KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/708 Esas
- Karar no
- 2024/897
- Dava
- Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/09/2024
Karar Metni
2.768 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... Mah....
Sitesi 13 A Blok No:27 Başakşehir/İSTANBUL adresinde ticari faaliyet göstermekte olduğunu, 13.10.2018 tarihinde müvekkilinin dükkânında hırsızlık olayı meydana gelmiş olup, olay neticesinde müvekkilinin 31 adet aküsü çalınmış olduğunu, bu minvalde müvekkili şirketin 10.233,62 TL’lik maddi zararı meydana gelmiş olduğunu, davalı kooperatifin sitenin güvenliğini sağlamakla yükümlülüğü olup iş bu yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğundan müvekkili şirketçe davalı kooperatife zararın karşılanması için ihtar gönderilmiş, davalı kooperatifçe olumsuz cevap verilmiş olduğunu,
bu nedenle müvekkilinin 10.233,62 TL’lik zararının davalı tarafından karşılanması talepli huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetini sürdürmekte olduğu ... Mah. ... San. Sit.
13 A Blok No:27 adresinde 13.10.2018 günü sabah 07:20-07:30 saatleri arasında hırsızlık olayı meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinde 13.10.2018 tarihinde saat 07:20’de biri şoför olmak üzere yüzleri maskeli toplam 4 kişinin dükkanın giriş kısmındaki asma kepengin kilidini kırıp sonrasında PVC kapının da kilidini kırarak toplam 31 adet aküyü getirdikleri araç olan ... plakalı araca yükleyerek kaçmış olduklarını, kamera kaydında görüldüğü üzere;
faillerin günün aydınlandığı saatlerde ancak dükkânların açılmasından çok önce siteye rahatça girmiş olduklarını, sitenin giriş kapısındaki güvenliğin bu durumdan şüphelenmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapılmamış olduğunu, şahısların kamera kayıtlarında görüleceği üzere, yüzleri maskeli halde dükkânın önüne çektikleri araçları ile aküleri rahatça yükleyip hırsızlık olayını gerçekleştirmiş olduklarını, şahısların yüzleri maskeli halde aküleri dükkândan çıkarıp araca yüklemiş olduklarını,
site güvenliğinin ise dükkânların açılmadığı saatte siteye giren ve dükkân sahibi de olmamaları nedeniyle site güvenliğince tanınmayan bu şahıslara hiçbir soru sormadan rahatça siteye girmelerine izin vermiş olduğunu, bu nedenlerle site güvenliğinin ve dolayısıyla davalı kooperatifin olayda ağır kusuru bulunduğunu, hırsızlık olayına ilişkin olarak müvekkili şirket yetkilisi ... 'in Başakşehir Polis Merkezi Amirliği’ne şikâyette bulunmuş ve ifade vermiş olduğunu, sitenin güvenliğinden davalı kooperatif sorumlu olup, olay neticesinde müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, şöyle ki;
hırsızlık olayının sitedeki güvenlik yetersizliğinden kaynaklanmış olduğunu, davalı kooperatifin yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemiş olup gerekli özen ve dikkat göstermediğinden, gözetim ve denetim yetkisini de yerine getirmediğinden mezkûr hırsızlık olayı meydana gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin site yönetiminin verdiği hizmetlere ilişkin düzenli olarak aidat ödemekte olduğunu, davalının sağladığı hizmetler arasında güvenlik hizmeti de bulunduğunu, meydana gelen hırsızlık olayında davalının, yürüttüğü güvenlik hizmetinde gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğunu,
davalı tarafından yürütülen güvenlik hizmeti ayıplı bir şekilde yerine getirilmiş olduğunu, davalının, müvekkili şirketin dükkânının güvenliğinin sağlanması konusunda gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu, ancak davalının gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek müvekkilinin dükkânından 31 adet akünün çalınmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalının bu suretle güvenlik açığının oluşmasına sebebiyet vermiş ve neticesinde müvekkilinin iş bu zararı meydana gelmiş olduğunu, bu nedenle davalının, meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde müvekkilinin uğradığı 10.233,62 TL’lik zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından,
meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesi için davalı tarafa Bakırköy .... Noterliği'nin 24.10.2018 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş, ancak davalı tarafından zarar karşılanmamış, aksine mesnetsiz iddialar ile sorumluluktan kaçma yollarına başvurulmuş olduğunu, müvekkili tarafından 13.10.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde uğramış olduğu 10.233,62 TL’lik zararının karşılanması için Bakırköy ....
Noterliği 24.10.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtar göndermiş, ancak davalı tarafından müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmesinin aksine genel güvenlikten sorumlu olduklarını ve sanayi sitesinde işlenen suçlardan ve meydana gelen hırsızlık olaylarından ilçe emniyet müdürlüklerinin sorumlu olduğu cevabını vermiş olduklarını, davalı tarafından ihtara verilen iş bu cevaba bakıldığında tamamen sorumluluktan kurtulma gayesi içerisinde olduğunun görülmekte olduğunu, şöyle ki;
sanayi sitesinin güvenliği için aidat tahsilatı yapıp güvenlik hizmeti veren davalı olduğunu, kaldı ki davalı tarafından ilçe emniyet müdürlüğünün sorumlu olduğu cevabının da tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar olduğunu, çünkü özel güvenliğin sağlanması konusunda sitede bulunan işyeri sahiplerinin site yönetimi ile sözleşmesi olup, sitenin özel olarak güvenliğinin sağlanmasının site yönetiminin sorumluluğunda olduğunu, diğer yandan sanayi sitesinde binden fazla işyerinin bulunduğunu ve böylesine geniş bir alanın güvenliğini sağlamak için en az on misli güvenlik görevlisi istihdam edilmesi gerektiğini belirtmiş olduğunu,
davalının aslında iş bu söylemiyle yükümlülüklerine açıkça aykırı davrandığını, güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu binden fazla işyerinin güvenliğinin sağlanması için istihdam edilmesi gereken güvenlik görevlisi sayısının onda birini çalıştırdığını açıkça ikrar etmiş olduğunu, bu minvalde güvenlik hizmeti için aidat alan davalının yükümlülüklerine aykırı davrandığının açık olduğunu, bu nedenle davalının zararı gidermenin aksine ihtarnameye konu cevabi yazısında hukuki dayanaktan yoksun iddialara yer verip müvekkiline huzurdaki davayı açmanın dışında başka yol bırakmamış olduğunu,
13.10.2018 tarihinde davalının güvenlik hizmeti bakımından gerekli özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu meydana gelen hırsızlık olayında akülerin çalınmasının yanında müvekkilinin işyerinin giriş kısmındaki asma kepengin ve PVC kapının da kilitlerinin kırılmış olduğunu beyanla; davanın kabulüne, meydana gelen hırsızlık neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu 10,233,62 TL'lik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tazmin edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının işyerinin bulunduğu yerin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre yönetilen (yüksek güvenlikli) bir “Alışveriş Merkezi” veya “Site” değil, Yapı Kooperatifi tarafından işyerlerinin inşa edildiği 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa (Kooperatif ana sözleşmesine, genel kurulda alınan kararlara göre) yönetilen bir sanayi sitesi olduğunu, Yapı Kooperatifleri amacını gerçekleştirdiğinde, tasfiye sürecine girer ve tasfiye işleminin tamamlanmasından sonra, Kat Mülkiyeti Kanununa göre “site yönetimine” geçtiğini, kooperatifin tasfiyesinden sonra,
(bağımsız bölüm malikleri), kat mülkiyeti kanununa göre, Kat Malikleri Kurulu toplantısı düzenlemek suretiyle, site yönetimine geçtiğini ve sanayi sitesinin, kat mülkiyeti kanununda yazılı esaslara göre yönetilmeye başlanacağını, ancak dava konusu olayda, müvekkili Kooperatif amacını henüz gerçekleştirmemiş olduğundan, (inşaat faaliyetleri devam ettiğinden) tasfiye sürecine girmemiş, site yönetimine de geçilmemiş olduğunu, müvekkili Kooperatifin, tamamlanan işyerlerini ortaklarına teslim etmiş, bu işyerlerinin, müvekkili kooperatifin ortakları veya kiracıları tarafından kullanılmakta olduğunu, müvekkili kooperatifin,
Kooperatif yöneticilerine ödenen ücretler, Kooperatif personeline ödenen ücretler Kooperatifin vergi dairelerine ödemesi gereken vergiler, ile, sanayi sitesinde faaliyete geçen işyerlerinin -site içi yolların bakımı, çöp ve temizlik, genel güvenlik, inşaat malzemelerinin çalınmasını önleme, şüpheli durumları gördüğünde polise bildirme, vs.- ihtiyaçlarını, (kooperatif ortaklarından tahsil ettiği) kooperatif aidatlarından karşılamakta olduğunu, kooperatif aidatlarının miktarının, (kat mülkiyeti kanununa göre faaliyet gösteren kat malikleri kurulu tarafından değil) Kooperatif genel kurulu tarafından belirlenmekte olduğunu, dava konusu yerde,
kat malikleri kurulu toplanmamış, yönetici seçmemiş, (kat mülkiyeti kanununa göre) site aidatı da istenmemiş olduğunu, müvekkili kooperatifin, ortaklarından, kooperatif genel kurulunun belirlediği “kooperatif aidatı” tahsil etmekte olduğunu, kooperatif mevzuatına göre, kooperatif aidatından sorumlu olmayan üçüncü kişilerin, müvekkili kooperatiften talepte bulunma hakları da bulunmadığını, dava konusu olayda, Kooperatifler Kanunu, (634 sayılı Kat mülkiyeti Kanununa kıyasla) özel bir kanun olduğundan, Kooperatifler kanunun uygulanmasının zorunlu olduğunu, davacının kooperatif ortağı ...'nın kiracısı olduğunu, müvekkili kooperatifin,
(kooperatif ortağı olmayan) davacıya karşı, Kooperatif mevzuatından, sözleşmeden veya kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğü ve sorumluluğu da bulunmadığından, müvekkili kooperatif aleyhine açmış olduğu davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava konusu sanayi sitesinde, profesyonel güvenlik şirketi bulunmadığını, sanayi sitelerinin bir kısmının (dava konusu olayda olduğu gibi) (Yapı Kooperatifleri tarafından) yapım aşamasında bir kısmının ise tamamlanmış ve faaliyete geçmiş durumda olduğunu, yapım aşamasında olan Kooperatiflerin site güvenliğini kendi imkanlarıyla sağlamakta olduğunu,
yapı faaliyetleri tamamlandıktan sonra, organize sanayi bölgelerindeki kooperatiflerin, işletme kooperatifine dönüşmekte, site güvenliği için, profesyonel güvenlik şirketleriyle anlaşma yapmakta olduğunu, (müvekkili kooperatifin, profesyonel güvenlik şirketleriyle bir anlaşması da bulunmamaktadır.) sanayi sitelerinde işyerlerinde meydana gelen hırsızlık olaylarıyla ilgili olarak (işyeri sahipleri) tazminat davalarını, site yönetimine ve güvenlik şirketine (ve bazen de idare/emniyet aleyhine) açmakta olduklarını, mahkemelerin, yapı kooperatifleri aleyhine açılan davanın reddine karar verirken,
güvenlik şirketi aleyhine açılan davanın kabulüne karar vermekte olduğunu, bu konudaki Yargıtay kararları, yapı kooperatifi olan müvekkili kooperatifin (sanayi sitesindeki işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı) sorumluluğunun bulunmadığını göstermekte olduğunu, dava konusu işyerinin, (giriş ve çıkışları sıkı denetim altında bulunan) “AVM” içinde olmadığını, “Yapı Kooperatifi” olan (davalı) müvekkilinin, davacının işyerinden çalınan mallarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte, işyerinde veya konutta meydana gelen hırsızlıklardan,
kat mülkiyeti kanununa göre yönetilen (girişi ve çıkışı sıkı kontrol altında tutulan) site ve AVM yönetimlerinin sorumluluğu kabul edilmekte olduğunu, davacının işyerinin, girişi ve çıkışı kontrol altında olan kapalı bir alanda AVM'de değil, oldukça geniş bir alana yayılmış, birçok girişi ve çıkışı olan, kimlik kontrolü mümkün olmayan, 1.300 den fazla işyerinin bulunduğu büyük bir organize sanayi sitesi olduğunu, bu sanayi sitesinde güvenliğin, site içindeki trafiğin akışını sağlamak, suç işlendiğinde karakola bildirmek, vs. amacıyla istihdam edilmekte olduğunu, davacının işyerinin kamuya ait alanda olduğunu,
sanayi sitesindeki iş yerlerinin güvenliğinin, işyerlerini işletenlere ait olduğundan, (işyerini işleten) kooperatif ortağı veya kiracılarının, işyerlerinin kapılarını, hırsızlık olaylarına karşı güvenli hale getirmekte, buna ilaveten, işyerlerini, hırsızlık, yangın ve sair risklere karşı sigorta yaptırmakta olduklarını, dava konusu sanayi sitesindeki işyerlerinde çalışma saat 07:00 den itibaren başladığından,
sanayi sitesine girenlerin sayısı ve hareketlilik artmakta olduğunu, gün içinde sanayi sitesine giren veya çıkan kişi sayısının yüz binin üzerinde olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanına göre, hırsızlık eyleminin, (geceleyin değil), siteye girişlerin en yoğun olduğu,
sabahleyin, saat: 07.20'de gerçekleşmiş olduğunu, sanayi sitesinin ortasından geçen yol kamuya ait bir yol olup, İkitelli Organize Sanayi Bölgesinin önemli iki caddesini birbirine bağlamakta, birçok kişinin, iki ana cadde arasındaki geçişi bu yoldan sağlamakta olduğunu, site içindeki yollar kamuya ait olduğundan, bu yolların yanındaki binaların ve işyerlerinin güvenliğini sağlama görevinin de kamuya (emniyet birimlerine) ait olduğunu, hırsızlığın “haksız fiil” niteliğinde olduğunu, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminin “haksız fiil” niteliğinde olduğunu, haksız fiillerde sorumluluk,
haksız fiilin failine ve bu eyleme yardım edene ait olduğundan, davacının zararını, haksız fiilin faillerinden (hırsızlardan) talep etmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin, (veya çalışanlarının) işlenen suçta en küçük bir ihmali (veya iştiraki) söz konusu olmadığını, davacının “zarar” iddiasının da belirsiz olduğunu, müvekkili Kooperatifin davacının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte, davacı vekilinin, işyerinden 31 akü çalındığı ve bu akülerin değerinin 10.233,62 TL olduğuna ilişkin zarar beyanının, soyut bir iddiadan ibaret olduğunu,
kaç akünün çalındığı belirsiz olduğu gibi, (çalındığı iddia edilen) 31 adet akünün sağlam olup olmadığının ve değerinin de belirsiz olduğunu, davacının soyut iddiası esas alınamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; dava konusu yer, 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu esaslarına göre yönetilen bir site olmayıp, 1163 sayılı Kanuna istinaden, Yapı Kooperatifi tarafından yönetildiğinden, somut olayda, (özel kanun niteliğindeki) kooperatifler kanununun uygulanması zorunlu olduğundan) müvekkili kooperatifin, ortaklarına karşı sorumlu olup, davacı kooperatif ortağı olmadığından,
(kooperatif ortağı olmayan) davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığından, husumet yönünden davanın reddine, müvekkili kooperatifin davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminde herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte; müvekkili Kooperatifin yapı faaliyeti devam ettiğinden, sitenin güvenliğini kendi imkanlarıyla sağlamaya çalıştığından, profesyonel güvenlik şirketi ile anlaşması bulunmadığından,
davacının işyerinin bulunduğu sanayi sitesi, AVM gibi girişleri ve çıkışları sıkı denetim altında olan bir yer olmayıp, kamuya ait yol üzerinde olması nedeniyle güvenlik önlemleri davacıya ait olduğundan, hırsızlık eylemi haksız fiil niteliğinde olup, zararını failden (hırsızdan) talep etmesi gerektiğinden, keza, davacının zarar iddiası soyut bir iddiadan ibaret olup, itibar edilemeyeceğinden, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı kooperatif yönetimindeki iş yerinden çalınan akülerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyanın mahkememize Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.
Dosyamız arasında mevcut Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 21/12/2020 tarihli raporda özetle; meydana gelen olayda dükkanın giriş kısmındaki asma kepenk kilidi ve PVC kapı kilidinin kırılmış olduğunu, olayın meydana geldiği tarih itibari ile oluşan hasarın onarım bedeli toplamının 150 TL (kdv dahil) olduğunun hesaplanmış olduğunu, davacı taraf toplam zararının = 10.233,62 TL + 150,00 TL = 10.383,62 TL (kdv dahil) olduğunu SONUÇ OLARAK: 13.10.2018 tarihinde meydana gelen olayda, dosya kapsamı beyan ve belgelere göre davacı tarafın zararının 10.383,62 TL (kdv dahil) olduğunun bildirmiş olduğu anlaşıldı.
Dosya içerisinde mevcut davacı vekili tarafından sunulan 25/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 21.12.2020 tanzim tarihli bilirkişi raporunun 13.01.2020 tarihli celsede taraflarınca elden tebellüğ edilmiş olduğunu, bilirkişi raporunun tüm beyanlarını teyit etmekte olduğunu, bu minvalde huzurdaki dava ile 21.12.2020 tanzim tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde müvekkili şirketin somut vakıada,10.383,62 TL zararının bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu beyanla; bilirkişi raporunun kabulüne, ıslah taleplerinin kabulü ile toplam alacak miktarının 10.383,62 TL olması nedeniyle dava konusu alacak miktarının 150 TL lik kısmının ıslah yolu ile artırılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Dosyamız arasında mevcut Güvenlik Uzmanı bilirkişi .... tarafından sunulan 09/03/2022 tarihli raporda özetle; dosya içerisindeki bilgi belge ve olay sonrasına ait CD görüntülerinden anlaşıldığı üzere; olayın gerçekleştiği yerin 1100 işyerinin bulunduğu,
sıra sıra işletmelerin bulunduğu bir kooperatif alanı olduğunun tespiti ile bu gibi yerlerde işletmelerin genel güvenliği sağlamak amacı ile belirli bir ücret karşılığında kendi güvenliklerini sağlamak için site yada kooperatiflerden yardım almak yada bu işi kooperatiflerin kendi eliyle tek elden yüklenmesi için kurul toplantısında karar almak zorunluğu bulunmakta olduğunu, bu işlevin görülmesi için çoğunluğun kendi can ve mal güvenliği tek el olan kooperatif yada site yönetiminin üstlenmesi ile oluşan zarar ve kayıplardan da sorumluğu hasıl olmakta olduğunu,
ancak işyerlerinin bulunduğu konum ve büyüklüğü göz önüne alındığında olayın vuku bulduğu zamanda güvenlik görevlilerinin sayısının yetersiz olduğu göz önüne alındığında kooperatif üyelerinin bu hususu toplantı sırasında ele alması gerektiğini, bu hususlar göz önüne alınarak hırsızlık olayının gerçekleştiği zaman ve olayın vuku bulduğu saat dilimi göz önüne alındığında,
kooperatifin faaliyet gösterdiği sanayii sitesinin büyüklüğü de göz önüne alındığında işletmelerden hırsızlığı engellemek için kooperatifin alması gereken önlemlerin başında kooperatif içinde motorize (bisikletli ya da araçlı) devriye ekiplerinin alınması işletmelerin kapılarının kepenk yada güvenilir kapama sistemi ile donatılması yönünde ikazlarda bulunması hatta ve hatta bu önlemlere katkı bulunması gerektiğini, site içine giren araçların kamera ile denetlenmesi,
site içine de gerekli olan ana arterlere çözünürlüğü yüksek kameraların konulması ile bu kameraların 24 saatlik dilimler halinde bir görevli tarafından izlenmesi ile güvenli olmayan bir durum tespit edildiğinde motorize birliklerin müdahalesi ile kolluk güçlerine bilgi verilmesi gerekirken bu durumlara karşı bir önlemin alınmadığının tespiti ile kooperatif içinin güvenlik kamera sitemi ile donatılması ile kişi sayısının fazlalığına değil işletmelerin rızası ve alt yapının oluşturulması vakıf olunduğunu,
ancak kooperatif bu güvenlik tedbirlerini almadığından hırsızlık olayında %75 oranında kusurunun olduğunun tespiti ile davacı şirket olan .... şirketinin ise bu eksik hususları tespiti ile kooperatifi sözlü hatta ve hatta yazılı bir şekilde uyarması gerekirken uyarmadığı, ve hırsızlık olayı ile ilgili sadece ve sadece bina dışına kepenk yaptırdığı, güvenlik kamera sitemi ve alarm sistemi kudurmadığından kendi can ve mal güvenliğini tam olarak almadığından %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunun bildirilmiş olduğu anlaşıldı.
Dava, davalı yapı kooperatifine ait sitede meydana gelen hızsızlık olayı nedeni ile davacı tarafın oluşan zararının tazmini istemine ilişkidir. Davacının talebi yaşanan hırsızlık olayı sonucu çalındığı iddia olunan 31 adet akünün bedeli ve ıslah ile talep edilen asma kepenk kilidi ve pvc kapı kilidi hasar bedeli olarak talep edilen 150,00 TL'nin davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dava dilekçesi ile 31 adet akünün çalınmış olduğu dava dilekçesinde beyan edilmiş ise de, kolluğa vermiş olduğu ifadesinde 20-25 adet akünün çalınmış olduğunun beyan edildiği, dava tarihinden önce davalı tarafa yapılan ihtarnamede ise zararın 12.000,00 TL olduğunun beyan edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı taraf meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile oluşan zararının tazmini talebinde bulunmuş ise de davacı tarafın yaşanan hırsızlık olayı nedeni ile zararının oluştuğu, olayın meydana geliş şekli ve davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumluluğu dosya kapsamı itibari ile ispatlanabilmiş değildir.
Akülenin alınmasına dair sunulan faturalar zararın meydana geldiğini ve zararın meydana gelmesinde davalı tarafın sorumluğunun olduğunu ispata elverişli değildir. Açıklanan bu nedenlerle dava dilekçesi ile talep edilen 10.233,62 TL yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Islah ile talep edilen asma kepenk kilidi ve pvc kapı kilidi hasar bedeli olarak talep edilen 150,00 TL yönünden ise, davacı tarafça dava dilekçesinde hiç yer verilmeyen bir şeyin genişletilmesi ya da değiştirilmesi ıslah talebi ile ileri sürülemeyecektir.
Dava konusu edilemeyen bir şeyin kısmi ıslah yolu ile davaya ithaline ve dava konusu halinde getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29/06/2011 tarih 2011/1-364 Esas ve 2011/453 sayılı karar) bu nedenle ıslah ile talep edilen asma kepenk kilidi ve pvc kapı kilidi hasar bedeli olarak talep edilen 150,00 TL usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/708, K. 2024/897, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama