şifahen defalarca kez uyarılmış olup davalı–borçlunun, haksız eylemlerini sürdürmeye devam etmiş olduğunu, davalı–borçlunun,
ortak alana tecavüz teşkil eden fiillerinin makbuz tanzim anında yönetim adına makbuz tanzimini gerçekleştiren memurlar tarafından tespit edilerek Yönetim Kurulu Kararı uyarınca davalı–borçlu ... adına. 2.000,00 TL 12/01/2024 MKZ: .... MAL TEŞHİR, 4.000,00 TL 26/01/2024 MKZ: .... MAL TEŞHİR, 8.000,00 TL 12/02/2024 MKZ:.... MAL TEŞHİR, 2.000,00 TL 23/02/2024 MKZ: ....
MAL TEŞHİR para cezası makbuzu kesilmiş olduğunu, davalı–borçluya da ilgili cezaların ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatılmış olup takipten sonra da herhangi bir ödeme yapılmayarak takibe haksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, davalı–borçlunun, ortak alanı işgal ettiğinin, dosya kapsamına sunulan fotoğraflarla da açıkça görülmekte olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da açıkça iş bu cezaların, site alanı içindeki boş alanlarla ilgili kullanıma ilişkin işgal tazminatı niteliğinde bulunduğundan ana sözleşmede belirtilmese dahi kooperatif tarafından her zaman talep edilebileceğinin belirtilmekte olduğunu, (23.hd 2016/2663 e,
2018/5401 k ve 20/11/2018 tarihli kararı -ilgili yerel mahkeme kararı ile birlikte- ve 23.hd 2012/3020 e, 2012/6293 k ve 31/10/2012 tarihli kararı) Yönetim Planı'nda da belirtildiği üzere; bağımsız bölüm maliklerinin, kendi mülkiyetlerindeki bağımsız bölümlerini ve bunların eklentilerini ve bağımsız bölümlerine tahsis edilmiş alanlar ile ortak yer ve tesisleri kullanırken, komşuluk kurallarına uymak, özellikle birbirlerini rahatsız etmemek, haklarını çiğnememek, İSTOÇ Yönetim Planı ile TYKMK ve Toplu Yapı Yönetim Kurulu Kararları ve sair mevzuat hükümlerinde yer alan düzenlemelere uymakla yükümlü olduklarını,
Yönetim Planı'nda bu yükümlülüklerin, bağımsız bölüm kiracıları için de geçerli olduğunun belirtilmiş olduğunu, davalı–borçlu tarafından, açılan icra takibine karşı, zaman kazanmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili kooperatifin takip konusu alacağının likit, haklı ve davalı tarafından bilinen bir alacak olup yapılan haksız itirazın takibi durdurmak ve zaman kazanmak amacıyla yapılmış olduğunu beyanla; davalı–borçlunun, Bakırköy ...
İcra Md.'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına, haksız itirazı nedeni ile davalı-borçlunun asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir iş bulunmayıp göreve ilişkin itirazlar kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememiz görevsiz olup ilk itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli olan Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunun tespitine, görev itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı yanın tek başına, keyfi olarak hukuki yararı bulunup bulunmadığı,
ceza kesmede yetkisi hususu dahi tartışılmaksızın tek taraflı olarak keyfiyet esası içerisinde kabul etmedikleri şekilde ceza kesmekte ise de bu cezanın kanuni dayanağı bulunmadığını, evvela bu hususta yetkisi dahilinde olmayan yönetimin ceza kesmesinin de mümkün olmayacağını, ayrıca kabul manasına gelmemekle birlikte bir an için davacının bu yetkiye sahip olduğu varsayımında dahi olayda iddia olunan eylem oluşmadığından borçta doğmamış olduğunu,
davacı yan ortak alanların işgal edildiğini belirtmekte ise de kabul etmedikleri şekilde birtakım fotoğraflar koymuş ve bu belgeleri usule uygun olarak tebliğ zahmetinde dahi bulunmadan tek taraflı ve keyfi olarak ceza kesmiş olduğunu, evvela iddia olunan eylemlerin ceza koşulu gerektirmemekte olup yalnızca çıkar sağlama amaçlı maddi ceza kesilmesinin kabul edilmemesi gerektiğini, bu sebeple iddia olunan eylemleri kabul etmemekle, belediyenin çizdiği sınırlar içerisinde yetkisini aşarak ceza kesmesi tek taraflı bir eylem olup taraflarını bağlamadığını, ayrıca dilekçe ekinde sunulan tebliğnamelerin,
görüntülerin taraflarınca kabul edilmemekte olup tek taraflı olarak düzenlenen tutanakların geçerli olmadığını belirtmekle davanın tümden reddini talep ediyor olduklarını, davacı yan icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da bu hususur dahi gerçeklikle bağdaşmamakta olup likit olmayan, doğmamış bir alacaktan ötürü tazminat talep edilemeyeceğinden talebinin de reddi gerektiğini beyanla; hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
hukuki yarar yokluğu sebebiyle itirazlarının kabulüne, davanın tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacı kooperatifin davalı adına düzenlemiş olduğu, ceza tutanaklarının yerinde olup olmadığı, tutanaklar uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı kooperatif tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 17.652,14 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 6 maddesinin 15 ve 16. Bent hükmü ve 21/05/2011 tarihli genel kurulun 15 nolu kararına dayanılarak ve genel kurulun yönetim kuruluna devretmiş olduğu yetki çerçevesinde, davacı kooperatif yönetimince, ortak kullanım alanlarının düzenlenmesi amacı ile kesilen işgal tazminatı hükmündeki para cezaları, davacı kooperatif ortakları veya bu hükmü ihlal eden ortakların kiracılarından tahsil edilebilecektir. 21/05/2011 tarihli genel kurul kararın iptali iptaline dair bir delil bulunmadığından, hukuki geçerliliğini koruyan bu genel kurul kararından davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki ceza tutanakları ile resimlerin incelenmesinde; fotoğrafların her birinin tarih saat ve konum belirtilerek düzenlendiği, yine davalı şahsa ait iş yeri tabelalarının resimlerde yer aldığı görülmektedir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 28.11.2017 tarih, ... E, .... K. sayılı emsal ilamda: "...Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında.
Davalının davacı kooperatifin inşaa ettiği ve yönettiği işyeri sitesinde kiracı olduğu, kooperatif ortağı olmadığı, davalının ortak alanlara mal koyarak işgal ettiği ve kesilen ceza makbuzları tebliğ almaktan imtina ettiği, kooperetif genel kurulunun 21.05.2011 tarih 15 no'lu kararın kesinleştiği, kooperatif ortağı olmasada site deki kiracı bulunanlar hakkında da bu kararın bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir... Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına.. ." karar verilmiştir.
Yine Yargıtay Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 19.06.2015 tarih, .... E, ... K. sayılı emsal ilamda;"...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kooperatifin 21.05.2011 tarihli olağan genel kurulu toplantısında, kooperatif ortak kullanım alanlarının düzenlenmesi ve bu doğrultuda cezalandırılmanın öngörüldüğü kararlar alındığı ve bu kararlar gereğince yönetim kuruluna yetki ve görev verildiği, belirtilen genel kurul toplantısının iptaline ilişkin bir yargı kararı veya bu amaçla dava açıldığına ilişkin bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği ve genel kurul kararının ve ceza kesilmesine ilişkin ilgili maddenin geçerliliğini koruduğu,
davacının talebinde haklı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..."karar verilmiştir.
Bu haliyle yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalının davacı kooperatifin inşaa ettiği ve yönettiği işyeri sitesinde kiracı olduğu, kooperatif ortağı olmadığı, davalının ortak alanlara mal koyarak işgal ettiği ve kesilen ceza makbuzları tebliğ almaktan imtina ettiği, kooperetif genel kurulunun 21.05.2011 tarih 15 no'lu kararın kesinleştiği, kooperatif ortağı olmasa da kiracı bulunanlar hakkında da bu kararın bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı tarafın sunulan resimler doğrultusunda kesmiş olduğu ceza makbuzlarının usulüne uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş olup dosya arasında yer alan ceza makbuzlarının incelenmesinde ceza tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, tarafların taciz olduğu, her bir ceza makbuzu için talep edilebilecek işlemiş faiz tutarının takip talebinde belirtilen tutarda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından ceza tutanakları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE
1-Davalı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin aynen DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 1.205,82 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 778,22 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL ile tebligat ve posta masrafı 221,00 TL olmak üzere toplam 1.076,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.652,14 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip Hakim ...
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/639, K. 2024/1264, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama