KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/63
- Karar no
- 2023/111
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/03/2022
KARAR TARİHİ : 05/04/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05//2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka'dan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli ... tescil numaralı "... ...." ibareli markanın maliki olduğunu, buna ek olarak müvekkilinin kurum nezdinde "..." ibareli birçok tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markasını, kendisine ait iş yerinde işletme adı olarak "..." şeklinde uzun yıllardır kullandığını, davalının, müvekkilinin "... ...." ibareli markasının aynısını/benzerini restoran tabelasında, menüsünde, kartvizitinde, kredi kartı slip'inde ve ıslak mendil üzerinde kullandığını,
davalının bu kullanımlarının öğrenilmesi akabinde noter aracılığıyla söz konusu tecavüzün sonlandırılmasını ihtiva eden ihtarname keşide edildiğini, davalının eylemlerinin devam etmesi üzerine savcılık makamının talimatı ile davalı firmaya gidildiğini ve iddia edilen eylemlerin tespit edildiğini, davalının son bulmaz eylemlerinin müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini izah ederek; davalı firmanın işletmesine aşmış olduğu "... ...." tabelalarının tedbiren sökülmesine, tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılmasına, davalı firmanın markaya vaki tecavüzü nedeniyle; tecavüzün tespiti, önlenmesi,
durdurulması ve kaldırılmasına yönelik karar ile birlikte; her türlü yayın, tanıtım malzemesi, mal, ürün Ambalaj, tabela, afiş, brosür, reklam, ilan ve internet üzerinden tanıtım kullanımlarının önlenmesine, durdurulmasına, toplanmasına ve imhasına, davalı firmanın işletmesine asmış olduğu ... ....' tabelalarının sökülmesine, şimdilik 10.000,00.TL maddi tazminata, 10.000,00.TL manevi tazminata, 10.12.2021 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya 25/04/2022 tarihinde tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği, bu suretle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent Kurumu'ndan davacıya ait ..., ...., ..,..,...,...,.. tescil nolu markaların tescil kayıtları celp edilmiştir.
Dosya, bir marka vekili, bir bilişim uzmanı ve bir hesap uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; davalının, davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı oluşuyor ise miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 24/02/2023 tarihli raporu ile, "davacıya ait olarak belirtilen https:/www... sosyal medya hesabının Kasım 2014 tarihinde, https:/www..., hesabının Şubat 2015 tarihinde, https://www .... adresli ... sosyal medya hesabinın 30.04.2011 tarihinde açıldığı,
http:/www... adresinin 22.08.2007 tarihinde tescil edildiği, bu bölümde belirtilen linklerde bulunan web sitesi ve sosyal medya hesaplarının davacı tarafından işletildiği, davalıya ait olarak belirtilen https://www... hesabının Ağustos 2019 tarihinde, https://... ... hesabının Eylül 2019 tarihinde, https:/www..... ... kurumsal sosyal medya hesabının 22 Ağustos 2019 tarihinde, www.... alan adının 02.09.2019 tarihinde tescil edildiği, bu bölümde belirtilen linklerde bulunan web sitesi ve sosyal medya hesaplarının davalı tarafından işletildiği,
markalar arasında iltibasın söz konusu olmadığını ve bağlantılı olarak davalı kullanımının SMK'nın 7 ve 29. Maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve tazminat koşullarının mevcut olmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 15/03/2023 tarihli dilekçesi ile, huzurda görülen dava açıldıktan sonra davalı firma TPE'ye 14.01.2022 tarih ve ... başvuru numarası ile ' ...' marka başvurusunda bulunduğunu ve başvurunun reddine karar verildiğini, bilirkişilerin davalının kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve tazminat koşullarının mevcut olamayacağı yönlü cümlesi bir değerlendirme değil hüküm cümlesi olabileceğini, bu nedenle rapora itirazlarının kabulü ile yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep etmiştir.
Davalı vekili 23/03/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davacı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/1 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir.
Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Davacının davaya dayanak markaları "...", "... ....", "... ", "... ....", ...", ...", ..." ve "..." kelime unsurları ile her birinde aynı şekil ve kombinasyon ile yerleştirilmiş, "...." şeklinden ibarettir. Davalının fiili markasal kullanımları ise "... .... " şeklindedir.
Benzerlik değerlendirmesinde markalar fonetik, görsel, anlamsal ve sınıfsal olarak kıyaslanarak incelenmelidir. Ancak "iki işaret arasındaki benzerliğin değerlendirmesi bir işaretin unsurlarını tek tek diğer işaretin unsurları ile karşılaştırarak değil, bir bütün olarak yapılmalıdır. Bu bakımdan, karşılaştırılan markalarda ortak unsurların bulunması her halükarda karıştırma yaratacak bir benzerliğin olduğu sonucunu doğurmamaktadır.
Zira karıştırma ihtimalinin saptanmasında nazara alınacak olan, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılamasıdır.
Bu bakımdan markalar arasında yapılacak olan benzerlik incelemesi, her iki markanın ortalama seviyedeki tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre, ayırd edici ve baskın unsurlar da dahil tüm faktörler gözetilerek "global" bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılmaktadır." (Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.935)
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30/11/2015 tarih ve ... Es., ... Karar sayılı kararında "(.... ) markasının "...." ortak unsurlu "...." ve "...." markaları ile markalar arasında "...." sözcüğünden doğan kısmi bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer yazım biçimleri, şekiller, renkler ve sözcükler itibariyle bıraktıkları genel izlenim olarak anlamsal, görsel ve sesçil olarak birbirlerinden farklı oldukları gerekçesiyle YİDK kararının iptaline karar veren mahkeme kararını onamış ve bu şekilde aynı hususlara işaret etmiştir. (Yasaman, Ayoğlu, Bilgin, Kartal, Yüksel, Yasaman, Sınai Mülkiyet Kanunu Şerhi C.II. s.935)
Somut olayda her ne kadar taraf markaları arasında "..." kelimesinin ortak olmasından dolayı kısmi bir benzerlik bulunsa da, davacı markasında "hareket halindeki ...." figürünün yerleşim yeri ve boyutu itibariyle dikkat çekici ve akılda kalıcı olduğu, renk kombinasyonlarının farklı olduğu, ortak olan "..." ibaresinin taraf markalarının fiili olarak kullanıldıkları deniz ürünlerinin servis edildiği "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından yüksek bir ayırdediciliğe sahip olmadığı, bu itibarla marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/63, K. 2023/111, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama