KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2021
- Esas no
- 2016/1159 Esas
- Karar no
- 2021/962
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 29/12/2016
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 05/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili sigorta şirketine ... nolu İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı .... Adi Ortaklığına ait ....
Şantiye deposundaki elektrik malzemelerinin 18/07/2014 tarihinde davalı güvenlik şirketinin sorumluluğu altında iken çalındığını, davalı şirketin hizmet kusuru ile meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zararın eksper marifeti ile tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ... nolu sigorta poliçesi kapsamında 08/01/2015 tarihinde 23.301,84 TL ödediklerini, işbu alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosya üzerinden takibe girişildiğini ,davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalı/ borçlunun her iki icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/ inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; dava konusu uyuşmazlığın sözleşme gereği ifa edilmemesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkilinin husumet sıfatının bulunmadığı, dava konusu zararın oluşumunda müvekkilinin aksi bir kusurunun bulunmadığını iddia olunan zararın ipspata muhtaç olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Celp olunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dos- yasının tetkikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine dava konusu poliçe bedelinden kaynaklanan 23.301,00 TL AA + 241,31 TL işlemiş faizden ibaret toplam 23.542,31 TL tutarındaki alacağın tahsili talebiyle 27/11/2015 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun süresi içinde ibraz ettikleri dilekçe ile, alacaklı görünen tarafa borçlarının bulunmadığını" beyanla asıl borca, faize, açıkça itiraz ettiği" İİK 66 md gereğince icra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği alacaklı vekilinin 29/12/2016 tarihinde mahkememize müracaatla hak düşürücü süre içinde iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı taraf arasındaki uyuşmazlık; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait inşaat şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı tarafından sigortalısına ödeme yapılması nedeniyle hırsızlık olayı sonucu oluşan gerçek zararın miktarı ve olayın meydana geldiği alanın davalı güvenlik şirketinin koruma sorumluluğu kapsamında olup olmadığı, davalı şirketin olayda kusuru bulunup bulunmadığı ve davacı şirketin sigortalısına ödediği bedeli davalıya rücu edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Güvenlik Uzmanı ... ve Elektrik Mühendisi ... tarafından keşif ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan rapora göre ;
''Davalı ... KORUMA GÜVENLİK HİZMETLERİ LTD. ŞTİ. nin %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, davacının sigortaladığı ... Adi Ortaklığı'nın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, takibe konu tazminat hesaplamasında; İskonto oranlarının piyasa rayiçlerine uygun hatta maksimum değer olarak kabul edilebilir olduğu, dosya kapsamına sunulan faturalar ve hakediş raporlarına giren kablo birim fiyatlarından daha uygun davacı talebi bulunduğu tespit edilmiş olup muafiyet uygulandıktan sonra kalan ve eksper tarafından hesap edilen takibe konu 23.301,00 TL. hasar tazminatının (asıl alacak) piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplandığı'' hususu belirtilmiştir.
Davalı tarafça hırsızlık olayının ana iş verenin deposundan değil alt iş verinin deposunda meydana geldiği, ana işverenin alt iş verenlere devrettiği depolarda güvenliğin alt iş veren tarafından sağlanması gerektiği olay yerinde güvenlik personeli bulunmadığı ve kamera sistemi kurulmadığı ve bedelin yüksek tespit edildiği belirtilmiştir.
Davalı ile imzalanan özel güvenlik hizmet sözleşmesinde şantiyedeki tüm giriş ve çıkışların kontrol ve denetimleri, çevre güvenliği, araçların giriş çıkış kontrollerinden bahsedilmesi, nöbet hizmetleri talimatında bağlı bulunulan kurumun hırsızlığa karşı korunmasından bahsedilmesi, güvenlik hizmeti kapsamında mal güvenliğinin de bulunması ve davalı ile şantiyenin korunmasına yönelik genel bir sözleşme yapıldığı anlaşıldığından davalı güvenlik şirketinin şantiye alanında gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle davacının sigortaladığı şantiyeyi yaptıran ortaklığa karşı sorumlu olduğu ve çalınan malın bu ortaklığın sigortası tarafından karşılanması nedeniyle davacının ortaklığın halefi olduğu ve davalının davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulu belgeler üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı şirkette planlama, koordinasyon ve denetim eksikliği tespit edilmesi, davacının sigortalısı ortaklığın da şantiye alanına yetecek boyutta güvenlik personeli istihdam edilecek şekilde sözleşme imzalamaması, yeterli denetim yapmaması,
giriş kapılarının yeterince muhkem hale getirilmemesi ve kamera sisteminin yetersiz oluşu gözetilerek davalının kusurunun %60 olarak ve davacının sigortalısının da %40 olarak tespit edilmesi ve sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin çalınan malların piyasa rayiç bedeline uygun olduğunun tespit edilmesi karşısında tekniğine uygun düzenlenen rapora itibarla davalı şirketin sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin kusuru yani %60 oranında sorumlu olduğu kabul edilmiş buna göre hüküm kurulmuş ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1159, K. 2021/962, 25 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama