KÜNYE
Bakırköy (3) No'lu Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır
- Mercii
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2018
- Esas no
- 2018/263
- Karar no
- 2018/721
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 15/03/2018
- Karar yazım tarihi
- 27/06/2018
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 15/03/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde. Müvekkili kurum sigortalısı, .... Ticaret Ltd. Şti. Şirketi çalışanı iken geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, Kurum vefat neticesinde zarara uğradığını, bu giderlerin rücuen tahsili amacıyla şirket aleyhine Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ....esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, Bakırköy ...
İş Mahkemesi'nin ....esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada Ticaret Sicil Memurluğundan gelen belgelerden şirketin TTK geçici 7. Maddesi doğrultusunda ticaret sicilinden resen terkin edildiği ve bu terkinin 18/02/2015 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını , resen terkin edilen şirketin ihyası amacıyla dava açmaları için süre verildiğini, müvekkili kurum henüz alacağını tahsil edememesine rağmen şirketin sicilden resen terkin edilmiş olması müvekkili kurumun alacağını tahsil etme imkanını ortadan kaldırdığını, bu nedenlerle davalarının kabulü ile ....
Ticaret Ltd. Şti.'nin ihya edilerek ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılmasını , yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava,6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası davasıdır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; .... sicil nosunda kayıtlı ....
Ticaret Limited Şirketi'nin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında.
“Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince 18/02/2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, ilan ve tebligat prosedürünün yerine getirildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Bahçelievler ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde limited şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir.Anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla,
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; şirketin adresinin tespit edilememesi nedeniyle TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı,ihtarnamenin resen terkin edilen şirkete tebliğe çıkartıldığı,çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,buna göre davalı sicil müdürlüğü tarafından tebliğ işlemlerini yerine getirildiği,dolayısıyla resen terkin işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte terkin işleminden sonra davacı tarafından terkin edilen şirket aleyhine dava
açıldığı, derdest dosya varken resen terkin işlemi yapılamayacağı,davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına,ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için ihyası talep edilen şirketin en son müdürünün tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
BAŞKAN ... ÜYE .... ÜYE... KÂTİP ....
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/263, K. 2018/721, 21 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama