KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2018
- Esas no
- 2016/428 Esas
- Karar no
- 2018/192
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 04/05/2016
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 07/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; ticari ilişkileri kapsa- mında müvekkilinin davalı adına düzenlediği toplam 200.954,00 TL tutarında beş adet fatura ile fatura içeriği malların - davalının talimatı doğrultusunda- davalıya ait değişik istasyonlara teslim edildiğini, davalının kısmi ödemeler yapmış olmasına rağmen bakiye 5.375,06 TL bakiye borcu ödemekten kaçındığını , alacağın tahsili hususunda Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, ancak davalı/borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlu/davalının itirazının iptalini, kötü niyetli borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahku- miyetini yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davacı tarafça alacağın ispata eder nitelikteki hiç bir belge ve bilginin dosyaya sunulmadığını, müvekkilinin satın almış olduğu tüm ürün bedellerini davacı tarafa ödediğini ve bu nedenle davacıya borcunun bulunmadığını, takibe konu alacağın likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını, alacağın nasıl likit olacağının YHGK 12/03/2003 T. .... E. .... K. ile tanımının yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar/kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.
Celp olunan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine 06/03/2015 tarih 15.104,00 TL bedelli, 19/01/2015 tarih 27.730,00 TL bedelli, 22/10/2014 tarih 14.160,00 TL bedelli, 06/02/2014 tarih ve 135.700,00 TL'lik faturalara dayanarak bakiye 5.375,06 TL AA tahsili istemiyle 09/02/2016 tarihinde ilamsız takibe girişildiği,
ödeme emrini 10/02/2016 tarihinde tebellüğ eden borçlunun 16/02/2016 tarihinde (süresi içinde ) ibraz ettiği dilekçe ile " alacaklı görünen tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığı"ndan bahisle tebliğ edilen ödeme emrine ,borca ,faize faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın, takip tarihi itibariyle davacının, davalı taraftan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı) ve tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davalının takip öncesi temerrüde düşüp düşmediği, uygulanması gereken temerrüt faizinin ne olduğu hususunda toplandığı tespit edilmiş ve taraflar uyuşmazlığın sulh ve arabuluculuk yoluyla çözümü hususunda teşvik edilmiş ise de bu yönde talep ve başvuru bulunmadığından tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Takip va dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar, ticaret sicili kayıtları, taraflarca dayanılan diğer yazılı deliller celp edilmiş, dava konusu alacağın varlığı ve miktarın tespiti hususunda rapor aldırılmak üzere tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
SMMM ... tarafından dosya ve tarafların ticari defteleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 14/07/2017 tarihli raporda;
'' Tarafların, 2015 yılma ait Ticari Defterlerinin HMK. ve TTK. hükümlerindeki unsurlara uygun olduğu, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen toplamı 200.954,00 TL'lik faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
davacı taraf her ne kadar kendi ticari defterlerine göre davalı tarafa 12.166,00 TL borçlu görünse de davacının 2014 yılında işletme defteri tuttuğu ve 17.541,60 TL alacağını 2015 yılı ticari defterine aktarmadığı,davacının (kayıtlı olan l Ocak 2015 tarihli alacak tutarı olan 17.541.06 TL'den 12.166,00 TL tenzil edildiğinde) davalıdan takip tarihi itibariyle 5.375,06 TL alacaklı olduğunun hesap ve tespit edildiği, davalının ticari defterlerine göre davacı tarafa borçlu olmadığı,
ancak davacının davalıya tanzim etmiş olduğu 5,375,06 TL'lik fatura muhteviyatı malı/hizmeti/iade/iskonto bedelini haketmiş olduğuna dair belge ve bilgilerin ve/veya ilgili faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ispata muhtaç olduğunu '' belirtilmiştir.
Davacının ihtilaf konusu döneme ilişkin BA formlarının celp ile tetkikinde ; dava konusu alımların söz konusu formlarda beyan olunduğu görülmekle fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonunda ; davacının takip tarihi itibariyle, takip /ve dava konusu faturalar nedeniyle davalıdan 5.375,06 TL alacaklı olduğu, takip konusu alacak, faiz türü ve faiz oranı yönünden talepte fazlalık ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafın likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği takip anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/428, K. 2018/192, 23 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama