KÜNYE
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/1241 Esas
- Karar no
- 2019/946
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/06/2013
- Karar yazım tarihi
- 08/10/2019
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili aşamalarda tekrar ettiği dava dilekçesinde özetle; Davacının murisi olan ...ın sağlığında kullandığı kredinin teminatı olarak davalı şirket nezdinde hayat sigortası yaptırdığını, ölüm olayı üzerine ise 21.000 TL tazminatın ödenmesi için davalı şirkete müracaat edilmesine rağmen davalının sözleşmeden cayma hakkını kullandığını belirterek sigorta tazminatını ödemediğini, oysa rizikonun gerçekleşmesinden sonra cayma hakkının kullanılamayacağından bahisle 21.000 TL sigorta tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili aşamalarda tekrar ettiği cevap dilekçesinde özetle; poliçe lehdarının dava dışı .... bank A.Ş. olması nedeni ile davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ; esasa ilişkin ise, 30/08/2012 tarihinde ölen sigortalı Sabri Yılmaz ile 21/03/2012 tarihinde hayat sigorta poliçesi yapıldığını, bu sırada sigortalının hastalık geçirmediğini belirtip sözleşmeyi imzaladığını, dolayısıyla hastalıklarını bildirmediğinden davacının cayma hakkının bulunduğunu ve cayma hakkınında süresinde yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş olup Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "Davaya konu 21/03/2012 başlangıç, 21/03/2013 bitiş tarihli ve 1 yıl süreli 21.000 TL miktarlı hayat sigortası poliçesinde lehtar, ... bank .... Şubesidir. Davalı vekili de cevap layihasında bu hususu savunmuştur. Bu durumda, mahkemece lehtarın .... bank ...
Şubesi olması sebebi ile işbu davayı ancak anılan bankanın açabileceği veya ancak bankaya olan kredi borcunun ödenmiş olması, kalan kredi borcunun ne miktar olduğu veya bankanın dava açılmasına muvafakatinin olması halinde davacının bu davayı açabileceği göz önünde bulundurularak, bu hususta inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " şeklinde hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İbraz olunan hayat sigortası başvuru formu ve sigorta poliçesinden ...ın almış olduğu kredinin teminatı olarak 21/03/2012 başlangıç, 21/03/2013 bitiş tarihli ve bir yıl süreli 21.000 TL miktarı, hayat sigortası yapıldığı, sigortalının lehtarının dava dışı ... bank A.Ş ... Şubesi olduğu, ibraz olunan veraset belgesinde sigortalı ...ın 30/08/2012 tarihinde öldüğü, mirasçısının ise davacı olduğu anlaşılmıştır. Poliçenin lehtarı dava dışı .... bank A.Ş. ... Şubesi olduğu göz önüne alınarak teminat altına alınan kredinin ödenip ödenmediği ve bankanın davanın açılmasında muvafakati bulunup bulunmadığı sorulmuş kredi borcunun ödenmediği, ... bank A.Ş'nin muvafakatinin olduğu anlaşılmıştır.
Sigortalı müteveffanın sigorta sözleşmesi yapıldığı tarihten önceki hastalıkları ile ilgili tedavi gördüğü, tüm hastanelerden muayene ve müşayede evrakları celbedilerek yapılan Adli Tıp incelemesinde kişinin ölümünün şeker hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, kişi ile ....
A.Ş arasında 21/03/2012 tarihinde hayat sigortası poliçesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede kişi tarafından beyan edilen sağlık bildiriminde herhangi bir hastalık bildiriminde bulunmamış olmakla birlikte kişinin ölümüne neden olan şeker hastalığının sözleşme tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğu belirtilmiştir.
Davacının murisinin Hayat Sözleşmesi yapıldığı tarihten önceki hastalıkları davalı sigorta şirketine bildirilmediği, bu nedenle sigorta şirketinin cayma hakkını kullanma ihtimalinin ortadan kaldırıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Katip .... Hakim ....
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1241, K. 2019/946, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama