KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ağustos 2025
- Esas no
- 2025/791 Esas
- Karar no
- 2025/771
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/08/2025
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette .... poliçe numarası ile sigorta kaydı bulunan, .... plaka sayılı araç 21.01.2024 tarihinde ... yönetimindeki araç ile .... istikametinde seyir halinde iken ....
Metrobüs Durağı Yanı mevkiinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana getirdiğini, kaza sonucu oto korkuluklarında 24.213,67 TL bedelli hasar meydana geldiğini, 21.01.2024 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında tespit edildiği üzere .... plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1b madde uyarınca “ Aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak. ” nedeniyle asli kusurlu bulunduğunu,
kusur sonucu oluşan kaza nedeniyle yine kaza tespit tutanağının Araçlar Harici Hasar Gören Unsur/Eşya bölümünde görüleceği üzere bariyer hasarı tespit edildiğini, kazaya sebep olan ... plaka sayılı ... poliçe numarası ile sigorta kaydı nedeni ile davalı şirkete hasar bedelinin ödemesi için 20.12.2024 tarihli ödeme belgesi tebliğ edildiğini, davalı ...
Sigorta A.Ş tarafından 07.01.2025 tarihinde 9.907,80 TL müvekkilinin idareye ödeme yapıldığını beyan ederek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 14.305,87 TL hasar bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, haksız fiil nedeniyle sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
-Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere bir davanın ticari dava sayılması için mutlak ticari davalardan olması ya da tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi bir kamu idaresi olan davacı belediye de tacir olmadığına göre, nisbi nitelikte bir ticari dava da mevzubahis olmayıp, haksız fiilden kaynaklı davaya bakma görevi, HMK 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2024/2670 Esas 2025/1494 Karar sayı ilamı) Yine davacının kamu idaresi olması nedeniyle tüketici olduğundan da söz edilemez.
-Buna göre uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğu kanaatine varılarak, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/791, K. 2025/771, 21 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama