KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Esas no
- 2015/1130 Esas
- Karar no
- 2020/669
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 14/12/2015 (Asıl dava
Karar Metni
1.870 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
19/09/2019 (Birleşen dava)
KARAR TARİHİ : 16/10/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Taz- minat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 14/12/2015 tarihli ... Esas sayılı dava dilekçesinde özetle; davalı- lardan ...'ın işleteni ve maliki, ...
Sigorta Şti'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka numaralı aracın,29/10/2015 günü, diğer davalı ...'nun sevk ve idaresinde ... caddesinde seyir halinde iken, yaya ....'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsü ...'nun asli kusurlu olduğunu, hakkında Küçükçekmece CBS'nin ... numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kazada vefat eden ....'ın davacılardan .. ile ...'ın kızı .... ile ...'ın kardeşi olduğunu, ölümü ile davacıların desteğinden mahrum kaldığını ayrıca büyük acı ve elem yaşadıklarını,
oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla ... ve .. için 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma + 75.000,00'er TL manevi, diğer davacılar için 25.000,00'er TL manevi olmak üzere toplam 220.000,00 TL tazminatın -sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu ve manevi tazminattan muaf olmak kaydı ile- davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar soruşturma dosyasında araç sürücüsüne % 60 oranında kusur izafe edilmiş ise de, müteveffanın kazanın oluşumunda ağır kusurlu olduğunu, kulaklıkla müzik dinlemesi sebebiyle dışarı- daki sesleri duymadığını, ışık ve yaya geçidi olmayan yerlerde kontrolsüz şekilde aniden karşıya geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, 25/02/2016 tarihli dilekçesi ile de genişletilmiş kasko poliçesi nedeniyle davanın .... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde .... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan ... plaka sayılı araçla ilgili sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başı 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürü- cüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, destek zararının tespiti hususunda aktuerya uz- manından rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigorta şirketinin sorum- luluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti le sınırlı olduğunu, dava tarihinden önce müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, faiz başlangıç tarihini kabul etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava, motorlu taşıtın işletilmesi sırasında meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup davalıların haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır.
Tarafların nüfus kayıtları, ölüm ve otopsi raporu, sigorta poliçesi, ceza davası dosyası, SGK kayıtları vs deliller celp edilmiş, SED araştırması yapılmıştır.
Dava konusu olay ile ilgili olarak davalı taraf sürücüsü ... hakkında Küçükçek- mece... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....
Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonun- da; sanık ...'nun, olay tarihinde, sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında mahal özelliklerini ve orta refüje kadar gelen maktül yayayı dikkate alarak özenli seyretmesi gerekirken özenli seyretmediği zama- nında etkili direksiyon ve fren tedbirine başvurmadığı, kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, maktül yaya ....'un ise olay mahallinde kaplama üzerinden geçiş yapmadan önce seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını sanık sürücünün sevk ve idaresindeki araca vermediği,
kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle asli kusurlu olduğu bir birini teyit eden trafik bilirkişisi ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuyla tespit edilmekle kusur durumuna göre sanığın eylemine uyan TCK 85/1md ve 62 md gereğince ne- ticeten 2 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm istinaf talebinin reddi ile kesin- leşmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından dosyamıza ibraz olunan .... sayılı 26/09/2018 tarihli raporda; dava konusu olayın 29/10/2015 günü saat 21:25 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Başakşehir istikametinden ... caddesini takiben ... istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının sol ön kısmı ile seyir istikametine göre sol taraftan orta refüjden kaplamaya gi- rerek yolun sağına geçiş yapmakta olan müteveffa yaya ....'a çarpması sonucu yayanın ölümü ile neticelenmesi şeklinde vuku bulduğu,
davalı sürücü ...'nun yönetimindeki otomobil ile mahal şart- larını dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmeyip geçiş yapan yayaya karşın ön tedbir mahi- yetinde yeterli mesafeden ikazla birlikte çarpma öncesinde zamanında etkili tedbir almadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı olayda tali (% 25) kusurlu, müteveffa yaya ...'un, yaya geçidi mahalli dışından kontrolsüz bir şekilde yola girip davalı idaresindeki otomobilin sadmesine maruz kalarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ilk geçiş hakkını vasıtaya bırakmadığı,
dikkatsiz, özensiz ve nizam- lara aykırı hareket ettiği olayda asli (% 75) kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tazminat Hesap Uzmanı Aktuerya Bilirkişisi .... tarafından dosyamıza ibraz edilen ve dosyadaki delillere uygunluğu nedeniyle itibara layık bulunan 27/11/2019 tarihli raporda; "tarafların kusur oranına ve dosyaya yansıyan diğer delillere göre destekten yoksun kalmaya ilişkin gerçek ve nihai zararın davacı ... yönünden 22.814,52 TL, davacı ... yönünden ise 20.216,22 TL olduğu" tespit edilmiştir.
Davalı ... şirketince" iş bu maddi tazminat taleplerini ile ilgili olarak davadan önce davacı tarafça müracaat edilmediği, dava dilekçesinin tebliği ile hasar dosyası oluşturulduğu, her hangi bir ödeme yapılmadığı" bildirilmiş, bu husus davacı tarafça da teyit edilmiştir.
SGK Başkanlığı'nın 17/05/2016 tarihli cevabi yazısında "...'un vefatı ile ilgili olarak adı geçenin sigortalı çalışan olmaması nedeniyle davacılar ... ve ...'a her hangi bir ödeme yapılmadığı" belirtilmiştir.
Davacılar ... ve ...'un iş bu asıl davadaki maddi tazminat talepleri 10.000,00'er TL ile sınırlı olup davacılar vekili Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame ettikleri ... Esas sayılı birleşen ek dava ile -hükme esas alınmayan 26/02/2019 tarihli rapor doğrultusunda- davacılardan ... için 64.431,63 TL, ... için 73.191,35 TL bakiye zararın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Ancak toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; destekten yoksun kalmaya ilişkin gerçek ve nihai zararın davacı ... yönünden 22.814,52 TL, davacı ... yönünden ise 20.216,22 TL olduğu tespit edilmekle, davacılar ... ve ...'un .... Esas sayılı asıl dava dosyasındaki maddi tazminat taleplerinin tam kabulüne, birleşen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasındaki bakiye zarara ilişkin maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat ile ilgili talebe gelince, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre; dava konusu trafik kazası ile davacıların yakını ....'un ölümü arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, ölüm olayı ile davacıların ailevi ve psikolojik bütünlüklerinin bozulduğu, davalı tarafın oluşan manevi zararın tazmini ile sorumlu oldukları tartışmasızdır.
Ancak ,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1176 Esas, 2018/11147 karar nolu 22/11/2018 tarihli ilamında; ''.... manevi tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşımaktadır. Buna göre manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasında amaç edilmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, tazminat sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır'' denilmektedir.
Borçlar Kanunu'nun 56. md gereğince, somut olayın özelliğine,taraflar üzerindeki etkisine, kusur durumuna, sosyal ekonomik duruma göre yapılan değerlendirme sonucu talep edilen manevi tazminat tutarının fazla olduğu ve ZMMS poliçesinin manevi zararı kapsamadığı ve davacıların sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin bulunmadığı gözetilerek, davacılar ..., ..., ... ve ...'un davalılar ... ve ...- .... aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-İmzalıdır. Hakim ... · E-İmzalıdır.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1130, K. 2020/669, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama