KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/208
- Karar no
- 2023/189
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti,
Karar Metni
1.919 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Durdurulması ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/06/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin TPE'den 31/12/2020 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 12/09/2021 tarihinde tescil ettirdiğini, tescilli "..." markasıyla akülü-aküsüz ... satış-bakım ve engelli bireylerin kullanımına özgü diğer ürünlerin satışını yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin 06/04/2017 tarihinden itibaren www...com adlı internet sitesini aktif şekilde kullandığını, karşı ..., müvekkilinin markasının sonuna sadece "..." harfi ekleyerek "..." markası ile "www....com" internet sitesini müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, Bakırköy ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin delil tespiti dosyasında, karşı ... www....com adlı internet sitesini kullanarak müvekkilinin "..." markasını ihlal ettiğinin sabit olduğunu, karşı ... internet sitesinde, açık adres dahi gösterilmediğini, karşı ... bu benzer isimdeki internet sitesiyle sanki müvekkili firmaya bağlı bir işletmeymiş, sanki müvekkil firmanın bir başka şubesiymiş gibi algı yarattığını, bu sebeplerle davalının tecavüzünün SMK md.149 hükmü uyarınca durdurulmasını, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitini, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasını,
haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun; ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet ile elde edilen maddi gelirin şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, TTK.nın 56/e bendi gereğince haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün olan menfaatin karşılığı olarak davalının tazminata mahkum edilmesini, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkile ait www...com web sitesi huzurda görülmekte olan davanın ikame edilmesinden önce aktif kullanımdan çıkarıldığını ve yayımdan kaldırıldığını, belirli bir mal ve hizmetin ismini ifade eder nitelikte olan "..." tamlaması jenerik terim olup;
mutlak ret sebepleri kapsamında söz konusu markanın sicilden terkini gerektiğini, davacı tarafça tescil edilen "tekerlekli sandalyeci" markasının ayırt edicilik unsuru bulunmadığını, davacı firmanın sahibi ... ve akrabası olduğu düşünülen ...'ın, birbirine yakın tarihlerde, aynı ve/veya çok benzer marka isimleriyle, farklı marka sınıflarını içeren kötüniyetli marka başvuru ve tescil talepleri olduğunu, kötü niyetli marka başvurusu ve tescili mutlak red nedeni olduğunu ve mutlak ret sebebi kapsamında sicilden terkini gerektiğini, bu nedenlerle, davanın öncelikle hukuki yarar şartı yokluğundan usulden reddine,
"www...com" web sitesi üzerinden satışa sunulan ürünlerin kullanım tespitinin yapılması amacıyla bilirkişi raporu alınmasına, davacı firma sahibi ... hakkında SMK ve TCK hükümlerine aykırılık nedeniyle daha evvel açılmış herhangi bir dava/soruşturma dosyasının mevcut olup olmadığının tespitine, haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, davacı tarafça tescil edilen "..." markasının mutlak ret sebepleri kapsamında tpe marka sicilinden terkinine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan ... tescil nolu markanın marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası celp olunmuş, tetkikinde; talep eden ... Ltd.
Şti tarafından, karşı taraf ... aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, alınan bilirkişi raporu ile "Talep eden tarafından dosyada belirtilen ve bahsi geçen "www...com" internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois(sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 29/04/2019 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği (gizli tutulduğu), yer sağlayıcısı ve erişim sağlayıcısı "..." olarak gözüktüğü, ilgili internet sitesi içerik sağlayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde; firma unvanının "... - ..." olarak, mağazalarımız kısmındaki firma unvanının "..." olarak,
açık adresinin "... Cad.
72/A" olarak, İstanbul telefon numarasının "...", Ankara Telefon Numarasının "... ", İzmir telefon ve ... numarasının ".. " olarak sitenin iletişim ve banka bilgilerimiz sayfasında açıkça belirtildiği, tespite konu söz konusu "www...com" internet site içeriği detaylıca incelendiğinde, web sitesi içerisinde tespite konu belirtilen "..." ürünlerinin güncel olarak yayında olduğu ve satışının yapıldığı, ilgili "tekerleklisandalyecim.com" alan adı içerisinde talep edenin belirtilen "..." tescilli marka ibaresinin kullanıldığı, sadece alan adına ek olarak (...) ibaresinin eklendiği,
aleyhine tespit olunan ... ait "www...com" ibareli kullanımlar "zayıf marka" olarak nitelenebilecek olsa dahi, konunun esası bakımından değerlendirmelerimizin gerçekleştirebilmesi için mahkememizce taraflarına tevdi edilen görevi aşacak ölçüde derinlemesine değerlendirilme gerekeceği, buna binaen taraflar arasındaki ihtilafın ancak esas yargılama ile hallinin mümkün olabileceği, www...com uzantılı alan adının bizatihi kendisinin ve alan adı içerisinde yapılan kullanımların tespit talep eden ... ait markayı ihtiva ettiği,
ancak "..." tamlamasının ürünün doğrudan ismi de olması sebebi ile ihtilafın ancak esas yargılama ile hallinin mümkün olabileceği talep gereği aleyhine tespit talep eden ... tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımların taraflarınca tespit edildiği" hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Dosya, davalının, davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 24/04/2023 tarihli raporu ile, "https://www...com alan adının yapılan Whois sorgusunda 06.04.2017 tarihinde tescil edildiği, alan adının ...
Sanayi ve Ticaret AS isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden kayıt edildiği, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edildiği, bu nedenle alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, ETBİS kaydından https:/www...com alan adının davacıya ait olduğu, söz konusu web sitesinde "..." ibareli görselinin markasal şekilde kullanıldığı, davalı adına olduğu belirtilen www...com alan adlı web sitesinin güncel durumda kapalı vaziyette olduğu, dosya kapsamındaki Bakırköy ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporundaki yapılan tespitlerden web sitesinde banka bilgileri kısmında davalı ...'nun adının bulunduğu, söz konusu web sitesinin davalı tarafından işletildiği, alan adında "www....com" ibaresinin kullanıldığı, davacı ve davalıya ait iş yerlerinde satılan tıbbi malzemelerin tıbbi yönden kullanılan malzemeler olduğu,
alan adında yer alan kullanım açısından davalının kullanımının SMK'nın 7 ve 29. Maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, ürün açıklamalarında yer alan kullanım açısından davalının kullanımının SMK 7. Madde ve 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, davalının kullanımının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği dolayısıyla, yukarıdaki tespitler ışığında, davalının kullanımının, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 14/05/2023 tarihli dilekçesi ile, müvekkili tarafından kullanılan markanın bir ürün adı olmadığın, ürünün adı "..." olduğunu, müvekkil tarafından tescil ettirilen marka ise "..." olduğunu, bu fark dikkate alınmaksızın müvekkilinin kullanımında olan markanın “ticaret alanında cins/çeşit” olduğunun belirtilmesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkili tarafından tescil ettirilmiş olan markanın zayıf veya güçlü marka olması huzurdaki dosyada onun korumadan mahrum kalması sonucunu doğurmayacağını, müvekkile ait www...com alan adı 06/04/2017 tarihinden beri müvekkil tarafından aktif olarak kullanıldığını,
davalı tarafın kullanımındaki www...com alan adının ise çok sonraki bir tarihte alındığını, müvekkilinin kullanımındaki alan adıyla ayniyet gösteren bir alan adı kullanarak sanki müvekkiliyle bağlantılı bir şirket veya onun şubesiymiş gibi izlenim yarattığını, bu hususlardan hiçbiri bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, haksız rekabetin unsurları açısından inceleme yapılmadığını ve gerekçesiz olarak haksız rekabetin oluşmadığının belirtildiğini, bu nedenlerle, bilirkişi raporuna itirazlarının kabulü ile dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davacıya ait markasından doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir.
Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "..." unsurlarından oluşmaktadır. ... tescil numaralı markada "..." kelimeleri markada görece büyük ve ön planda konumlandırılmıştır ve öne çıkan/asli unsurlardır.
Söz konusu markaların asli ve ortak unsuru olan "..." kelime ise anlam olarak "fiziksel bir rahatsızlık ya da engel nedeniyle yürüyemeyen veya kolayca hareket edemeyen kişilerin mobilizasyonu için kullanılan" araçtır. ... kelimesi tek başına sektörel olarak tanımlayıcılık içerdiğinden davalının tecavüz iddialarına dayanak kullanımlarının bulunduğu "..." tescil edilemez, ancak davacı markalarında olduğu gibi başka kelime veya şekil unsurları ile tescili mümkündür.
Ne var ki davacı markalarının bir bütün olarak tanımlayıcı olmaması, zayıf olmalarına engel değildir. Zira davacı markaları tescilli oldukları hizmet ve sınıflarda zayıf marka niteliğini haizdir; zayıf marka, hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde fikri çaba gerektirmeden kullanıldığı hizmet veya emtia grubunu çağrıştıran, ilgili sınıflarda güçlü, orjinal, akılda kalıcı değil, ayırd ediciliği düşük düzeyde olan markadır.
Markasına asli unsur olarak zayıf ibare seçen marka sahibi, bu markasının koruma kapsamının dar olmasına, ticari rakiplerinin esaslı olmayan değişikliklerle marka benzerini kullanmasına katlanmak zorundadır.
Buna göre davalının tespit olunan markasal kullanımının "..." oluşu, kelime unsurundaki farklılık ve davacı markasındaki şekil unsurunu içermemesi nedenleri ile farklılıklar içeren kullanımın zayıf olan davacı markasının dar olarak kabul edilmesi gereken koruma kapsamına girmediği kanaatine ulaşılmıştır.
Davaya konu olayda üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise "dürüst kullanım"dır. SMK'nun 7/5-b maddesine göre: "Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması."
"Anılan hüküm, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen tasviri amaçlı kullanımlar ile mal veya hizmetlere ilişkin belli özellikleri ifade etmek amacıyla gerçekleştirilen kullanımların marka sahibince engellenemeyeceğini ifade etmektedir. Buna göre, marka sahipleri markaların tanımlayıcı unsurlarının üçüncü kişilerce mal veya hizmetlerin bazı özelliklerini belirtmek için kullanılmasını engelleyemez.
Örneğin, üretilen ipliğin niteliğini, türünü göstermek için "..." ibaresinin faturalarda kullanılması, tescilli "..." markasına tecavüz olarak kabul edilmemiştir. Aynı şekilde, kimyasal alanda kullanılan bir vaks çeşidi olan "..." ibaresinin kullanımı mutfak malzemesi üretiminde ilgili ürünlerde "..." kelimesini kullanması, her ne kadar bu ibareli markalar bir başkası adına tescilli ise de, dürüst kullanım kapsamında kalan kullanımlar olarak kabul edilmiştir.
Yine Yargıtay önüne gelen bir olayda, davacı ".." markasının sahibi olup davalı ... tarafından internet sitesinde, alt alan adlarında sosyal medyada "..." ibaresinin kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay tarafından da onanan mahkeme kararı ile davacının 2010 tarihinden beri 35.sınıfta tescilli markasını kullandığı, "...." ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin (mülga) 556 sayılı KHK m.7/1-d (SMK m.5/1-d) uyarınca mümkün olmadığı, davacı markasının bu ibareyle birlikte kullanılan logo ile ayırt edicilik kazandığı, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil eder biçimde olmadığı,
davalı kullanımının indirimli ürün kampanyalarının tüketiciye bildirimine yönelik olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.(Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.1777)
Somut olayda da, davalının ürünlerinin satılması için ilgili URL adresinde ürün açıklamlaarı kısmında "..." biçimindeki kullanımının ticari olarak dürüst kullanım kapsamında kaldığı, bu durumun bir hukuka uygunluk sebebi olduğu ve birer haksız fiil olan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış ve tüm talepleri yönünden davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/208, K. 2023/189, 23 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama