KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/6
- Karar no
- 2024/120
- Dava
- Kullanılmama Nedeniyle İptal
- Dava tarihi
- 09/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 12/08/2024
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Kullanılmama Nedeniyle İptal davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, iptali talep edilen ürünler ve/veya benzerlerini ticari çalışmaları kapsamına almayı planlayan ticari bir teşebbüs olduğunu, müvekkilinin, İtalya'da bulunan ve "..." ibareli markaların sahibi olan ... 'dan "..." ve "... ..." markalarını devraldığını, ne var ki, davalı ... ait markanın varlığında marka tescil ettirmesi ya da sahip olduğu markaları yeni bir imaj ve sunumla aynı ya da farklı sınıflar yönünden tescil ettirmek istediğinde dava konusu marka nedeniyle tescil işleminin yapılamayacağını, davalının, çekişmeli markasını, iptali talep edilen ürünler yönünden ilk tescil tarihinden bu ...
6769 sayılı SMK.'nun 9/2.
Maddesi anlamında kullanmadığını, dava konusu markayı adına tescil ettiren, ancak markasal olarak kullanmayan davalının, aslında hem marka kirliliğine neden olduğunu, hem de müvekkili Nida'nın yapmayı planladığı marka başvurularına engel olabildiğini, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli .... nolu markanın tescilli olduğu tüm ürünler yönünden markasal kullanılmaması nedeniyle, 6769 sayılı SMK.'nun 26/1-a ve 190/1-a maddeleri delaletiyle 9/1 maddesi gereğince iptaline ve Türkpatent marka sicilinden terkin edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı adına usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.
Ön inceleme duruşma tutanağının davalı adına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, duruşma ara kararında belirlenen kesin süre içerisinde davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı adına kayıtlı marka tescil belgelerinin kullanılmama nedeniyle iptali talebine yöneliktir.
SMK'nun markanın kullanım külfetine ilişkin 9. Maddesi hem geçmişte tescil edilen markalar için hemde gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma külfeti getirmiştir. Dolayısıyla davalıya ait markada kullanma külfeti altındadır. Markanın kullanımının SMK'nun 7. Maddesinin ikinci fırkasının a,b.c bentlerinde ön görülen modelde olmak üzere anılan maddenin 3. Fırkası ile 9. Maddenin 2. Ve 3. Fıkrasında açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir.
İptali istenen markaların kullanımının söz konusu markaların tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlemine uygun olarak anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde gerçekleşmesi icap etmektedir. Bu kullanımın markaların tüketiciye yahut son kullanıcıya ürün veya hizmetin menşeini bu ürün yada hizmetin diğer kaynaklardan gelenlerden ayırt etmesine izin verecek ve karıştırmaya mahal vermeyecek biçimde yalnızca ilgili teşebbüs nezdinde değil piyasaya ulaşacak ve belirli müşteri çevresi yaratacak şekilde ciddi olarak gerçekleşmelidir. Doğal afetler, savaş, ağır bir ekonomik buhran, ambargo, ithalat kısıtlamaları gibi durumlar markanın kullanılmaması için haklı bir neden olabilir.
Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı kullandığını ispat yükü davalıdadır. Bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi gerekli olan davalının kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerekmektedir. Markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir emtia için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerekir. Buna göre bir markanın bir ürün için kullanımının diğer bir ürün için kullanım sayılmaz.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ispat yükünün davalı tarafta olması ve dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde herhangi bir beyan ve delil sunmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2024/120, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama