İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/432 K.2025/1112

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2025/432Karar2025/1112Tarih25 Kasım 2025Okuma16 dk · 3.216 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Kasım 2025
Esas no
2025/432 Esas
Karar no
2025/1112
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
12/01/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
02/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.216 kelime·16 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının ...... plakalı araç ile 07.07.2019 tarihinde seyir halinde iken yapmış olduğu kaza neticesinde önce ..... plakalı araca çarpmış sonrasında ise park halindeki ...... plakalı araca çarpmış bu esnada savrularak yaya kaldırımındaki reklam panosu ve aydınlatma direğine çarpmış olduğunu, söz konusu kazada tutulan kaza tutanaklarından da görüldüğü üzere davalı tarafça olay yerinin terkedildiği tespit edilmiş olmakla meydana gelen kaza sebebiyle müvekkili şirketçe hasar gören araç sahiplerine hasar bedelinin ödenmek zorunda kalınmış olduğunu, Bakırköy .....

İcra Müdürlüğü'nün ......

Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirketin zarar görenlere ödediği tazminatın davalıdan rücu yoluna gitmiş olduğunu, TTK ve KTK 81. ve 95. maddesi ile sigorta poliçesi genel şartları B4/f uyarınca davalının sebebiyet verdiği ve olay yerini terketmek suretiyle yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesinin kusurlu olması hasebiyle sebebiyet verdiği iş bu maddi hasarlı trafik kazasında ödenen tazminatı rücuen ödeme yükümlülüğü altında bulunmakla yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla;

davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalıya ait olduğu bilinen ...... plakalı araç üzerine teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bahsi edilen aracın halihazırda adına kayıtlı olmaması halinde adına kayıtlı başkaca araçları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, alacak likit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yine yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın işbu davayı yönelttiği hasım olarak taraflarının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira aracı kullanan ve olay yerini terk eden şahsın müvekkili şirket değil, araç sürücüsü olduğunu, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin, yapmış olduğu iş kolu sebebiyle bünyesinde birçok sayıda araç şoförü çalışmakta olup, müvekkilinin araçlarını sigorta poliçesi kapsamına sokma amacının da çalışan şoförlerin meydana getirdiği eylemleri minimuma indirmek için olduğunu,

aksi halin kabulünde müvekkilinin araçlarını işbu sigorta poliçesi kapsamına sokmasının kendisine bir yararı bulunmayacağını, işbu dava dosyası kapsamında öncelikle kusur tayininin yapılmasını talep ettiklerini, davalı müvekkilinin huzurdaki davaya konu icra dosyasına itirazında hiçbir kötü niyeti bulunmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacıya zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı şirketçe zarar gören üçüncü kişiye yapılan araç hasar ödemesinin davalı sigortalıdan rücuan tahsil edilip edilemeyeceği, edilebilecekse miktarı hususlarındadır.

Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı sigorta şirketi tarafından davalı takip borçlusu şirket aleyhine 10.200,00 TL asıl alacak, 408,00 TL 815/08/2019-22/01/2020 arasında işlemiş yıllık %9) faiz olmak üzere toplam 10.608,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşıldı.

İhtilaf, davacı sigorta şirketinin, maddi hasarlı trafik kazasında sigortalısına ait aracın işleteninin olay yerini terk etmiş olmasının genel şartlara aykırılık olarak değerlendirilebilip değerlendirilemeyeceği ve sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu edebilip edemeyeceği noktasındadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkememsi ..... Hukuk Dairesi...... E.- ..... K. Sayılı ilamı ile "Dava, ZMM sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde sigortalı aleyhine açılan rücuan tazminat isteğine ilişkindir.

Bu tür davalarda, sigortacı, 2918 sayılı KTK'nun 95/2 maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin hallere 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.

Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigortası Genel Şartları'nın 4/b maddesi uyarınca; kazanın ehliyet belgesine sahip olmayan kişi tarafından kullanıldığı sırada meydana gelmesi halinde sigortacı 3.kişinin zararını ödedikten sonra kusuru oranında sigortalısına rücu edebileceği gibi, genel şartların 4/c maddesi hükmü gereğince tazminatı gerektiren olay, aracın uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce, alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmesi halinde sigortacının,

sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 30/07/2016 tarihinde saat 02.45'te düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağında; davalıya ait araç sürücüsünün firari olduğu ve tespit edilemediği, bu aracın ..... ve ..... plaka sayılı araçlara çarptığı, kazanın bu şekilde meydana geldiği açıklanmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait araç sürücüsünün, olayda tam kusurlu olduğunu ve olay yerini terk ettiğini belirterek sigortalısından rücuan tazminat talebinde bulunmuştur. Oysa ZMM sigortasında; olay yerinde bulunmamak, ağır kusur ve kasıt dışında olayda tamamen kusurlu olmak tek başına sigortalısına rücu hakkı vermez. ZMM Sigortası Genel Şartlarının 4/f bendinde düzenlenen halin değerlendirilebilmesi için de kazanın bedensel bir zarara neden olması gereklidir.

Hal böyle olunca eldeki davada davacı sigortacı, davalıya ait aracın olay anındaki sürücüsünün kim olduğunu, bu sürücünün yeterli ehliyetnameye sahip bulunmadığını veya alkollü olduğunu somut delillerle kanıtlayamadığına göre; mahkemece sadece olay yerinde bulunmamak ve tam kusurlu olmak nedeniyle sigortalıya rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının reddi gerekmiştir." şeklinde karar tesis edildiği görülmüştür.

Ankara Bölge Adliye Mahkememsi ...... Hukuk Dairesi ...... E.- ..... K. Sayılı ilamı ile "Somut olayda poliçenin düzenlenme tarihi 02.07.2016 ve kaza tarihi 03.10.2016 olup, yeni genel şartların yürürlüğe girdiği 01/06/2015 tarihinden ve Karayolları Trafik Kanununda 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikten sonra olduğundan, uyuşmazlıkta yeni KZMSSGŞ'nin uygulanması gerekmektedir.

KZMSSGŞ'nin B.4.f bendi gereğince, "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkı olduğu hususu düzenlenmiş olup, bu madde metninden anlaşılması gereken,

maddi yada bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında madde içeriğinde belirtilen ilgili belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halinin rücu sebebi olarak kabul edilmesi şeklindedir.

Ancak bedeni hasara neden olan kazalarda, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin varlığı halinde olay yerinin terk edilmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hali istisnai durum olarak düzenlenmiştir." şeklinde karar tesis edildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamından, dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağı, tarafların beyan ve itirazları birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazanın maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve 07/07/2019 tarihinde meydana geldiği, 06/01/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının talebinin kendi sigortalısına yönelik olduğu, meydana gelen kazanın maddi hasarlı olduğu ve bedensel zarar bulunmadığı, davacının talebinin davalı sigortalı adına kayıtlı aracı işletenin olay yerini terk sebebine dayandığı,

ne var ki yukarıda belirtilen kararlar ve genel şartların lafzından anlaşıldığı üzere bedeni hasarın meydana gelmemesi halinde olay yerini terkin genel şartlara aykırılık oluşturmayacağı ve sigorta şirketinin rücu talep edemeyeceği gerekçeleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 12/04/2022 tarih ve ...... Esas ..... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile. "Dosya kapsamından.

07/07/2019 günü davacı tarafa sigortalı, davalının maliki olduğu olay yerini terk eden (Firari) araç sürücüsü yönetimindeki ..... plaka sayılı aracın önce ...... plakalı araca çarpmış sonrasında ise park halindeki ..... plakalı araca çarpmış bu esnada savrularak yaya kaldırımındaki reklam panosu ve aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortacı tarafından ödenen hasar bedellerinin kendi sigortalısından tahsili talepli icra takibine itiraz üzerine itirazın iptalinin talep edildiği,

01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunun düzenlendiği, dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden;

kaza tespit tutanağında sürücünün firar ettiğinin belirtilmesi ve dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, mahkememizce, ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı,

olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu düşünülmeden davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememiz kararının KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarih ve .... Esas ..... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.

Dosyada mevcut bilgi ve belgelere bağlı kalmak kaydıyla, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, dosyanın bir adli trafik ve bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ..... ve Adli Trafik bilirkişisi .....

05/07/2025 tarihli raporlarında özetle; olay mahallinde yolun 10.5 mt genişlikte tek istikametli, üç şeritli, zemin asfalt ve kuru, vaktin gündüz, görüş açık, mahal meskun, hız sınırı 50 km olduğunun, olay mahallinde kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, olay yeri kaza krokisinde, sürücüsü olay mahallini terk eden ...... plakalı minibüs sürücüsünün yolun sağ şeridi üzerinde seyrettiği, yolun solunda da aynı istikamette doğru ...... plakalı otomobilin seyrettiği, otomobilin sağ yan

tarafı ile sağında seyreden minibüsün sol yan tarafı ile çarpıştıkları, çarpışma sonucu minibüs

sürücüsünün sağa ötelenerek yolun sağında park halinde bulunan ...... plakalı otomobilin sol

arka tampon ve komple sol yan tarafına minibüsün sağ ön tampon ve komple sağ yan tarafı ile

çarptığının, çarpma sonucu park halinde bulunan otomobilin yaya kaldırım üzerine çıkarak bu mahalde

bulunan elektrik direğine ve reklam panosuna çarparak durduğunun, tanzim edilen kaza krokisinde

çarpma noktası tam olarak belirtilmediğinin, otomobilin sağ arka tarafı sağ şerit içerisinde ön tarafı sol

şerit üzerinde olacak şekilde durduğunun, yine minibüs sürücüsünün ise yolun sağ şeridi içerisinde ön

tarafı sağ şeridinde solunda olacak şekilde durduğunun, park halinde bulunan otomobilin ise yaya

kaldırım üzerinde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu,

kaza tespit tutanağı olay anlatımında ..... plakalı otomobil sürücüsünün .....

plakalı minibüs sürücüsünün nerden geldiğini hatırlamadığı, ..... plakalı minibüs içerisinde

bulunan .....’in ise otomobil sürücüsünün içerisinde bulunduğu minibüsün önüne

direksiyonu kırdığını beyan ettiği, bu nedenle kusur izafesi yapılamadığı, kazada haklılığını ispat

eden tarafın kusursuz olduğu, diğer tarafın ise 2918 Sayılı K.T.K.unun 56/1A maddesine göre kural

ihlalinde bulunduğu kabul edileceği, ayrıca park halinde bulunan ..... plakalı otomobil

sürücüsünün kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, tüm dosya kapsamı ve tekmil veriler birlikte değerlendirildiğinde, olay mahallinde görevli

memurlar tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı olay anlatımında, ...... plakalı minibüs

sürücüsü ile solunda seyreden ..... plakalı otomobilin çarpışmaları sonucu minibüs

sürücüsünün ötelenerek yolun sağına yönelip sağ tarafta park halinde bulunan ...... plakalı otomobilin sol arka tarafına çarpması sonucu olayın meydana geldiği tespit edilmiş olduğu, ancak

yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, otomobil sürücüsünün minibüsü sıkıştırdığı ve

sıkıştırma sonucu minibüsün sağa yönelerek yolun sağında park halinde bulunan otomobile arkadan

çarpması sonucu mu yoksa minibüs sürücüsünün önünde yolun sağında park halinde bulunan

otomobili son anda fark ederek bu otomobile arkadan çarpıp sonra da sola yönelerek solunda

seyreden otomobilin sağ yan tarafına çarpması sonucu mu olayın meydana geldiği yönünde kesin

kanaat oluşmadığından kusur dağılımı yapılamadığı anlaşıldığı, ayrıca olay sonrası mahal özellikler

ile birlikte araçların hasar durumunu ve en son duruş yerlerini gösterir renkli resimlerde de olayın ne

şekilde meydana geldiği tespit edilemediğinden dolayı, olayın ne şekilde ve nasıl meydana geldiği yönünde kesin kanaat oluşmadığından dolayı bu hususun taktiri mahkememize ait olmak üzere olayın Yargıtay İçtihat Kararları doğrultusunda olayın ne şekilde ve nasıl meydana geldiği yönünde kesin kanaat oluşmadığı durumlarda rizikonun olaya karışan taraflara eşit şekilde bölüştürülür ilkesi doğrultusunda rapor tanzim edilmiş olduğunu, dosya muhteviyatı hasarlı fotoğraflar ve ekspertiz raporu üzerinden yapılan değerlendirmede, ..... plaka sayılı aracın ağır hasarlı olduğunu, sağ ön ve yan taraf ile sol arka ve yan kısımları kaporta,

elektrik ve mekanik parçalarından hasarlı olduğunu, ...... plaka sayılı aracın onarılması halinde hasar miktarının aracın piyasa rayiç değerini aşacağının anlaşıldığını, bu sebeple hasar tarihi itibari ile piyasa rayiç değeri ve hasarlı haldeki piyasa rayiç değeri olan sovtaj araştırılmış olduğunu, ..... plaka sayılı aracın hasar tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerinin 40.000,00 TL olduğunu, ..... plaka sayılı aracın hasar tarihindeki hasarlı piyasa rayiç değeri (sovtaj) 19.600,00 TL olduğunu, sovtaj değerinin, aracın hasarlı haldeki değeri olarak yapılan ihlale ile belirlendiğini, aracın hasar durumuna göre uygun bulunduğunu,

buna göre hasar miktarı 40.000,00 TL - 19.600,00 TL = 20.400,00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, bu değerlere göre, ..... plaka sayılı aracın Tam hasarlı (......) olarak değerlendirilmesi uygun bulunduğunu, kusur oranına tekabül eden tazminat 20.400,00 TL x %50 = 10.200,00 TL olduğunu, itirazın iptaline konu, asıl alacak tutarı 10.200,00 TL + 408,00 TL faiz olduğunun görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK: 06.T.6349 plakalı otomobil sürücü ......’in maddi hasar ile neticelenen

dava konusu trafik kazası olayında % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu, ...... plakalı sürücüsü olay mahallini terk eden minibüs sürücüsünün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazası olayında % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu

olduğunu,

.... plakalı park halinde bulunan otomobil sürücüsü .....’ın

maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, dava konusu trafik kazasında mahkememiz ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti

yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. maddesi kapsamında Bakanlık tarafından

07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. maddesi gereği (asli kusurlu, tali

kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespitinin Hakim yetkisinde olduğunu, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana

gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğunu bildirmişlerdir.

Davacının talebi, kendi nezdinde trafik sigortası bulunan aracın karışmış olduğu trafik kazasında araç sürücüsünün olay yerini terk etmesine dayalı dava dışı zarar görene yapılan ödemenin genel şartlara aykırılık nedeni ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.

Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.

Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.

TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağında davalı adına kayıtlı araç malikinin olay yerini terk ettiği belirtilmiş olup davalı tarafça aksi yönde delil sunulamadığı gibi tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller bulunduğu da ispatlanamamıştır.

Mahkememizce alınan ve dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporu ile de ..... plakalı otomobil sürücü .....’in maddi hasar ile neticelenen

dava konusu trafik kazası olayında % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu, ..... plakalı sürücüsü olay mahallini terk eden minibüs sürücüsünün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazası olayında % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu

olduğu,

..... plakalı park halinde bulunan otomobil sürücüsü ....’ın

maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ...... plaka sayılı aracın onarılması halinde hasar miktarının aracın piyasa rayiç değerini aşacağının anlaşıldığı, bu sebeple hasar tarihi itibari ile piyasa rayiç değeri ve hasarlı haldeki piyasa rayiç değeri olan sovtaj araştırılmış olduğu, ...... plaka sayılı aracın hasar tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerinin 40.000,00 TL olduğunu, ...... plaka sayılı aracın hasar tarihindeki hasarlı piyasa rayiç değeri (sovtaj) 19.600,00 TL olduğu,

aracın hasar durumuna göre uygun bulunduğunu, buna göre hasar miktarı 40.000,00 TL - 19.600,00 TL = 20.400,00 TL olarak belirlenmiş olduğunu, bu değerlere göre, ..... plaka sayılı aracın Tam hasarlı (.....) olarak değerlendirilmesi uygun bulunduğunu, kusur oranına tekabül eden tazminat 20.400,00 TL x %50 = 10.200,00 TL olduğu, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana

gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve ilgili yasal mevzuatın bir arada değerlendirilmesinde davacının dava dışı zarar görene yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edebileceği, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru ve dava dışı zarar gören araçta meydana gelen hasar miktarı da nazara alındığında davacının 10.200,00 TL hasar miktarının davalı taraftan talep edebileceği, ödeme tarihi olan 15.08.2019 ile takip tarihi olan 22.01.2020 arasındaki 160 gün için yıllık %9 faiz oranı üzerinden 402,41 TL faiz hesaplanacağı, her ne kadar davacı vekilince icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de,

alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığının ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, talep edilecek alacak miktarının teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE

1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 10.200,00 TL asıl alacak ve 402,41 TL işlemiş faiz yönünden İPTALİNE, takibin 10.200,00 TL asıl alacak ve 402,41 TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-İcra inkar tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,

3-Alınması gereken 724,25 TL harçtan peşin alınan 128,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 596,13 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.319,34 TL'nin davalıdan 0,66 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 208,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 18.237,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,95) ret oranı (%0,05) dikkate alınarak hesaplanan 18.227,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.602,41 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5,59 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ...... Hakim .....

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/432, K. 2025/1112, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Açılan Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/432
Karar No
2025/1112
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/432 K.2025/850
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/432 K.2025/1148
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/432 K.2025/831
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/432 K.2025/997
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/433 K.2025/815
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/433 K.2025/951

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.