KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/804 Esas
- Karar no
- 2024/1096
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 04/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/11/2024
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı işi yapmakta, söz konusu ticari olarak kayıtlı kamyonet vasfındaki aracı ticari işlerini yürütmek amacıyla satın almış olduğundan huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin galerici olan davalıdan icraya konu ....
Plakalı 2018 model ... markalı aracı tüm ödemelerini yaparak satın aldığını, ancak davalı tarafça sanki ödeme alınmamış gibi araç bedeli olan 1.212.000 TL ve işlemiş faizi olarak 154.139,84 TL faiz belirtilerek haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkil aleyhine Bakırköy ....
İcra Dairesi ... esas numaralı dosyayla toplam 1.366,139,84 TL 'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibi ile dosyada alacaklı olarak gözüken ...'ün adresine örnek no 7 ödeme emri gönderildiğini, söz konusu tebligatın usulsüz olarak muhtarlığa bırakıldığını, itiraz süresinin bu sebeple kaçırıldığını, alacaklı tarafın hiçbir alacağı olmamasına rağmen başlatmış olduğu haksız ve hakkaniyete aykırı ilgili icra dosyasından müvekkilinin tüm malvarlığına ve bankalardaki hesaplarına haciz işlemi uygulandığını,
davalı tarafından başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak "28.08.2023 tarihli araç alım-satım bedelli ... şasi nolu .... Plakalı 2018 model ... cinsi araç 1.212.000 TL" gösterildiğini, ancak Bakırköy ....
Noterliği'nin .... nolı 28.08.2023 tarihli araç satış sözleşmesinde "SAtıcı, Yukarıda Nitelikleri Ve Bedeli Yazılı Aracı Alıcıya Halihazırda Durumu İle Satarak Bedelini Aldığını Ve Aracı Teslim Ettiğini, " bizzat belirtildiğini, satış bedelinin 1.212.000,00 TL olarak gösterildiğini ve tüm bedeli aldığını bizzat noter huzurunda davalının beyan ederek iş bu belgenin imza altına alındığını, Yargıtay kararları gereğince de noterde araç alım- satımı için ödemelerin alındığına ilişkin ibare gereği ödemenin alındığı kesin hüküm teşkil etmekte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...
Esas .... Karar sayılı kararı ile;”Uyuşmazlık, araç satımından kaynaklı bakiye borcun ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan dava konusu çekici ve yarı römork satışına ilişkin noter satış sözleşmelerinde; davacı satıcının satım bedelini tamamen aldığını açıkça beyan ettiği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece anılan noter satış sözleşmelerindeki davacının bu beyanı üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir,” şeklinde gerekçelerle noter kanalıyla yapılan ödemenin ödendiğinin resmi belge ile ispatı olarak belirlendiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir hak ve alacak kalmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespiti ile ilgili icra takibinin iptali ve/veya durdurulmasını, alacaklı olduğunu iddia eden taraf aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın cevap dilekçesinde ne şekilde ödeme yaptığını, ya da ödeme yaptığını iddia ettiği dekontu mahkemeye sunmadığını, bunun yerine sadece usuli olarak noter satış sözleşmelerinde hemen hemen tüm satışlarda matbu olarak geçen bir beyana dayanarak hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralına aykırı olarak ödeme yaptığını iddia ettiğini, müvekkili tarafından davacıya satılan aracın satış tarihindeki anlaşılan bedeli satış sözleşmesinde de görüleceği üzere 1.212.000 TL'dir. bu miktardaki bir meblağın elden ödendiğini iddia etmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığını,
davacı tarafın tacir olduğunu, dolayısıyla basiretli kişi olduğunu iddia etmesine rağmen parayı ödediğini ispatlayamaması haksız olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafın müvekkilini ödeme yapmak gerekçesiyle oyalamış sonunda da araba piyasası düşünce de ödeme yapamayacağı sabit olduğundan gelip arabasını istediğini, dava konusu icra takibine başlanmadan önce 02.01.2024 tarihinde Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik İş dosyasından ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün, kural olarak davalı alacaklıda olduğunu, ancak bu ispat yükü sadece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı yönünden olduğunu, davacının hukuki ilişkiyi inkar etmediğini, bu nedenle borcu ifa ettiğini ispat külfeti bulunduğunu, ayrıca dava her ne kadar Ticaret Mahkemesinde açılmışsa da davacının tacir sıfatı bulunmadığını, uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini,
açıklanan nedenlerle haksız olan davanın reddini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-Mahkememizce davacı ve davalının ticari sicil kayıtları, esnaf odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları, araç tescil kayıtları celbedilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Davacı ve davalı vekilinin 15/10/2024 tarihli müşterek imzalı dilekçeleri ile davadan feragat edildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdikleri görüldü.
-Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 307. maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" hükmü gereğince davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 309. maddesinde; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.)" hükmüne yer verilmiştir.
-6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
-Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
-6100 sayılı HMK' nın 311/1. fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve 6100 sayılı HMK' nın 309/2. maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/804, K. 2024/1096, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama