İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/181 K.2025/844

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

Esas2025/181Karar2025/844Tarih19 Eylül 2025Okuma18 dk · 3.652 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Eylül 2025
Asıl dava esas numarası
2025/181 Esas
Karar numarası
2025/844
Dava
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan),
Asıl dosya dava tarihi
13/09/2014
Birleşen dosya dava tarihi
25/06/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
10/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.652 kelime·18 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davacının gayri menkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan satın almış olduğu, İstanbul ili .... ilçesi ... mahallesinde kaim ... adada ki ... nolu parsel (eski ... adada ki 9 nolu parsel)e ilişkin.... otomobil Alış veriş merkezi Beylikdüzü projesinden satın almış olduğu, taşınmazların zamanında teslim edilmediğini, yani geç teslim edildiklerini dolayısıyla davacının kira kaybı zararı doğduğundan bahisle toplam 180.000-TL nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, 2021/594 karar sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalıların halefi olduğu ...... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş ile müvekkil ... arasında akdedilmiş olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca yüklenicinin sözleşmeye konu İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesinde kain ve tapunun .... Ada, ... Parsel (Yeni: ... Ada, ... Parsel) numarasında kayıtlı arsa üzerinde yapılan ....

Otomobil Alışveriş Merkezi kapsamında.

B49 - B50 - B52 - B18 - B19 - B22 - B23 - B24 - B25 numaralı taşınmazların müvekkili şirkete devir ve teslimini taahhüt ettiğini, sözleşmeye göre devir ve teslimin 31/12/2011 tarihinde yapılması gerektiğinin ancak satıcının sözleşme konusu taşınmazları sözleşmede belirlenen tarihte müvekkiline teslim etmediğini, sözleşme konusu taşınmazların kararlaştırılan tarihte müvekkiline teslim edilmemiş olması nedeniyle uğranılan zararların tazmini amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini,

davalı tarafın sözleşme konusu taşınmazları 31.12.2011 tarihinde müvekkili şirkete devir ve teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen teslim etmemesi nedeniyle taraflar arasında 17.11.2012 tarihinde ek bir sözleşmenin akdedildiğini, ek sözleşme ile; taşınmazların teslim tarihinin 15.01.2013 olarak revize edildiğini, bu tarihe kadar olan gecikme dolayısı ile 9 aylık kira tutarında gecikme tazminatı ödemesi kararlaştırıldığını, ancak davalının ek sözleşme ile kararlaştırılan tarihte de taşınmazları teslim etmediğini, geç teslimden ötürü kira kaybının tazmini için 13/09/2014 tarihinde davalı aleyhine Bakırköy ....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazminat davası ikame edildiğini, bu davanın halen derdest olduğunu, davalı yanın yalnızca edimini geç ifa etmekle kalmadığını, aynı zamanda sözleşmede belirtilen taşınmazları kararlaştırılandan daha düşük metrekarelerde teslim ederek ayıplı ifada bulunduğunu, nitekim bu zararların telafisi adına davalı taraf aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, bu dava dosyası ile davalı yanın müvekkiline tazminat ödemesine karar verildiğini, açıklanan sebepler doğrultusunda; davalı yanın sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri, tamamen kendisinden kaynaklı sebeplerle, taraflar arasında kararlaştırılan tarihte ifa etmemiş olması sebebiyle müvekkili nezdinde meydana gelen zararın, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle belirlenmesi ve belirlenen miktarın fiili ödeme gününden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte dolar bazında davalılara ödetilmesini davalıların,

sözleşme konusu taşınmazları kendi kusurları sonucu kararlaştırılan tarihte teslim etmemek suretiyle müvekkil nezdinde meydana getirdiği zararın ve mahrum kalınan kira gelirinin, yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle belirlenmesi ve belirlenen miktarın, satış sözleşmesi ve ek protokoller uyarınca fazlaya ilişkin alacakları saklı olmak kaydıyla şimdilik, 1.000 USD nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte usd olarak aynen tahsilini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT

Davalılar vekilllerinin asıl davaya cevap dilekçesinde özetle.

Davalı vekili aşamalarda tekrar ettiği cevap dilekçesinde özetle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi' nin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ruhsat iptali, inşaatın durdurulması, yıkım ve para cezası kararları gibi mücbir sebep teşkil eden durumlar nedeniyle belli bir süre inşaat faaliyetine devam edilemediğini, buna rağmen davacı yana 9 aylık gecikme cezası ödendiğini, teslim şeklinin taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 5.1inci maddesinde düzenlendiğini, teslimatın yapılması için davacı tebligat adresine yazı gönderildiğini, davacının ise teslim almayarak kötü niyet sergilediğini,

inşaatın imara ve projeye uygun inşaa edildiğini, talebin fahiş olduğunu, zira kabul anlamına gelmemek kaydıyla gecikme cezasının sözleşmenin 3.1 maddesinde belirtildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya davalıları ..... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin cevap dilekçelerinde ayrı ayrı özetle; ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. tam bölünme yoluyla infisah ederken, TTK 176 MADDESİ doğrultusunda dosyada hazırlanan bölünme planında 3 nolu autopia yönetim hizmetleri inş. san. ve ticaret a.ş. 1. derecede sorumlu şirket ve müvekkili şirket ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.

2. derecede sorumlu şirketler olarak açıkça belirlenmesine rağmen, yasaya uygun sorumluluk basamaklarını tamamen ortadan kaldıran bir şekilde, halef üç şirkete birden davanın yöneltilmesinin TTK. 176. maddesine, bölünme planına ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın talep ettiği kira alacağının kabulü halinde, bundan ... AŞ ile 2 Nolu ... AŞ nin sorumlu olamayacağını, zira, TTK 176. Madde hükmüne uygun olarak hazırlanan bölünme planında ....

Hizmetleri AŞ 1. Derecede sorumlu şirket olarak, ... AŞ ile .... AŞ nin ise 2. Derecede sorumlu şirket olarak düzenlendiğini, bu nedenle önce husumet itirazında bulunduklarını, taraflar arasında imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında davalı müvekkilinin yüklenici şirket tarafından inşa edilmekte olan ...

Otomobil Alışveriş Merkezi projesinde yer alacak B49, B50, B52, B18, B19, B22, B23, B24, B25 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya satılması, satım bedeli ile ödeme şeklinin teslim tarihi ile teslim şeklinin ve sair hususların düzenlendiği, “....

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” davalı müvekkil yüklenici şirket ile davacı arasında 28-06-2010 tarihinde tanzim ve imza edildiğini, taraflar arasındaki adi yazılı şekilde tanzim ve imza edilen bu sözleşmeyle, 31-12-2011 tarihinde sözleşme konusu taşınmazların davacı alıcıya natamam şekilde tesliminin taahhüt edildiğini, 17-11-2012 tarihli ek protokol ile son teslim tarihinin 15-01-2013 olarak kabul ve revize edildiğini, bağımsız bölümlerin tefrişi, dosyada mübrez AVM nin açılışı ve kiralamalar hakkında bilgilendirme mektubu .... barkod numarasıyla davacının tebligat adresine 13-09-2013 günü gönderildiğini,

bu bildirim ile satın aldığı taşınmazların sözleşme gereği natamam hale getirilerek,ana yapının ortak yerlerinin ise tamamlanarak teslime hazır hale getirildiği, satın alınan bağımsız bölümleri, dekorasyon ve tefrişat yapmak için teslim alınması konusunda bilgilendirme yapıldığını, davacıya yapılan bu daveti müteakiben yaklaşık 15 gün sonra,

01-10-2013 tanzim tarihli “bağımsız bölüm tefriş ve dekorasyon tutanağı” başlıklı (dosyada mübrez) tutanak ile davacının satın aldığı taşınmazları, .... ’ya, davalı yüklenici elemanı ... marifetiyle teslim edildiğini, davacıya sözleşme konusu tüm bağımsız bölümlerin tapusu, 09-05-2013 günü devir ve ferağ edildiğini, davacının tapularını devir alırken varlığını iddia ettiği hiçbir hakkını saklı tutmadığını ve hiçbir ihtirazi kayıt dermeyan etmediğini, davacı, 09-05-2013 günü satın aldığı bağımsız bölümlerin tapusunu devir alırken,

davalı ile aralarındaki sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin (sözleşme ile 15-01-2013 tarihi olarak belirlenmiştir) üzerinden 4 ay geçtiğini bilmesine rağmen gecikme vb herhangi bir talep hakkını saklı tutmadığını, birleşen davada, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan gecikme (kira kaybı) cezası talebinin, gecikmenin mücbir sebeplere dayalı olması nedeniyle taraflarına yüklenemeyeceğini,

müvekkili şirketin Esenyurt Belediyesi tarafından verilen inşaat ruhsatına uygun olarak inşaatı yapmakta iken ve ruhsat hilafı en küçük faaliyeti yokken Büyükşehir Belediyesi ve Esenyurt Belediyesi arasındaki ihtilafın neticesinde, ruhsat iptali sureti ile İmar Yasasının 32. ve 42. Maddesi doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı olarak cezalandırıldığını, bu anlamda müvekkili şirketten kaynaklı olmayan mücbir nedenlerin yol açtığı gecikme karşısında müvekkili şirket aleyhine, sözleşmeye dayalı gecikmeden doğan alacak adı altında talep yöneltilmesi,

bu hususların dikkate alınmadan işbu bilirkişi raporu ile mücbir sebep olarak değerlendirilmemesinin ve müvekkil davalının sorumluluğuna ilişkin kanaate varılmış olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil aleyhine olası bir tazminata hükmedilmesi halinde türk parasının kıymetini koruma kanununun dikkate alınması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta da taraflarca akdedilen sözleşme Türk parası üzerinden kararlaştırıldığını, davacı tarafından döviz cinsinden tazminat talebinde bulunarak haksız davanın ikame edildiğini, ayrıntılı olarak arz ve izah olunan nedenlerle ....

İnş. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. nin tam bölünmesi sonucunda oluşan yeni şirketlerden bölünme planında TTK 176. Maddesi doğrultusunda, davanın 1. Derecede sorumlu 3 Nolu ... Hizmetleri AŞ ye yöneltilmesine, 2. Derecede sorumlu kılınan şirketler 1 Nolu... İnş A.Ş. ve 2 Nolu ....

İnş AŞ yönünden husumet itirazlarının dikkate alınmasını, zamanaşımı def'ilerinin kabulü ile davanın esastan reddini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE

-Asıl ve birleşen davada davacı davalıdan satın aldığı 9 adet bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilememesi nedeniyle uğradığı kira kaybının tahsilini istemiş, davalı husumet, zamanaşımı ve esasa ilişkin sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

-Asıl dava dosyasında 26/03/2015 tarih, .... esas .... karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş, yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ....

Karar sayılı ilamı ile; "davacı ile davalı arasında 9 adet bağımsız bölüme ilişkin olarak harici satış vaadi sözleşmesi ve 17.11.2012 tarihli ek sözleşme imzalandığı hususları taraflar arasında ihtilafsız olduğu, her ne kadar davacı ile davalı arasında haricen düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ise de, dosya arasında mevcut tapu kayıtlarından dava konusu bağımsız bölümlerin tapu devrinin yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme tapu devri ile geçerli hale geldiği,

taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu hususu gözetilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiğinden bahisle Mahkememiz kararı bozulmuş, bozma ilamı doğrultusunda uyma kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

-Yargılama devam ederken Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının Mahkememize dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, asıl ve birleşen dosya yönünden yargılamaya devam olunmuştur.

-Yukarıda ayrıntılarına verilen Yargıtay bozma ilamında da yer verildiği üzere taraflar arasında 9 adet bağımsız bölüme ilişkin olarak harici satış vaadi sözleşmesi ve 17.11.2012 tarihli ek sözleşme imzalandığı hususları ihtilafsızdır.

-Buna göre taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, asıl ve birleşen dosyada davacı tarafın sözleşme konusu taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira kaybı zararının ve diğer zararların tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

-Mahkememizin 07/04/2023 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ...... esas ...... karar sayı ilamı ile. "Eldeki davada, davacı asıl ve birleşen davalarda; taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesi nedeniyle, taşınmazların geç tesliminden kaynaklanan kira alacağı isteminde bulunmuştur.

Mahkemece her ne kadar uyuşmazlık eser sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ise de; dava taşınmaz satımından kaynaklanan gecikme tazminatına ilişkindir...Mahkemece gerekçeli kararda; bedelin mahalli rayiçlere uygun olan kira bedeline göre hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporlarında bilirkişilerce yapılan hukuki tespitlere itibar edilmediği, yalnızca emsal hesaplama ve bedeller yönünden hükme esas alındığı belirtilmiş olup, bilirkişi raporunda da asıl dava açısından 2013 yılı Şubat ve Mart ayları için, birleşen dava açısından ise 01.04.2013-16.12.2014 tarihleri yönünden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte Mahkemece gerekçede; davacı tarafın geç teslimden dolayı talepte bulunabileceği dönemin 01.10.2013 ile 16.12.2014 tarihleri olduğu kabul edilirken hükümde bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle karar verilmekle karar ile gerekçeli karar arasında ve gerekçe içinde çelişki yaratılmış, Yargıtay denetimine de elverişli olmayacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Mahkemece; gerekçe ile hükmün birbiriyle uyumlu olduğu, yeterli, açık, denetlenebilir bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...

Bununla birlikte, davacı, birleşen davada taraflar arasında akdedilmiş olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölümlerin geç tesliminden ötürü meydana gelen zararı yönünden de talepte bulunmuştur...6100 sayılı HMK'nun 26/1. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." düzenlemesi mevcuttur.

Mahkemece davacının taşınmazların geç tesliminden kaynaklı zarar talebi hakkında olumlu- olumsuz karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

-Mahkememizce Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 15/10/2024 tarih ve ...... Esas, ...... Karar sayılı bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya bu doğrultuda devam olunmuştur.

-Taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz ise de; bu sözleşmeye dayanarak daha sonra taraflar arasında tapu devri yapıldığı anlaşıldığından bu işlem ile sözleşmenin geçerlilik kazandığı kabul edilmiş ve bu sözleşme uyarınca davacı tarafın sözleşme hükümleri uyarınca teslim şartlarına uyulmaması ve geç teslim nedeniyle kira bedeli talep edebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Yukarıda yer verilen açıklamaların somut olaya uygulanması halinde öncelikli olarak taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokolün irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre davacı ile davalı arasında imzalanan dayanağı kat karşılığı inşaat sözleşmesi olan "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi"'ne göre ilk teslim tarihinin 31/03/2012 tarihi olarak kararlaştırıldığı görülmektedir.

-Taraflar arasında bu tarihte teslim yapılmaması nedeniyle ek bir protokolün imzalandığı, bu ek protokolün tarihinin 17/11/2012 olduğu, ek protokol ile 9 aylık gecikme cezası (ifaya ekli cezai şart) kararlaştırdıkları, bu gecikme cezasının yabancı para birimi üzerinden belirlendiği ve yapılan ek protokol ile taşınmazların teslim tarihinin 15/01/2013 olarak güncellendiği görülmektedir.

-Buna göre tarafların serbest iradeleriyle ve belirli şartlar ile taşınmazların teslim tarihini belirlediği ve bu tarihin davalı tarafça taşınmazların teslim edilmesi gereken tarih olduğu tartışmasız olup, Mahkememizce bu kabul doğrultusunda değerlendirme yapılmıştır.

-Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde davaya konu taşınmazların kat irtifakı tapu kayıtlarının 09/05/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davalı satıcı tarafından teslim davet yazısının 13/09/2013 tarihinde davacı yana gönderildiği, fiili teslimin ise tutanak ile 01/10/2013 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Ve fakat teslim tarihi itibariyle yapı kullanım izin belgesinin alınmamış olduğu, bu başvurunun ise 16/12/2014 tarihinde yapıldığı görülmektedir.

-Dosyada mevcut, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve taraflarca inkar edilmeyen bilgi ve belgelere göre davalı tarafın "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" ve ek protokol ile teslim tarihi olarak kararlaştırılan 15/01/2013 tarihinde taşınmazları sözleşmeye uygun olarak teslim etmediği sabittir. Her ne kadar tescil işlemi 09/05/2013 tarihinde, fiili teslim ise 01/10/2013 tarihinde yapılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Numaralı "Teslim" başlıklı maddesinde iskan ruhsatının alınması ile ilgili resmi mercilere başvurulması halinde teslim olgusunun gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Buna göre taraflar arasındaki sözleşmeye göre sözleşmeye konu taşınmazların teslim tarihinin 16/12/2014 olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Her ne kadar davalılar tarafından geç teslimin mücbir sebepten kaynaklandığı iddia edilmiş ise de Belediye'den kaynaklı ruhsat iptalleri ve benzer hususlar mücbir sebep kapsamında olmayıp, sözleşme ile teslim tarihini serbest iradesi ile belirleyen yüklenici tarafından sözleşmenin imza aşamasında değerlendirilmesi ve göze alınması gereken risklerdendir. Bu nedenle davalı tarafından mücbir sebep iddiası yerinde görülmemiş ve geç teslimde davacı yüklenicinin kusursuz olduğunu ispat edemediği kabul edilmiştir.

-Davacı tarafça;

Asıl davada 2013 yılının Şubat-Mart ayları yönünden,

Birleşen davada ise 2013 yılının Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ayları, 2014 yılının Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık dönemleri, 2015 yılının Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran ayları yönünden talepte bulunulduğu görülmektedir.

-Ancak yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere davacı tarafın geç teslimden dolayı talepte bulunabileceği dönem 15/01/2013 ile 16/12/2014 tarihleri olduğu kabul edildiğinden, değerlendirme ve hesaplamaların bu tarihlere göre yapılması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Davacı tarafın geç teslim nedeniyle talepte bulunabileceği tarihlerin belirlenmesinin ardından çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bu dönemlere ilişkin zararın hangi miktar üzerinden tespit edileceği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf iddia ve beyanlarında taraflar arasında 17/11/2012 tarihli ek protokol ile kira bedelinin yabancı para birimi üzerinden belirlendiğini bu nedenle dava konusu zarar taleplerinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini savunmaktadır.

-Ancak yukarıdaki açıklamalar ve istikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre davacının geç teslim nedeniyle talep edebileceği zarar kalemi gecikme tazminatı niteliğinde olup, bu bedelin mahalli rayiçlere uygun olan kira bedeline göre hesaplanması gerekmektedir. Zira taraflar arasındaki ek protokolde kararlaştırılan cezai şart bir gecikme cezası niteliğindedir ve bu bedel yalnızca sözleşme ile kararlaştırılan dönem için geçerli olabilecektir. Bu nedenle davacı tarafın geç teslim nedeniyle ek protokol ile kararlaştırılan miktar yönünden talepte bulunması mümkün olmadığından, Mahkememizce rayiçlere uygun olarak hesaplanan kira bedelleri üzerinden değerlendirme yapılmış ve dosyada mevcut bilirkişi raporları bu kısımları yönünden hükme esas alınmıştır.

-Bu tespitler ışığında dosyada mevcut 02/06/2022 tarihli ek raporda bilirkişi heyeti tarafından; asıl davada davacının dava konusu bağımsız bölümler için 2013 yılı Şubat ve Mart ayları için toplamda 96.400,00 TL. geç teslimden kaynaklı kira yoksunluğu zararı isteyebileceği, davacının ise fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak aylık toplamda 90.000,00 TL. olmak üzere 180.000,00 TL. istemde bulunduğu,

birleşen davada davacının 2013 yılı Nisan ayından 16.12.2014 yapı ruhsat için başvuru yapılan tarih arasında kalan 20 ay 16 gün için toplamda 1.052.153,00 TL. geç teslimden kaynaklı kira yoksunluğu zararı isteyebileceği, davacı vekilinin birleşen davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000.00 USD lik istemde bulunduğu, davacının birleşen davasında yabancı para bazında istemde bulunmaya hakkı olup olmadığı yönün görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.

-Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında bilirkişilerce yapılan hukuki tespitlere aynı hususlarda değerlendirme görevi Mahkememize ait olduğundan itibar edilmemiş, yalnızca emsal hesaplama ve bedeller yönünden hükme esas alınarak değerlendirme yapılmıştır.

-Alınan bilirkişi raporları, raporlarda yer verilen emsal kira bedelleri piyasa rayiçlerine ve dosya kapsamına uygun olduğundan belirlenen bedeller hükme esas alınmış, asıl ve birleşen dosyada davacı tarafın 15/01/2013 ile 16/12/2014 tarihleri arasındaki zararını, piyasa rayiçlerine göre belirlenen kira bedelleri yönünden talep edebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.

-Bu doğrultuda asıl davada davacı tarafın talep edebileceği 2013 yılının şubat ve mart aylarına ilişkin 2 aylık kira bedeline karşılık gelen tazminat miktarının 96.400,00 TL olduğu kanaatine varıldığından, bu miktar üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

-Birleşen davada ise davacı tarafın bozma ilamında sonra ..... esas sayılı birleşen dosya yönünden 8.800 TL olarak mahkeme veznesine yatırılan harca esas değer gözetilerek, bilirkişilerin yapmış olduğu hesaplamalar doğrultusunda bulunan kira kaybı doğrultusunda, müddeabihini 1.043.353,00 TL artırarak 1.052.153,00 TL 'nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği görülmektedir.

-Bu haliyle davacı tarafın birleşen dosyada 2013 yılının nisan ayından itibaren yukarıda yer verilen ve teslim tarihi olarak kabul edilen 16/12/2014 tarihine kadar kira kaybını talep edebileceği, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere işbu tarihler arasındaki 20 ay 16 gün için toplamda 1.052.153,00 TL. geç teslimden kaynaklı kira kaybının bulunduğu, davacı tarafın birleşen dosyada talep edebileceği miktarın işbu bedelle sınır olduğu sabit olduğundan birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

-Her ne kadar davacı tarafça, birleşen davada taraflar arasında akdedilmiş olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu bağımsız bölümlerin geç tesliminden ötürü meydana gelen zararı yönünden talepte bulunulmuş ise de davacı tarafın geç teslimden ötürü kira kaybı dışında mevcut bir zararının olduğu konusunda somut bir iddiasının bulunmadığı, dava dilekçesinde "meydana getirdiği zararın" tahsili talebinin bulunduğu, davacı tarafın kira kaybı zararı ile gecikmeden kaynaklı zararlarını talep ettiği, kira kaybı yönünden Mahkememizce değerlendime yapıldığı, davacı tarafın taşınmazlardaki eksikler yönünden Bakırköy .....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyasını ikame ettiği ve sözleşmeye konu taşınmazlar yönünden eksik işlerin işbu dava dosyasında irdelendiği, davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği başkaca zararının ve somut bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının birleşen davadaki sair zarar taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

-Her ne kadar davacı tarafça kira kaybına ilişkin zararların tahsilinde denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yapılması talep edilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinde bu yönde bir talebinin bulunmadığı, bu hususta davasını açık bir şekilde ıslah etmediği, yine taraflar arasındaki şekil yönünden geçersiz ancak yukarıda belirtildiği şekilde ifa işlemleri nedeniyle geçerli hale gelen bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunduğundan davacı tarafın geçerli hale gelen sözleşme yönünden belirlenen kira bedellerine ilişkin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplama yapılması talebinin incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.

-Davacı tarafın talep edebileceği zararın tespitinin ardından somut uyuşmazlıkta taraflar arasında ihtilaflı olan; şirket bölünmesi halinde davalıların sorumluluğunun şirket bölünmesinden sonra nasıl belirleneceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir.

-Taraflar arasında sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin davacı şirket ile ... arasında imzalandığı görülmektedir. Ancak ...'nin bölünme yoluyla infisah ettiği ve bölünme protokolünde ...'nin 1. Dereceden sorumlu şirket olarak belirlendiği, ... ile ...'nin 2. Derecede sorumluluk ile yükümlülük altına alındığı görülmektedir.

-Türk Ticaret Kanunu'nun "Bölünmeye katılan şirketlerin ikinci derecede sorumluluğu" başlıklı 176. Maddesinde. (1) Bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen sorumlu olurlar.

(2) İkinci derecede sorumlu olan şirketlerin takip edilebilmeleri için, alacağın teminat altına alınmamış ve birinci derecede sorumlu şirketin; a) İflas etmiş, b) Konkordato süresi almış, c) Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş, d) Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş veya e) Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibi önemli derecede güçleşmiş olması gerekir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.

-Anılan madde hükmüne göre ikinci derecede sorumlu olan şirketlerin takip edilebilmeleri belirli şartlara bağlanmış ancak yasal düzenlemede husumete ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İkincil sorumluluğa ilişkin düzenleme yalnızca takip hukuku bakımından bir şart olarak getirilmiştir. Bölünmeye katılan şirketlerin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun devam ettiği kanun koyucu tarafından açık bir şekilde hüküm altına altına alınmıştır.

-Nitekim davalı şirketin bölünmesi sonrasında yapılan benzer mahiyette yargılamada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ..... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas ..... Karar ilamı ile kira kaybı bedelinin bölünme sonrası şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, verilen bu karar Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile 22/03/2022 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Bu doğrultuda davalı şirketlerin 2. Derecede sorumlu olduğu iddiası ile husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin iddialara Mahkememizce itibar edilmemiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

A-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

-96.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.585,08-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.073,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.511,13- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.073,95-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında bozma öncesi ve sonra yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti ve tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 12.482,20-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%53,55) göre hesap edilen 6.684,91-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,

B-BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI İLE AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

-Sabit olan 1.052.153,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 71.872,57-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 18.044,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 53.828,08- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 18.044,49-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 159.301,42- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,

Dair, asıl ve birleşen davacı vekili ile Asıl ve birleşen davalılar 2 ve 3 nolu Autopia vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 19/09/2025

Katip ... · e-imzalıdır · Hakim ... · e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/181, K. 2025/844, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Yanıt
  5. Kanıtlar Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/181
Karar No
2025/844
Tarih
19 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/678
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/596
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/633
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/698
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/562
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2025/587

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.