İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1132 K.2020/556

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2015/1132Karar2020/556Tarih6 Ekim 2020Okuma11 dk · 2.147 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Ekim 2020
Esas no
2015/1132 Esas
Karar no
2020/556
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
13/11/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.147 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketinin sigortalısı Alman vatandaşı ...'ın tatil için Türkiye'ye geldiği sırada 27/03/2009 tarihinde, yolcu olarak bulunduğu davalı ...'e ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın devrilmesi sonucunda tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza yapan otobüsün zorunlu karayolları zorunlu taşımacılık sigortacısı ve karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortacısının davalılardan ...

İsviçre Sigorta A.Ş olduğunu, davacının ödemek zorunda kaldığı tedavi giderlerinin toplamda 15.745,57 Euro olduğunu, bu miktarı SGK'dan talep ettiklerini ancak reddedildiğini belirtmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu kaza nedeniyle davacının sigortalısı için ödediği tedavi giderleri karşılığı olarak 15.745,57 Euro'nun davalı sürücü bakımından 27/03/2009 tarihinden itibaren, SGK'nın başvuru tarihinden sekiz gün sonraya isabet eden 12/08/2009 tarihinden,

sigorta şirketi ve SGK sorumluluğu dışında kalan tedavi giderleri ile diğer giderlerden doğan sorumluluklara ilişkin bölümün dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın Müvekkili kurum yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde.

Davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunmadığını, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ne Karayolları Zorunlu Taşımacılık Sigortası ne de Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (trafik) poliçesi müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş bir poliçe mevcut bulunmadığını, tedavi giderleri trafik poliçe kapsamı dışında olup, tüm tedavi giderleri bakımından sorumluluk 6111 sayılı yasa kapsamında SGK'ya devredildiğini, bu sebeple davacı tarafın tedavi gideri taleplerinin de reddine karar verilmesini,

öncelikle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda dahi sorumlu olduğu gerçek zarar tutarı tespit edildiğini, ayrıca yurtdışı tedavi giderleri bakımından müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK’nun 98/1 ve 99/1 Md. sigortacının, zararları ödeme yükümlülüğünü durumun sigortacıya yeterli ve gerekli belgelerle ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiğini hükme bağlandığını, davacı tarafın dava tarihinden önce müvekkil şirkete herhangi bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.

DELİLLER

Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Ege Eylül Üni. Has.nin Adli Bilirkişi Kurulu Raporu, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "... Şahsın kaza öncesi cerrahi-ortopedik bir sağlık kaydı olmadığı belirtildiğinden, 3. ve 4. bel omurları ile uyluk (femur) kemiği bayın kırıklarının ve ayrıca sağ tarafta 10. ve 11. kaburgalardaki kırıkların 27/03/2009 tarihindeki kaza nedeniyle meydana geldiği, kaza sonraki yapılan tedavilerin ve alınan hizmetlerin (hastanede yatılı tedavi, ayaktan tedavi, fizik tedavi, radyolojik tetkikler, hasta nakli gibi) şahsın 27/03/2009 tarihinde meydana gelen yaralanmasının tedavi süreci ile uyumlu olduğu.." tespit edilmiştir.

Davacının davalıdan isteyebileceği tazminat miktarının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi heyeti raporuna göre; "...davacı tarafın sigortalısına yapılan tedavi giderlerinden tedavi kapsamında yapılan 14.605,80-Euronun tamamından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı, kalan 1.139,77- Euro'dan ise Sosyal Güvenlik Kurumunun 6111 sayılı yasanın 9...Maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı,

davacı kurumun Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan bakiye 1.139,77-Euro tedavi giderlerin sigorta şirketi limiti sınırlı olmak üzere diğer davalı ... ile beraber ve müştereken sorumlu olacağı, Davalı sigorta şirketi (1.139,77-Eurox2,9234 TL) 3.332,00-TL'nin 29/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı şirkete karşın sorumlu olması gerektiği, davalı ...

(14.605,80-Eurox2,8951-TL) 42.285,25-TL tazminatın 1205/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı kuruma karşın sorumlu olması gerektiği, davalılardan ... (1.139,77-Euro x2,2398-TL) 2.552,85-TL tazminatın 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı kuruma karşın sorumlu olması gerektiği..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

1-Dava, davacının sigortalısının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle sigortalının tedavi masraflarının rücuen tahsili talepli tazminat davasıdır.

2-Davacı yabancı bir sigorta şirketi olup, davacının sigortalısı ..., 27/03/2009 tarihinde ... plaka sayılı otobüs içerisinde yolcu olarak seyahat ederken otobüsün geçirdiği tek taraflı kaza sonucu yaralanmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ. Aracın zorunlu karayolları taşımacılık sigortası ve KZMMS sigortacısıdır. Diğer davalı ... ise otobüsün sürücüsüdür. Ayrıca 2918 sayılı KTK'nın 9...Maddesi hükmü uyarınca tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olduğu ileri sürülerek Sosyal Güvenlik Kurumu da davalı olarak gösterilmiştir.

Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 15/10/2015 tarihli ve 2013/21469 Esas - 2015/10644 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, üye devletlerin teminattan muafiyetine ilişkin 01/03/1954 tarihli "Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne, Almanya ile Türkiye taraftır. Ayrıca Türkiye ile Almanya arasında, 15/05/1930 gün ve 1622 sayılı Kanun ile onanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Devleti Arasında Hukuki ve Ticari Mevaddı Adliyeye Müteallik Münasebatı Mütekabiliye Dair Mukavelename"nin 2. maddesinde, Alman vatandaşlarının Türkiye Mahkemelerinde dava açmaları halinde teminat göstermekten muaf oldukları belirtmiştir. Buna göre bir Alman şirketi olduğu anlaşılan davacının dava açması için teminat şartı bulunmamaktadır.(Bkz:İstanbul Bam. 40.HD. 2019/655 Esas 2020/503 Karar K.T.:05/03/2020)

3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.

4-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;

91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;

85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;

85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.

5-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

6-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.

7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,

-Fiilin hukuka aykırı olması

-Zararın meydana gelmesi,

-Kusur,

-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.

Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.

9-Dosyada her ne kadar 28/03/2017 tarihli celsenin 2 nolu, 29/03/2018 tarihli celsenin 4 nolu, 09/04/2019 tarihli celsenin 3 nolu ara kararları ile kusur raporu aldırılması yönünde ara karar kurulmuş ise de dosya kapsamının incelenmesinden bir kusur raporu aldırılmadığı görülmüştür.

Dosya kapsamında yapılan incelemede kazanın tek taraflı olarak gerçekleştiği, davacının sigortalısının yolcu olarak araçta bulunduğu, yolcunun kusur durumunu etkileyecek bir kayıt bulunmadığı, kazanın gerçekleşme şekli ve kaza tespit tutanağından davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı görülmüştür.

Tarafların müterafık kusura yönelik bir iddianın bulunmaması da gözetilerek dosyanın geldiği aşama itibariyle kusur raporu aldırılmasının hem yargılamayı uzatacağı hem de açıkça anlaşılabilen kusur durumuyla ilgili olarak gereksiz yargılama gideri sarfına yol açacağı değerlendirildiğinden kusur raporu aldırılmaksızın kaza tespit tutanağında yer alan tespitin hukuka uygun olduğu, davalı sürücünün tek ve tam kusurlu olarak kazanın oluşmasına neden olduğu değerlendirilmiştir.

10-Davacının sigortalısının kaza sonrası tedavileri yurtdışında sürmüş olup talep edilen tedavi ve hasta nakil ücretleri ile fizik tedavi ve benzeri tedavi sonrası kazaya bağlı giderlerin tazmini talep edilmektedir.

11-Mahkememizce Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan18/03/2018 tarihli heyet raporunda sigortalının yaralanmasının dava konusu kaza nedeniyle meydana gelmiş olduğu, sunulan tedavi evraklarının kaza sonucu meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.

12-Aktüeya bilirkişisi ve Sigorta Hukuku bilirkişisi tarafından düzenlenen 04/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda harcamalara ilişkin faturaların değerlendirildiği, fatuların bir kısmının tedavi amaçlı, bir kısmının ise tedavi sonrası eski hale getirilme ve günlük yaşantının sürdürülmesine yönelik masraf kalemlerine ilişkin olduğunun belirtildiği görülmüştür.

13-Bilirkişi heyeti tarafından "davacı tarafın sigortalısına yapılan tedavi giderlerinden tedavi kapsamında yapılan 14.605,80-Euronun tamamından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı, kalan 1.139,77- Euro'dan ise Sosyal Güvenlik Kurumunun 6111 sayılı yasanın 9...Maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı,

davacı kurumun Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan bakiye 1.139,77-Euro tedavi giderlerin sigorta şirketi limiti sınırlı olmak üzere diğer davalı ... ile beraber ve müştereken sorumlu olacağı, Davalı sigorta şirketi (1.139,77-Eurox2,9234 TL) 3.332,00-TL'nin 29/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı şirkete karşın sorumlu olması gerektiği, davalı ...

(14.605,80-Eurox2,8951-TL) 42.285,25-TL tazminatın 1205/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı kuruma karşın sorumlu olması gerektiği, davalılardan ...

(1.139,77-Euro x2,2398-TL) 2.552,85-TL tazminatın 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı kuruma karşın sorumlu olması gerektiği.." yönünde rapor düzenlenmiş ise de mahkememizce yapılan hukuki değerlendirmede Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu yönünden bilirkişi raporu uygun görülmemiştir.

14-Davalı ... Kurumunun 07/02/2012 tarihli 2012/5 sayılı "Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri" başlıklı genelgesinin 1. Fıkrasının 5 nolu bendinde "Yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurt dışında verilen tedavi hizmetlerinin bedeli Kurumca karşılanmayacaktır. T.C. uyruklu kişilerin yurt dışı tedavileri ise Kurumun ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülecektir." hükmü düzenlenmiş olup, genelgenin dava ve karar tarihinde yürürlükte olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay ....Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 19/09/2017 tarihli ilamında da yabancıların yurtdışı tedavi harcamalarından SGK'nın sorumlu olmayacağı yönünde bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.

15-Bu durumda davalıların sorumluluğu noktasında bilirkişi heyetinden farklı bir değerlendirme yapılarak yalnızca davalı sürücü ile aracın sigortacısının tedavi giderlerinden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Her ne kadar haksız fiile dayanan sorumlulukta sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren alacağın muaccel olduğu kabul edilse dahi somut olayda tedaviye dayalı olarak ödemelerin talep edildiği, haksız fiil tarihinden itibaren faiz uygulanması halinde sebepsiz zenginleşmeye neden olunacağı gözetilerek davalı sürücü yönünden hükmedilen tazminat kalemlerine her bir fatura tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi öncesi temerrüt gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince hesaplanacak faiz yürütülmesine karar verilmiştir

16-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; davalı sürücünün idaresindeki otobüsün gerçekleştirdiği tek taraflı kaza sonucu yaralanan davacının sigortalısının yurtdışında tedavilerinin ve tedavi sonrası sağlık giderlerinin davacı tarafından karşılandığı, açılan davada bu tedavi giderlerinin talep edildiği, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda kaza ile yaralanmanın ve tedavilerin uyumlu olduğunun bildirildiği, yapılan inceleme neticesinde davalı SGK'nın yurtdışı tedavi giderlerinden sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmekle davanın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. Yönünden kabulüne, diğer davalı SGK yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden KABULÜ ile 15.745,57-Euro'nun (fiili ödeme tarihinde TCMB'nin efektif satış kuruna göre TL karşılığının) davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, tazminata davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi olan 29/09/2015'ten itibaren, davalı ... yönünden tedavilere konu fatura tarihlerinden itibaren (73,43-Euro'nun 19/03/2013, 492,75-Euro'nun 19/03/2012, 13.626,47-Euro'nun 07/10/2011, 1.552,92-Euro'nun 16/05/2014 tarihinden itibaren) 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince hesaplanacak faiz işletilmesine,

2-Davalı ... yönünden davanın REDDİNE,

3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 9.800,15-TL harçtan peşin olarak alınan 183,76-TL harcın mahsubu ile geri kalan 9.616,39-TL. 'nin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış kuru ile hesaplanan dava değeri üzerinden 17.579,25-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Davalı ... yararına taktir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, iş bu davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 183,76-TL. harcın davalılar ... ve ... Sigorta'dan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan toplam 1.789,20-TL. yargılama giderinin, davalılar ... ve ... Sigorta'dan alınıp davacıya verilmesine,

8-Fazla yatırılan gider avansının, karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,

Dair davacı vekili ve davalı SGK vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2020

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1132, K. 2020/556, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/1132
Karar No
2020/556
Tarih
6 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1139 K.2020/414
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1147 K.2020/550
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1147 K.2020/543
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1149 K.2020/430
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1153 K.2020/608
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/1161 K.2020/547

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.