İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/765 K.2025/92

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2024/765Karar2025/92Tarih4 Şubat 2025Okuma14 dk · 2.817 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Şubat 2025
Esas no
2024/765 Esas
Karar no
2025/92
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
23/08/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.817 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu kararın ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmiş olup.

1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame ediyor olduklarını, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı firma tarafından müvekkili firmaya 9 bobinli alüminyum borulu çardak ürünü sipariş edilmiş ve müvekkili firma tarafından davalının talep ettiği ürünlerin teslim edilmiş olduğunu, yine müvekkili firma tarafından bahse konu alışverişe ilişkin olarak .... fatura numaralı, 12/06/2023 tarihli, 479.080 TL bedelli faturanın kesilmiş olduğunu, davalı firma tarafından bu faturanın 77.124,50 TL'si eksik ödenmiş olduğunu,

fatura ve taraflar arasındaki Cari Hesap Ekstresinin işbu dilekçeye ek olarak sunulmuş olduğunu, davalı taraf, müvekkili firmanın taleplerine rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .....

Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, ilaveten, takip konusu meblağın davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, huzurdaki dava açılmadan evvel, zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvuru yapılmış ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu icra dosyasına müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete borcu bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkete dayanaktan yoksun bir şekilde icra takibine konu faturayı keserek göndermiş olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından kesilen ve icra takibine konu edilen faturayı kabul etmemiş olduğunu, iş bu dilekçe ekinde muavin defter örneğini sunuyor olduklarını, davacı şirketin fatura konusu alacağın varlığını kesin ve inandırıcı deliler ile ispat etmesi gerektiğini,

davacı şirketin alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere icra takibine konu malları müvekkili şirkete tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığının tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde ortaya çıkacak olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığının mahkememizce tanık dinlenmesine karar verildiği takdirde dinlenecek olan tanık beyanları ile de ispat olunacağını, tanık dinlenmesine karar verildiği takdirde tanık isem ve adreslerinin dosyaya sunulacak olduğunu, huzurdaki dosyada davacı talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu,

davacı taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcu bulunmamakla birlikte aksi düşünülse dahi alacağın yargılamaya muhtaç olup, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, huzurdaki dosyaya konu icra takibine yapılan itirazın haklı ve yerinde olup, davacı tarafın haksız ve kötü niyetle huzurdaki davayı açmış olduğunu beyanla;

haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötü niyetle huzurdaki davayı açan davacı alacaklı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.

Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.

Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 77.124,50 TL .... fatura nolu faturadan bakiye kalan alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.

Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 09/12/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 14/01/2025 tarihli raporunda özetle; Davacının Muavin defterinin incelenmesinde;

davacı tarafın davalının hesabını 120 Alıcılar Ana hesabının altında .120.01.860

hesap kodu ve .... San ve Tic AŞ hesap adı ile izlemekte olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin olduğunun, bu ilişkinin 2023

yılı öncesine dayandığının tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın davalıya düzenlediği faturalar ile

davalıdan aldığı ödemeleri ticari defterlerine usulünce kaydettiğinin tespit edilmiş olduğunu, davacı ile davalı hesapları incelendiğinde davacının icra takibine 12.06.2023

tarih ve .... nolu 406.000,00 TL + KDV 73.080,00 TL olmak üzere

toplam 479.080,00 TL lik faturadan kalan bakiye alacak olarak 77.124,50 TL alacaklı

olduğu iddiası ile icra rakibi başlatmış olduğunu, davalı tarafın davacının kendisine 12.06.2023 tarihinde düzenlediği ... nolu toplam 479.080,00 TL lik fatura için 28.07.2023 tarihinde

.... numaralı “fiyat farkı” açıklaması ile 56.000,00 TL + 11.200,00

TL KDV olmak üzere 67.200,00 TL toplam tutarlı iade faturası kestiğinin tespit edilmiş olduğunu, ancak bu fiyat farkı iade faturasının neden düzenlendiğinin tarafınca tespit edilememiş olduğunu, davacı tarafın bu faturayı 04.08.2023 tarih ve .... nolu

67.200,00 TL lik iade faturası düzenleyerek iade etmiş olduğunu, bu 56.000,00

TL + 11.200,00 TL KDV olmak üzere 67.200,00 TL toplam tutarlı fiyat farkı iadesi

faturasını tarafların sürekli birbirlerine karşılıklı olarak düzenlediklerinin tespit edilmiş olduğunu, bu karşılıklı iade faturası düzenleme işleminin 2024 yılında da karşılıklı gidip gelmeye devam etmiş olduğunu, Genel Kabul görmüş yargı prensipler gereğince itirazın iptali davalarının icra

takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğunun kabul edilmiş olduğunu, bu bağlamda değerlendirildiğinde

davacının icra takibinin 18.12.2023 tarihinde olduğunun, davacının incelenen 2023 yılı

ticari defterlerinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının

77.124,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, başka bir deyişle davacının ticari defterlerinde

davalıdan 77.124,00 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Davalının muavin defterinin incelenmesinde:

davalı tarafın davacının hesabını 320 Satıcılar Ana hesabının altında

... hesap kodu ve ... San ve Tic. Ltd. Şti hesap adı ile izlemekte olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı ile davacı arasında bir ticari ilişkinin

olduğunun, bu ilişkinin 2023 yılı öncesine dayandığının tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafın davacıdan yaptığı alımlara ait faturalar ile davacıya yaptığı ödemeleri düzenli ve usulünce ticari defterlerine kaydettiğinin tespit edilmiş olduğunu, davalı ile davacı hesapları

incelendiğinde davalı ile davacı arasında 56.000,00 TL + 11.200,00 TL KDV olmak

üzere 67.200,00 TL toplam tutarlı fiyat farkı iadesi açıklamalı bir faturanın sürekli birbirlerine karşılıklı olarak düzenlediklerinin tespit edilmiş olduğunu, bu faturalaşmanın 2024

yılında da devam ettiğinin tespit edilmiş olduğunu, Genel Kabul görmüş yargı prensipler gereğince itirazın iptali davalarının icra

takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğunun kabul edilmiş olduğunu, bu bağlamda değerlendirildiğinde

davacının icra takibinin 18.12.2023 tarihinde olduğunun, davalının incelenen 2023 yılı

ticari defterlerinde, davalının takip tarihi itibariyle davacıya olan borcunun 77.124,00

TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, başka bir deyişle davalının ticari defterlerinde davacıya 77.124,00 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: tarafların duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş olduklarını, defterlerini

incelemeye sunmuş olduklarını, davacı tarafın 2023 -2024 yılları Ticari defterinin incelenmiş, ticari defterlerinin

açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun ve lehinde delil niteliği

taşıdığının kanaatine varılmış olduğunu, davalı tarafın 2023-2024 yılı Ticari defterinin incelenmiş olduğunu, ticari defterlerinin

açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olduğunu, davacının incelenen 2023 yılı ticari defterlerinde, davacının takip tarihi

itibariyle davalıdan olan alacağının 77.124,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, baka bir deyişle davacının ticari defterlerinde davalıdan 77.124,00 TL

alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalının incelenen 2023 yılı ticari defterlerinde, davalının takip tarihi itibariyle davacıya olan borcunun 77.124,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, başka bir

deyişle davalının ticari defterlerinde davacıya 77.124,00 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın 2023 yılında 35 adet belge ile 812.328,25 TL (KDV HARİÇ) satış

yaptığı hususunda BS beyanında bulunduğunun, davalının ise yine aynı şekilde

35 adet belge ile 812.328,25 TL (KDV HARİÇ) alım yaptığı hususunda BA beyanında bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının davalıdan 5 adet belge ile toplam 280.000,00 TL (KDV HARİÇ) alış yaptığı hususunda BA beyanında bulunduğunun, davalının ise buna karşılık 7

adet belge ile davacıya 392.000,00 TL (KDV HARİÇ) satış yaptığı hususunda

BS beyanında bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının BA beyanı ile davalının BS

beyanı arasında 2 adet belge ve 112.000,00 TL tutarlı fark olduğu tespit

edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki farklı BA BS beyan farkının nedeninin tespit

edilememiş olduğunu bildirmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüş, her ne kadar kısa kararın açıklandığı 04/02/2025 tarihli duruşma tarihinden henüz bilirkişi raporuna karşı beyan süresi dolmamış ise de, davacı vekilince rapora karşı beyan süresinin dolması beklenilmesin şeklinde beyanda bulunulduğundan ayrıca rapora karşı beyan süresinin dolması beklenilmemiştir.

Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.

İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Somut olayda davacı tarafın iddiası davalıya yapılan satışlardan kaynaklanan ve satışlardan dolayı düzenlenen fatura borçlarının bakiye kısmının ödemediği hususuna dayanmakta iken davalı taraf davacıya borçlarının bulunmadığını iddia etmektedir.

Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.

Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.

Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şartı değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır.

Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.

Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.

Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.

Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.

Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3.

Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir.

Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı, davacı tarafından dava konusu edilen fatura ve cari hesap alacaklarının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.

Buna göre dava konusu alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olan cari hesap alacağı kapsamında bilirkişi raporuyla sabit olan 77.124,00 TL miktar yönünden davalı tarafın takip tarihi itibariyle borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davalı tarafça icra takibine yapılan itirazda davacı ile aralarında dava konusu takip dosyasına dayanak faturalardan dolayı borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin var olduğu, bu hususun her iki tarafın ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedelin 77.124,00 TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu, bu hususların birbirini doğrulayan ticari defterler kayıtları, davalı tarafça herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan defterlere işlenmesi ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.

Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Buna göre davalı borçlu tarafından faturalar ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE

1-Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,

2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 15.424,90 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

3-Alınması gereken 5.268,37 TL harçtan peşin alınan 1.317,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.951,27 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.744,70 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 6.247,00 TL olmak üzere toplam 7.991,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/02/2025

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/765, K. 2025/92, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Açılan Davanın Kabulü İle
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/765
Karar No
2025/92
Tarih
4 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/765 K.2025/150
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/766 K.2025/120
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/766 K.2025/108
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/766 K.2025/82
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/766 K.2025/199
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/766 K.2025/130

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.