KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/137 Esas
- Karar no
- 2023/157
- Dava
- Markadan Doğan Haklarına Tecavüzün Tespiti Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 01/06/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 06/07/2023
Karar Metni
2.094 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklarına Tecavüzün Tespiti Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı müvekkili şirketin ''...'' markasını 2017 yılından beri kullanmakta olup, marka başvurusunu ise. Türk Patent ve Marka Kurumu'na 11.03.2022 tarihinde ... başvuru numarası ile yaptığını, müvekkiline ait markanın tescili için başvuru ilanının bültende yayınlanmış olup marka başvurusunun yapıldığı tarih itibari ile korumanın başladığını, müvekkili şirketin ...
Hizmetleri A.Ş.'ye bağlı, ... ... olarak kanuni şart ve gerekleri sağlayacak şekilde, eğitim ve öğretim hizmetleri alanında 14.08.2017 tarihinden beri alanında başarılı ve öncü bir eğitim kurumu olarak markalaştığını, müvekkil şirket bünyesindeki ... ...'un Rus dil okulu olarak İstanbul Bahçeşehir'de 5 yıla yakın süredir, kanuni şartlara uygun olarak ruhsatlı bir şekilde hizmet veren bir eğitim kurumu olduğunu, müvekkili şirkete ait eğitim kurumunun internet sitesinin ''www....com'' adresi olup, kurumun ... hesabının ''....'', ... adresinin ''... ... '' adresi olduğunu,
davalı tarafça davacı müvekkili şirkete ait olan ''...'' markasının müvekkili kurum çevresinde 2022 yılı Şubat ayı itibarı ile yine Rus dili üzerine eğitim hizmeti vermek üzere haksız bir şekilde kullanılmaya başlandığını, müvekkiline ait markanın logosunun taklit edilerek iltibasa yol açacak şekilde ''...'' adlı ... adresi ve ''... '' adlı ... sayfası oluşturularak mevcut ve muhtemel müşteri portföylerinin çekilmeye çalışıldığını, marka logosunun taklit edilerek davacıya ait markanın tanınırlığından yararlanıldığını, tüketicileri aldatıcı tutum ve davranışlarda bulunarak haksız kazanç elde ettiklerini,
davalı tarafın sürekli adres değişikliği yaparak ve ruhsatsız şekilde başkalarına ait kurumlarda -halihazırda diğer davalının ... ... kurumu içerisinde- olduğunu, kendilerini ''...'' markasının gerçek hak sahibi gibi tanıttıklarını ve davacı müvekkiline ait marka hakkına tecavüz eylemlerini sürdürdüklerini, davalılardan ....nın davacı müvekkiline ait kurumda bir dönem eğitici olarak çalıştığını, kurumun öğrenci ve veli profili bilgisine sahip olduğundan bu ihlalleri kolayca gerçekleştirebildiğini, davalı ... hakkında davacı müvekkilince Küçükçekmece ...
Aile Mahkemesi ... D.iş, ... Karar numarası ve Küçükçekmece ... Aile Mahkemesi ... D.iş. ...
Karar numarası dosyalarıyla uzaklaştırma kararları alındığını, mahkemece alınan bu kararların davalı tarafından defalarca kez ihlal edildiğini, diğer davalı ...'in de diğer davalı gibi davacı müvekkili kurumda bir dönem eğitici olarak çalıştığını ve marka hakkı sahibi davacı müvekkili şirketin yönetim kurulu ve şirket temsilcisi ile şahsi olarak husumetli olup, diğer davalı ile davacı müvekkiline ait marka hakkına tecavüz eylemleri gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin bu durum ile ilgili ...
Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvuru yaptığını, müdürlükçe taraflarına verilen bilgide davalı ... ile ...'in davalı ... 'ta öğretici olarak çalıştıkları bilgisine ulaştıklarını, davalı tarafça, davacı müvekkilinin "..." markasına yönelik olarak tecavüz eylemlerinin ciddi ve ağır bir şekilde devam ettiğini, açıklanan nedenlerle, marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'ini, davalıların haksız eylemleri neticesinde 10.000,00 TL manevi tazminat ile fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç kapsamında bilirkişilerce hesaplanarak belirlenecek miktar belirlenebilir olduğunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın,
marka hakkına tecavüz eylemlerinin tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müteselsil sorumluluk gereğince davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu hakların mal rejiminin tasfiyesine konu olduğundan açılacak davalarının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değeri belirlenebilir olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davacının basiretli bir tacir olarak tazminat bedeli olarak kaybını hesaplayabilecekken belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu okulun müvekkili tarafından kurulduğunu, dava konusu markayı meşhur ve maruf hale getirenin müvekkili olduğunu,
markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin davaya konu markanın gerçek hak sahibi olmasının yanı sıra, FSEK madde 4 kapsamında markada yer alan figüratif unsurun da sahibi konumunda olduğunu, davacının kullanımlarının müvekkilinin FSEK kapsamında doğan haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirkette kısa bir süreliğine görev alan diğer davalılar ... ve ...'e davacı tarafça yöneltilen iddiaların ... Eğitim Danışmanlık kurumuyla hiçbir alakası olmamakla birlikte, taraflarına yöneltilen bütün hukuki mesnetten yoksun iddiaları reddettiklerini, diğer davalı kişilerin, müvekkili kurumda kısa bir süreliğine çalıştıklarını, diğer davalılar ... ve ...'in müvekkili kurum ... Eğitim Danışmanlık'la hiçbir ilişkileri kalmadığını, dolayısıyla artık müvekkil kurumda çalışan sıfatları bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının markası henüz tescil edilmediğinden tecavüzün söz konusu olamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya, davalıların, davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzlerinin bulunup bulunmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 29/03/2023 havale tarihli raporlarında.
"Davalı ... açısından 12 Nisan 2022 sonrası kullanımların SMK m.7 ve m.29. uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil edecek mahiyette kabul edilebileceği, önceki tarihli diğer kullanımların yukarıda açıklanan nedenlerle SMK kapsamında markaya tecavüz oluşturmayacağı, her ne kadar Davalı ..., SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmekte ise de, davalı şahsın gerçek hak sahipliğini ispatlar nitelikte yeterli delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davalı ...
Limited Şirketi açısından tecavüze dair kullanımın tespit edilemediği, dolayısıyla SMK kapsamında markaya tecavüz oluşmayacağı, davalı ... açısından mevcut tek kullanımın rozet üstünde yer alan kullanım olduğu, ancak tarih bilgisinin teyit edilemediği, dolayısıyla SMK kapsamında markaya tecavüz oluşmayacağı, tazminat talebi açısından: heyetlerindeki marka ve bilişim uzmanı üyelerince davalı tüzel kişilik tarafından bir tecavüzün varlığı saptanamasa da Mahkemenin tecavüzün varlığına hükmetmesi durumunda hesaplama yapılabilmesi için davacı yandan ve davalı şirketten aşağıdaki belgelerin talep edildiği,
ancak işbu raporun teslimi için heyetimize verilen süre içinde mezkûr belgelerin heyetimize henüz ibraz edilmediği, muhtemel tecavüz fiilinin -tescil nedeni ile- 2022 yılında gerçekleştiği varsayımı altında 2022 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi henüz kesinleşmediğinden bu durumun makul olduğu,
tüzel kişilikleri olmayan ve vergi mükellefi olduklarına dair emare bulunmayan davalı şahıslar yönünden ticari defter ve yevmiye kaydı incelemesi yapılamayacağı, dava konusunun somut bir emtia ve ölçülebilir bir hak olmadığı ciheti ile miktar ve birim cinsinden bir hesaplamaya gidilemeyeceği, ancak haksız kullanıma hükmedilmesi halinde dava konusu marka altında eğitim alan öğrenci sayısı ve birim fiyatlama bakımından hesaplama yapılabileceği, bunun da mümkün olmaması durumunda davalı tüzel kişinin brüt satışları ve net satışları üzerinden yaklaşık bir oranlama yapılabileceği,
bu seçeneğin davalı şirketin tüm gelirlerinin dava konusu marka altında elde edildiği varsayımı ile yapılabileceği, işbu raporda teknik ve marka vekili bilirkişilerce davalı şirket yönünden somut bir tecavüz tespit edilemediğinden herhangi bir hesaplama yapılmadığı, ayrıca davalı şirketin gelir-giderlerinin 2022 vergi dönemi bakımından henüz kesinleşmediği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 07/04/2023 tarihli dilekçesi ile, alınan raporda yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı şirkete ait marka hakkının tescil edildiği tarih itibariyle markasal kullanımlarının inceleme yapıldığı sosyal medya adresleri ile davalı tarafından kullanılan sosyal medya hesaplarında yapılan inceleme neticesinde davalı ... açısından marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davalı ...
Eğitim bakımından marka hakkına tecavüz oluşmayacağı, davalı ... tarafından da SMK kapsamında markaya tecavüz oluşmayacağı yönünde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, yapılan tespit ve değerlendirmelerin eksik inceleme ile yapıldığını, bilirkişilerce düzenlenen raporda, tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede davalı tüzel kişilik bakımından tecavüzün varlığına ilişkin değerlendirme yapılamasa da tazminat talepleri bakımından davacı müvekkili ve davalılardan belge talep edildiğini, davacı müvekkili bakımından marka hakkına tecavüz kapsamında maddi zararlarının açıkça oluştuğunu,
gerekli belgelerin mahkemece toplanarak bu hususta ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili 16/04/2023 tarihli dilekçesi ile, alınan raporun eksik incelemenin ürünü olduğunu, raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu ve eskiye dayalı kullanımlarına ilişkin iddiaları dikkate alınarak dosyanın yeni bir heyete tevdii ile söz konusu sözleşmenin de bu iddialar kapsamında incelemesi gerektiğini, müvekkilinin, davaya konu markayı oluşturan ve davacıyla evlilik birliği içerisindeyken söz konusu markayı yoğun bir şekilde kullanan, markanın tanıtımı için çaba harcayan ve söz konusu markayı tüketici nezdinde ciddi bir tanınırlığa ulaştıran kişi olduğunu,
müvekkilinin bizzat kendisi tarafından oluşturulan bir marka üzerinden kendisine haksız fayda sağlaması şeklindeki bir amacın olağan hayatına aykırı olacağını, diğer davalı ...
Danışmanlık'ın da belirttiği gibi müvekkilinin bu kurumla ilişkisi kalmadığını, bu anlamda ticari bir fayda sağlamasının da mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiini, aksi takdirde ek rapor alınmasını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu gösterir marka tasarımının oluşturulduğu bilgisayarın bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini, taraflarınca açılacak marka hükümsüzlüğü davası ile mal rejimi davalarının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Dava, davalıların, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
SMK'nun 7/2-b md'sine göre marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Davaya konu olayda tecavüz iddialarına dayanak ... tescil numaralı marka davacı tüzel kişi adına tescillidir. Bu nedenle davalılardan ...'nın, dava dışı gerçek kişi ile aralarındaki mal tasfiyesi davası işbu dava yönünden bekletici mesele yapılmamıştır. Aynı davalının, davaya konu markanın tescilinin bültende yayınlanma tarihi olan 12/04/2022 ile dava tarihi arasında, fiili markasal kullanımlarının, tescilli marka ile görsel, fonetik, kavramsal ve sınıfsal ayniyet arz ettiği ve aynı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasına dayanak herhangi bir delil sunamadığı; bu itibarla söz konusu davalı bakımından marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede;
Maddi tazminatın davaya konu markanın ekonomik önemi, geçerlilik süresi, sektördeki toplam satış hacmi, ihlalin boyutu, markaların tanınmışlığı, piyasa payı, tarafların mali hacimleri, üretim ve satış kapasiteleri dikkate alınarak ve tüm bu kriterler somut olaya uygulanarak net ve objektif bir şekilde tespiti sunulan deliller ile mümkün olmamış, davalı ...'nın haksız fiilinin boyutu, ihlal edilen hakkın derecesi, kusurun ağırlığı ve sunulan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; talep olunan 1.000,00 TL maddi tazminatın Borçlar Kanunu 50 - 51 maddesi hükümleri çerçevesinde hakkaniyetli olduğu; talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın yukarıda anılı kriterler çerçevesinde dengeleyici ve adil olduğu kanaatine varılmakla, davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalılar ... Limited Şirketi ve ... aleyhine, tecavüz teşkil edecek herhangi bir fiili markasal kullanım tespit edilememiş, bu yönde de delil sunulamamıştır. Bu kapsamda gerçek kişi davalıların, davalı ... Limited Şirketi'nde çalışmış olmalarının, tecavüz fiilini birlikte gerçekleştirdiklerinin kabulüne tek başına yeterli olamayacağı, davalının aksi yöndeki savunmalarının aksinin davacı yanca ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... yönünden ise, dosya kapsamındaki söz konusu davalıya ait tek tespit olunan kullanım, davalının davaya konu markayı içeren rozet taktığı görselidir. Ne var ki sunulan deliller çerçevesinde, bilişim uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince bu kullanımın tarihi tespit olunamamıştır. Kullanımın markanın yayım tarihinden önce olması halinde tecavüz fiilinin yasal koşulları gerçekleşmemiş olacağından, bu davalı yönünden de davanın ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu noktada davacı vekili davalı ...'e ait "@..." isimli hesabın incelenmediği itirazında bulunmuş ise de söz konusu hesabın raporun 13.sayfasında incelendiği ve yukarıda anılı görsel dışında bir bilgi delile ulaşılamadığı görülmüştür.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının davalı ... açısından kabulüne; davalılar ... Limited Şirketi ve ... yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim .... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/137, K. 2023/157, 9 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama