KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/1044 Esas
- Karar no
- 2019/1135
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/03/2016
Karar Metni
1.535 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
K. YAZIM TARİHİ : 07/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilerinin murisi ......'in 29/01/2016 tarihinde , davalılardan ...'nun maliki, (dava dışı ) ......'ın sürücüsü , davalı ....
Sigorta AŞ 'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... pla- kalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, evin reisinin vefatı ile sağ eşinin destekten yoksun kal- dığını, ayrıca tüm davacıların büyük acı ve üzüntü yaşadıklarını beyanla -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- şimdilik davacı Meryem için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki davalıdan müteselsilen ve müştereken ,ayrıca davacı eş için 75.000,00 TL ,çocuklar ile anne babanın her biri için 30.000,00 'er TL manevi tazminatın sadece davalı araç maliki ....'ndan tahsilini, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini,
yar- gılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; uyuşmazlığın çözümünde ..... /...... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava dışı ..... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ceza davasının beklenmesinin ve kusur durumunun tespitinin gerektiğini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan .... plaka sayılı aracın müvekkili ...... Sigorta A.Ş. nezdinde ..... numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin dava konusu zararlarla ilgili olarak poliçe limiti (Sakatlanma ve Ölüm Kişi Başına - 290.000,00 TL) ile sınırlı kalmak kaydıyla sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve zarar nispetinde sorumlu olduğunu, poliçe limitinin maktuen ödenmeyeceğini,-davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte- davacıların, müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi ve aktüerya hesabında ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı ile gelir durumunun gözetilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur
Dava, motorlu taşıt işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup araç malikinin ve trafik sigortacısının hukuki sorum- luluğuna dayanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık; davacıların murisi .....'in 29/01/2016 tarihinde vuku bulan kaza sonucu ölümü nedeniyle davacı eşi ......in destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi zararının, ayrıca tüm davacıların manevi zararlarının doğup doğmadığı, davalıların bu zararları tazmin ile sorumlu olup olmadıkları , tazmini gereken gerçek zararın ne olduğu hususunda toplanmaktadır.
Davacılar vekili ön inceleme duruşmasının yapıldığı 08/03/2019 tarihli celsede ve aşamalar- daki beyanlarında; müvekkillerinden ....'in davaya konu ettiği maddi tazminata ilişkin taleplerinin harici görüşmeler sonucu davalı sigorta şirketince karşılandığını , davacı .....'in dava her iki davalı hakkındaki maddi tazminat davasını , ayrıca mütevefanın babası (.... TC kimlik nolu ...... ile annesi ... TC kimlik nolu ....'in davalı ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davasını da takipsiz bıraktıklarını beyan etmiş, davalı tarafça da takipsiz bırakılan söz konusu taleplere ilişkin davalar HMK 150 md gereğince işlemden kaldırılmış, yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu aşamada müteveffanın eşi (... TC kimlik nolu) ... ile çocukları ... , .... ve ...'in davalı ......u aleyhine açtıkları manevi tazminat davası yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu olay ile ilgili olarak .... plakalı aracın dava dışı sürücü ..... hakkında ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan ... Esas sayılı kamu davasında yapılan yargılama sonunda ; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan kusur raporuna itibar edilerek sanığın kendisine ayrılan şeridin dışına çıkıp bankete girdiği ve müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiği , bu nedenle asli kusurlu olduğu, görünürlüğü artırıcı önlem almayıp koyu renk kıyafetlere banket üzerinde yola yakın mesafede bulunan müteveffanın tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, sanığın sübut bulan taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 'nun 85/1 md ne göre ceza- landırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen ....... nolu 14/06/2019 tarihli rapora göre ;
OLAY
29/01/2015 günü saat 19:00 sıralarında sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ..... numaralı Devlet Karayolunu takiben .... yönünden ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının sağ ön köşe, sağ ön çamurluk ve sağ yan ayna kısımlarıyla, banket içerisinde yürüyen Müteveffa yaya ...'e çarp- ması neticesinde yayanın ölümüne konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Trafik Kaza Tespit Tutanağı'nda olay mahallindeki yolun 2 şeritli 7 m genişliğinde çift yönlü yol ol- duğu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gece, aydınlatmanın olmadığı, yaya kaldırımının bulunmadığı, havanın açık, yatay ve düşey güzergahın düz, mahallin meskun dışı ve hız limitinin 50 km/saat olduğu belirtilmiştir.
Çarpma noktası; gerek Kaza Tespit Tutanağı'nda işaretlenen noktadan, gerekse Olay Yeri İnceleme Raporu'nda araca ait parçaların ve yayaya ait eşyaların yol yüzeyine savrulduğu konumdan anlaşılacağı üzere banket içerisindedir.
Yayanın giysi özelliği koyu olarak işaretlenmiştir.
03/02/2017 tarihli raporda sürücünün asli kusurlu, yayanın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
22/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda sürücünün asli kusurlu, yayanın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
''Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararı ve dosya içerikleri, iddianame, kaza tespit tutanağı,tüm beyanlar, bilirkişi raporu,İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ,olay yeri krokisi incelendiğinde kazanın yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mevcut bulgulara göre ;
A)-Sürücü ...., idaresindeki araç ile olay mahalli yolda olağan olarak yayaların kullanımına açık ve zorunlu haller dışında taşıtlarca kullanımının yasak olduğu banket içerisine girerek bu alanda hatalı ve kontrolsüz bir şekilde seyrettiği sırada yayaya çarptığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %85 kusurlu,
B)-Müteveffa yaya ..., olay mahalli yolda her ne kadar da banket içerisinde bulu- nuyor ise de kendi can güvenliği açısından yaklaşan araç sürücülerini zamanında uyaracak şekilde görünürlüğünü arttırıcı tedbir alması gerekirken bu hususa riayet etmeksizin bankette bulunduğu sırada meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %15 kusurlu'' denilmiştir.
Toplanan delillere,dinlenen tanık beyanlarına ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava ko- nusu trafik kazası ile davacıların murisinin ölümü arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, da- vacıların eş ve babalarının ölümü nedeniyle ruhsal sağlıkları ile aile bütünlüğünün bozulduğu, müteveffanın maddi ve manevi desteğinden mahkum kaldıkları, davalı tarafın oluşan manevi zararın tazmini ile sorumlu oldukları tartışmasızdır.
Ancak ,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1176 Esas, 2018/11147 karar nolu 22/11/2018 tarihli ilamında; ''.... manevi tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşımaktadır. Buna göre manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasında amaç edilmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, tazminat sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır'' denilmektedir.
Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince , somut olayın özelliğine, zararın ağırlığına ve ta- raflar üzerindeki etkisine, kusur durumuna, sosyal ekonomik duruma göre yapılan değerlendirme so- nucu talep edilen manevi tazminat tutarının fazla olduğu değerlendirilmekle davacı eş ve çocukların ...... aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı anne babanın manevi tazminat davası ile davacı eş ...'in maddi tazminata ilişkin davasının açılmamış sayılmasına, karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ....
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1044, K. 2019/1135, 22 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama