KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/27
- Karar no
- 2024/140
- Dava
- Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması
- Dava tarihi
- 02/02/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/11/2024
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren müvekkili .... nin.
ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Avustralya ve Rusya’nın aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü ... olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, tasarımlarının ve markalarının ulusal korumasını sağlayacak tescillerini Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla gerçekleştirdiğini, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulmakta olduğunu,
davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “mavi” marka ve logolu sweatshırt satın alındığını, bu kapsamda davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti ve yine davalının eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz fiilini oluşturup oluşturmadığının,
haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti ile işbu ihlallerin durdurulması amacıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini, tüm açıklamaları sebebi ile: Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-dhükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına,
Vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve tensiben alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile, müvekkili hakkında açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin, dosya münderacatında yer alan adreste perakende olarak giyim ürünlerinin yalnızca satışını yaptığını, ticari faaliyetini yaptığı bu ürünleri aracı kişi veya kişilerden temin etmekte olup herhangi bir üretim veya üretime yönelik faaliyeti bulunmadığını, ticari faaliyeti için aldığı ürünleri toplu olarak,
renk veya model ayırt etmeksizin temin ettiğinden, ürünlerdeki yazı ve modellerin hangi marka veya markalarla ilgili olduğunu bilmesi ve bilebilecek olmasının mümkün olmadığını, zira, müvekkilinin ticari faaliyetini gerçekleştirirken herhangi bir markanın satışını gerçekleştirme amacı da bulunmadığını, faaliyetinde doğrudan ya da dolaylı üretim yapan kişilerden temin ettiği ürünler yer aldığını, alınan bilirkişi raporunda, "yerinde inceleme için gidilen davalı adresinde, davacının dayanak markalarına ilişkin tespit talebine konu 1 adet üründe (sweat-shirt) kullanıma rastlanmıştır" şeklinde tespitte bulunulduğu üzere,
müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi sürekli ve devamlı olarak davacı markasının satışını gerçekleştirmediğini, müvekkilinin satışa sunduğu çok sayıda ürünlerden davacının markasına benzer olduğu iddia edilen yalnızca 1(bir) adet ürün olduğunu, müvekkilinin bu yönde kasıtlı ve 6769 sayılı Kanun'a aykırı davranışı bulunmadığını, davacının men taleplerinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin işyerinde bulunan ürün hakkında yeterli açıklama ve inceleme yapılmadığını, müvekkilinin satışa sunduğu iddia edilen ürünün davacının olduğuna ilişkin inandırması veya tüketiciyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını,
halk tarafından markanın karıştırılma ihtimali bilirkişi raporunda yeterince incelenmediğini ve araştırılmadığını, bu yönüyle rapora itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, rapora itirazları dikkate alınarak dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine, her halde, davacının haksız iş bu davasının reddine, müvekkiline karşı haksız ve kötüniyetli olarak açılmış bu davanın yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Dosya tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 18/05/2024 tarihli raporunda; "yerinde inceleme için gidilen davalı adresinde, davacının dayanak markalarına ilişkin tespit talebine konu 1 adet üründe (sweat-shirt) kullanıma rastlandığı, gerek Davalı adresinde tespit edilen ürün ve gerekse Dosya içinde yer alan ve Davacı tarafından, Davalıdan alındığı belirtilerek fişi ile birlikte sunulan ürünün (sweat-shirt) delil niteliğine ve Davalıya aidiyetine ilişkin hukuki nitelendirme ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere, sunulan ve adreste tespit edilen ürünler açısından değerlendirme yapılacak olursa.
Dosyaya sunulan ürün ve Davalı adresinde tespit edilen ürün üzerindeki "..." ibaresinin, markasal anlamda kullanıldığı, Dosyaya sunulan ürünün ve Davalı adresinde tespit edilen ürünün davacı markasıyla ayniyet derecesinde benzerlik teşkil eder şekilde olduğu, Dosyaya sunulan ürünün ve Davalı adresinde tespit edilen ürünün davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, Davacının, dava dilekçesinde “davalı eyleminin müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmayıp;
müvekkilin sahip olduğu marka hakkının açıkça ihlal edildiğini” belirttiği, Dolayısıyla, dosyaya sunulan ürünün ve Davalı adresinde tespit edilen ürünün orijinalliğine dair herhangi bir belge, lisans sözleşmesi ya da bu markalı malların satışına ilişkin kendilerine verilen herhangi bir izne dair evrak değerlendirme için Davalı tarafından dosyaya sunulmadığı sürece, Davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmayacağı ve hukuki dayanağının bulunmayacağı, Dosyaya sunulan ürün ve Davalı adresinde tespit edilen ürünün,
markanın kapsadığı mala/hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, Dolayısıyla, gerek dosyaya sunulan gerekse de Davalı adresinde tespit edilen ürünlerle ilgili, tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu tespitler uyarınca, Davalı tarafın eyleminin, SMK’nın 7 ve 29. Maddeleri kapsamında, Davacının marka haklarına tecavüz açısından gereken şartlara sahip olup olmadığına ilişkin, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Dava; davalının, davacı adına tescilli markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebine yöneliktir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak markalarından .... tescil numaralı markanın mavi zemin üzerinde beyaz renkli karakterler ile "..." ibaresinden oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "giysi" ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların "...." şeklinde olmakla, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, davalının satışa arz ettiği ürünlerin orijinal olmadığı görülmekle marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/27, K. 2024/140, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama